İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/803 E. 2026/688 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/803
Karar No
2026/688
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/803 KARAR NO :2026/688

DAVA:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ:30/07/2025 KARAR TARİHİ:01/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin aynı grup bünyesinde faaliyet göstermekte olup, yönetim, sermaye yapısı ve finansal yükümlülüklerinin iç içe olduğunu, yani şirketlerin hem şirket ortaklığı ilişkisi hem de mali yükümlülüklerin ortaklığı nedeniyle ekonomik bir bütünlük oluşturduğunu, bu nedenle ekonomik birliktelik kapsamında tek dosya üzerinden başvuru yapılması gereği hasıl olduğunu, müvekkili şirketlerden, ... ... 24.06.2003 yılında, ... ... ise 03.01.1994 yılında diğer müvekkiller ... ... ve ... ... tarafından kurulmuş olup, pay sahiplikleri halen devam ettiğini, ... ... adlı şirketin sermayesi 40.000.000 TL, ... ... adlı şirketin sermayesi ise 5.000.000 TL olduğunu, şirket ortaklarının sermaye taahhüdünden dolayı borçları bulunmadığını, ... ...'e ait iş yerinde 85 kişi, ... ...'a ait iş yerinde 41 kişi çalıştığını, şirketlerin kâğıt veya mukavvadan koli, kutu ve benzeri ürünlerin imalatını yaptığını, şirketlerin, her türlü kağıt ve kağıt ürünleri imal etmek, almak, satmak, ihraç ve ithalatını yapmak, mukavva boya, klişe bandı, tel ve benzeri emtia ve yardımcı malzemeleri almak ve satmak alanında faaliyetine başladıklarını, müvekkili şirketlerin kurulduğu yıldan bu yana, ... baskılı karton ... konusunda üretim yapmakta, birçok farklı kollardaki sanayi firmalarına hizmet ettiğini, cam eşya, gıda sanayi, elektrikli ev aletleri, mutfak ürünleri, elektronik cihazlar, kozmetik, kimya sanayi ve diğer çeşitli sektörlerde yer alan Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen kuruluşlarına karton ... çözümleri sunduğunu, müvekkili şirketlerin içinde bulunduğu mali krizin en büyük nedeni maliyetlerde ortaya çıkan artışlar ve likidite sıkıntısı olduğunu, şirket kullanmış olduğu banka kredileri nedeniyle yüksek tutarda faiz yüküyle karşı karşıya kaldığını, buna ilaveten global ve yerel ekonomik durgunluğun etkisi ile daha çok nakit sıkıntısı yaşamaya başladığını, pandeminin küresel ekonomiye olan etkileri ile birlikte, özellikle enerji, hammadde ve navlun olmak üzere tüm kalemlerde fiyatların artması, ara mamül fiyatlarında olağanüstü artışlara neden olduğunu, ayrıca ekonomik krizin etkisi ile satışlarda düşüşler yaşandığını, Rusya-Ukrayna savaşı da enerji fiyatlarını artırdığından ve dış ticareti olumsuz etkilediğinden bu gelişmeye bağlı olarak da fiyatlar arttığını, yüksek enflasyonun tüketici talebini düşürmesi ve küresel kriz şirketlerin bir çoğunu olumsuz etkilediğini, hammadde ve enerji fiyatlarının, işçi ücretlerinin, kiraların, faizlerin sürekli artması, bankalardan kredi kullanmanın ve paraya ulaşmanın zorlaşması, buna karşılık satışların düşmesi müvekkil şirketin nakit akışını bozduğunu, şirketlerin içinde bulunduğu mali krizin en büyük nedeni maliyetlerde ortaya çıkan artışlar olduğunu, müvekkili şirket üretimde kullandığı hammaddeyi yurtdışından ithal etmekte olup, dövizde meydana gelen artışlar sebebiyle maliyetleri öngörülemez şekilde arttığını, yabancı paraların TL karşısındaki yükselişi stok maliyetlerini yükseltmiş ve kârlılık açısından önemli gider ve maliyet unsurları oluşturduğunu, müvekkili şirket, bozulan nakit akış akışını düzeltmek için bankalardan kredi temin etmeye çalışmışsa da bankalar kredi vermediğinden müvekkili şirketin bozulan nakit akışının düzelebilmesi mümkün olamadığını, müvekkili şirketlerin ticari kayıtları ve konkordato projeleri incelendiğinde; şirketler her ne kadar mevcut durumda borçlarını ödeyemez hale gelmiş olsalar da, şirketlerin ve şirket ortaklarının mal varlıkları, şirketin kârlılık oranı ve cirosu gözetildiğinde yaratılacak kaynak ve ek kaynaklar ile müvekkili şirketin içine düşmüş olduğu ödeme güçlüğünü yenerek faaliyetlerini sürdürebileceği görüleceğini, müvekkillerinin, konkordato projesinin öngörülen şekilde uygulanması, gerekli tedbirlerin Mahkemenizce alınması ve devam eden işlerden beklenen gelirin şirketlerin aktifine girmesi halinde bu mali darboğazdan kurtulabileceğinin görüleceğini, bu durumda müvekkillere borçlarını yapılandırma mühleti vermeden iflasa sürüklenmesini beklemek, çok sayıda alacaklıyı, çalışanlarını ve ailelerini mağdur edecek, doğrudan ve dolaylı olarak piyasadaki birçok gerçek ve tüzel kişiye büyük zararlar vereceğini, ekonomik sistemde, oluşan faiz oranları ve kur değişimleri, ekonomik konjonktürlerin negatif yönde etkileri, maliyetlerin her geçen gün enflasyon baskısı nedeniyle büyük artış göstermesi, belirsizlikler ve diğer sıkıntılar nedeniyle, şirket yapısının değişen ekonomik çevre koşullarına göre uyarlanması ve yeni koşullara uyum sağlayarak daha sağlıklı bir şekilde faaliyetlerine devam edebilmesi ve vadesi gelen ödemelerini yapabilmesi için yaşadığı likidite sıkıntısına bağlı olarak şirket yönetimi tarafından işbu konkordato ön projesinin hazırlanmasına ve konkordato talebinde bulunulmasına karar verildiğini, müvekkillerinin vadeye dayalı konkordato talebinde bulunduğunu, buna göre tüm alacaklıların alacaklarının tamamının konkordatonun tasdik edilmesiyle Kasım/2026 tarihinden başlamak üzere, aylık eşit taksitlerle, Ekim/2029 sonuna kadar 36 ay vadede, konkordatoya tabi borcun %100’ünü, bir defaya mahsus olmak üzere %25 faizi ile birlikte ödenmesi teklif edildiğini, adi borçlar için anapara tutarlara ilaveten bir defaya mahsus %25 oranında da faiz ödeneceğini, bu kapsamda alacaklıların vazgeçecekleri bir alacakları olmayacağını, konkordato teklifine göre alacaklılarından tenzilat talep edilmemekte, borçlarımızın %100’ünün, (+) %25 faizi ile ödenmesi teklif edildiğini, böylece ödemelerin sonunda alacaklılar, alacaklarının tamamını %25 faiz eklenmiş haliyle daha fazla tahsil etmiş olacaklarını, daha sonra yaşanacak iyileşme ile birlikte ödemelerde de bir iyileştirme yapılabilmesi mümkün olacağını, müvekkili şirketlerin hali hazırda iflasına karar verildiğinde ise malvarlığının cebri icra yoluyla (iflas tasfiyesi yoluyla) satılması durumunda adi alacaklıların alacaklarının ancak %60'ını tahsil edebileceklerini, çoğu alacaklının ise imtiyazlı alacaklılar da düşünüldüğünde iflas tasfiyesi neticesinde hiçbir pay alamayacağı, alacak olanların da iflas tasfiyesine ilişkin uzun sürecin sonunda alacaklarını konkordatoya nazaran daha az miktarda alacağına kavuşacağı maddi gerçekliği karşısında müvekkil şirketlerin konkordato teklifinin alacaklılarca kabulü halinde alacaklılar, alacaklarının %100’ü+%25'i olmak üzere %125'ini süre olarak 3 yıl içerisinde elde edeceklerini, bununla birlikte müvekkillerinin de faaliyetlerine devam edebilecek hem istihdama katkı sağlayacaklar hem de ülkemize katma değer oluşturacaklarını belirterek müvekkillerine, İİK m. 287 gereği derhal 3 ay süreli geçici mühlet verilmesine, gerek görülmesi halinde, geçici mühletin 2 ay daha uzatılmasına, akabinde kesin mühlet verilmesine, konkordato projesinin uygulanmasını teminen konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. Mahkememizce İİK 286. maddesinde belirtilen belgelerin mevcudiyeti tespit edildikten sonra davacılar hakkında 04/08/2025 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği ve yasada öngörülen tedbirlerin alındığı, geçici konkordato komiser heyetinin oluşturulduğu ve komiser heyetince toplantıların yapıldığı, ön rapor ve ara raporların ibraz edildiği, 3 aylık süre sona ermeden 21/10/2025 tarihli nihai raporun sunulduğu, nihai raporda davacıları olan şirketlerin konkordato projelerini başarıya ulaştırabilme ihtimallerinin bulunduğu yönünde görüş ve kanaat belirttikleri anlaşılmıştır. Mahkememizce geçici komiser heyetince düzenlenen nihai rapordaki açıklamalar, alacaklı vekillerinin dilekçeleri birlikte incelendiğinde davacıların İİK. 288. maddesi çerçevesinde konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu kanaatine varılarak davacılar yararına 04/11/2025 tarihinden itibaren 1 yıl kesin mühlet verilmesi uygun görülmüştür. Mahkememizin 23/10/2025 tarihli duruşmasında; ... ... ve ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Yönünden: 30/01/2019 gün ve 30671 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Konkordato Komiserinin Niteliklerine Ve Alacaklılar Kurulunun Zorunlu Olarak Oluşturulmasına Dair Yönetmelik'in 22nci maddesi hükmü gereğince alacak miktarının 125 milyon Türk Lirasını aştığı bildirildiğinden İİK'nın 289/4 ncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca kesin mühlet içerisinde uygun görülecek bir zamanda alacaklılar kurulu oluşturulmasına karar verilmiştir. Konkordato komiser heyetince sunulan 06/08/2026 havale tarihli yazılı görüşte; İİK m. 289/1V”e göre alacaklılar kurulu, yedi alacaklıyı geçmemek ve tek sayıda olacak şekilde oluşturulur. Bu çerçevede alacaklılar kurulu oluşturulurken, alacakları hukuki nitelik itibariyle birbirinden farklı olan alacaklı sınıflarının ve varsa rehinli alacaklıların, alacaklılar kurulunda hakkaniyete uygun şekilde temsiline imkân sağlanmalıdır. Heyetimizce bu husus göz önünde bulundurularak yapılan çalışma sonucunda; “Tedarikçiler”, “Finans Kuruluşları (rehinli)”, “Finans Kuruluşları (adi)” şeklinde 3 sınıftan teşekkül eden bir alacaklılar kurulunun oluşturulmasının ve her bir alacaklı sınıfının bir alacaklıyla temsilinin sağlanmasının uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Aşağıda borçlunun geçici mühlet aldığı 04.08.2025 tarihli şirket kayıtları, alacak bildirimleri ve borçlu beyanları dikkate alınarak, ilgili alacaklı sınıflarında en yüksek alacağa sahip firmalar tespit edilerek örnek bir liste hazırlanmıştır. Ayrıca bu listede, sınıfında alacağı ikinci sırada en yüksek firmalara da yedek adaylar larak yer verilmiştir. Yukarıda belirtilen alacaklı sınıflarında temsiline karar verilebilecek alacaklılar ... ... ve Matbacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden ... Kağıt ve ... San. Tic. A.Ş., ... Grafik Tic., ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... A.Ş., ... A.Ş., ... Bankası A.Ş., ...., ... A.Ş., ... A.Ş. Alacaklılar Kurulu oluşturulmasının uygun olacağı, "şeklinde görüş bildirilmiş oldukları anlaşıldı. Mahkememizin 12/08/2026 tarihli ara kararı ile; Konkordato Komiserliği ve Alacaklılar Kurulu'na Dair Yönetmeliğin 21. maddesi ve 22. maddesi uyarınca, Davacı borçlu ... ... Ve ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden alacak miktarları nazara alınarak 1-... ... Ve ... San. Tic. Aş. , 2-... Grafik Ticaret Servis Limited Şirketi, 3-... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., 4-... Bankası A.Ş. 5-... A.Ş. 6-... Bankası A.Ş. 7-.... 8-... A.Ş. 9-... A.Ş. olmak üzere 9 kişilik Alacaklılar Kurulu'nun oluşturulmasına karar verilmiştir. Davacılar vekili Av. ... UYAP'tan göndermiş olduğu 26/08/2026 havale tarihli dilekçesi ile müvekkillerinden gelen talimat doğrultusunda gördükleri lüzum üzerine feragat ettiklerini ve bu yönde karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekilinin feragat talebi ile ilgili olarak konkordato komiser heyetinden davacı şirketlerin güncel rayiç değerlere göre borca batık durumda olup olmadığı konusunda yazılı görüş alınmasına karar verildiği, konkordato komiser heyetince sunulan 29/08/2026 havale tarihli yazılı görüşte; komiser heyetine ibraz edilen mali tablolar ve bilirkişi raporları esas alınarak ... ... San ve Tic. Ltd. Şti.'ne ilişkin yapılan incelemelerde; konkordato komiser heyetince ibraz edilen mali tablolar ve bilirkişi raporları esas alınarak şirketin, 30.06.2026 tarihli rayiç değer bilançosu üzerinden; 205.562.079,42 TL özkaynağa sahip olduğu ve borca batık olmadığı, komiser heyetine ibraz edilen mali tablolar ve bilirkişi raporları esas alınarak ... ... Ve Matbacılık San Tic. Ltd. Şti.'ne ilişkin yapılan incelemelerde; konkordato komiser heyetine ibraz edilen mali tablolar ve bilirkişi raporları esas alınarak şirketin; 30.06.2026 tarihli rayiç değer bilançosu üzerinden; 322.792.245,20.TL özkaynağa sahip olduğu ve borca batık olmadığı yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir. Davacılar vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde, davadan feragat yetkisinin olduğu tespit edilmiştir. HMK 307. maddesi gereğince, feragat davacıların talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. HMK 310. maddesi gereğince de, feragatin hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilmesi mümkündür. Dava, konkordatonun tasdikine ilişkin olup, konkordatonun tasdikine ilişkin davadan feragat halinde İİK. 292. maddesinde HMK'da düzenlenen feragatin sonuçlarından farklı bir sonuç öngörülmüştür. İİK. 292/1-d bendinde, borca batık olduğu anlaşılan bir şirketin konkordato talebinden feragat etmesi halinde mahkemece kesin mühletin kaldırılarak iflasına karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. İİK. 287/5. maddesi uyarınca İİK. 291. ve 292. maddeleri geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanacaktır. Davacılar vekilinin davadan feragat ettiği, davacı şirketlerin borca batık durumda olmadıkları ve doğrudan iflas koşullarının mevcut olmadığı komiser heyeti raporlarından anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine, kesin mühlet ve tüm tedbirlere son verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacıların konkordatonun tasdiki talebinin feragat nedeniyle reddine, ...Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasına kayıtlı ... ... VE ... SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (MERSİS NO : ..., VERGİ NO : ...) ve...Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasına kayıtlı ... ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (MERSİS NO : ..., VERGİ NO : ...) hakkında verilen geçici mühlet, kesin mühlet ve tüm tedbirlerin kaldırılmasına, 2-Komiser heyetinin görevine son verilmesine, komiser heyetinin görevine son verildiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine, 3-Geçici mühlet, kesin mühletin ve tüm tedbirlerin kaldırıldığına ilişkin kararın İİK. 288. maddesi kapsamında İİK 166 maddesinde belirtilen usulde ilanların yapılmasına ve ilgili kurum ve kuruluşlara bildirilmesine, 4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 5-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, tarafların yokluğunda, İİK 293/2 maddesi uyarınca borçlular yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01/09/2026

BAŞKAN ... ¸e-imzalıdır ÜYE ... ¸e-imzalıdır ÜYE ... ¸e-imzalıdır KATİP ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/803, K. 2026/688, T. 01.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-803-e-2026-688-k-244d8e11263f