İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1321 E. 2026/705 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1321
Karar No
2026/705
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1321 Esas KARAR NO : 2026/705

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 11/03/2026 KARAR TARİHİ : 09/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı ... arasında ... hattında 3300 EUR bedelli navlun sözleşmesi kurulduğunu, 03.10.2025 tarihinde taraflar arasında konteyner serdirilmesi ve teslimat planlamasına ilişkin WhatsApp yazışmaları yapıldığını, 13.10.2025 tarihinde davalı tarafın aracın ... Limanı'nda olduğunu bildirerek navlun ödemesi talep ettiğini ve müvekkil şirketin bu ödemeyi gerçekleştirdiğini, ancak davalının işlemleri devam ettirmeyerek konteynerin serilmesi için aracı hazır etmediğini, yapılan araştırmada aracın limana giriş yapmadığının ve dorsenin liman yakınlarında bekletildiğinin öğrenildiğini, müvekkil şirketin 250 USD tutarında konteyner serme ücreti ödemesine rağmen davalının yanıltıcı beyanları nedeniyle yükün serime ulaştırılamadığını, davalının 13.10.2025 tarihinde çekici organizasyonunda sorun olmadığını iddia etmesine rağmen daha sonra çekici bulunamadığını belirterek kusurunu kabul ettiğini, ...A. Ş. tarafından 16.10.2025 tarihinde düzenlenen fatura ile müvekkil şirkete konteyner serme ve toplama masrafı yansıtıldığını, müvekkil şirketin bu masrafa ilişkin 17.10.2025 tarihli faturayı davalıya ilettiğini ancak davalının iade faturası düzenleyerek ödemeden imtina ettiğini, davalının gerçeğe aykırı beyanları ve operasyonel hataları nedeniyle teslimatın geciktiğini ve müvekkilin zarara uğradığını, alacağın tahsili amacıyla ... İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, 12.12.2025 tarihli arabuluculuk son tutanağı ile tarafların anlaşamadığını, davalının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini ve borca aykırılık teşkil eden bu kusurlu davranışları nedeniyle müvekkilin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu, icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, 250 USD tutarındaki asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek faizi, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A. Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı ... A. Ş. tarafından açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasındaki nakliye operasyonunun ... yüklemeli ve ... teslimatlı olarak planlandığını, davacı tarafın sonradan bildirdiği Slovakya Bratislava güzergahı için müvekkil şirketin RO-RO güzergahını seçerek davacıyı ekstra masraftan kurtardığını, bu değişikliğin davacı onayıyla yapıldığını, sözleşmede yer alan 24 saat yükleme ve 48 saat boşaltma serbest sürelerine müvekkil şirket tarafından riayet edildiğini, davacının iddia ettiği 250.-USD tutarındaki bekleme masrafından müvekkil şirketin önceden bilgilendirilmediğini, bu masrafın sözleşmede yer almadığını, 03.10.2025 ve 09.10.2025 tarihlerinde taraflar arasında yapılan yazışmalarda konteyner serme işlemine dair herhangi bir cezai şart bildiriminde bulunulmadığını, 13.10.2025 tarihinde geminin limana varmasıyla başlayan 48 saatlik serbest sürenin işletildiğini, davacının ödeme yükümlülüğünü geciktirmesi nedeniyle boşaltma işleminin 14.10.2025 tarihinde gerçekleştirilebildiğini, operasyon sürecindeki gecikmelerin müvekkil şirketin kusurundan değil davacının kendi operasyonel eylemsizliğinden kaynaklandığını, talep edilen tutarın nakliye piyasası uygulamalarıyla çeliştiğini, müvekkil şirketin nakliye etiği gereği haksız talebe karşı çıkmak zorunda kaldığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davanın esastan reddedilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili 04.09.2026 tarihli sulh dilekçesinde özetle; ...Esas esas numaralı dosyada ... İcra Dairesi’nin... Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı talepli davanın derdest olduğunu, yargılama sürecinde tarafların bir araya gelerek uyuşmazlığı barışçıl yollarla sonlandırma iradesi gösterdiğini, bu kapsamda müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 27.08.2026 tarihli sulh protokolünün güvenli elektronik imza ile akdedildiğini, söz konusu protokol uyarınca tarafların uyuşmazlığı herhangi bir bedel ödenmeksizin sulhen sona erdirme hususunda tam mutabakata vardıklarını, protokol kapsamında birbirlerinden yargılama gideri, vekâlet ücreti veya sair hiçbir nam altında masraf talep etmeyeceklerini kabul ettiklerini, dava ve icra takibi konusu alacak, faiz, fer'iler ve tazminatlar dahil olmak üzere birbirlerinden başkaca hak ve alacak taleplerinin bulunmadığını, karşılıklı olarak ibralaştıklarını ve uyuşmazlığın tamamen tasfiye edildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 313 ve devamı maddeleri uyarınca sulh işleminin kesin hüküm sonuçlarını doğurduğunu, dava konusunun sulh ile ortadan kalktığını, bu nedenle ekte sunulan 27.08.2026 tarihli sulh protokolünün mahkemece kabul edilmesini, tarafların sulh olması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, tarafların protokol hükümleri gereğince karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekâlet ücreti talepleri bulunmadığından taraflar lehine veya aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nın 315 maddesinde" Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Tarafların sulh oldukları tespit edilmekle davanın sulh nedeni ile konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın sulh nedeniyle konusuz kaldığı anlaşılmakla KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harçlar peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Talep gibi taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Talep gibi taraf vekilleri yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Başvuru tarihi itibariyle hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Artan gider avansı bakiyesinin HMK 333. md göre karar kesinleşmesi halinde ilgililere iadesine, Dair, tarafların yokluğunda HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi 09/09/2026

Katip ... ✍e-imzalıdır

Hakim ... ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1321, K. 2026/705, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1321-e-2026-705-k-a0cbb5d52d56