İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/117 E. 2026/720 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/117
- Karar No
- 2026/720
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/117 Esas KARAR NO : 2026/720
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 12/02/2026 KARAR TARİHİ : 30/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında ticari kredi, KMH, ticari kredi kartı sözleşmeleri imzalandığını, davalı gerçek kişi şahsın kullanılan kredilere kefil olduğunu, davalı asıl borçlu şirkete imzalanan sözleşmeler kapsamında kredi kullandırıldığını, kredi kartı tahsis edildiğini, kullanımlardan kaynaklı ödemesi gereken kredili mevduat borç bakiyesinin, ticari kredi taksitlerinin ve kredi kartı borçlarının ödenmemesi üzerine davalılara ... 1. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, ihtara rağmen borçların ödenmemesi üzerine davalıların temerrüde düştüğünü, davalılar aleyhine ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve davalı tarafça ödeme emrine itiraz edilerek takibin durduğunu, davalı tarafça kötüniyetli olarak yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin İzmir'de faaliyet gösterdiğini, kredi çekilen banka şubesinin İzmir'de olduğunu, icranın yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını, mahkemenin de yetkisiz olduğunu, davacı tarafça davaya ve takibe konu kredi evrakların ibraz edilmediğini, banka kayıtlarının tek başına delil niteliğinde olmadığını, bu sebeple davacının alacak iddiasını ispatlayamadığını, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, banka tarafından usulüne uygun ihtarname tebliğ edilmediğini, bu nedenle temerrüt koşullarının oluşmadığını, talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, öncelikle yetki yönünden davanın reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kredi alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yanca, taraflar arasında akdolunan genel kredi sözleşmesi, şirket kredi kartı üyelik sözleşmesi, tacirler için bankacılık hizmet sözleşmesi, hesap hareketleri, ihtarname ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası celbedilmiştir. ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan asıl alacak, işlemiş faiz, BSMV olarak toplamda 1.625.188,08 TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, davalı borçlulara 20.03.2025 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalılar tarafından süresi içerisinde sunulan 23.03.2025 tarihli dilekçe ile ödeme emrine, yetkiye faize itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır. Davalılarca cevap dilekçesi ile mahkememiz ve icra müdürlüğüne sunmuş oldukları borca ve yetkiye itiraz dilekçeleri ile icra müdürlüğünün yetkisine itirazda bulunulmuşsa da, taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin 61. maddesinde İstanbul İcra Müdürlükleri ve Mahkemelerinin yetkisine yönelik yetki şartı bulunması, HMK'nın 17. ve devamı maddeleri ile TTK'nın 7. maddesi uyarınca yetki şartının taraflar açısından geçerli olması nedeniyle davalıların yetkiye yönelik itirazları yerinde görülmemiştir. Yine davalılarca cevap dilekçesi ile davacı banka alacağının zaman aşımına uğradığına dair def'ide bulunmuş iseler de; taraflar arasında imzalanan 04/06/2024 tarihli GKS ve 12/02/2026 dava tarihi dikkate alındığında TBK'nın 146. maddesi gereğince alacak taleplerinin zaman aşımına uğramadığı anlaşıldığından bu yöndeki taleplerin yerinde olmadığı görülmüştür. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, Genel Kredi Sözleşmesi hükmüne nazaran davacı banka ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, var ise takip tarihi itibariyle banka alacağının faiz oranı, faiz başlangıç tarihi ve diğer fer'ilerle birlikte saptanması bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen bankacı bilirkişi 17.07.2026 tarihli raporunda; Davacı banka ile davalı asıl borçlu ... Şti arasında 18.05.2022 tarihinde dijital ortamda şirket kredi kartı üyelik sözleşmesi, 14/09/2022 tarihinde dijital ortamda tacirler için bankacılık hizmet sözleşmesi ile 04.06.2024 tarihinde 3.000.000.00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, genel kredi sözleşmesini davalı ...'ün 3.000.000,00 TL kefalet limiti ile müteselsil kefil olarak imzaladığı, TBK'nın 584. maddesinde yapılmış kanun değişikliğine göre ; “Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eş rızası aranmadığı, asıl borçlu yönünden; davacı bankanın takip tarihi itibarı ile 1.565.743.24 TL alacaklı olduğu, 430.000.00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 125 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, 629.439.29 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 103,36 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, 85.29 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 63.60 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, 297.073.19 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 60.60 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, davacı vekili dava dilekçesinde,”….Bu noktada önemle belirtmek gereklidir ki ; takip talebinden de açıkça görüleceği üzere borçlu ... dosyada müteselsil kefil sıfatına haiz olup yalnızca ... ve ... referans nolu kredilerden sorumludur. Diğer referans numaralı kredi kartı ve kredilerden sorumlu değildir.” beyanda bulunduğuğu, davacı bankanın takip tarihi itibarı ile 1.254173.40 TL alacaklı olduğu, 430.000.00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 125 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, 629.439.29 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 103,36 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan talep edebileceği şeklinde tespitlerde bulunmuştur. Bilirkişi raporunun dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yasal mevzuata uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir. Yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında 18.05.2022 tarihinde dijital ortamda şirket kredi kartı üyelik sözleşmesi, 14/09/2022 tarihinde dijital ortamda tacirler için bankacılık hizmet sözleşmesi ve 04.06.2024 tarihinde 3.000.000.00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, genel kredi sözleşmesini davalı ...'ün 3.000.000,00 TL kefalet limiti ile müteselsil kefil olarak imzaladığı, kefalet türü, kefalet limiti ve kefalet tarihinin belirtildiği, davalı ...'ün kullanılan krediye müteselsil kefil olduğunun genel kredi sözleşmesine kendi el yazısı ile yazılmış olduğu, sözleşmenin imzalandığı tarihte Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarında şirket ortağı olduğu ve şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu görüldüğünden davalının eş muvafakatnamesine gerek olmadığı, kaldı ki kefalet dair herhangi bir itirazda da bulunulmadığı, kefaletinin TBK'nın 583. ve 584. maddelerindeki yasal şartları taşıdığı ve geçerli olduğunun anlaşıldığı görülmüştür. Sözleşmeler kapsamında davacı banka tarafından davalı asıl borçlu şirket adına taksitli kredi, kredili mevduat hesabı ve kredi kartı tahsis edilip kullandırıldığı, kredilerden kaynaklı borçların ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edilerek, davalılara ... 1. Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnamenin asıl borçlu ve kefile tebliğ edilemediği ve 18.03.2025 tarihinde iade döndüğü, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin Yasal İkametgah başlıklı 62. maddesi gereğince ihtarnamelerin tebliğ edilmiş sayılacağı, ihtarnamenin tebliğ tarihi ve tanınan 7 günlük mehile nazaran, verilen süre dolmadan 19.03.2025 tarihinde davacı banka tarafından davalılar hakkında takip başlatıldığından davalıların 19.03.2025 takip tarihi ile temerrüde düştükleri görülmüştür. Hesap kat ihtarına itiraza ilişkin olarak herhangi bir delilin dosyaya yansımadığı, temerrüt tarihi ile akdi ve temerrüt faiz oranları dosya kapsamına ve sözleşme hükümlerine göre doğru bir şekilde tespit edilmek suretiyle hazırlanan ve Mahkememizce de hükme elverişli kabul edilen bilirkişi raporundaki hesaplamalar neticesinde davacının davalılardan bu miktarlar doğrultusunda alacağı olduğu, davalı kefilin GKS'de asıl borçlunun önceden doğan tüm borçlarına kefil olduğunun belirtiliği, davacı bankanın takip talebindeki borçlu kefilin sorumlu olduğu krediler yönünden talebi ve bilirkişi raporundaki hesaplamalar dikkate alınmak suretiyle itirazın iptaline yönelik fazlaya dair davacı isteminin ve davalı yanın aksi yöndeki savunmalarının yerinde olmadığı, öte yandan hüküm altına alınan alacağın likit ve bu yöne ilişkin itirazın haksız olması karşısında icra inkar tazminatı istem koşullarının da oluştuğu sonucuna varılmış, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 1-Davalı Asıl Borçlu ... Şti. ve...'ün dava konusu ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının; ... Nolu Ticari Krediden Kaynaklanan; 430.000,00 TL asıl alacak, 105.260,42 TL işlemiş faiz ve 5.263,02 TL BSMV alacağı olmak üzere toplam 540.523,44 TL alacak yönünden İPTALİNE, takibin toplam bu miktar üzerinden ve 430.000,00 TL asıl alacağa ... takip tarihinden itibaren yıllık % 125 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faize %5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle DEVAMINA, .... Nolu Taksitli Ticari Krediden Kaynaklanan; 629.439,29 TL asıl alacak, 83.927,11 TL işlemiş faiz, 283,56 TL BSMV alacağı ve 2.656,45 TL masraf alacağı olmak üzere toplam 713.649,96 TL alacak yönünden İPTALİNE, takibin toplam bu miktar üzerinden ve 629.439,29 TL asıl alacağa 19/03/2025 takip tarihinden itibaren yıllık % 103,36 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faize %5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle DEVAMINA, 2-Davalı Asıl Borçlu ... Şti.'nin dava konusu ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının; ... Nolu Kredi Kartından Kaynaklanan; 85,29 TL asıl alacak, 1,80 TL işlemiş faiz ve 0,09 TL BSMV alacağı ve 102,00 TL masraf olmak üzere toplam 189,18 TL alacak yönünden İPTALİNE, takibin toplam bu miktar üzerinden ve 85,29 TL asıl alacağa 19/03/2025 takip tarihinden itibaren yıllık % 63,60 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faize %5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle DEVAMINA, ... Nolu Kredi Kartından Kaynaklanan; 297.073,19 TL asıl alacak, 14.087,75 TL işlemiş faiz ve 321,72 TL BSMV alacağı olmak üzere toplam 311.482,66 TL alacak yönünden İPTALİNE, takibin toplam bu miktar üzerinden ve 297.073,19 TL asıl alacağa 19/03/2025 takip tarihinden itibaren yıllık % 60,60 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faize %5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle DEVAMINA, 3-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 4-Davalılar tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğinden hükmolunan toplam 1.565.743,34 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 313.148,64 TL icra inkar tazminatının (davalı ...'ün 250.634,68 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) İİK'nın 67/2 maddesi gereğince davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 5-Alınması gereken 106.955,93-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 20.159,21-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 86.796,72-TL harcın davalılardan (davalı ...'ün 69.524,89TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 20.159,21-TL'nin davalılardan (davalı ...'ün 16.147,69TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve reddolunan miktarları dikkate alınarak 291,00 TL'nın davacıdan, 4.409,00 TL'nın davalılardan (davalı ...'ün 3.531,65TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 237.204,07-TL ücreti vekaletin davalılardan (davalı ...'ün 190.002,43TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 9-Davacının yaptığı ilk masraf 732,00 TL, 12.500,00 TL bilirkişi ücreti, 122,90 TL posta gideri olmak üzere toplam 13.354,90 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre 12.527,51 TL 'nın davalılardan (davalı ...'ün 10.034,64TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 10-Davalı taraflarca sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA, 11-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 12-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.30/09/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır
***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır