Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1089 E. 2026/1134 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1089
- Karar No
- 2026/1134
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1089
KARAR NO: 2026/1134
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/04/2024
NUMARASI: 2023/369 E. - 2024/407 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirket ile davalı şirket arasında dava dilekçelerinin ekinde örneği sunulan 12.03.2019 tarihli franchising sözleşmesi gereği iş ve ticaret ilişkisi bulunduğunu, davalı borçlu şirketin sözleşmesel borcunu yerine getirmediğinden, davacı müvekkili şirket tarafından ....Noterliği’nin 14.12.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini ve davalı borçlu şirkete 16.12.2022 tarihinde tebliği edilen ihtarname ile borcunu ödemesinin ihtar edildiğini, davalı şirketin vekili tarafından, müvekkili davacı alacaklı şirkete tebliğ edilen....Noterliği’nin 10.01.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile “12.03.2019 tarihli franchising sözleşmesinden haberdar olunmadığı, müvekkilinin söz konusu şirketi 05.08.2022 tarihinde devralmış olduğu, borcun kabul edilmediği”nin belirtildiğini, davalı borçlu şirket vekilinin ....Şti. vekili olarak keşide ettiği ihtarnamede, müvekkilinin şirketi 05.08.2022 tarihinde devralmış olduğunu ve sözleşmeden habersiz olduğunu belirtmesinin taraflarınca anlaşılamadığını, kanunen basiretli tacir olarak hareket etmesi kendisinden beklenen davalı borçlu şirketin yeni yetkilisinin, taraflar arasında akdedilmiş olan 12.03.2019 tarihi sözleşmeden ve bu tarihten itibaren süregelen ticari ilişkiden habersiz olmasının beklenemeyeceği kanaatinde olduklarını, her ne kadar davalı şirket vekilinin, sözleşmede davalı borçlu şirketin eski yetkilisinin imzası olduğundan bahisle sözleşmenin şirket tüzel kişiliğini bağlamayacağını ve bu yüzden borca itiraz ettiğini iddia etmişse de bu iddianın Sayın Başkanlığınızca göz önünde bulundurulamayacak, hukuki dayanaktan yoksun bir iddia olmaktan ileri gidemeyeceği kanaatinde olduklarını, tarafların ticari defter ve belgeleri incelendiğinde, davacı alacaklı müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında 12.03.2019 tarihinden itibaren bir cari ilişki olduğu, davalı borçlu şirket tarafından 05.08.2022 tarihinden itibaren (şirket yetkilisinin değiştiği tarih) sözleşmesel bedellerin ödenmediğinin ispatlanacağını, davacı alacaklı şirketin, davalı borçlu şirketten olan cari hesap alacağının tahsili amacı ile ....İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı borçlu şirketin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazı sonucu takip durduğundan, haksız ve hukuka aykırı bu itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesi için iş bu davayı derdest etme zorunluluğu doğduğunu, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde, davalı borçlu şirketin müvekkili şirkete ödemesi gereken 231.259,10 TL (takip çıkışı) olduğunun görüleceğini, icra takibine konu alacak, iki şirketin ticari defterlerine dayandığından ve likit olduğundan, davalı borçlu şirket tarafından, eldeki itirazın iptali talep edilen takibe yapılan itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple de itirazın iptali ile davalı borçlu şirket aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatinde olduklarını, yukarıda açıklanan hususlar, yargılama esnasında ortaya çıkacak ve resen nazara alınacak nedenlerle davalı-borçlu şirket aleyhine başlatılan ....İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ve itiraz ile duran icra işlemlerinin devamına, davalı-borçlu aleyhine %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesin kararıyla; Dava, cari hesaptan kaynaklı cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup davacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde 12.03.2019 tarihli franchising sözleşmesi gereği iş ve ticaret ilişkisi bulunduğunu, davalı borçlu şirketin sözleşmesel borcunu yerine getirmediği iddiası ile dava açmışsa da davacı taraf davaya konu edilen taraflara arasında yapıldığı iddia olunan 12.03.2019 tarihli franchising sözleşmesini sunmamış olup davacı tarafın iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi yönünden iddialarını ispata yarar delil dosyaya sunmadığı ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun '' (HMK) 190.maddesine göre “ (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. '' hükmü dikkate alındığında davacı tarafça davaya konu iddiasının ispat edilemediği anlaşılmakla davanın sübut bulmadığında," açılan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, .... Noterliğinin 14.12.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin dava dilekçesi ekinde sunulmasına rağmen bilirkişi raporunda ihtarname bulunmadığı yönünde hatalı bir tespit yapıldığını, mahkemece 21.12.2023 tarihli ara karar gereği masraf yatırılarak ilgili noterlikten ihtarname istenmesine rağmen bu delilin yok sayıldığını, davalı şirketin sözleşmesel borcunu yerine getirmediğini, davalı vekilinin 10.01.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile borca itiraz ederken şirketin 05.08.2022 tarihinde devralındığı ve borçtan haberdar olunmadığı yönündeki savunmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tüzel kişiliğin temsilcisi değişse dahi borçtan sorumlu olmaya devam ettiğini, basiretli tacir olan davalı şirketin ticari ilişkiden habersiz olmasının beklenemeyeceğini, bilirkişi raporunda davacının 230.309,47 TL tutarında alacaklı olduğunun ve faturaların usulüne uygun düzenlendiğinin tespit edildiğini, takip konusu alacağın likit olduğunu, Türk Ticaret Kanunu 1530. maddesi uyarınca yasal sürenin sonunda davalının temerrüde düştüğünü, işlemiş faizin hesaplanabilir olduğunu, .... İcra Müdürlüğü dosyasına yapılan itirazın haksız olduğunu, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu İİK 67 maddeye göre açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraflar arasında, 12.03.2019 tarihli franchising sözleşmesi bulunduğunu davalının fatura bedelini ödemediğinden bahisle, ....Noterliği’nin 14.12.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini ve davalı borçlu şirkete 16.12.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafından ihtara verilen cevapta, ....Noterliği’nin 10.01.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile “12.03.2019 tarihli franchising sözleşmesinden haberdar olunmadığı, müvekkilinin söz konusu şirketi 05.08.2022 tarihinde devralmış olduğu, borcun kabul edilmediği”nin belirtildiğini, devir alındığı denilen tarihin borçlu şirketin yetkilisinin değiştiği tarih olduğunu, davalı şirket vekilinin, sözleşmede davalı borçlu şirketin eski yetkilisinin imzası olduğundan bahisle sözleşmenin şirket tüzel kişiliğini bağlamayacağını ve bu yüzden borca itiraz ettiğini iddia etmişse de bu iddianın yerinde olmadığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.17/11/2023 tarihli muhasebe bilirkişi raporunda özetle; "davacının ticari defterlerinin 2022 takvim yılı ticari defterlerinin; Türk Ticaret Kanunu madde 64, 66 ve Vergi Usul Kanunu madde 220-226’ya göre açılış tasdikinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, ancak yevmiye kayıtlarının yevmiye defteri yerine envanter defterine kaydedilmiş olduğundan ve yevmiye defteri kapanış tasdiki görülemediğinden bu defterlerin birbirini teyit ettiğini söylemenin mümkün bulunmadığı, davacının ticari defterlerinin delil kabiliyetinin Sayın Mahkemenin yüksek takdirinde olduğu,
Sayın Mahkeme’nin 14.09.2023 tarihli duruşma zaptının davalı yana Tebligat Kanunu’nun 35’nci maddesine göre tebliğ edildiği, davalı taraf inceleme günü katılmamış ve ticari defterleri de sunulmamış olduğundan, davalı tarafın ticari defterleri üzerinde davaya konu ihtilafa yönelik olarak bir inceleme gerçekleştirilemediği, davalının kendi iktidarında bulunmasına rağmen defterlerini ibraz külfetini yerine getirmediği, bu davranışın yasal sonuçlarının mutlak olarak Sayın Mahkeme’nin takdirinde olduğu, davacı ve davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğu, aralarında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, açık cari hesap şeklinde çalıştıkları, davacının davalıdan, rapor muhteviyatındaki açıklamalar ışığında (tamamıyla davacı yanın sunduğu açık cari hesap ilişkisinden hareketle) ... numaralı ....Şti. hesabında takip tarihi itibariyle açık cari hesap bakiyesi tutarı olan 230.309,47 TL kadar alacaklı gözüktüğü, dosyaya inceleme günü davacı tarafça takip konusu cari hesap alacağı dayanağı faturaların sunulduğu, dosyaya taraflar arasında mevcut yazılı bir sözleşme sunulmamış durumda olduğu,
Faturaların; davacı şirket tarafından davalı yan unvanına düzenlenmiş olduğu, faturaların bedeli ödenmemiş yani açık fatura olduğu, faturaların usulüne uygun olarak elektronik ortamda oluşturulduğu, Faturaların üzerinde “e-Arşiv izni kapsamında elektronik ortamda iletilmiştir.” açıklamasına yer verildiği, dosya kapsamında takip konusu cari hesap alacağının dayanağı faturalara huzurdaki davadan önce davalı tarafça noter aracılığıyla veya Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) yahut taahhütlü mektup ile Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2 maddesi hükmü uyarınca yasal süre olan 8 gün içinde itiraz getirip getirmediği yönünde herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, davalı taraf inceleme günü katılmamış ve ticari defterleri de sunulmamış olduğundan, davalı taraf ticari defterleri üzerinde davaya konu ihtilafa yönelik olarak bir inceleme gerçekleştirilemediği, buna karşılık, davacının faturaları defterlerinde kayıtlı ise de, bu kaydın davacı lehine delil oluşturup oluşturmayacağının mutlak takdirinin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu,Sayın Mahkeme’nin 18.04.2023 ve 30.10.2023 tarihli müzekkereleri ile ....Noterliği’nin 14.12.2022 tarih ve ... yevmiye no’lu ihtarname ve tebliğ şerhinin bir suretinin UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ise de dosya kapsamından bahsi geçen ihtarname ve tebliğ şerhinin gönderilmemiş olduğu, davalı/keşideci ...Limited Şirketi vekili aracılığıyla, davacı/muhatap ... ...Anonim Şirketi’nin ....Noterliği’nin 14.12.2022 tarih ve ... yevmiye no’lu ihtarnamesine karşı cevap ve itirazlarını içeren....Noterliği 10.01.2023 tarih ve ... yevmiye no’lu ihtarname keşide ettiği, söz konusu ihtarname ile “…İhtarnamenizde, 12.03.2019 tarihli Franchising Sözleşmesi uyarınca müvekkil şirketin bakiye fatura borcunun bulunduğunu ve ödenmediği takdirde yasal yollara başvurulacağı ihtar edilmiştir.
Müvekkil, söz konusu şirketi 05.08.2022 tarihinde devralmış olup anılan franchising sözleşmesinden, ihtarnamenin tebliği ile haberdar olmuştur. Devir tarihinden itibaren franchise veren tarafından müvekkile herhangi bir hizmet de verilmemiştir. Kaldı ki, haricen ulaştığımız sözleşme incelendiğinde, sözleşmenin “Franchise Alan” kısmında “... – ... – ...” yazmaktadır. İşbu sebeple, müvekkil şirket sözleşmenin tarafı değildir ve tarafınıza herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Diğer taraftan, müvekkillerin ihtarnamenizin tebliğine kadar sözleşmeden bihaber olması sebebiyle bu tarihten itibaren “...” markasını ve dekorasyonunu kullanmayacağımızı bildiririz…” hususlarının ihtar edildiği, ihtarnamenin davacı/muhataba 11.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, Davalı ...Limited Şirketi’nin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde ki en son sicil kayıtlarına göre ortağının ... olduğu, ayrıca 24.11.2022 tarihinden itibaren şirketi münferiden temsile yetkili olduğu, dosya kapsamında, taraflar arasında vadenin belirlendiği mevcut yazılı bir sözleşme, borcun ifa edileceği tarihi kararlaştırdıkları ya da borçlunun borcunu ne zaman ifa edeceğini gösterir bir belge ve bilgi bulunmadığı, her ne kadar davacı talep dilekçesinde ....Noterliği’nin 14.12.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiği bahsedilmiş ise de dosya kapsamında bahsi geçen ihtarname ya da takip tarihinden önce davacı/alacaklı tarafından davalı/borçluya yapılmış ödetme isteği içeren bir ihtar ya da ihbar da bulunmadığı,
Davacının davalıdan icra takibinde işlemiş faiz istemi tamamıyla Sayın Mahkeme’nin yüksek takdirinde olduğu, bununla birlikte davacının davalıdan işlemiş faiz istemi açısından hesaplama yapılması ve Mahkeme’nizin takdirine sunulması doğru olacağı, ancak davacının takip talebinde alacağın sebebi olarak gösterdiği asıl alacak miktarına yine takip talebinde faizin işlemeye başladığı gün belirtilmemiş olduğundan işlemiş faizin hesaplanabilmesinin mümkün bulunmadığı, takdirinin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu,
Davaya esas takip talebinde öngörülen faiz istemi gözetilerek, Sayın Mahkeme’ce alacağın kabulü halinde, davacı yan icra takip tarihinden itibaren avans oranında faiz talep edebileceği, faizin infaz aşamasında hesaplanması gerektiği, takdirinin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, davacının icra inkâr tazminatı talebinin takdirinin ise Sayın Mahkeme’ye ait olduğu" belirtilmiştir.
Davacı istinafında, .... Noterliği'nin 14.12.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin dava dilekçesi ekinde sunulmasına rağmen bilirkişi raporunda ihtarname bulunmadığı yönünde hatalı bir tespit yapıldığını, mahkemece 21.12.2023 tarihli ara karar gereği masraf yatırılarak ilgili noterlikten ihtarname istenmesine rağmen bu delilin yok sayıldığını ileri sürmüş ise de, davalı tarafın cevabi ihtarnamesinin bulunduğu ve davacıya ait ihtarnameye cevap verildiği anlaşılmakla bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, alacaklı tarafından borçlu aleyhine, .... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasında, cari hesaptan kaynaklanan alacağa istinaden ilamsız icra takibi başlatıldığı, alacağın varlığını ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, bilirkişi incelemesinde davacının ticari defter ve belgelerinin birbirini teyit etmediği, delil olma niteliği bulunmadığı, davalı tarafından da ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği, davacı tarafından franchise sözleşmesi ibraz edilmediği, davalı tarafından ihtarnameye verilen cevabi ihtarnamede, kendilerine gönderilen ihtarnamede, 12/03/2019 tarihli Franchising Sözleşmesi uyarınca müvekkili şirketin bakiye fatura borcunun bulunduğu ve ödenmediği takdirde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği,müvekkilinin söz konusu şirketi 05/08/2022 tarihinde devraldığını, anılan franchising sözleşmesinden, ihtarnamenin tebliği ile haberdar olduğunu, devir tarihinden itibaren franchise veren tarafından müvekkiline herhangi bir hizmet de verilmediğini, Kaldı ki, haricen ulaştıkları sözleşme incelendiğinde, sözleşmenin “Franchise Alan” kısmında “..., ..., ...” yazdığını, müvekkil şirketin sözleşmenin tarafı olmadığını ve herhangi bir borcu bulunmadığını belirttiği, davalının ihtarnameye cevabının borcu kabul ettiği anlamı çıkartılamayacağı ve ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından franchise sözleşmesinin dosyaya ibraz edilmediği, ticari defter ve belgelerinin sahibi lehine delil olma niteliği bulunmadığı, ispat yükümlülüğünü yerine getiremediğinden, mahkemece sübut bulmayan davanın reddine dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../04/2024 tarih ve 2023/... E., 2024/.. K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/06/2026