Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1058 E. 2026/1130 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1058
- Karar No
- 2026/1130
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1058
KARAR NO: 2026/1130
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/04/2024
NUMARASI: 2022/918 E. - 2024/334 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkilinin keşidecisi olduğu 14/12/2020 düzenleme tarihli 51.300,00-TL bedelli açık vadeli senedin basım makinesi alması nedeniyle müvekkili tarafından düzenlenerek lehdar davalı ...'a verildiğini, müvekkili ve davalının haricen anlaşması gereğince senet herhangi bir şekilde işleme konulmayacak olup, müvekkilinin de senet bedeli borcunu herhangi bir vade süresi olmadan davalıya ödeme konusunda anlaştıklarını, Tarafların anlaşması doğrultusunda müvekkilinin 01/12/2021 tarihinde 21.000,00-TL, 10/03/2022 tarihinde de 30.300,00-TL davalıya ödeyerek borcun sona erdirdiğini, 30.300,00-TL'lik kısmın ödenmesi sırasında müvekkili tarafından senedin şahsına iadesi talep edilmesine rağmen davalı tarafından "senedin Euro senedi olduğu, dövizin de bu süre zarfında artması nedeniyle kur farkı ödemesi yapması gerektiği" şeklinde beyanda bulunularak senedi iade etmediğini, borcunu ödemek ve icra takibi tehdidi altında kalmak istemeyen müvekkilinin son taksit ödemesi tarihi olan 10/03/2022 tarihinde davalıya tahsil belgesi imzalattığını, işbu tahsil belgesine göre bizzat davalının ıslak imzası ile müvekkilince 51.300,00-11 bedelli açık vadeli senet için 01/12/2021 tarihinde 21.000,00-11, 10/03/2022 tarihinde de 30.300,00-t1 elden nakden ödeme aldığının ikrar edildiğini, bu evrakın imzalanması anında yine davalı tarafından kötü niyetli biçimde evrakın üzeri karalanarak işbu ibraname nitelikli evrakın tahrif edildiğini, İşbu tahsil evrakının hem karalanmış aslı hem de karalanmamış halinin ıslak imzalı renkli kopyasının müvekkilinde olduğunu, davalı tarafından tamamen tahsil edilen açık vadeli senedin kötüniyetli biçimde sonradan doldurularak 30/05/2021 vade tarihi yazıldığını, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/272 D-iş dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, ihtiyati haciz kararı Bakırköy 14. İcra Dairesi 2020/20500 E. Sayılı dosyası ile işleme konularak müvekkilinin işyeri adresine hacze gelindiğini, müvekkilinin haciz sırasında tutanağa da geçecek şekilde borcun ödendiğini ve alacaklı ile ibraname imzalandığını beyan etmiş ise de işyerindeki baskı makinesinin haczedildiğini, ödeme borç ilişkisini sona erdiren en temel hallerden olup, müvekkilinin TL olarak borçlandığı senet borcunu düzenleme tarihinden sonra ödeyerek ve davalı tarafça da ibraname düzenlenerek borcundan kurtulduğunu beyanla Bakırköy 14. İcra Dairesi 2020/20500 Esas sayılı takibin işbu yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasını, söz konusu icra dosyasından borçlarının olmadığı hususunun mahkemece tespitini, davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; davacı vekili tarafından 51.300 TL bedelli senet için Bakırköy 14.İcra Müdürlüğü 2020/20500 Esas numaralı dosyasıyla icra takibi yapıldığı iddia edilmişse de icra takip dosyasının Bakırköy 14.İcra Müdürlüğü'nün 2022/10840 Esas sayılı dosya olduğunu, davacı ile müvekkili arasında 14.12.2020 düzenleme tarihli 51.300 TL bedelli açık bono düzenlendiğini, tanzim tarihinin sonradan doldurulmadığını, senetteki vade tarihinin 30.05.2021 olduğunu, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen ödemelerin vade tarihinden önce olduğunu, davacı vekilinin dilekçesinde EURO bedelli senet düzenlendiği için kur farkı ödemesi istendiğini bu sebeple de senedin bedelin ödenmesine rağmen iadesinin yapılmadığını, davaya konu senede bakıldığında taraflarca üstteki EURO yazısının üstünün çizildiği bedel kısmına da yazıyla TL yazıldığının görüleceğini, davacı hakkında yürütülen icra takibinde de takibin senette Türk Lirası cinsinden yazan rakam üzerinden yapıldığını, senet ana para borcu, davacı tarafından ödenmediği için senedin iade edilmediğini, senedin vadesinin gelmesine rağmen davacının borç için görüşme talebinin müvekkili tarafından kabul edildiğini, görüşmede o zamana kadar yapılmış olan 1.800 TL'lik ödeme için bir tahsil belgesi düzenlenmesinin talep edildiğini, müvekkil tarafından iyi niyetle imzalanan evrakta (evrak davacı tarafından hazır getirilen) "30.300 TL ödenmiştir" ibaresi yazdığının görüldüğünü, müvekkili tarafından rakamın üstünü çizilerek asıl bedel olan 1.800 TL yazıldığını, o an ki acele ve sinirle iki ayrı vade yazıldığını fark etmeyen müvekkilinin, sonradan diğer bedel olan 21.000 TL'yi gördüğünü, davacının bu kötü niyetli tutumu karşısında borcu ödemekten imtina edeceği kanaatine varılarak borcun tahsili için icra takibine başlanıldığını beyanla davanın reddini, davacı aleyhine % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi kararıyla; Davacı tarafça davalıdan basım makinesi alınması nedeniyle verilen 51.300,00 TL bedelli senedin taraflar arasındaki anlaşma doğrultusunda 21.000,00 TL ve 30.300,00 TL olarak ödendiği halde takibe konulması nedeniyle senet dolayısıyla borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş, davalı tarafça davacının ''1.800,00 TL ödeme için 30.300,00 TL ödenmiştir '' ibaresini görünce rakamın farklı yazıldığı gerekçesi ile üzerinin çizildiğini, tahsil belgesinde 21.000,00 TL'yi de görünce borçlunun kötü niyetli olduğunun düşünülerek ve senet bedeli ödenmediğinden senedin icraya konulduğu beyan edilmiştir.
Davalı tarafça davacı ile senet düzenlenmesine neden olan makine satışı dışında aralarında başka bir alım-satım ve borç-alacak ilişkisi olmadığının beyan edilmesi, taraf defterlerinin incelenmesinde makine satış bedelinin 324.500,00 TL olduğunun ve 275.000,00 TL'nin havale yoluyla ödendiğinin, kalan miktar için dava konusu senedin düzenlendiğinin ve 21.000,00 TL ve 28.500,00 TL olmak üzere 49.500,00 TL'nin banka yoluyla havale edildiğinin anlaşılması ve davalı tarafından imzalanan tahsil belgesinde de 1.800,00 TL elden ödeme yapıldığının tespiti karşısında davacının makine bedelini ve senet bedelini ödediği anlaşılmış ve bu nedenle senet dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine,
-" DAVANIN KABULÜNE,
-Davacının Bakırköy 14.İcra Dairesi'nin 2020/20500 Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen 51.300,00 TL bedelli senet dolayısıyla davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
Toplam alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 10.260,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının iddiaları gerçeği yansıtmadığını, davacı ile müvekkili arasında 14.12.2020 düzenleme tarihli 51.300 TL bedelli açık bono düzenlendiğini, tanzim tarihinin sonradan doldurulması mümkün olduğunu, dava aşamasında bu bedellerin önce elden ödendiği sonrasında ise yazılı belge ile ispat edildiği iddia edildiğini, ispat külfeti davacı tarafta olduğunu, senetteki vade tarihi 30.05.2021 yazıldığını, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen ödemelerin önce olduğunu, kötü niyet iddiasının asılsız olduğunu, davacı vekili dilekçesinde EURO bedelli senet düzenlendiği için kur farkı ödemesi istendiğini bu sebeple de senedin bedelin ödenmesine rağmen iadesinin yapılmadığını belirttiğini, Ticari iş yapan iki kişi arasında hazırlanan senedin bu şekilde yorumlanması mümkün olmadığını, davacı tarafından açılan davanın kötü niyetli olduğunu, senedin üstündeki EURO yazısının üstünün çizildiği bedel kısmına da yazıyla TL yazıldığını, davacı hakkında yürütülen icra takibinde de takip senette Türk Lirası cinsinden yazan rakam üzerinden yapıldığını, senet ana para borcu, davacı borçlu tarafından ödenmediği için de senet iade edilmediğini, davacının kötü niyetli tutumu karşısından müvekkilinin icra takibine başladığını, mahkemece verilen usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını, davanın reddini, alacağın %20 sinden az olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.
Davacı tarafından icra takibine konu bononun basınç makine alımına ilişkin olarak davalıya verildiğini ve senedin ödendiğini, davalı tarafından ise senet bedelinin 1.800,00 TL.' nin ödendiğini bakiye kısmın ödenmediğini ileri sürmektedir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
SMMM Bilirkişi Nermin ARICI tarafından düzenlenen 24/01/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''Yanlar tarafından ibraz edilen ticari defterlerin usulüne uygun bir şekilde açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, ticari defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, ticari defterlerinin yanların lehine delil niteliğinin sayın mahkemenizin takdirlerinde olduğu, yanlar arasında davalı tarafından davacıya makine satışı yapılması şeklinde ticari ilişki kurulduğu, yanlar arasında makine alım/satımı haricinde başka bir ilişki olmadığının davalı tarafından ikrar edildiği, davalı tarafından davacıya 324.500,00 TL'lik makine faturası kesildiği, davacı tarafından da davalıya 324.500,00 TL ödeme yapıldığı, dava konusu 51.300,00 TL'lik senedin 49.500,00 TL'sinin (324.500,00 TL'lik ödemelerin içerisinde) banka havalesi ile 1.800,00 TL'sinin ise elden ödendiği, her ne kadar davalı tarafından 324.500,00 TL'lik ödemelerin içerisinde yer alan 49.500,00 TL'lik ödemenin dava konusu senetle ilgili olmadığı iddia edilmiş ise de, davacı tarafından davalıya 02.12.2021 tarihinde 21.000,00 TL, 10.03.2022 tarihinde 28.500,00 TL ödendiği yine 10.03.2022 tarihinde elden 1.800,00 TL alındığının da kabul edildiği, 10.03.2022 tarihli tahsil belgesinde 1.800,00 TL alındığını yazanın davalının kendisi olduğu, gerçekten de banka kanalı ile yapılan ödemeler haricinde davacının senetten dolayı 1.800,00 TL borcu kaldığı, dolayısıyla dava konusu senedin bedelinin tahsil edildiği ve davacının davalıya herhangi bir borcu olmadığı'' belirtilmiştir.
Menfî tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır: Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü, hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (HMK m. 190; MK m.6). Fakat, senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. - Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, s:143).
Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından aleyhine takip başlatılan Bakırköy 14.İcra Dairesi'nin 2020/20500 Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen 51.300,00 TL bedelli bono bedelinin ödendiğini ileri sürdüğü, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi raporunda her iki tarafın ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafından davacıya makine satışı yapılması şeklinde ticari
ilişki kurulduğu, yanlar arasında makine alım/satımı haricinde başka bir ilişki
olmadığının davalı tarafından belirtildiği, davacı tarafından banka kanalı ile yapılan ödemeler haricinde davacının senetten dolayı 1.800,00 TL borcu kaldığı, imzalı belgede de 1.800,00 TL. nin ödendiğinin belirtildiği anlaşılmakla dava sübut bulduğundan mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar yerindedir.
Davalı tarafından istinafında, görüşmede o zamana kadar yapılmış olan 1.800,00 TL'lik ödeme için bir tahsil belgesi düzenlenmesi davacı tarafından talep edildiğini, bu durumu normal karşılayan müvekkilinin iyi niyetle davacı tarafından hazır getirilen evrakın imzalandığını, imzalanan evrakta " 30.300 TL ödenmiştir" ibaresi yazdığının görüldüğünü, rakamın bilerek farklı yazıldığını gören müvekkili tarafından rakamın üstünün çizilerek asıl bedel olan 1.800,00 TL yazıldığını o an ki acele ve sinirle iki ayrı vade yazıldığını fark etmeyen müvekkilinin, sonradan diğer bedel olan 21.000,00 TL' yi gördüğünü, borçlunun bu kötü niyetli tutumu karşısında borcu ödemekten imtina edeceği kanaatine varılarak borcun tahsili için icra takibine başlanıldığını ileri sürmüş ise de, bilirkişi raporunda ödemelerin banka yolu ile yapıldığı 1.800,00 TL. nin elden yapıldığını tespit edildiği, 1.800,00 TL.lik ödemede davalının kabulünde olduğu anlaşıldığından davalının bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../04/2024 tarih ve 2022/... E., 2024/... K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.504,30 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 876,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.627,6 0TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/06/2026