Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1159 E. 2026/1254 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1159
Karar No
2026/1254
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1159 Esas

KARAR NO: 2026/1254

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 03/04/2024

NUMARASI: 2022/216 E. - 2024/97 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/07/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına tescilli 7.10.2013 başvuru tarihli ‘zilly’ markasının, 2013/83319 tescil numarası ile 43. sınıfta 25.05.2015 tarihinde tescil edilmiş olduğunu, Türk patent ve marka kurumu nezdinde müvekkili adına 7.10.2013 tarihi itibariyle koruma altında olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır "zilly" isimli gece kulüplerini işlettiğini, sahibi olduğu işletmelerde bu alanda ve kendi adına tescilli "zilly" ibareli markayı kullanılarak eğlence sektöründe hizmet verdiğini, ayrıca bayilik ve franchising yoluyla, İstanbul'un ve Türkiye'nin pek çok yerinde (pera, nişantaşı, alaçatı, fethiye) gece kulüpleri olduğunu, "zilly" markasının halk tarafından bilinir ve müvekkili ile ilişkilendirilir hale geldiğini, davalının ‘zilly adana’ markasının 43. sınıfta 16.12.2021 başvuru tarihi, 2021/180346 tescil numarası ile 07.08.2022 tarihinde tescil edildiğini, davalının 2021/180346 tescil numaralı "zilly adana" ibareli markayı, yiyecek içecek temini amacıyla eğlence sektöründe (canlı müzikli mekan, gece kulübü) kullandığını, uyuşmazlık konusu markaların aynı mal ve hizmet sınıfında yer aldığını, davalının da tıpkı müvekkili gibi, dava konusu markayı eğlence sektöründe (canlı müzikli mekan, gece kulübü)sanki müvekkilin önceki tarihli markasının bir serisiymiş imajı çizecek şekilde kullandığını,

davalının sonraki tarihli tescilli markasındaki "zilly" kelimesini müvekkilinin markasıyla aynı olacak şekilde kullanmasının müvekkilinin markasına tecavüz teşkil ettiğini, müvekkiline ait tescil tarihi daha önce olan "zilly" markası ile davalının sonraki tescil tarihli "zilly adana" markasının işaret/logoların aynı/benzer olması ve her ikisinin de aynı hizmet sınıfında tescilli olup, eğlence sektöründe (canlı müzikli mekan, gece kulübü) hizmet vermelerinden dolayı karıştırılma ihtimali olunduğu ve müvekkili adına tescilli "zilly" markasının Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle davalının tescil ettirdiği markanın bu tanınmış düzeyinden haksız bir yarar sağlanabileceğini, marka hakkına tecavüz davalarında sadece sonraki tarihli tescil belgesine dayanarak savunma yapılamayacağını, dava konusu "zilly adana" ibareli markanın sicil kaydına, mahkeme hükmü kesinleşinceye kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesi teminen ihtiyati tedbir konulmasını, davalı tarafından kullanıma devam edilen müvekkiline ait markayla aynı

özellikleri taşıyan "zilly adana" ibareli markanın ticari kullanımının dava sonuna kadar tedbiren önlenmesini, dava sonunda tamamen durdurulmasını, davalıya ait "@zillyadana" kullanıcı adlı instagram hesabı ve internetteki diğer mecralardaki tüm tanıtım ve kullanımının durdurulmasına, instagram hesabına ve web sitelerine erişimin engellenmesini, türk patent ve marka kurumunda 2021/180346 sayılı numara ile davalı adına tescilli 'zilly adana' ibareli markanın hükümsüzlüğünü, marka sicilinden terkinini,davalının müvekkiline ait marka tecavüzünün tespitini, tecavüzün önlenmesini, sonuçların ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin adana mahkemeleri olması sebebi ile yetkisizlik itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesini, davacı tarafın tescili "zilly" olarak yaptırmış olduğunu, müvekkilinin marka adını" zılly adana "olarak yapıldığını, sadece bu husus dahi dikkate alındığında markanın aynı yada benzer olmadığı anlaşılacağını, davacının açmış olduğu davanın kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın zilly markasını tescil ettikten önce de sonra da ilk olarak zilly pera olarak aktif edildiğini, davacı yanın markasını hiçbir zaman salt zilly olarak piyasaya sürmediğini, hatta zilly alaçatı sayfasında 2013 yılından bu yana zilly port alaçatı , zilly nişantaşı ,olarak reklamlarını yapmış olup sayfada ilk reklamların zilly pera olarak yapıldığını, sonrasında 2018 yılında alaçatı olarak reklamların devam ettiğini, ilk olarak

pera olarak piyasaya sürülen malın ayırt edici özelliğini pera isminden dolayı aldığını, konum olarak da pera oteline yakın olması nedeniyle akıllarda pera olarak yer edindiğini,pera resmi olarak bir semt yada il adı olmadığından davacının müvekkilinin markasının adana il

kısmının devamı izlenimi yarattığı tezinin çürüdüğünü, itiraz yolu açıkken davacı tarafından iş bu itiraz hakkı kullanılmadığını, davacının açmış olduğu davada aynı zamanda haksız olduğunu bildiğini ve kabullendiğini de göstermediğini, bu hakkını kullanmayan davacının iş bu davayı açması da hayatın olağan akışına da aykırılık teşkil ettiğini, davacı yanın kötü niyetli olduğunun ispatı olduğunu, davacı tarafın davalı müvekkilinin itibarının yaygınlaşmasından sonra itibarını zedelemek amacı ile kötü niyetli hareket ettiğin, davacının dava açmak için davalı müvekkilinin ilerlemesini beklediğini, davacının hakkını kötüye kullandığını, davalı müvekkilinin ekte sunulu yapmış olduğu masraflar dikkate alındığında da oldukça zarara uğrayacağını ve itibarının yok olacağını, yetkili mahkemenin adana mahkemeleri olması sebebi ile yetkisizlik itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.

Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla; yetkili mahkemenin İstanbul Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, uyuşmazlık konusu markaların aynı ve benzer olduğunu, uyuşmazlık konusu markaların aynı mal ve hizmet sınıfında yer aldığını, müvekkili adına tescilli "zilly"markasının salt olarak zilly şeklinde kullanıldığını, yanına eklenen Alaçatı, Fethiye, Pera gibi ifadeler gece kulüplerinin bulundukları yerleri/şubelerini ifade ettiğini, davalının sonraki tarihli "zilly adana" markasının müvekkilinin önceki tarihli "zilly" markasının bir serisi olduğu şeklinde imaj çizdiğini, cevap dilekçesinde yazan, zilly'nin alaçatı'da bulunan şubesinin sadece yazın aktif olduğu hususunun, markanın hükümsüzlüğü

davasında herhangi bir önemi olmadığı gibi önemli olan "Zilly" markasının tescil tarihinde itibaren Türkiye'de kullanılması olduğunu, Müvekkilinin uzun yıllardır "Zilly" isimli gece kulüplerini işlettiğini, sahibi olduğu işletmelerde bu alanda ve kendi adına tescilli "Zilly" ibareli markayı kullanılarak eğlence

sektöründe hizmet verdiğin, Ayrıca bayilik ve franchising yoluyla, İstanbul’un ve Türkiye’nin pek çok yerinde (Pera, Nişantaşı, Alaçatı, Fethiye) gece kulüpleri olduğunu, Zilly'nin Fethiye'deki şubesi yaz kış hizmet verdiğini, kötüniytleri olmadığını, marka haklarını korumayı amaçladıklarını, başvuruya itiraz edilmemesinin sebebinin böyle bir başvurunun o zaman öğrenilmediğini, müvekkilinin böyle bir markanın var olduğunu ve kendi markası olan "Zilly" ile aynı sektörde aynı isim ile hizmet verdiğini davayı açtıkları 2022 yılı Ekim ayında içinde öğrendiğini, itiraz yoluna başvurulmanın gereği kalmayarak dava açmak zorunda kalındığını beyan etmiştir.

Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla; yetkili mahkemenin adana mahkemeleri olması gerektiğini, marka benzerliğine ilişkin davacının somut örnek sunamadığını, kötüniyeli olduğunu, davacının markasını hiçbir zaman salt zilly olarak piyasaya sürmediğini, zilly alaçatı sayfasında 2013 yılından bu yana zilly port alaçatı, zilly nişantaşı ,olarak reklamlarının yapıldığını, sayfada ilk reklamların zilly pera olarak yapıldığını, sonrasında 2018 yılında alaçatı olarak reklamların devam ettiğini, pera kelimesinin davacı tarafın mekanı ile özdeşleştiğini, davacının açmış olduğu davada zilly ibaresinin ayırt edici özellik

kazanmadığını, markaların benzer marka olduğunu iddia etmenin hukuka aykırılık teşkil

ettiğini, adana ilinin ayırt edici özelliğinin olmadığını iddia etmek yada varsaymak kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin iyi niyetli olduğu davacının kötü niyetli olduğunu, instagram sayfasına zilly yazıldığı zaman zilly adında bir çok marka sayfasının olduğu zilly adının genel olarak Tarkan'ın şarkısı (ölürüm sana ölürüm kız zilli...) nedeni ile yaygın olduğunu davacı tarafın mekanı yada kendisini çağrıştırmadığını, müvekkilinin davacının mekanlarının bulunduğu illerde bulunmaması dahi kötü niyetli olmadığını ve de benzeri izlenim yaratmadığını ortaya koyduğunu, müvekkilin itibarının yaygınlaşmasından sonra itibarını zedelemek amacı ile kötü niyetli hareket ettiğini, davacının davalının takipçilerinin bot olduğunu iddia ettiğini,

davacının açıkça davalıyı itibarsızlaştırmaya çalıştığının ikrarı olduğunu, davacının ısrarla "zilly " kelimesinin özgün bir kelime olduğunu, kendilerinin bulup marka haline getirdiklerini ve kendileri ile özdeşleştiğini belirtmişse de ekte sundukları instagram hesapları incelendiğinde zilly kelimesinin

davacının mekan ve markasından önce bir çok defa bir çok alanda farklı şekillerde kullanıldığı ortaya koyduğunu, davanın reddini beyan etmişlerdir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; TPMK nezdinde davacı adına 2013/83319 tescil numaralı "zilly" ibareli ve 43. Sınıfta tescilli markanın bulunduğu, davalı adına tescilli bulunan 2021/180346 tescil numaralı "zilly adana" ibareli ve 43. Sınıfta tescilli markanın bulunduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda tarafların markalarının ayrıntılı olarak karşılaştırıldığı, dosya kapsamında alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede tarafların markalarının aynı hizmet sınıfında tescil edildiği, markaların esas unsurlarının zilly ibaresi olduğu ve her iki markada da ibarelerin aynı şekilde kullanıldığı, bu haliyle taraf markaları arasında tüketici nezdinde markaların aynı olduğuna ilişkin iltibas oluşturabileceği kanaatine varılmakla davacı tarafça davalı aleyhine açılan hükümsüzlük davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının tecavüzün tespiti davasında ise davalının kullanımlarının tescil edilen marka hakkına dayanmış olduğu anlaşılmakla davacının bu taleplerine ilişkin davanın reddine" karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

-"TPMK nezdinde davalı adına tescilli bulunan 2021/180346 tescil numaralı "zilly Adana" ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkine" karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile Yargıtay’ın mülga 556 sayılı KHK dönemindeki içtihatlarıyla ortaya çıkan “tescilli markanın kullanımı tecavüz teşkil etmez” savunması ortadan kalktığını, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 155. maddesi “Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınaî mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez.” hükmüne haiz olup, bir markanın (ya da başka bir hakkın) tescilli olmasının önceki hak sahiplerinin açtığı tecavüz davasında bir savunma olarak ileri sürülemeyeceğinin açıkça hüküm altına alındığını, tescile dayalı kullanım savunmasının artık hukuken değer atfedilemez nitelikte olduğunu, Müvekkili tarafından 25.05.2015 tescil tarihli, "Zilly" markası gece kulübü olarak toplumda belirli bir tanımışlık düzeyine ulaşmış bir marka olduğunu, bayilik ve franchising yoluyla İstanbul'un ve Türkiye'nin bir çok yerinde (Pera, Nişantaşı, Alaçatı, Fethiye) gece kulüpleri olduğunu, Davalı 2021/180346 tescil numaralı "zilly adana" ibareli markasının tescil tarihinin 07.08.2022 olması, yiyecek içecek temini amacıyla eğlence sektöründe (canlı müzikli mekan, gece kulübü) olması, marka işaretlerinin arasındaki benzerlik dikkate alındığında müvekkiline ait önceki tasarımdan haberdar olduğunu, davalının sonraki tarih tescilli markasındaki "zilly" kelimesini müvekkili markasıyla aynı olacak şekilde kullanmasının müvekkili markasına tecavüz teşkil ettiğini, SMK madde 29/1 ve 7/2 maddeleri uyarınca müvekkilinin marka hakkına tecavüz edildiğinin kabulü ile bu yönde verilen ret kararının kaldırılması gerektiğini

-Dava dilekçenin "Netice Talep" kısmının 1/c maddesi ile davalıya ait "@zillyadana" kullanıcı adlı instagram hesabı ve internetteki diğer mecralardaki tüm tanıtım ve kullanımının durdurulmasına, İnstagram hesabına ve web sitelerine erişimin engellenmesine karar verilmesi talep edilmiş, ancak bu konuda lehte ya da aleyhte bir karar verilmediğini bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf tescilinin "Zilly" olduğunu, müvekkilinin marka adı ekte sunulu tescil belgesinden de anlaşılacağı üzere" ZILLY ADANA "olduğunu, markanın aynı yada benzer olmadığını, davacının açmış olduğu davada kötü niyetli olduğunu, instagram sayfaları incelendiğinde, davacı taraf ZİLLY markasını tescil ettikten önce de sonra da ilk olarak ZİLLY PERA olarak aktif edildiğini, davacı yan markasını hiçbir zaman salt ZİLLY olarak piyasaya sürmediğini, ZİLLY Alaçatı sayfasında 2013 yılından bu yana ZİLLY Port Alaçatı, ZİLLY Nişantaşı olarak reklamlarını yapmış olup sayfada ilk reklamlar ZİLLY PERA olarak yapıldığını, 2018 yılında Alaçatı olarak reklamlar devam ettiğini, ancak ilk olarak PERA olarak piyasaya sürülen mal ayırt edici özelliğini PERA isminden dolayı aldığını, konum olarak da PERA Oteline yakın olması nedeni ile akıllarda pera olarak yer edindiğini PERA resmi olarak bir semt yada il adı olmadığından davacı yanın müvekkilinin markasının Adana il kısmının devamı izlenim yarattığı tezi çürüdüğünü, Pera kelimesinin davacı tarafın mekanı ile özdeşleştiğini, davada davacı yanın iddia ettiğinin aksine ZİLLY ayırt edici özellik kazanmadığını, ZİLLY ADANA olarak tescil edilen davalı müvekkilin markasının aynı yada benzer marka olduğunu iddia edilemeyeceğini, iyi niyetin esas olduğu bir hukuk sisteminde marka başvurusunda bulunan kişilerin iyi niyetli olduğu, dolayısıyla kötü niyetli olmadığı kabul edilmek zorunda olduğunu, Davalı müvekkili ZİLLY Adana markasını usulüne uygun başvuru yaparak ve tescil ederek iş bu marka hakkına kavuştuğunu, marka tesciline itiraz yolu açıkken davacı tarafından iş bu itiraz hakkı kullanılmadığını, davacının açmış olduğu davada aynı zamanda haksız olduğunu bildiğini ve kabullendiğini de gösterdiğini, bu hakkını kullanmayan davacının iş bu davayı açması da hayatın olağan akışına da aykırılık teşkil ettiğini, kötü niyetli hareket ettiğini, Davacı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, TPMK nezdinde davalı adına tescilli bulunan 2021/180346 tescil numaralı "zilly adana" ibareli markanın hükümsüzlüğünün tespiti ile sicilden terkini ve davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespiti ile tecavüzünü önlenmesi ve durdurulması talebine ilişkindir.

Dava konusu, 2021/180346 tescil numaralı ''zilly adana'' markasının davalı adına 43. sınıfta, davacı adına tescilli 2013/83319 tescil numaralı ''Zilly'' ibareli markanın 43. Sınıfta olduğu, tescil dosyalarının emtia listesi ile birlikte onaylı örneği celp edilmiş olup, Davalı adına kayıtlı 2021/180346 tescil numaralı ''zilly adana'' ibareli markanın dava sonuçlanıncaya kadar 3. kişilere devir ve temliki ihtiyati tedbiren önlenmiştir.

Bilirkişi Raporu: 20/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda :"Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davalının 2021/180346 numaralı “zilly adana” ibareli marka tescilinin, instagramda , , “ZILLY ADANA” ibareli fiili marka kullanımlarının Davacının tescilli “zilly” markası ile ayırt edilemeyecek denli benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı, Davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2021/180346 numaralı “zilly adana” markasının SMK md. 6/1 ve md. 25/1 uyarınca hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluştuğu, " kanaatini bildirmiştir.

Markanın hükümsüzlük halleri SMK'nın 25/1. maddesinde düzenlenmiş olup SMK'nın 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.

Somut uyuşmazlıkta, karıştırılma (iltibas) sebebine dayalı olarak SMK'nın 6/1 maddesi gereğince davalı markasının hükümsüzlüğünün talep edildiği, SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu daha önce yapılan bir markanın tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal ve hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil, karıştırılma ihtimali bulunması hükümsüzlük sebebi olarak düzenlenmiş olup tarafların markaları arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik olup olmadığının tespitinde işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerektiği, yapılan incelemede, Davalının "zilly adana” markasının 43. sınıfta 16.12.2021 başvuru tarihi, 2021/180346 tescil numarası ile 07.08.2022 tarihinde tescil edildiği, davacı adına tescilli 7.10.2013 başvuru tarihli "Zilly” markasının, 2013/83319 tescil numarası ile 43. sınıfta 25.05.2015 tarihinde tescil edilmiş olduğu, "Zilly" ibaresinin kelime unsurunun baskın olduğu, markada öncelik ilkesi geçerli olup davacının tescilde önceye dayalı hak sahibi olduğu, kelimelerin aynı harflerden oluştuğu, okunuşlarının ayniyet derecesinde benzer olduğu, bütünsel olarak bakıldığında markaların görsel ve işitsel olarak benzer oldukları, Davalının markasındaki ''ADANA' ibarelerinin tanımlayıcı ifade olmakla markaya ayırt edicilik kazandırmadığı ve davalının markasını davacı markasından farklılaştırmaya yeterli olmadığı, işitsel benzerliğin baskın olması karşısında iltibasın gerçekleştiği, tarafların markalarının 43. sınıflar yönünden aynı sınıflarda tescilli oldukları, hükümsüzlük koşullarının tescilde öncelik ve teklik ilkesi gereği davacının öncelik hakkı bulunması nedeniyle oluştuğu anlaşılmıştır.

Davacının, davalıya ait "@zillyadana" kullanıcı adlı instagram hesabı ve internetteki diğer mecralardaki tüm tanıtım ve kullanımının durdurulması, İnstagram hesabına ve web sitelerine erişimin engellenmesine karar verilmesinin talep edildiği ancak marka hakkına tecavüz yönünden bilirkişiden rapor alınmadığı, instegram içeriğinde kullanım bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiği, bu konuda verilmiş bir karar da olmadığı, davalının internet ortamında bu markayı markasal olarak kullanıp kullanmadığının tespit edilerek ve SMK 155 maddesi hükmü karşısında sonraki tarihli marka sahibine koruma sağlamadığından tecavüze yönelik talep yönünden de yeniden değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmakla kararın 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;

2-İstanbul .... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../04/2024 tarih, 2022/... E. 2024/.. K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1159, K. 2026/1254, T. 06.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1159-e-2026-1254-k-d249dfdddf06