Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1064 E. 2026/1064 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1064
- Karar No
- 2026/1064
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1064 Esas
KARAR NO: 2026/1064
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 26/03/2024
NUMARASI: 2022/290 E. - 2024/70 K.
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat (SMK kapsamında)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TPMK nezdinde tescilli "bücürük+şekil" ibareli markanın Bücürük Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli olduğunu, ilerleyen yıllarda ise sektörün içinde olduğu ekonomik zorluklar nedeniyle Bücürük Tekstil'in 04/03/2014 tarihinde iflas ettiğini, söz konusu şirketin iflas etmesi sebebiyle şirkete ait marka haklarının tamamının Nisan 2017 yılında icra kanalıyla müvekkili tarafından satın alındığını, ancak hal böyle iken davalı şirket Bücürük Şirketi'nin iflas sürecinde olmasından kötüniyetli olarak faydalanarak müvekkiline ait "BÜCÜRÜK" markası iflas idaresinde iken, henüz daha iflas kararından 8 ay geçince "NEWBÜCÜRÜK" markasını 25.sınıfa dahil mal ve hizmetlerde tescil ettirdiğini, ayrıca 35.sınıfa dahil mal ve hizmetlerde 28/10/2015 tarihli tescil başvurusu yaptığını, davalının bu sınıfa ait tescil başvurusu itiraz üzerine reddedildiğini ancak 25. sınıfa dahil mal ve hizmetlerde tescil gerçekleştiğini, somut olayda davalının haksız kullanımından kaynaklı zararların bir kısmı 19.04.2018 tarihinde açılan Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/79 Esas dosyasına konu edildiğini, mahkemece 56.720,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verildiğini, ancak uğranılan zararlar ve tahsiline karar verilen bu meblağ, o dava tarihine kadar olan zararlar olduğunu ve Mahkemece hüküm altına alınan dönem 17.04.2017-19.04.2018 arasını kapsadığını, davalının ise 19.04.2018 tarihinde anılan dava açıldıktan sonra ve işbu davanın açıldığı tarihe kadar da satışlarına devam ettiğini, müvekkiline ait markaya tecavüzü sonucunda haksız bir gelir etmeyi sürdürdüğünü iddia ederek, www.ozaytac.com adresinde "NEWBÜCÜRÜK" markalı ürünlerin satışının men'ine; davalının 19.04.2018 tarihinden işbu dava tarihine kadar elde ettiği net kazanç üzerinden hesaplanacak fiili zararın ve yoksun kalınan kazancın (maddi tazminatın) şimdilik 5.000.-TL olarak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin "NEWBÜCÜRÜK" markasını kullanmaya devam ettiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin davacı tarafından açılmış olan Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/79 Esas sayılı davasından haberdar olur olmaz markayı kullanmaya son verdiğini, gelinen noktada "NEWBÜCÜRÜK" markası ne www.ozaytac.com adresinde ne de fiziki veya sanal herhangi bir başka mecrada kullanılmadığını, davacının herhangi bir delile dayanmayan aksi yöndeki iddialarına itibar edilemeyeceği, dava dilekçesinde yer alan açıklama ve iddialar, müvekkili adına tescilli olan 2014/89111 numaralı "NEWBÜCÜRÜK" markası hakkında daha önce açılmış olan Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/79 esas sayılı dosyasına ilişkin olup anılan dosyada bu iddiaların mahkemece değerlendirildiğini ve dosyanın halihazırda Bölge Adliye Mahkemesinde olduğunu, müvekkilinin "NEWBÜCÜRÜK" ibareli bir kullanımı mevcut olmadığından davacının bu markaya ilişkin yapmış olduğu açıklamalar huzurdaki dava bakımından bir önem arz etmeyeceğini, ozaytac.com.tr site görsellerinden de müvekkilinin "BÜCÜRÜK" şeklinde bir kullanımının olmadığının anlaşılacağını, zira sunulan ürün görsellerinin tamamında ürün markasının, yine müvekkili adına 2008/72800 ve 2015/53279 numaralarla tescilli bulunan "BİCİRİK" olduğunu, davacı iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2022/290 esas, 2024/70 karar sayılı, 26/03/2024 tarihli kararı ile; "Davacının önceki tarihli "BÜCÜRÜK" esas unsurlu markalar üzerinde hak sahibi olduğu, davalının sonraki tarihli "NEWBÜCÜRÜK" markasını kullanımı üzerinden , hükümsüzlük, tecavüz ve tazminat istemiyle dava açıldığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacının bu dosyamızdaki talebinin Bakırköy 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/79 Esas sayılı dosyasının dava tarihi olan 19/04/2018 tarihinden sonraki dönemde de eylemine devam ettiğinden bahisle, bu dönemden sonraki eylemleri nedeniyle marka haklarına tecavüz ve tazminat istemiyle davanın açıldığı anlaşılmıştır. Aldırılan bilirkişi raporu ve mevcut delillere göre, 19/04/2018 tarihinden sonraki dönemde davalının "NEWBÜCÜRÜK" markasını kullandığının ispatlanamadığı, cevaba cevap dilekçesi ile ileri sürülen "BİRİCİK" ibaresinin ise 2008/72800 tescil numarası ile 23/12/2008 tarihinden beri tescilli olup, bu marka yönünden sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleştiği, bu haliyle ispatlanamayan davanın REDDİNE" karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/79 esas sayılı dosyasında davalının 17.04.2017-19.04.2018 dönemindeki haksız kullanımı nedeniyle tazminata mahkum edildiğini, ancak işbu davada 19.04.2018 tarihinden sonraki döneme ait haksız kullanımdan kaynaklı tazminat talep edildiğini, davalının "newbücürük" markasını kullanmaya devam ettiğinin dava dilekçesi ekinde sunulan 2022 yılına ait görsellerle sabit olduğunu, yerel mahkemenin mali bilirkişi raporuna dayanarak kullanımın olmadığına dair vardığı sonucun hatalı olduğunu, bilirkişinin rapor tanzim tarihini esas alarak inceleme yaptığını, oysa uyuşmazlığın 19.04.2018 sonrasına göre değerlendirilmesi gerektiğini, davalının "www. ozaytac. com" adlı internet sitesindeki log kayıtlarının incelenmesi yönündeki taleplerinin karşılanmadığını, mahkemenin eksik inceleme ile hüküm kurduğunu, ayrıca dava konusu olmayan "bicirik" markası üzerinden sessiz kalma suretiyle hak kaybı gerekçesi oluşturulmasının hukuka aykırı olduğunu, davalının "bicirik" markasını kullanmasının müvekkilin haklarını ortadan kaldırmayacağını, müstakilen talep edilmeyen tecavüzün tespiti istemi üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili katılma yoluyla istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın istinaf taleplerinin mesnetsiz olduğunu, Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/79 E. ve 2021/41 K. sayılı kararı sonrasında müvekkilin Newbücürük marka kullanımına son verdiğini, huzurdaki davada müvekkilin marka ihlali yapmadığının bilirkişi incelemesiyle tespit edildiğini, davacının iddialarını ispatlayamadığını, mahkemece Bicirik markasına ilişkin hüküm kurulmadığını, davacının tecavüzün tespiti taleplerinin dava dilekçesinde açıkça yer aldığını, bu nedenle vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı markalarının 09.12.1999 tarihinden beri tescilli olması nedeniyle 5 yıllık kullanmama def'i haklarının bulunduğunu, ancak yerel mahkemenin bu def'i değerlendirmediğini belirterek davacının istinaf taleplerinin esastan reddini, müvekkilin kullanmama def'inin kabulü ile davanın bu gerekçeyle de reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkiline ait markanın sahibi önceki şirketin iflas sürecinden yararlanıldığını, davalı şirket Bücürük Şirketi'nin iflas sürecinde olmasından kötüniyetli olarak faydalanarak müvekkiline ait bücürük markası iflas idaresinde iken, henüz daha iflas kararından 8 ay geçince "newbücürük" markasını 25. sınıfa dahil mal ve hizmetlerde tescil ettirmiş, ayrıca 35. sınıfa dahil mal ve hizmetlerde 28/10/2015 tarihli tescil başvurusu yaptığını, davalının bu sınıfa ait tescil başvurusu itiraz üzerine reddedildiği ancak 25. sınıfa dahil mal ve hizmetlerde tescil gerçekleştiğini, davalının katılma yolu ile istinaf başvurusunun reddine, 20.05.2024 tarihli istinaf talepleri kabulüne, usul ve yasaya açıkça aykırı Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; SMK'nın 151/2-b hükmü uyarınca davalının 19.04.2018 tarihinden işbu dava tarihine kadar elde ettiği net kazanç üzerinden hesaplanacak fiili zararın ve yoksun kalınan kazancın (maddi tazminatın) şimdilik 5.000-TL'sinin tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından, 19/04/2018 tarihinden sonraki dönemde davalının "NEWBÜCÜRÜK" markasını kullandığının ispatlanamadığı, cevaba cevap dilekçesi ile ileri sürülen "bicirik" ibaresinin ise 2008/72800 tescil numarası ile 23/12/2008 tarihinden beri tescilli olup, bu marka yönünden sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından talep edilmeyen hususlarda hüküm kurulduğu ve vekalet ücretine hükmedildiği, bilişim uzmanı marifeti ile inceleme yapılmadan eksik ve hatalı incelemeye dayalı olarak karar verildiğinden bahisle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Davalı vekilinin ise kullanmama defi yönünden herhangi bir inceleme yapılmadığından bahisle istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Davacının "bücürük+şekil" markasının, 24, 25. sınıflarda 09/12/1999 tarihinde tescil edildiği, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli, 2021/79 esas ve 2021/41 karar sayılı kararı ile davalıya ait 2014/89111 tescil numaralı "newbücürük" isimli markanın tescilli olduğu 25.sınıf yönünden hükümsüzlüğüne, davacının marka hakkına tecavüze dayalı istemlerinin kısmen kabulüne karar verildiği, somut uyuşmazlıkta davacı tarafından, 19.04.2018 tarihinden sonra davalı tarafın haksız olarak "newbücürük" markası ile ürün satışı yaptığı iddiasına dayalı olarak yalnızca SMK'nın 151/2-b hükmüne dayalı olarak maddi tazminat talep edildiği görülmüş ise de dava konusu olmamasına rağmen davalı adına tescilli olduğu görülen ''bicirik'' markası yönünden sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleştiği değerlendirmesi yapılmasının hatalı olduğu, davacı tarafın "newbücürük" isimli markanın ilk açılan dava tarihinden (19.04.2018) sonra kullanılmaya devam edildiği iddiası ile maddi tazminat dışında bir herhangi bir istemi bulunmamasına rağmen mahkeme hükmünde talep edilmeyen hususa ilişkin değerlendirme yapıldığı ve reddedilen tecavüz talebi yönünden vekalet ücretine hükmedildiği, bu durumun HMK'nın 26. maddesi kapsamında taleple bağlılık ilkesi ışığında usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece Gaziantep ASHM'ye talimat yazıldığı, tekstil mühendisi, mali bilirkişi, marka vekilinden oluşan heyet marifeti ile kök ve ek bilirkişi raporunun alındığı, mevcut raporlar kapsamında 19/04/2018 tarihinden sonraki dönemde davalının "NEWBÜCÜRÜK" markasını kullandığının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği görülmüş ise de davacı taraf, davalının ''www.ozaytac.com'' adresinde "newbücürük" markalı ürünlerin satışına devam ettiğini, 31.08.2022, 01.09.2022 ve 19.10.2022 tarihli görsellere konu olan "NEWBÜCÜRÜK" markasına ait satışların sürdüğünü iddia etmiş davalı taraf ise 19.04.2018 tarihinde açılan ilk davadan haberdar olur olmaz "newbücürük" isimli hükümsüz kılınan markasının kullanımına son verdiğini savunmuştur. Dosya kapsamında davalı vekilinin 21/01/2023 tarihli ikinci cevap dilekçesi ekinde ibraz ettiği ilk dava tarihinden sonraki tarih içeren 06/06/2018, 11/06/2019, 11/05/2019 , 09/05/2018 ve 03/07/2020 tarihli faturalarda üst kısımda BÜCÜRÜK ibareli kullanımların bulunduğu, ayrıca Bakırköy 2. FSHHM'nin 2021/79 Esas sayılı dosyasında alınan 26/03/2019 tarihli raporda dava açıldıktan sonrada davalının www.ozaytac.com.tr alan adlı internet sitesinden ulaşılan facebook hesabında BÜCÜRÜK markasının davacı markalarında olduğu gibi stilize edilerek kullanıldığının tespit edildiği görülmüştür. Mahkemece bu delillerin değerlendirilmediği gibi, ihtilafın aydınlatılması yönünden gerekli olmasına karşın davalıya ait satışların yapıldığı iddia edilen "www.ozaytac.com" adlı internet sitesi üzerinde herhangi bir inceleme yapılmadığı, ilk derece mahkemesi tarafından oluşturulan bilirkişi heyetinde taraf savunma ve itirazlarını değerlendirebilecek bir bilişim uzmanının yer almadığı görülmüştür. Dolayısıyla hatalı ve eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğu saptanmış olup davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından SMK'nın 29/2. maddesinin; '' 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. '' şeklindeki düzenlemesi kapsamında kullanmama def'isine dayanılmış ise de bu yönde mahkemece herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaması da hatalı bulunmuştur. Bu yönü ile davalı vekilinin istinaf sebebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle; taleple bağlılık ilkesine riayet edilerek davalı tarafından dava konusu "newbücürük" markalı ürünlerin satışına 19.04.2018 tarihinden itibaren devam edilip edilmediğinin belirlenmesi amacı ile içerisinde bilişim uzmanının da bulunduğu heyetten rapor alınarak davacının sunduğu görseller ile internet sitesi üzerinde inceleme yapılması, yanlar arasındaki ilk dava dosyasında alınan bilirkişi raporundaki tespitler ile birlikte davalı vekilinin 21.01.2023 tarihli ikinci cevap dilekçesi ile dosyaya sunduğu faturalardaki kullanımlar da ( davaya konu tarihler arasına denk gelen) tetkik edilmek sureti ile marka hakkına tecavüze dayalı maddi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının davalının ileri sürdüğü kullanmama defi ışığında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın belirtilen hususlar yönünden incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraf vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;
2-Bakırköy .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin .../03/2024 tarih, 2022/... E. 2024/.. K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/06/2026