Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1088 E. 2024/190 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1088
- Karar No
- 2024/190
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1088 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 06/03/2024
NUMARASI: 2022/376 E. - 2024/190 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, Tekirdağ Marmara Ereğlisi'nde emlak işiyle uğraşan saygın bir iş insanı olduğunu, müvekkili aleyhine, İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğünün 2021/21573 esas sayılı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, dava konusu takip dayanağı, 20/02/2021 tarihli keşidecisi Serpil Ayıtkan, lehtarı müvekkili davacı ... olan 18/08/2021 ödeme tarihli ve 1.750.000.00 TL bedelli senet, sahte olarak müvekkilinin bilgisi ve rızası haricinde, hiçbir temel hukuki ilişkiye dayanmadan düzenlendiğini, senedin arkasında müvekkiline atfen atılan imza, adı ve soyadı yazısı müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin yazısı ve imzası taklit edilmek suretiyle düzenlenen dava konusu senedin, gerçeğe aykırı ve sahte olarak düzenlendiğini, müvekkilinin dava konusu senette adı geçen keşideci Serpil Ayıtkan isimli davalı dışında diğer hiç kimseyi tanımadığını, müvekkilinin Serpil Ayıtkan'ı, 2018 yılında Çanakkale’de bulunan emlak komisyoncusu vasıtasıyla tanıdığını, Serpil Ayıtkan'ın müvekkiline Çanakkale ili Gelibolu İlçesi 108 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın kayden maliki ablası Server Çağatay olduğu ancak gerçekte bu taşınmaza ortak olduğunu, ablasının kendisine taşınmazı satması için talimat verdiğini ifade ettiğini, müvekkilin bu hususta yetkisi olup olmadığını sorduğunda; keşideci Serpil ablasını arayarak müvekkili ile konuşturduğunu, ablasının "kardeşinin taşınmazla ilgili olarak her türlü işlemi yapmaya yetkili olduğunu ve vekaleti nasıl isterseniz çıkartıp gönderirim" dediğini, müvekkilinin de parselizasyon işlemleri ve proje hazırlamak için vekalet istediğini, Serpil Ayıtkan'ın ablası tarafından verilen vekaletname ile gelerek müvekkili ile görüştüğünü ve arsa bedelinden mahsup edilmek üzere, Serpil'in 20 yıldır karı-koca hayatı yaşadığı Mennan Barış Bakırsan hesabına 2 parça halinde toplamda 500.000 TL kapora gönderdiğini müvekkilinin, Serpil ile anılan taşımazın satışı konusunda sözleşme yaptığını, söz konusu taşınmazın devri için tapudan randevu alındığını ancak Serpil ve ablası tapuya gelmediği için devir işlemi gerçekleşmediğini, türlü bahanelerle müvekkilinin oyalandığını, davacı müvekkilinin ödemiş olduğu bedel için Serpil'den 500.00 TL tutarında senet aldığını ancak senet ödenmediği için protesto edildiğini, akabinde müvekkilinin yapmış olduğu araştırmada Serpil'in hiçbir mal varlığının olmadığını dolayısı ile senedin karşılıksız düzenlendiğini anladığını, müvekkilinin Serpil ile bu durumu görüştüğünde; "taşınmaz için daha çok para veren birini bulduklarını, taşınmazı satmaktan vazgeçtiklerini, parayı ablasının iade edeceğini ve bu nedenle de görüşmek istediklerini" söyleyerek müvekkilini İstanbul’a çağırdığını, müvekkilinin keşideci Serpilin talebi üzerine İstanbul’a geldiğini ve Kadıköy de bulunan bir kafede keşidecinin ablası ile buluştuğunu, yapılan görüşmede taşınmazın kayden maliki Serpil'in ablası Server ÇAĞATAY taşınmazı satmaktan vazgeçtiğini ve kapora olarak alınan 500.000 TL'yi iade etmek istediğini, ancak an itibariyle bu tutarda parası olmadığı için müvekkili davacıdan süre talep ettiğini, müvekkilininde de Serpil ve ablasının süre talebini kabul ederek, keşidecinin ablası tarafından düzenlenen; 12.08.2019 tanzim, 15.09.2019 vade tarihli, 500.000 TL (kapora tutarı) bedelli senedi teslim aldığını, bu senedin de vadesi geldiğinde ödenmediğini ve hatta vadeden sonra yaklaşık bir ay geçtikten sonra anılan senedin İstanbul Anadolu 13. İcra müdürlüğünün 2021/5951 E. sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, anılan takip başlatıldıktan sonra borçlu Server Çağatay tarafından, müvekkili aleyhine zorla senet imzalatmaktan dolayı İstanbul Anadolu CBS 2019/186287 Soruşturma numaralı şikayette bulunduğunu, yapılan soruşturma neticesinde müvekkilinin aleyhine iddianame düzenlenerek, TCK 150. maddeden ( Kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması halinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.) cezalandırılması talep edilerek, İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/185 E. Sayılı dosyasında kamu davası ikame edildiğini, kovuşturması halen devam etmekte olduğunu, müvekkilinin yargılandığı davada, Serpil Ayıtkan'ın müvekkili aleyhine tanıklık yaptığını, müvekkili davacının, Serpil Ayıtkan ve Server Çağatay kardeşler yüzünden mağdur edildiğini, ödediği 500.000 TL halen kendisine iade edilmediği gibi hakkında suç uydurularak haksız yere yargılanmasına neden olunduğunu ayrıca Serpil tarafından aynı yöntemle birçok kişinin dolandırıldığının ortaya çıktığını, müvekkilin, ceza yargılaması konusu senedi teslim aldıktan ve icra takibi başlattıktan sonra, Serpil Ayıtkan ile bir daha hiç görüşmediğini, dava konusu sahte senedin düzenlenme tarihinin 20.02.2021 olduğunu, müvekkili ile Serpil'in, 2019 yılındaki görüşmeden bu yana hiçbir suretle bir araya gelmediklerini, müvekkili ile keşideci Serpil arasında açıklanan nedenlerle husumet olduğunu, bu husumet sebebi ile müvekkilinden intikam almak isteyen keşideci Serpil'in İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğünün 2021/21573 E. sayılı dosyası ile yapılan icra takibindeki senedi sahte olarak düzenlettiğini, fikir ve eylem birlikteliği içerisinde olduğu diğer davalılarla hareket ettiğini, dava konusu senet üzerindeki imza ve yazı kesinlikle müvekkilinin eli ürünü olmadığını, davalılar ve keşideci aleyhine İstanbul Anadolu Cbs 2021/252899 soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, taraflarınca dava konusu senedin tüm unsurları ile sahte olarak düzenlendiğinden bahisle İstanbul Anadolu CBS 2021/44089 soruşturma numarası ile resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarını aracı kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık iddiasıyla senet üzerinde kaydolunan cirantalar ve keşideci hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, ancak suç duyurusundan sonra senet keşidecisi Serpil Ayıtkan'ın da aynı gerekçelerle İstanbul Anadolu CBS 2021/252899 Soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunduğu anlaşıldığını ve şikayetlerinin, CBS tarafından anılan dosya numarası ile birleştirildiğini, birleştirilen dosyada davalıların şüpheli olarak verdikleri ifadelerde de davalıların müvekkilini fikir ve eylem birliği içerisinde dolandırmaya çalıştıkları anlaşılmakta olduğunu, takip dosyası incelendiğinde, sadece müvekkili aleyhine haciz talep edildiğini, diğer borçlular yönünden herhangi bir işlem yapılmadığının safahat kısmından görülmekte olduğunu tüm bu nedenlerle sahtecilik ve dolandırıcılık iddiaları göz önünde bulundurularak, dava konusu bedelsiz senede ilişkin öncelikle yargılama sonuna kadar takibin tedbiren durdurulmasına, davacı müvekkilinin 20.02.2021 tanzim, 18.08.2021 vade tarihli, 1.750.000 TL bedelli senede ilişkin borçlu olmadığının tespitine, davalılar aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı - borçlunun ikame ettiği davaya öncelikle usule yönelik nedenlerle itiraz ettiklerini ancak davacının davası esası itibariyle de haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının iddialarının birbiriyle çelişkili olduğunu ve davacının aleyhine müvekkilinin ise lehine olacak şekilde ikrar mahiyetinde beyanlar içermekte olduğunu, öte yandan, bahse konu senet metni incelendiğinde görüleceği üzere alacaklı müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, davacı-borçlunun kendisinden önceki ve sonraki ciranta ile arasındaki temel ilişkiye konu olayları müvekkiline karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığını, davacı borçludan sonraki ciranta ile dahi alacaklı müvekkili arasında bir ciranta borçlu daha yer aldığını, davacı-borçlu İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/109 Esas- 2022/325 Karar sayılı kararı ile bu dosyada mahkemece alınan resmi bilirkişi raporunu gizlemekte olduğunu, yine aynı dosyada huzurdaki avukatından başka bir avukatı olan icra hukuk mahkemesindeki davayı ilk önce ikame eden avukatının dilekçe ve beyanları birbirinin zıttı yönde olduğunu, yine dava dışı Serpil Ayıtkan'ın yapmış olduğu savcılık şikayet dosyası olan 2021/252899 soruşturma sayılı dosyada da davacının beyanları ve bu dosya içerisinde giren sözleşme ve kayıtlar davacının davasında alenen haksız ve kötü niyetli olduğunu göstermekte olduğunu, davacı-borçlunun İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/109 Esas sayılı dosyasıyla imza ve borca itiraz davası açtığını, bu dosyaya da mahkemece alınan 04.04.2022 tarihli resmi bilirkişi raporu ile senet metnindeki imza ve yazıların ... 'un eli ürünü olduğunun belirlendiğini, davacının imza ve borca itiraz davasının da 26/05/2022 tarihinde reddolunduğunu, yani davalı müvekkili lehine sonuçlandığını, ayrıca davacı - borçlu aleyhine kötü niyet tazminatı ve hazine lehine olacak şekilde para cezasına hükmolunduğunu, yani mahkemece davacının kötü niyeti sabit bulunarak ayrıca cezalandırıldığını, huzurdaki davanın tarihi 30/05/2022 olmasına rağmen yani hem bilirkişi raporunun tarihinden hem de borca itiraz davası karar tarihinden sonra olmasına rağmen davacı tarafından dilekçesinde bu dosyalardan bahsedilmemekte olduğunu, sırf bu durumun dahi davacının davasında kötü niyetli olduğunu ve sayın Mahkemeye yanıltmaya yönelik olarak davrandığını göstermekte olduğunu tüm bu nedenlerle davacı tarafından açılan haksız ve kötü niyetli davacının davasının reddi ile ayrıca %20'den aşağı olmamak üzere icra ve inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ...'ın davaya cevap vermedikleri tespit edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2022/376 esas, 2024/190 karar sayılı, 06/03/2024 tarihli kararı ile; ''1-Davanın REDDİNE,
2-İİK 72/4 maddesi uyarınca takibe konu asıl alacağın %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, " karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/376 E. 2024/190 K. sayılı dosyası üzerinden açılan menfi tespit davasının reddine ve davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine ilişkin 06/03/2024 tarihli kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu senedin sahtecilik ve dolandırıcılık ürünü olması nedeniyle İstanbul Anadolu 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2023/192 E. sayılı dosyasında yargılaması devam eden ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, Yargıtay içtihatları uyarınca ceza davası sonucunun hukuk mahkemesi için bağlayıcı olduğunu, davalı hamil ...'ın diğer cirantalarla fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiğini, dolandırıcılık eylemini perdelemek amacıyla hukuki görünüm kazandırılmaya çalışıldığını, mücerretlik ilkesinin kötü niyetli hamiller lehine uygulanamayacağını, davalıların sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sabıkalı olduklarını ve huzurdaki davanın açıldığı tarihte benzer suçlardan cezaevinde bulunduklarını, davalıların hiçbir mal varlıklarının bulunmadığını ve çelişkili ifadeler verdiklerini, davaya konu senet hakkındaki bedelsizlik iddialarının mahkemece araştırılmadığını, sadece imzanın müvekkile ait olduğuna dair bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin eksik inceleme teşkil ettiğini, hayatın olağan akışı gereği davacı ile davalılar arasında bu miktarda bir borç ilişkisinin bulunmasının mümkün olmadığını, davalıların mali durumlarının senette yazılı tutarı karşılamaya yetmediğini, davalı ...'ın ifadesinde senedin taşınmaz satışına karşılık alındığını ancak taşınmaz devri yapılmadığı halde senedin icraya konulduğunu beyan ettiğini, taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin resmi şekilde yapılmadığı sürece geçersiz olduğunu, davalıların iddialarını destekler hiçbir somut delil sunamadıklarını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulü ile müvekkilin borçlu olmadığının tespitini, talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; bahse konu senet metni incelendiğinde alacaklı müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, davacı-borçlunun kendisinden önceki ve sonraki ciranta ile arasındaki temel ilişkiye konu olayları müvekkiline karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığını, davacı borçludan sonraki ciranta ile dahi alacaklı müvekkili arasında bir ciranta borçlu daha yer aldığını, bu hususun ilk derece mahkemesince de tespit edildiğini ve davacı yan iddialarını HMK 201. Maddesi uyarınca yazılı delille ispatlayamadığını, davacının istinaf taleplerinin reddini ve İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/376 E. 2024/190 K. sayılı ilamının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında, icra takibine konu bono yönünden sahtelik ve bedelsizlik iddiasına dayalı olarak menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Dosyanın tetkikinde; davalı/hamil ... tarafından başlatılan İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğünün 2021/21573 esas sayılı takip dosyasına dayanak dava konusu bononun keşide tarihinin, 20/02/2021, ödeme tarihinin 18/08/2021 olduğu, keşidecisinin dava dışı Serpil Ayıtkan, lehtarının davacı ... olduğu, diğer davalıların ciranta oldukları, 1.750.000-TL bedelli bono yönünden imza sahteliği, bedelsizlik ile davalıların kötüniyetli oldukları iddiaları kapsamında menfi tespit isteminin mevcut olduğu görülmüştür.
Mahkemece grafolog bilirkişi heyeti marifeti ile inceleme yaptırıldığı, dava konusu bono üzerindeki lehtar/1.ciranta imzasının davacının eli ürünü olduğunun kesin olarak tespit edildiği, İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/109 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da aynı tespitlerin mevcut olduğu, böylece takip ve davaya konu senet üzerindeki imzanın davacı eli ürünü olduğunun sabit olduğu anlaşılmıştır.
Davacının diğer iddiası bononun bedelsiz olduğu ve davalıların kötüniyetli olduklarına yönelik olup ''mücerretlik ilkesi'' gereğince kambiyo senedine dayalı alacak bakımından ispat yükünün kambiyo senedi borçlusu davacı üzerinde olduğu açıktır. Davacının kambiyo senedinin düzenlenmesine dayanak teşkil eden temel borç ilişkisini ve bu ilişki kapsamında borçlu olmadığını ispatlaması gerekmektedir. HMK'nın 200 ve 201. maddeleri ışığında senede karşı senetle ispat kuralı gereğince borçsuzluk iddiasının senetle ispat edilmesi şarttır. Ayrıca 6102 sayılı TTK'nın 778. maddesinin atfıyla bonolar yönünden uygulanması gereken TTK'nın 687. maddesinin; ''(1) Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.(2) Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır.'' şeklindeki düzenlemesi ışığında somut olaya bakıldığında, şahsi defilerin ciro yolu ile hamil olan davalıya karşı ileri sürülebilmesinin bononun iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu açıktır. Dolayısıyla davacı, öncelikle senedin bedelsiz olduğunu yazılı delil ile ispat etmelidir. Senedin bedelsiz olduğunun ispat edilmesi durumunda senedi ciro yolu ile devralan hamilin senedin bedelsiz olduğunu ve bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin tanık dâhil her türlü delille ispatı mümkündür. Davacı taraf kendisinden sonraki ciranta (davalı ...) ile hamilden önceki ciranta (davalı ...) ve hamil (davalı ...) aleyhine ikame ettiği dava kapsamında bedelsizlik ve kötüniyet iddialarına karşı delil olarak soruşturma neticesinde kamu davası açılan İstanbul Anadolu 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/192 E. sayılı dosyasına dayanmış ise de gerekçeli kararda işbu delile ilişkin herhangi bir değerlendirmeye yer verilmemiştir. Ayrıca HMK'nın 226. maddesinin 1/c bendi gereğince yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıaların yeminin konusu olamayacağı açık olup davacı tarafa yemin hakkının hatırlatılması ve yemin deliline dayanılmadığından bahisle davanın ispatlanamadığı sonucuna varılması isabetsiz bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle davacının dava dilekçesinde dayandığı deliller toplanıp tetkik edilmeden, istinaf aşamasında olduğu belirtilen İstanbul Anadolu 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/192 E. sayılı dosyasının akıbeti ve içeriği incelenip gerekirse bekletici mesele yapılması gerektiği ele alınmadan HMK'nın 27. maddesinde yer alan hukuki dinlenilme hakkına aykırı şekilde, bahsi geçen kanuni açıklamalar ışığında değerlendirme yapılmadan davacıdan sonraki ciranta olan davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı hamil yönünden davanın esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;
2-İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../03/2024 tarih, 2022/... E. 2024/... K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/06/2026