Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1082 E. 2026/1144 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1082
- Karar No
- 2026/1144
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1082
KARAR NO: 2026/1144
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 12/12/2023
NUMARASI: 2022/57 E. - 2023/296 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Türkiye’de ve dünyada
müşterilerinin dijitalleşme yolculuklarına değer katma ve hayatlarını zenginleştirme misyonu
ile hareket eden, yaklaşık 33,7 milyon abonesi bulunan bir GSM operatörü olduğunu, müvekkili şirketin
tanınmış "TURKCELL" markasının TPMK nezdinde “ozel/01162” tescil numarası ile koruma altında
olduğunu, keza 2015/60601, 2015/56497 ve 2015/56495 sayılar ile TPMK nezdinde tescilli "TURKCELL" ibareli markaların da müvekkili adına tescilli olduğunu, ancak hal böyle iken,
davalıya ait işletmede müvekkilinin tescilli markalarının/ayırt edilemeyecek derecede
benzerlerinin kullanıldığının tespit edildiğini, akabinde söz konusu tecavüz eyleminin
durdurulması amacıyla karşı tarafa ihtarname gönderildiğini, ancak davalı tarafından marka
hakkına tecavüz teşkil eden eylemlere devam edildiğini, söz konusu eylemlerin mahkeme 2021/313 D.İş sayılı dosyasında yapılan delil tespiti ile de sabit olduğunu, davalı eylemlerinin müvekkilinin markadan doğan haklarına zarar verdiğini iddia ederek, markaya tecavüzün tespitini, önlenmesini, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini ve verilecek hüküm özetinini ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 07/11/2023 tarihli dilekçesi ile, 1.000,00-TL olan maddi tazminat talebini 29.140,92 TL tutarında ıslah ederek harcını yatırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin 2021/313 D.İş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunun kendisinin işletme ile ilişiğinin bulunmadığı dönemde düzenlendiğini, bu sebeple o dönemde kendisinin sahibi olmadığı işletme hakkında bir kusurunun kabul edilemeyeceğini, keza kendisinin belirtilen adreste ticari faaliyetine başladığından itibaren davacı markalarına ilişkin herhangi bir kullanımının kati suretle gerçekleşmediğini, bu durumun Gaziosmanpaşa 6.İcra Müdürlüğü'nün 2021/14948 Talimat sayılı dosyasındaki haciz tutanağı ile de sabit olduğunu, kendisinin bir kusurunun bulunmadığı savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...davalının herhangi bir hakka dayanmadan işyerinin dış mekan tabelasında "TURKCELL+
ŞEKİL" marka kullanımınında bulunduğu, bu kullanımın doğrudan davacı taraf markalarının kullanımı niteliğinde olup davalının davacının bayisi olduğu izlenimi verdiği ve mutlak olarak iltibasa sebep olacağı, bu
itibarla tespit edilen markasal kullanımın, davacının tanınmış ve tescilli markalarından doğan
hakları ihlal ettiği sonuç ve kanaatine varılarak tecavüze ilişkin talep yönünden dava kabul edilmiştir.
Davacının maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; dosyaya getirtilen Vergi Dairesi kayıtlarından davalının ihlalin gerçekleştiği iş yerini 08/06/2020 tarihinde açtığı, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının uygulanması için mahale gidilmesinden önce 07/02/2021 tarihi itibarıyla tecavüze son verdiği görülmekle, davacının lisans seçeneğine göre, ibraz edilen emsal lisans sözleşmesi uyarınca tabela kullanım bedeli olarak bu süre ile sınırlı istenebilecek tazminat tutarının 4.887,32 TL olduğu anlaşılmakla, bu miktar yönünden maddi tazminat talebi kabul edilmiştir. Davacının emsal sözleşmede mevcut olup talep ettiği ve faturalarda DSN Plus Hizmet Bedeli olarak belirtilen tutar ise davacının bayilerine sağladığı bir takım malzeme ve hizmet bedeli olup, lisans bedeli olmadığından bu bedel yönünden talep kabul edilmemiştir. Davalının yukarıda değinilen eylemi aynı zamanda davacının markadan doğan manevi haklarını da ihlal ettiğinden, ihlalin niteliği, süresi, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 5.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir" şeklinde karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Yerel Mahkeme tarafından verilen hüküm eksik inceleme ve değerlendirme neticesinde verildiğini, tabela kullanım bedelinin ödenmesine hükmedilmişse de hatalı olarak DSN Plus Hizmet Bedelinin ödenmesi yönünden taleplerinin kabul edilmediğini, dosyada mübrez emsal sözleşmeler incelendiğinde DSN Plus Hizmetleri de lisans bedeli kapsamında ödemekle yükümlü olunan ve faturası kesilen bedellerin ödenmemesi yönünde hatalı olarak hüküm kurulduğunu, yerel mahkeme tarafından DSN Plus Hizmet Bedelinin lisans bedeli olmadığı yönünde hatalı bir değerlendirme yapılarak hüküm kurulmuş olsa da; DİJİTAL SATIŞ NOKTASI PLUS TAAHHÜTNAMESİ’nin 4. Maddesinde geçen; “İşbu taahhütname kapsamında DSN Plus Paketi satın almamız dolayısıyla aşağıda sayılan ve TDM tarafından tarafımıza faturalanacak olan bedelleri, aşağıda yer verilen ve varsa TDM ile anlaşacağımız ilave şartlar uyarınca TDM’ ye ödeyeceğimizi, bu faturalama/tahsilat süresince TURKCELL ve/veya TUKRCELL SATIŞ’ ın herhangi bir dahlinin olmayacağını, söz konusu bedelleri eksiksiz ve zamanında ödememiz ve işbu taahhütnameyi imzalamamız akabinde TURKCELL ve TURKCELL SATIŞ’ ın nihai kararı neticesinde DSN Plus olarak faaliyet gösterebileceğimizi, DSN Plus Paketi bedeli (TDM tarafından bildirilecek tutarda ve taahhütname süresince bir kereliğine)...” ibaresi kapsamında, lisans alan şirketlere, marka kullanımı nedeni ile tabela bedeli ve hizmet bedeli açıklaması ile faturalar kesilerek lisans bedeli talep edildiğini beyan ettiğini, bu hususa ilişkin olarak Müvekkili Şirket tarafından fatura kesildiğini,
-Yerel Mahkemece hükmedilen 5.000,00-TL’lik manevi tazminat miktarı, Müvekkili Şirketin marka değeri, itibarı, iş hacmi gibi hususlar dikkate alındığında son derece düşük olup, Müvekkil’in manevi zararını tazmin etmekten uzak ve yeterli gerekçeden yoksun olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından, Davalının eylemlerinin ve uyuşmazlık konusu durumun Müvekkil’in marka hakkını ihlal ettiği tespit edilmiş ise de manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile davalının 5.000,00 TL manevi tazminat ödemesine karar verildiğini, marka hakkına tecavüzlere karşı mücadele için etkin ve caydırıcı tedbirlerin alınması büyük önem taşıdığını manevi zararla orantılı ve caydırıcılığı olan daha yüksek bir manevi tazminat miktarına hükmedilmesi gerektiğini bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ile hüküm özetinin ilanı taleplidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, 2015/60601, 2015/56495 ve 2015/56497 tescil numaralı "TURKCELL" ve "TURKCELL+ŞEKİL" ibareli markaların davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Davaya dayanak yapılan ve dosya arasına alınan mahkemenin 2021/313 d.iş sayılı dosyasında yapılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporu ile, "tespit talep edilen “Sarıgöl Mah. Laleli Cad. No:25/A Gaziosmanpaşa/İstanbul” adresin
giriş tabelasında, tespit talep eden yana ait markaları ihtiva eder kullanımların
gerçekleştirildiği,
ilgili kullanımlar ile tespit talep eden yana ait markaların nihai tüketici nezdinde iltibasa
sebebiyet verecek kadar benzer olduğu,
ilgili kullanımların tespit talep eden yan marka hakkına tecavüz teşkil eder mahiyette
olduğu" belirtilmiştir.
Mahkemeye sunulan heyet tarafından hazırlanan 17/02/2023 tarihli raporda sonuç olarak, mahkemenin 2021/313 D. İş dosyasında tespit edilen, davalı işyerinin dış mekan tabelasındaki "TURKCELL+
ŞEKİL" marka kullanımının, doğrudan davacı taraf markalarının kullanımı niteliğinde olup davalının davacının bayisi olduğu izlenimi verdiği ve mutlak olarak iltibasa sebep olacağı, bu
itibarla tespit edilen markasal kullanımın, davacının tanınmış ve tescilli markalarından doğan
hakları ihlal ettiği değerlendirilmiştir. Ayrıca, dosyadaki bilgilerden, değişik iş
dosyasında tespit yapılan işyerinin tespit tarihinde davalıya ait olduğu kanaatine ulaşıldığı, davacı tarafından dosyaya sunulan dijital satış noktası plus taahhütnamesi ve
sözleşme kapsamında kesildiği görülen satış faturaları üzerinde yapılan incemeler sonucunda,
Sayın Mahkeme tarafından davalı tarafın tabelasındaki kullanımların hak ihlali olduğuna karar
verilmesi halinde, davacı tarafa 7.309,32 TL tabela bedeli ödemesi gerektiği; davacı
tarafından sunulan faturalarda görülen 36.279,92 TL bedelli DSN Plus Hizmet Bedeli’nin
içeriğinin anlaşılamadığı, taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığı, bu nedenle DSN Plus
sözleşmesi kapsamında verilen hizmetlerden davalı tarafın yararlanmadığının açık olduğu, bu
tutar yönünden takdirin Mahkeme’ye ait olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi raporuna itiraz üzerine dosya itirazları karşılar ve ayrıca davalının 08/06/2020 tarihinde işlemeyi açtığı ve 07/02/2021 tarihi itibarıyla tecavüze son verdiği görülmekle, tecavüzün niteliği ve süreside gözetilmekle davacı tarafın isteyebileceği maddi tazminat yönünden ek rapor tanzimi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 18/07/2023 tarihli raporda sonuç olarak, davacı tarafından dava dosyasına sunulan emsal lisans sözleşmeleri ve bu sözleşmeler
kapsamında kesilen faturalarda görülen yıllık tabela ücreti dikkate alınarak, davalı
tarafından, hak ihlali süresince, davacı tarafa tabela ücreti adı altında ödenmesi gereken
bedel 4.887,32 TL. olarak hesap edildiği, Mahkeme tarafından, davacı tarafından emsal lisans sözleşmeleri kapsamında
düzenlenen faturalarda görülen DSN Plus Hizmet Bedeli’nin de davalı tarafından davacı
tarafa lisans bedeli olarak ödenmesine karar verilmesi halinde, davalı tarafın hak ihlali
süresince, davacı tarafa, DSN Plus Hizmet Bedeli adı altında ödemesi gereken tutar
24.253,60 TL olarak hesap edildiği belirtilmiştir.
SMK m.7 maddesinde marka sahibinin izinsiz olarak yapılması hâlinde, önlenmesini talep edebileceği fiiller belirtilmiş, aynı kanunun 29. Maddede ise, marka hakkına tecavüz sayılan fiiller gösterilmiş, buna göre , marka sahibinin izni olmaksızın, tescilli olan marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan bir işaretin tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması marka hakkına tecavüz olarak gösterilmiştir.
Somut olayda, Davacının TURKCELL markasının sahibi olduğu, davalıya ait işletmede davacının marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin bulunduğu, adresin
giriş tabelasında, davacı yana ait markaları ihtiva eder kullanımların
gerçekleştirildiği, bunun marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, davacı tarafından emsal lisans sözleşmeleri kapsamında
düzenlenen faturalarda görülen DSN Plus Hizmet Bedeli’nin de davalı tarafından davacı
tarafa lisans bedeli olarak ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği ancak davacının uğradığı zararın tespit edilmesi için SMK m.151/£.2'deki sayılan seçimlik haklarından (c) bendinde geçen; “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.” hesap yöntemi kullanılarak maddi zararının hesaplanmasını talep ettiği, bu yönteme göre yapılan hesapta DSN Plus Hizmet Bedeli’nin istenemeyeceği, verilen maddi tazimatta aykırılık bulunmadığı, manevi tazminatın da hukuka uygun olduğu anlaşılmakla istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre yapılan inceleme sonucunda ilk derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, sonuç olarak tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf edenin sıfatına göre davacı vekilinin istinaf talebinin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy .... Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../12/2023 tarih ve 2022/... E., 2023/.. K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/06/2026