Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1078 E. 2026/1132 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1078
Karar No
2026/1132
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1078

KARAR NO: 2026/1132

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 11/01/2024

NUMARASI: 2021/286 E. - 2024/8 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Türkiye'nin ilk ve Anayasa ile kurulmuş tek kamu yayın organı olduğunu; 57 yıldır ülkemizde sektöre yön verdiğini, onlarca televizyon, radyo, online platform yayınlarıyla Türkiye'de en çok bilinen ve tanınan markalardan olduğunu, TRT yapımlarının dünya çapında izleyici kitlesinin olduğunu, yalnızca ulusal alanda değil uluslararası yayıncılık sektöründe de tanınan bir marka olduğunu, davalının TYT esas unsurlu markalarının davacının tecilli tanınmış markaları ile SMK m. 5/1-ç ve m. 6/1 uyarınca ayniyete varacak derecede benzerlik yaratarak karıştırılma ihtimaline yol açtığını SMK m. 6/5 uyarınca davalının, davacının tanınmış markalarından haksız yarar sağlayabileceğini, TRT'nin tanımış markalarının itibarının ve ayırt edici karakterinin zarar göreceğini, davalının her bir tematik kanal için seçtiği isimlerin dahi davacı ile aynı olduğunu, örneğin çocuk kanalı için tıpkı davacı gibi “çocuk”, İngilizce içerik yapan kanalı için “Wold”, haber içerikleri sunan kanal için “Haber” ibaresini kullandığı ifade ettiğini, davalının tescilli 2018/81530 nodu “tytworld”, 2018/81528 no'lu “tytkurdi”, 2018/81531 no'lu “tytsharg”, 2018/81416 no'lu “tyttürkçocuk”, 2018/81448 no'lu “tyttürkhaber”, 2018/81436 no'lu “tyttürkkadın”, 2018/81456 no'lu “tyttürksharg”, 2017/95193 no'lu “tyt5”, 2019/74005 no'lu “tythaber” markalarının hükümsüzlüğüne karar verilerek sicilden terkin edilmesini, üçüncü kişilere devrinin, kullanımının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbire karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın sessiz kalarak hak kaybına uğradığını, dava konusu markaların 2018 yılında tescil edildiğini, davacının ise huzurdaki davayı 2021 yılında ikame ettiğini, davacının hükümsüzlük iddiasına dayanak edindiği markalarını etkin şekilde kullanmadığını, öne sürülen kullanmama defi dolayısıyla davacının kullanımın ispatına ilişkin delil sunmasının talep edildiğini, TNT, TGRT gibi markalar varlıklarını devam ettirirken davalının “TYT Türk” markasının reddinin eşitlik ilkesine aykırı olacağını, davalının markasındaki TYT ibaresinin “Türkiye'nin Yeni Televizyonu” ibaresinin kısaltması olduğunu, davacının markalarındaki “TRT” ibaresinin ise “Türkiye Radyo Televizyon” ibaresinin kısaltılması olduğu; karıştırılamayacağı BRT-DRT-KRT-TVT-TYTZ-TGRT-AJANSTÜRK-GALATÜRK-EKOTÜRK-MİLETÜRK ibareli markaların da TRT ile aynı anda varlığını sürdürdüğü ve tüketiciler nezdinde karıştırılmadıklarını, tüketicilerin kanal izleme konusunda bilinçli olduğunu, 38. sınıftaki hizmetlerin doğası gereği sosyo-ekonomik ve kültürel yapısı daha yüksek, eğitimli bir tüketiciye hitap ettiklerini, davacı markalarında yer alan “wold”, “çocuk”, “Türk” gibi ibarelerinin ayırt edici olmadığını, dolayısıyla hükümsüzlük iddialarına dayanak edilen davacı markalarının zayıf markalar olduğunu, davacının 38. ve/veya 41. sınıflarda tescilli TR1, TRY, TYT, TNT ibareli markalara itiraz dahi etmediğini, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, Davanın reddine ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi talep etmiştir.

Cevaba Cevap Dilekçesi :Halihazırda verilen ihtiyati tedbir kararına ek olarak, dava süresince söz konusu markaların herhangi bir surette kullanımının engellenmesini, konusunda da ayrıca teminatsız olacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı adına tescilli "tytworld", "tytkurdi", "tytsharq", "tyttürkçocuk", "tyttürkhaber", "tyttürkkadın", "tyttürksharq", "tyt5" ve "tythaber" markalarının tamamı hakkında hükümsüzlük kararı verilmesine, bu markaların tüm sınıflarda tescilinin iptali ile Türk Patent ve Marka Kurumu sicilinden terkin edilmesini, hükümsüzlük kararının şerhine ve mahkeme kararının ülkemiz çapında yayın yapan en yüksek tirajlı gazetelerden birinde ilan edilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesi kararıyla; TPMK nezdinde davalı adına tescilli bulunan 2018/81530 nolu “tytworld” ibareli marka, 2018/81528 nolu “tytkurdi” ibareli marka, 2018/81531 nodu “tytsharq” ibareli marka, 2018/81416 nolu “tyttürkçocuk” ibareli marka, 2018/81448 nolu “tyttürkhaber” ibareli marka, 2018/81436 nolu “tyttürkkadın” ibareli marka, 2018/81456 nolu “tyttürksharq” ibareli marka, 2017/95193 nolu “tyt5” ibareli marka, 2019/74005 nolu “tythaber” ibareli markaların bulunduğu, davalı adına ise TPMK nezdinde "TRT, TRTHABER, TRTKÜRDİ, TRTWORLD, TRTÇOCUK, TRT6, TRTTÜRK" ibareli markaların bulunduğu, mahkememizce dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda tarafların markalarının ayrıntılı olarak irdelendiği, davacı adına tescilli markaların esas ibaresi olan TRT ile davalı adına tescilli bulunan markaların esas ibaresi olan TYT 'nin kavramsal olarak incelenmesinde her iki tarafların markaları arasında kavramsal olarak benzerlik bulunduğunu sabit olduğu, taraflar adına tescilli markaların genel olarak 38. Ve 41. Sınıflarda tescilli oldukları, bu haliyle sınıflar arasında da benzerlik bulunduğu, davacının markalarının davalının tescil başvurusundan yaklaşık 4 yıl önce tescil edildiği, davacı markalarının ise dava tarihi olan 06/09/2021 tarihinden önce 2018 ve 2019 yıllarında tescil edildikleri, bu haliyle sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluşmadığı, davacının dava konusu edilen tüm markaları televizyonculuk alanında kullandığı, bu haliyle davalının kullanmama def'inin de yerinde olmadığı anlaşılmakla; markaların görsel, kavramsal, fonetik açıdan benzerliği, markaların tescilli oldukları sınıflar dikkate alındığında davalı markalarının tüketici nezdinde aynı ve benzer olarak algılanacağı dikkate alınarak,"

1-Davanın KABULÜ ile TPMK nezdinde davalı adına tescilli 2018/81530 nolu “tytworld” ibareli marka, 2018/81528 nolu “tytkurdi” ibareli marka, 2018/81531 nodu “tytsharq” ibareli marka, 2018/81416 nolu “tyttürkçocuk” ibareli marka, 2018/81448 nolu “tyttürkhaber” ibareli marka, 2018/81436 nolu “tyttürkkadın” ibareli marka, 2018/81456 nolu “tyttürksharq” ibareli marka, 2017/95193 nolu “tyt5” ibareli marka, 2019/74005 nolu “tythaber” ibareli markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,

2-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez ilanına karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, cevap dilekçesinde açıklanan ve mahkemece re’sen gözetilecek diğer nedenler ile rapora karşı itirazlarının sunulmasın rağmen mahkemece itirazlarının reddinin hukuka aykırı olduğunu, yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, dosyadaki emsal karara dayanak rapor ile aralarındaki çelişkinin giderilmesi için yeni bir heyete dosyanın tevdiini ve sektör bilirkişisi atanmasını ve emsal mahkeme kararının bekletici mesele yapılması taleplerinin kabul edilmesi için mahkeme kararının istinaf incelemesi ile kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

Davalı vekili 13/05/2024 tarihli dilekçesi ekinde PDF formatında dilekçe gönderildiğini belirttiği, dilekçenin ekinde başka mahkeme Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesi'ne hitaben yazılı dilekçe bulunduğu, davalı vekili tarafından Dairemize verilen 23/12/2024 tarihli beyan dilekçesinde, sehven başka müvekkile ait dilekçe gönderildiği belirtilmek sureti ile dilekçe ibraz edildiği görülmüştür.

Davalı vekili tarafından Dairemize gönderilen 23/12/2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde bulunan dilekçede özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafa ait markalar ile müvekkili adına tescilli markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan iltibas oluşturacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığını, yerel mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, söz konusu raporda markaların bütünüyle değerlendirilmek yerine parçalara bölünerek zorlama bir benzerlik yaratıldığını, önceki tarihli emsal mahkeme kararlarında markaların benzer olmadığı yönünde kanaat oluştuğunu, bu durumun raporlar arasında çelişki yarattığını ve bu çelişkinin giderilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve davanın reddi gerektiğini, sektör bilirkişisi eşliğinde yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını, emsal mahkeme kararının bekletici mesele yapılmasını, duruşmalı istinaf incelemesi yapılarak mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP:

Davacı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin "TRT" esas unsurlu tanınmış markalarına karşılık davalının "TYT" esas unsurlu markalarının tescil ettirdiğini, bu markaların müvekkili markaları ile karıştırılma ihtimaline yol açtığını, müvekkilinin tanınmış markalarından haksız yarar sağladığını, bilirkişi raporunda da davalı markalarının davacı markaları ile benzerlik taşıdığı, karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacının markalarının tanınmış marka statüsünü haiz olduğu sonucuna varıldığını, mahkemece davalının markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verildiğinden davalının haksız istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davanın konusu davalı adına tescilli, 2018/81530 nodu “tytworld”, 2018/81528 no'lu “tytkurdi”, 2018/81531 no'lu “tytsharg”, 2018/81416 no'lu “tyttürkçocuk”, 2018/81448 no'lu “tyttürkhaber”, 2018/81436 no'lu “tyttürkkadın”, 2018/81456 no'lu “tyttürksharg”, 2017/95193 no'lu “tyt5”, 2019/74005 no'lu “tythaber” markalarının hükümsüzlüğü davasıdır.(SMK m. 5/1-ç ve m. 6/1 ve 6/5 maddeleri uyarınca)

Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

15/03/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;" Davalı'nın tescilli 2018/81530 nolu “tytworld”, 2018/81528 nodu “tytkurdi”, 2018/81531 nolu “tytsharg”, 2018/81416 no.lu “tyttürkçocuk”, 2018/81448 no.lu “tyttürkhaber”, 2018/81436 no.lu “tyttürkkadın”, 2018/81456 no.lu “tyttürksharg”, 2017/95193 no.lu “tyt5”, 2019/74005 no.lu “tythaber” markalarının davacıya ait “TRT” esas unsurlu seri markalar ile SMK m. 5/1-ç ve SMK m. 6/1 uyarınca tescilli oldukları 38. ve 41. sınıflardaki tüm mal ve hizmetler yönünden karıştırılabileceği dolayısıyla hükümsüz kılınmalarının mümkün görüldüğü; Davacıya ait TRT ibaresinin ülkemizde tanınmış bir ibare olduğu, davacının TRT esas unsurlu markalarının da tanınmış marka statüsünü haiz olduğu; daval'nın tescilli 2018/81530 nodu “tytworld”, 2018/81528 nolu “tytkurdi”, 2018/81531 no'lu “tytsharg”, 2018/81416 nolu “tyttürkçocuk”, 2018/81448 nodu “tyttürkhaber”, 2018/81436 no.lu “tyttürkkadın”, 2018/81456 no.lu “tyttürksharg”, 2017/95193 no.lu “tyt5”, 2019/74005 no.lu “tythaber” markalarının SMK m. 6/5 uyarınca davacının TRT esas unsurlu tanınmış markalarının tanınmışlığından, reklâm değerinden, tüketiciler nezdindeki olumlu imajından, haksız yere faydalanma, markanın ayırt ediciliğini zedeleyerek sulandırma sonucunu doğuracağının kabul edilebileceği; Davalının ileri sürdüğü kullanmama define ve susma yoluyla hak kaybına yönelik iddialarına itibar edilemeyeceği" belirtilmiştir.

Ankara BAM 20 HD' nin 2022/1131 esas 2024/1308 karar sayılı dosyasında ilk derece mahkemesince, YİDK kararının iptaline ilişkin davada davanın kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'nın 2020-M-357 sayılı kararının iptaline karar verildiği, istinaf edilmesi neticesinde istinafın esastan reddine karar verildiği ve temyiz edilmesi neticesinde, Yargıtay 11, HD' nin 2024/5708 esas , 2025/4035 karar sayılı kararı ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesinin talep ve dava edildiği, davalıya ait tescilli markaların davacıya ait “TRT”

esas unsurlu seri markalar ile SMK m. 5/1-ç ve SMK m. 6/1 uyarınca tescilli oldukları

38. ve 41. sınıflardaki tüm mal ve hizmetler yönünden karıştırılabileceği ve davacıya ait TRT ibaresinin ülkemizde tanınmış bir ibare olduğu, davacının TRT esas

unsurlu markalarının da tanınmış marka statüsünü haiz olduğu, davalı adına tescilli dava konusu markaların, SMK m. 6/5 uyarınca davacının TRT

esas unsurlu tanınmış markalarının tanınmışlığından, reklâm değerinden, tüketiciler

nezdindeki olumlu imajından, haksız yere faydalanma, markanın ayırt ediciliğini

zedeleyerek sulandırma sonucunu doğuracağı ve YİDK iptal davalarının itiraza konu edilen kapsamla değerlendirilebileceği dava konusunun ise hükümsüzlük davası olduğundan ve markanın hükümsüzlüğü şartları gerçekleştiğinden mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.

Davalı tarafından davacının sessiz kalma sebebi ile hak kaybına uğradığını ileri sürmüş ise de, davalıya ait markaların tescil tarihleri ile dava tarihi 06/09/2021 arasında 5 yıllık sürenin geçmediği bu nedenle sessiz kalma yolu ile hak kaybı olmayacağından mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar yerindedir.

Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../01/2024 tarih ve 2021/... E., 2024/.. K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1078, K. 2026/1132, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1078-e-2026-1132-k-6c45756269eb