Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1102 E. 2026/1066 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1102
Karar No
2026/1066
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1102 Esas

KARAR NO: 2026/1066

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 16/04/2024

NUMARASI: 2022/128 E. - 2024/103 K.

DAVANIN KONUSU: ... hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, kaldırılması, markanın hükümsüzlüğü

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/06/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın kozmetik, bakım, parfüm, kolonya ve takviye edici ek gıda ürünlerinin üretim ve satışını yaptığını, ticaret hayatına başladığı günden bu yana "... " ve "... ..." markalarını kullandığını; 03, 05, 29 sınıflarında “... ..." markasının ... tescil numarasıyla, 03, 05 nice sınıflarında “...” markasının ... tescil numarası ile müvekkili firma adına tescil edildiğini; müvekkili firmaya ait ... ve ... ... markalı ürünlerin tanınırlık kazandığını; müvekkili şirketin 2011-2022 yılları arasında sadece reklam çalışmaları için 3.681.171 USD harcadığını; müvekkili firmaya ait markanın ayrıca WIPO nezdinde İspanya, Fransa, Belçika, Lüksemburg, Almanya, Avusturya, Danimarka, Macaristan, İtalya, Polonya, Birleşik Krallık, Azerbaycan, Mısır, Romanya, Rusya, Türkmenistan, ABD, Kolombiya, İsrail, Çin gibi onlarca ülkede de tescilli olduğunu; davalı şirketin ise ...başvuru numarası ile "... ..." markasını tescil etmek üzere başvuruda bulunduğunu ve tescil aldığını; davalı şirketin saç ve sakal ürünleri gibi kozmetik ürünler piyasaya sürerek müvekkili ile aynı sektörde faaliyete başladığını; davalı şirketin haksız şekilde kazanç ve menfaat elde etmeye çalıştığını; zira davalı firmaca kullanılan ... ve logonun müvekkili firmaya ait ... ve logoyla birebir aynı olduğunu; ... ... ve ... ... isimlerindeki harfler ve dizilişin birebir aynı olduğunu; müvekkiline ait markaya iltibas yaratacak şekilde oluşturulan ... markasının yazılışı yanında markanın okunuşunun dahi birebir müvekkiline ait ... ile aynı olduğunu, hatta “Ê” harfindeki özel işaretin dahi davalı firmaca kopyalandığını; iki ... arasında ortalama tüketici tarafından ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğunu; davalının kullandığı "... ..." markasının müvekkiline ait "... "ve “... ..." markasını taklit ettiği aşikar olup iltibas yaratan ""... ..." markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini; ayrıca davalı kullanımının müvekkili markasına tecavüz teşkil ettiğini; davalı şirketin sadece müvekkiline ait ... ve işaretleri değil; ambalaj tasarımlarını da taklit ettiğini; davalı firmanın düşük fiyatlı ve kalitesiz ürünler piyasaya sürdüğünü; davalı markaya ait ürünleri kullanan kişilerin cildinde tahriş olma, saç ve sakalda dökülme, ciltte sivilcelenme şeklinde reaksiyonlar meydana geldiğini ve müvekkili firmanın bu konuda şikayet telefonu aldığını; davalı markasının tüketici nezdinde müvekkiline ait ... ile karıştırıldığını ve müvekkili markasının itibarını zedelediğini belirterek ... numara ile davalı adına tescilli bulunan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmek sureti ile sicilden terkinine, davalının müvekkiline ait markayı haksız kullandığının tespitine, tecavüzün önlenmesine, sonuçların ortadan kaldırılmasına, davalı yanın TTK hükümlerince haksız rekabet teşkil eden fiillerinin tespit edilmesine, müvekkiline ait ‘... ...’ markasının izinsiz kullanımının dava sonuna kadar tedbiren dava sonunda tamamen durdurulmasına, ‘... ...’ ibaresi içeren her türlü reklam, afiş, ambalajın ve bu ibareyi içeren her türlü araç gerecin üçüncü kişiler elinde olsa dahi imhasına, davalının internet üzerinden satış ve teşhir gerçekleştirdiği başta kendi sitesi https://www.....com olmak üzere diğer pazar yerleri olan birçok pazar yerinde satılan ... ... ürünlerin satışının önce tedbiren sonra kesin hüküm doğurmak üzere satışının durdurulması ve ürünlerin toplatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin herhangi bir kullanımının davacının markaları ile iltibas yahut iltibas tehlikesi yaratacak düzeyde olmadığını; harfsel benzerliğin dikkate alınabilmesi için markaları oluşturan kelimelerin anlam taşımamalarının yahut benzer anlam taşımaları gerektiğini; müvekkiline ait markanın İngilizcede "başka " anlamına geldiğini, bunun Türkçe konuşulan ülkemizde dahi herkesçe bilindiğini; buna karşın davacı markalarının herhangi bir anlam taşımadığını; bu durumda müvekkiline ait markanın okunduğu anda anlamı ile muhatap algısında farklılık, başkalık çağrıştırdığını; davacının davaya dayanak olan ..., ... ve ...tescil numaralı markalarının koruma sürelerinin üzerinden 5 yıllık sürelerin geçtiğini, davacının bahse konu markaları ticari etki yaratacak şekilde ciddi ve etkin kullandığını ispat etmesi gerektiğini, davacının 5 yıldan fazla zamandır müvekkilinin tesciline sessiz kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesi 2022/... esas, 2024/... karar sayılı, .../04/2024 tarihli kararı ile; "Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;

1-Davalı adına tescilli ... tescil numaralı "...+şekil" markasının HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,

2-Davalının markasal kullanımlarının davacıya ait ... tescil numaralı ... markası ile benzer kullanım dolayısıyla davacının ... hakkına TECAVÜZ ETTİĞİNİN TESPİTİNE,

Davalı kullanımları dolayısıyla davacının ... hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerinin DURDURULMASINA, TECAVÜZÜN GİDERİLMESİNE,

... hakkına tecavüz teşkil eden her türlü reklam, afiş, ambalaj ve bu ibareyi içeren her türlü araç gerece el konulmasına, karar kesinleştikten sonra imhasına,

Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle kararın Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede ilanına,

3-Davacı tarafın haksız rekabet yönündeki taleplerinin REDDİNE" karar vermiştir.

İSTİNAF:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/128 E. 2024/103 K. sayılı yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin markasal kullanımlarının davacıya ait ... tescil numaralı ... ile iltibas yaratmadığını, markaların bütünsel olarak değerlendirilmesi gerektiğini, görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığını, ortalama tüketicinin dikkat seviyesinin yüksek olduğunu, davacının dayanak markalarını Türkiye'de ciddi ve etkin şekilde kullandığını ispat edemediğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde kullanılmayan markaların iptalinin gerektiğini, davacının müvekkili markasının tesciline beş yıldan fazla süre sessiz kaldığını, bu durumun 6769 sayılı SMK'nın 25/6. maddesi ve TMK'nın 2. maddesi uyarınca hak kaybı doğurduğunu, yerel mahkeme kararının hatalı bilirkişi raporuna dayandığını belirterek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde bozularak kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP:

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın 22.11.2017 tarihinde ... tescil no ile "... ..." markasının tescilinin gerçekleştiğini, müvekkilinin davasının 25/05/2022 tarihinde ikame ettiğini, hesap edildiğinde 5 yıllık sürenin geçmediğini ve davalı şirketin açıkça kötü niyetli olduğunu, davalının iddialarının hukuki mesnetten uzak olduğunu ve markalarının kullanılmadığının ispat edilmediğini, zira müvekkili şirketin ürünlerinin hem yerel hem de ulusal pazarda satışa devam ettiğini, şirketin bu satışlarına yönelik faturalandırmalar yapıldığı dikkate alınarak davalarının tamamen kabulüne, davalının haksız istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava; ... hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, kaldırılması, davalı adına tescilli ... numaralı "..." markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.

İlk derece mahkemesi tarafından markanın hükümsüzlüğü, ... hakkına tecavüz istemlerinin kabulüne, haksız rekabete yönelik istemlerin reddine karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.

Somut uyuşmazlıkta, karıştırılma (iltibas) sebebine dayalı olarak SMK'nın 6/1. maddesi gereğince davalı markasının hükümsüzlüğü talep edilmiştir. SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu daha önce yapılan bir markanın tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış ... ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal ve hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış ... ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil, karıştırılma ihtimali bulunması hükümsüzlük sebebi olarak düzenlenmiş olup tarafların markaları arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik olup olmadığının tespitinde işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmiştir.

Bu kapsamda yapılan incelemede; davacının ... tescil numaralı ... ... ... ...+şekil markasının 3, 5 ve 29. sınıftaki emtialar yönünden tescilli olduğu, ... tescil numaralı ... markasının 3. ve 5. sınıftaki emtialar yönünden tescilli olduğu, davalının ...tescil numaralı ...+şekil markasının 3. sınıftaki emtialar yönünden tescilli olduğu, markalardaki ayırt edici asli unsurun ''...'' ve ''...'' olduğu, dilimizde bilinen bir anlamları olmayan kelimelerin ikinci harfleri dışında aynı oldukları, bütünsel olarak bakıldığında görsel, işitsel olarak benzer oldukları, aynı sınıflarda tescilli olup tarafların faaliyet gösterdikleri alan dikkate alındığında, ortalama tüketicinin göstereceği dikkat seviyesinin ortalama düzeyde olacağı ve işletmeler arasında bir bağlantı olduğunu düşünebileceği, böylece ilişkilendirilme ihtimali de dâhil, karıştırılma ihtimalinin bulunduğu anlaşılmıştır.

Ancak davalı taraf cevap dilekçesinde kullanmama def'isine dayanmış olup SMK'nın 25/7. maddesi gereğince 6. maddenin 1. fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davasında 19. maddenin 2. fıkrası hükmü defi olarak ileri sürülebilmesi mümkündür. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihinin esas alınması gerekmektedir. Nitekim alınan bilirkişi raporunda davacı markasının 3. sınıftaki ''Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç).'' emtialarında ciddi kullanımının tespit edildiği, bunların dışında kalan ''Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları.

Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks'' emtialar yönünden ciddi kullanıma rastlanılmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davalı markasının, davacının ciddi kullanımının bulunduğu 3. sınıftaki ''Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç).'' emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmaması isabetsiz bulunmuştur.

Davalı vekili tarafından sessiz kalma sureti ile hak kaybının bulunduğu istinaf sebebi yapılmış ise de SMK'nın 25/3. maddesi gereğince ... hükümsüzlük davasının dava tarihinde sicilde ... sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılması mümkündür. Dolayısıyla tescil tarihinden önce hükümsüzlük davasının ikame edilmesine cevaz verilmemiştir. Ayrıca davacı tarafından .... Noterliğinin 06.04.2022 tarihli ihtarnamesi ile markadan haberdar olduğu ifade edilmiş olup davalı tarafından aksini gösterir bir delil sunulmadığı gibi davalı markasının 22.11.2017 tarihinde tescil edildiği, tescil tarihi ile dava tarihi arasında SMK'nın 25/6. maddesi kapsamında belirlenen beş yıllık sürenin dâhi sona ermediği saptanmakla, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilmesi mümkün olmamış ve mahkemenin bu yöndeki kabulü isabetli bulunmuştur.

Davacının tescilde önceye dayalı hak sahibi olup tarafların markalarındaki ayırt edici asli unsurun ''...'' ve ''...'' olduğu, bütünsel olarak bakıldığında görsel, işitsel olarak benzer oldukları, ayrıca davalının markasını tescilli halinden farklı şekilde "... ..." ibaresi ile davacı markasındaki “Ê” harfindeki özel işaret ile birlikte markasal kullanımının belirlendiği, davacı markasına yanaştırma şeklindeki eylem ile birlikte tespit edilen markasal kullanımların ciddi kullanımın bulunduğu aynı emtia sınıfında olduğu, markaların bütünsel olarak benzer olmaları ve aynı sınıflarda tescilli ve kullanımda olmaları sebebi ile markaların hitap ettikleri ortalama tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalini doğurması nedeni ile SMK'nın 29 ve 7. maddeleri gereğince davalı eyleminin ... hakkına tecavüz teşkil ettiği sonucuna varılmasında isabetsizlik görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,

2-İstanbul Anadolu .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin .../04/2024 tarih, 2022/... E. 2024/.. K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

3-Davanın KISMEN KABULÜNE,

-Davalı adına tescilli ...tescil numaralı "...+şekil" markasının 3. sınıftaki ''Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku

vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler

hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç).'' emtiaları yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm kesinleştiğinde sicilden terkinine,

-Davalı eyleminin davacının ... hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, kaldırılmasına, ... hakkına tecavüz teşkil eden her türlü reklam, afiş, ambalaj ve bu ibareyi içeren her türlü araç gerece el konulmasına, karar kesinleştikten sonra imhasına,

-Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle kararın Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede ilanına,

-Davacı tarafın haksız rekabet yönündeki taleplerinin REDDİNE,

4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

4/a-Kabul edilen hükümsüzlük talebi ve markaya tecavüz yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00x2=1.464,00 TL maktu harçtan peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.383,30 TL maktu harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan; 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harcı, 11,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 172,90-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

4/c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan; 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 197,50-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 9.197,50-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 3.035,17-TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

4/d-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen ... hükümsüzlüğü talebi yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen ... hükümsüzlüğü talebi yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,

4/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen ... hakkına tecavüz yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.169,40-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 410,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.579,40TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,

5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6-HMK'nın 333. maddesi gereğince mevcut ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1102, K. 2026/1066, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1102-e-2026-1066-k-d2563e6c3d8b