Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1227 E. 2026/1229 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1227
- Karar No
- 2026/1229
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1227
KARAR NO: 2026/1229
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/05/2024
NUMARASI: 2022/107 E. - 2024/337 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/07/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkili aleyhine 150.000 TL bedelli bonoya dayalı olarak ....lcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile 75.000 TL üzerinden icra takibine geçildiğini, müvekkilinin takip alacaklısı şahsa böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkili ... ve davalı ...'ın sahibi olduğu dava dışı şirket .... Şti arasında 20.06.2013 tarihinde...Şantiyesi Taşeron sözleşmesi çelik konstrüksiyon işleri için sözleşme imzalandığını, bu sözleşme karşılığında ise teminat olarak müvekkili tarafından davalıya 50.000 TL bedelli bono imzalanarak verildiğini, müvekkili tarafından yapılacak işin programa ve saha koşullarına göre devam ederken işveren tarafından sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği ve tüm malzeme ve imalat geçici kabul taleplerinin karşılık bulmadığından ve sahaya indirilen malzeme ve yerinde yapılan montajlar talep edilmesine rağmen teslim alınmadığı halde müvekkilinin mesleki etik gereği işini keşif artışları ile birlikte teslim ettiğini ve teminat olarak verilen bonoyu tamamen güvene dayalı ve iyiniyetli olarak müvekkili tarafından teslim alınmadığını,
Davalı tarafından bu bononun miktar kısmına sonradan 1 rakamı eklenerek senet bedelinin 150.000 TL olarak gösterildiğini ve yazıyla elli bin yazan kısmın başına ise yüz yazılarak senet miktarı artırılarak senette tahrifat yapıldığını, bu konu hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına 2022/35023 Soruşturma no ile şikayette bulunulduğunu, Davalı tarafından ise müvekkili hakkında ilgili sözleşmede belirtilen cezai şart miktarı olan 75.000,00 TL üzerinden icra takibine geçildiğini, İşleme konu senedin 50.000 TL tutarında teminat senedi olarak ... tarafından ...e verildiğini, iş devam ederken sözleşme dışı bahanelerle müvekkilinin hak edişleri kesilmiş ve alacaklarının sıfırlandığı, müvekkilinin işi teslim etmesine rağmen teminat senedinin müvekkiline iade edilmeyip işleme konduğunu ve müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını beyanla; davanın kabulü ile müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığının tespitine, davalının haksız takip nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra takibinde davacı tarafa yapılan usulüne uygun tebliğ kesinleştiğini, 2014 yılından bu yana devam eden kesinleşmiş icra takibi için davacı yan tarafından huzurdaki menfi tespit davasının 16.02.2022 tarihinde açıldığını, davacı tarafından icra dosyasına öncesinde itiraz edildiğini, itiraza karşı İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesi 2015/440 E. - 2015/303 K. 08.09.2015 tarihli kararı ile itirazın kaldırılmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini,bu nedenle derdestlik itirazlarının olduğunu, davanın icra takibinin kesinleşmesinden çok sonra açıldığı için zamanaşımı defi itirazlharının bulunduğunu, tanzim edilen bononun davacı yanca teminat olarak verildiğinde yönelik herhangi bir delil bulunmadığını, müvekkili davalı tarafından söz konusu bono üzerinden herhangi bir tahrifat yapılmadığını, dosyaya bu kapsamda hiçbir delil sunmayan, elinde hiçbir kanıt yahut delili bulunmayan davacının iddiada bulunmasının kötü niyetli ve hukuki dayanaktan uzak olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1-Davacı borçlunun .... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı takip dosyasında davalı alacaklıya, dava konusu keşidecisi davacı ..., lehtarı davalı ... olan 12/11/2013 düzenleme, 12/02/2014 vade tarihli, 150.000,00 TL bedelli bonodan dolayı tahrif kısım yönünden 100.000,00 TL olmak üzere takip dosyasında 25.000 TL borçlu olmadığının tespitine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Hükmedilen tutarın %20'si oranında 5.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacıya ödenmesine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kısmen kabul kısmen ret kararının hatalı olduğunu, tahrifat iddiasının soyut ve mesnetsiz bulunduğunu, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunun denetime elverişsiz olduğunu, üst kuruldan rapor alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının tahrifat iddiasını ispatlayacak yazılı metni dosyaya sunmadığını, takip tarihinden yaklaşık 10 yıl sonra ileri sürülen tahrifat iddiasının hayatın olağan akışına ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, cevap dilekçesinde ileri sürülen derdestlik itirazının mahkemece değerlendirilmediğini, İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/440 E. ve 2015/303 K. sayılı dosyalarında verilen kararlar ile takibin kesinleştiğini, davacının önceki süreçte sadece yetki itirazında bulunduğunu, senette tahrifat iddiasını daha önce ileri sürmediğini, kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen aynı konuda menfi tespit davası açılmasının usulen ret sebebi olduğunu, davacının ticari ilişkiye dair hiçbir delil sunmadığını, kambiyo senedi bedelinin kısmi olarak takibe konu edilmesinin hukuka uygun olduğunu, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, mahkemece kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı tarafından keşidecisi davacı ..., lehtarı davalı ... olan bonoya dayanılarak 75.000 TL üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, müvekkilinin davalıya böyle bir borcunun bulunmadığını, davacı ile davalının sahibi olduğu dava dışı .... Şti. arasında 20.06.2013 tarihli...Şantiyesi Taşeron Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında teminat olarak davalıya 50.000 TL bedelli bono verildiğini, davalı tarafından sonradan senedin rakam kısmına “1” rakamı eklenerek bedelin 150.000 TL’ye çıkarıldığını, yazı ile miktar bölümünde yer alan “elli bin” ibaresinin başına da “yüz” kelimesi ilave edilerek tahrifat yapıldığını, bu konuda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/35023 Soruşturma sayılı dosyası ile şikâyette bulunulduğunu, ayrıca takibe konu bononun teminat senedi niteliğinde olduğunu ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının takibe karşı yaptığı itiraz üzerine İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/440 Esas, 2015/303 Karar sayılı ilamı ile itirazın kaldırılmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu nedenle davanın usulen dinlenemeyeceğini, takibin kesinleşmesinden yıllar sonra açılan davanın zamanaşımına uğradığını, bononun teminat senedi olduğuna ilişkin herhangi bir yazılı delil bulunmadığını, senet üzerinde tahrifat yapılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
.... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında, davalı tarafından dava konusu keşidecisi ..., lehtarı ... olan 12.11.2013 düzenleme tarihli, 12.02.2014 vade tarihli, 150.000 TL bedelli bonoya dayalı olarak 75.000,00 TL asıl alacak, 2.367,12 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 77.367,12 TL alacağının tahsili için takibe geçildiği görülmektedir.
01.08.2023 tarihli ATK raporunda; inceleme konusu bononun rakamla miktar bölümünde yer alan sol baştaki “1” rakamının diğer rakamlardan konum, ebat ve satır hizası bakımından farklılık gösterdiği, bu nedenle sonradan ilave edildiği, yazıyla miktar bölümünde bulunan “Yüz” ibaresinin de konum, ebat ve satır hizası itibarıyla devamındaki ibarelerden farklı olduğu ve sıkıştırma suretiyle sonradan eklendiği tespit edilerek bono üzerinde bedel kısmına yönelik tahrifat yapıldığı yönünde görüş bildirilmiştir.
31.01.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; Adli Tıp Kurumu raporuyla senet bedelinin sonradan değiştirildiğinin sabit olduğu, TTK’nın 778/1-g maddesi yollamasıyla uygulanması gereken TTK’nın 748. maddesi gereğince metin değişmeden önce imza atanların eski metinle sorumlu oldukları, davacının 50.000 TL bedelli bono düzenlediğini kabul ettiği, ancak senedin teminat senedi olduğuna dair senet üzerinde veya ayrı bir yazılı belgede kayıt bulunmadığı, bu nedenle bononun teminat senedi olarak kabul edilemeyeceği, davacının yalnızca tahrif edilen 100.000 TL’lik kısımdan sorumlu tutulamayacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
İlk derece mahkemesince; davacının bononun tamamından değil yalnızca tahrif edilen kısmından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının takip dayanağı bonodan kaynaklanan borcun tahrif edilen 100.000 TL’lik kısmı yönünden ve takipte talep edilen miktar itibarıyla 25.000 TL bakımından borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine ve hükmedilen miktarın %20’si oranında 5.000 TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
HMK'nun 207. maddesi hükmü gereğince, senetteki düzeltmelerin düzenleyen tarafından paraf edilmesi gereklidir. Yani, senette mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki kazıntı veya silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkâr halinde yok hükmündedir. Bu nedenle senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanması gerekir. Düzeltmenin onaylı olmaması veya imzanın düzenleyene ait olmadığının anlaşılması halinde, düzeltme yok hükmünde olacağından, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır. TTK m. 778/1-g yollaması ile bonolar hakkında da uygulanan TTK m. 748 hükmü ve HMK m. 207 hükmü uyarınca "bonoda paraflanmayan düzeltmeler tahrifat niteliğinde olup, yapılmamış sayılacağından" somut olayda teknik inceleme sonucu düzenlenen denetime elverişli ATK raporu ile davaya konu bonoda yazı ve rakamla bedel kısmında tahrifat yapıldığı belirlenmiş olup, rapora karşı soyut nitelikteki itirazlar karşısında raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı dolayısıyla senette bedel kısmında yapılan düzeltmenin yanında keşideciye ait paraf ya da imza bulunmadığından senet bedelinin 50.000 TL olarak kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Diğer yandan takibin kesinleşmiş olması, icra mahkemesinin yetki itirazı kararının kesinleşmiş olması hususları takip devam ettiği sürece genel mahkemede menfi tespit davası açılmasına usul ve esas yönünden yasal engel teşkil etmeyeceğinden derdestlik, kesin hüküm, zamanaşımı, dürüstlük kuralına aykırılık gibi davalı itirazları da yerinde görülmemiştir.
Bu nedenle mahkemece davanın kısmen kabulüne ve kötüniyet tazminatına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../05/2024 tarih ve 2022/... E., 2024/... K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.707,75 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.280,15 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/07/2026