Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/714 E. 2026/1216 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/714
Karar No
2026/1216
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/714

KARAR NO : 2026/1216

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 16/11/2021

NUMARASI : 2019/494 Esas - 2021/873 Karar

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)

KARAR TARİHİ: 30/09/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi ;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ... numaralı işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı .... Ltd. Şti'nin faaliyet gösterdiği ... Mah, ... Sok. No: ... Şişli-İstanbul adresinde, 08/05/2017 tarihinda davalı firma tarafından belirtilen adreste yapılan yer altı kablosu onarımı sonrasında yine davalı firma tarafından şebekeye verilen elektrik sonrası sigortalı işyerinde regülatör ve elektrik sayacında yangın çıktığını ve sigortalı işyerinde bulunan muhtelif emtiaların hasarlandığını, bunun üzerine davalı firmaya başvuru yapıldığını ve kablo onarımını sağlayan davalı firma çalışanın da olaya tanıklık ettiğini belirttiğini, davalı firmanın da kendilerine yapılan başvuru karşısında sigortalıya cevap verdiğini ve 08/05/2017 tarihinde söz konusu işyeri adresi ve civarını etkileyen bir alçak gerilim kablo arızasının olduğunu kabul ve beyan ettiğini, yapılan ekspertiz incelemesi sonunda sigortalılarına 10.360-TL hasar tazminatı ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dava konusu alacağın ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ilie davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan dava hukuki mesnetten yoksun olduğundan reddi gerektiğini, davacı tarafından talep edilen tazminat alacağın zaman aşımına uğradığını, davanın öncelikle zaman aşımı ve husumet nedeniyle reddi gerektiğini, ilgili yazı işletme müdürlüklerince incelenmesine rağmen herhangi bir voltaj dalgalanması ve ani elektrik verilmesinin söz konusu olmadığını, 08/05/2017 tarihinde davalı şirket tarafından yapılan herhangi bir çalışma da söz konusu olmadığını, davacının talep ettiği tüm talepler yasal dayanaktan yoksun olduğundan davanın reddi gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle öncelikle zaman aşımı ve görevsiz mahkemede açılmış olması nedeniyle davanın reddine, aksi kanaat oluşması halinde haksız ve yersiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; "...Kanun'un 1472.maddesinde açıkça zarardan sorumlu kişilere rücu edileceği düzenlenmiş, mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporları ile davalının sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;

Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesi uyarınca sorumlu davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.

Davacı taraf; davalı firma tarafından yer altı kablosu onarımı sonrasında şebekeye verilen elektriğin ani dalgalanması sonucunda sigortalı işyerine ait regülatör elektrik tesisatında kısa devre yapması sonucunda yangının çıktığını iddia etmiştir.

21/06/2017 tarihli Ekspertiz Raporunda; Sigortalı binanın bulunduğu bölgedeki elektrik şebekesinde 08.05.2017 tarihinde alçak gerilim arızasının ... A.Ş. tarafından onarımı sonrasında, elektrik verilmesi ile düşük seyreden voltajın ani bir şekilde yükselmesi sonucu sigortalı işyerine ait regülatörün elektrik tesisatında meydana gelen bir kışa devre ilc ortaya çıkan alevlerin yayılarak büyümesi sonucu hasarın meydana gelmiş olabileceği ifade edilmiştir.

Elektrik mühendisi ile sigorta uzmanı tarafından hazırlanan 01/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Ekspertiz raporunun, somut teknik dayanakları dayandırılmadığından muteber olmadığı, dosyadaki belgeler üzerinde yapılan incelemede olay tarihinde ve öncesinde elektrik dağıtım şebekesinde herhangi bir voltaj dalgalanmasının olmadığı ve aynı kablodan elekirik enerjisi alan diğer abonelerin voltaj dalgalanmasına ilişkin şikayetlerinin olmadığı tespil edildiği, dava konusu regülatör ve sayaçta hasarların oluşumunun, elektriğin kesilip yeniden verilmesi sırasında voltaj yükselmesinden oluştuğuna ilişkin somut teknik kanıt mevcut olmadığından davalı kurumunun herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığı" yönünde tespit ve kanaate varılmıştır.

Davacı vekilinin rapora yönelik itirazı sonrasında makine mühendisi, elektrik mühendisi ve sigorta uzmanından oluşan üçlü bilirkişi heyetinden alınan 05/03/2021 tarihli raporda özetle ; "Dosyada düşük seyreden voltajın ani yükseldiğine karşın kesin delil olmasa bile bir an için voltajın ani yükseldiğini düşünsek bile regülatör cihazlarının asli görevi yüksek gelen ve ani voltaj değerlerini regule ederek kullanıcılara doğru voltaj vermesi olup regulatöre gelen ani voltaj tesisatta kısa devre oluşturmayacağı, tesisatta kısa devre ve ısınma başka sebeplerden oluşur ki bunun koruma devrelerinin sorumluluğu tüketiciye ait olduğu, bu nedenle dava konusu yangının davalı tarafından sağlanan elektrik enerjisinin voltaj dalgalanmasından kaynaklanmadığı," şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.

Somut olayda ; ekspertiz raporu gerekçe gösterilerek düşük seyreden voltajın ani bir şekilde yükselmesi sonucu sigortalı işyerine ait regülatörün elektrik tesisatında meydana gelen kısa devre sonucu yangının çıktığı iddia olunmuş ise de ekspertiz raporundaki tespitlerin somut verilere dayanmadığı, dava konusu regülatör ve sayaçta hasarların, elektriğin kesilip yeniden verilmesi sırasında voltaj yükselmesinden oluştuğuna ilişkin dosyaya sunulmuş bilgi ve belge bulunmadığı, kaldı ki alınan ikinci heyet raporunda tesisatta meydan gelen kısa devre ve ısınmanın regulatöre gelen ani voltajdan kaynaklanmayacağı tespit edilmekle söz konusu hasardan davalının herhangi bir kusur ve sorumluğu bulunduğu ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli 732,00 TL istinaf harcından, yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 651,30 TL harcın davacıdan tahsiline,

3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/714, K. 2026/1216, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-714-e-2026-1216-k-d1a41b8596f2