Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2009 E. 2026/1843 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2009
Karar No
2026/1843
Karar Tarihi

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2026/2009

KARAR NO: 2026/1843

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 03/06/2026

ESAS NO: 2026/94

KARAR NO:2026/503

DAVANIN KONUSU: YARGILAMANIN İADESİ

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 01/10/2026

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçesinde özetle; Mahkememizin 2020/421 Esas sayılı dosyasında, tarafına karşı açılan aidat borcu davası neticesinde aleyhime karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, söz konusu davada, kooperatif üyesi olduğum ve aidat yükümlülüğümü yerine getirmediğinin gerekçe gösterildiğini, ancak, yine mahkememiz nezdinde görülen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/405 E., 2025/954 K. sayılı dosyada kooperatifin kendisine konut teslim etmemesi ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle açtığı davanın lehime sonuçlanmış ve verilen kararın kesinleştiğini, bu karar ile kooperatifin edimlerini yerine getirmediğini, dolayısıyla önceki davanın temelini oluşturan borç ilişkisinin niteliğinin değiştiğinin sabit hale geldiğini, 2020/421 E. sayılı dosyada benden talep edilen "kesin maliyet borcu", konut teslimi beklentisi ve kooperatif üyeliğinin tam ifası için olduğunu, oysa kesinleşen yeni mahkeme ilamı ile kooperatifin kendisine konut teslim etmediğini, konutu başkasına sattığını ve borcunun olmadığını, aksine kooperatifin kendisine 180.000,00 TL tazminat ödemesi gerektiğinin hüküm altına alındığını, bahse konu nedenlerle Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/421 E. sayılı dosyası hakkında yargılamanın yenilenmesine, Yeniden yapılacak yargılama neticesinde haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı esas dosya davacı vekilince cevap dilekçesinde özetle; Davacı dava dilekçesinde kesinleşen Kayseri 2.Asliye ticaret mahkemesi 2020/421 E sayılı dosya nedeniyle verilen kararın kaldırılması için dava açtığını, açılan davayı kabul etmediklerini, öncelikli olarak davacının kooperatif hissesine karşılık kendisine tahsis edilen daireye ilişkin açtığı bir dava söz konusu olmadığını, mülkiyet hakkı önceliği gereğince bu satışı durudurma yetkisini de kullanmadığını, bu nedenle davada haksız ve hukuki yarar bulunmadığını, kesin hesap maliyetinden kaynaklı borçların sadece aidat alacağına ilşkin olmayıp üyelik nedeniyle devam eden borçları genel bakım giderleri vs de kapsadığını, bu nedenle öncelikle üyeliğin iptali yoluna gidilmesi gerektiğini, mevcutta devam eden bir üyeliği olduğundan kooperatif kanunu gereğince çıkan borçları da ödemesi gerektiğini, kesin hesap maliyeti içerisinde yer alan kalemlerinde ayrı ayrı hesaplanması gerektiğini, bahse konu nedenlerle davacının davasının üyeliğinin halen devam etmesi sebebiyle ve kesin hesap maliyetinin kooperatif kanunu ve kooperatif ana sözleşmesine göre ve eşitlik ilkeisne göre talepte kooperatifin haklı olması sebebiyle reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davacı

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...her ne kadar yargılamanın iadesi talebi iş bu dosya davacısı- esas dosya davalısı tarafından istenmiş ise de, davacının yargılamanın iadesi talebine konu ettiği Mahkememizin 2020/421 E- 2021/858 K sayılı dosyasının kesin maliyet alacağına ilişkin itirazın iptali davası olduğu, kesinleşen karar ile davacının kooperatif üyesi olduğunun ve takip tarihi itibari ile davalı kooperatifin davacıdan alacaklı olduğunun ispat edildiği görülmüş olup, kooperatif üyeliğinin sona ermesine kadar devamlılık arzeden bir durum olması nedeni ile davacının 2018 tarihli genel kurul kararı gereği kooperatife borcu olmasına rağmen 2024 yılında açtığı tapu iptal/tazminat davası esnasında kooperatife borcu kalmamış olabileceği, her iki dosyasının tarafının aynı olmasının çelişkili kararlar olduğunun ispatı olamayacağı, zaman içinde borç ve alacak durumunun taraflar arasında değişebileceği anlaşılmakla, Mahkememizin 2024/405 E, 2025/954 K sayılı dosyasında verilen kararın Mahkememizin 2020/421 E sayılı dosyası yönünden yargılamanın iadesini gerektirir bir karar olmadığı ve bu nedenle davacının talebinin HMK madde 375/1’de düzenlenen iade sebepleri arasında olmaması nedeni ile HMK madde 379/2 gereği esasa girilmesi gerekmeden talebin usulden reddine ve bu kapsamda Yargılamanın iadesi talebinin REDDİNE ..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; HMK'nın 375/1-ı bendi kapsamında yargılamanın iadesi şartlarının oluştuğunu, Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 13/12/2023 tarihli 2023/6327 E - 2023/12303 K sayılı kararı uyarınca birbiriyle çelişen kesinleşmiş kararların varlığı halinde iade talebinin kabulünün zorunlu olduğunu, ifasız sözleşmeye dayalı takibin ve borç iddiasının hükümsüz kılındığını, kooperatifin kendisine ait evi üçüncü kişiye satarak kendi edimini imkansızlaştırması, kendisinin herhangi bir maliyet veya aidat talep etme hakkını ortadan kaldırdığını, Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/954 K sayılı ilamının gerekesinde davalı kooperatifin evi başkalarına devrettiği, eksik ödememin bulunmadığı ve eşitlik kuralına göre daire almasının uygun olduğu maddi bir vakıa olarak tespit edildiğini, birbiriyle tamamen çelişen iki kesinleşmiş mahkeme ilamının hukuki güvenlik ilkesini zedelediği açık olup HMK'nın 375/1-ı bendi uyarınca yargılamanın iadesi talebinin esastan kabulü gerektiğini, istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkemenin 2026/94 E - 2026/503 K sayılı ilamının usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılmasına, yargılamanın iadesi talebinin kabulü ile Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/421 E - 2021/858 K sayılı ilamının iptaline/ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.

HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;Dosya kapsamında toplanan deliller, ilk derece mahkemesinin olayı nitelendirmesi ve gerekçesi nazara alındığında, talebe konu Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/405 E 2025/954 K sayılı ilamı ile yargılamanın iadesi talebine konu ilamın hukuki sebeplerinin farklı olması ve bu kapsamda kesinleşen işbu kararın hükmünün ortadan kalkmayacağının tespiti nedeni ile, işbu yargılamanın iadesi talebinin mahkemece yapılan duruşmalı incelemesi sonunda , davacının dayandığı yargılamanın iadesi sebeplerinin HMK madde 375/1’de düzenlenen iade sebepleri arasında olmadığından HMK madde 379/2 gereğince esasa girilmesi gerekmeden talebin ön incelemesi suretiyle usulden reddine ilişkin verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından asıl dava davalısı/yargılamanın yenilenmesi talebi davacısı ...'ın yukarıda yazılı istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 03/06/2026 tarih ve 2026/94 E - 2026/503 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla asıl dava davalısı/yargılamanın yenilenmesi talebi davacısı ...'ın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı ... tarafından peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 md uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2009, K. 2026/1843, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2009-e-2026-1843-k-e2e0c98c44e1