Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1837 E. 2026/4531 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1837
Karar No
2026/4531
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1443 E., 2024/27 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ağrı Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/17 E., 2021/23 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Ağrı ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 41.341,14 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğu belirtilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiş; bilahare, hükmen kamu orta malı niteliğinde mera vasfıyla sınırlandırılmıştır. 2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; köy muhtarı ve tespit bilirkişisi ... ile müvekkilleri arasında husumet bulunduğunu ve bu nedenle adı geçen kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu ileri sürerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 375/1-f, g ve h bentleri uyarınca yargılamanın iadesi talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; yargılamanın iadesi koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın iadesi istenen hükümde davacıların dayandığı 6100 sayılı Kanun'un 375/1-f, g ve h bentlerindeki sebeplerin gerçekleşmediği; gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu ileri sürülen tespit bilirkişisinin lehine karar verilen taraf olmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet bulunmadığı ve beyanlarının hükme esas alınmadığı, taşınmazın mera niteliğinin mahkeme gözlemi ile teknik raporlar doğrultusunda belirlendiği, tapu kayıtları ile mahkeme ilamlarının yanlış uygulatıldığı iddiasının da delille kanıtlanmadığı gerekçesiyle yargılamanın iadesi talebinin 6100 sayılı Kanun'un 379. maddesi uyarınca esasa girilmeksizin usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacılar ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; tespit bilirkişisi hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu gerekçesiyle yapılan suç duyurusuna ilişkin soruşturmanın sonucu beklenmeden karar verildiğini, anılan bilirkişinin müvekkiller ile aralarındaki husumet nedeniyle mahkemeyi yanlış yönlendirdiğini ve kadastro tutanağındaki imzasının aksine beyanda bulunduğunu, mahalli bilirkişilerin uyumlu beyanlarıyla taşınmazın müvekkillerin murisleri tarafından kadimden beri kullanıldığını ve en az 80... yıllık zilyetliğin bulunduğunun ispatlandığını, dava konusu taşınmazın mera niteliği taşımadığını ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. maddesindeki şartların oluşmadığını, ayrıca bilirkişinin meradan faydalanması nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un 375. maddesi uyarınca lehine karar verilen durumunda olduğunu ileri sürülerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacıların 6100 sayılı Kanun'un 375/1-f, g ve h bentlerine dayalı yargılamanın iadesi isteminin, ileri sürülen nedenlerin gerçekleşmediği gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 379. maddesi uyarınca esasa girilmeksizin usulden reddine ilişkin hükmün usul ve kanuna uygun olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1837, K. 2026/4531, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-1837-e-2026-4531-k-14f689ead089