Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/989 E. 2026/1124 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/989
- Karar No
- 2026/1124
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/989
KARAR NO: 2026/1124
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/03/2024
NUMARASI: 2022/599 E. - 2024/188 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ...'da işlem gören ...bünyesinde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, ... (...)'in 2021 yılı sonlarına doğru tahsisli sermaye artırımı için Sermaye Piyasası Kurulu(SPK)'na müracaat ettiğini, hem davalı şirketin ortağı ve yetkilisi olan hem de ...Yönetim kurulu başkanı ve ortağı olan ...'in, müvekkilinden sermaye artırımına katılmasını istediğini, bunun için davacı ... ile ...arasında 03/11/2021 tarihli "pay devir sözleşmesi" düzenlendiğini, buna göre davacının ...nezdinde 50.000,00TL alacağı olduğu ve tahsisli sermaye artırımının onaylanmasını müteakip, davacıya bu miktara isabet eden payların virman yapılarak gönderileceğinin belirtildiğini, sermaye arttırım için ödenecek paranın, davalı şirket banka hesabına gönderilmesinin istenilmesi üzerine, davacının 03/11/2021 tarihinde kendi hesabından davalı şirketin ... IBAN numaralı hesabına 50.000-TL havale/EFT yoluyla gönderdiğini, dekont açıklamasında "... SERMAYE ARTTIRıMI KATILIM BEDELİ" yazdığını, ... A.Ş.'nin tahsisli sermaye artırım başvurusunun, SPK tarafından reddedildiği, davacı müvekkilinin parasının iadesini talep ettiğini , olumlu yanıt alamadığını, .... İcra müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında ilamsız icra başlattığını, borçluya ödeme emrinin 23/05/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, icra takibine itiraz sonrasında, arabulucuk başvurusu yapıldığını, ancak davalının arabuculuk görüşmelerine katılmadığını beyanla davanın kabulünü, bu nedenlerle asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının, davalı/borçludan tahsili talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, dava dilekçesinde özgür iradesi ile tahsisli sermaye artırıma katıldığını ifade ettiğini ve halka açık olarak borsada işlem gören müvekkili şirkete yatırım yaptığını, davacının ödeme yaptığı davalı şirketin ...A.Ş. nin alt iştiraki olduğunu, davacının ödeme yaparken ödeme kısmında yazılı olarak yaptığı açıklamada bu beyanı doğrulamakta olduğunu, sermaye artırımı ile sorumlu olan şirketin ...A.Ş. olması nedeniyle davanın bu şirkete yöneltilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde de, davacı ...'un 03/11/2021 tarihli psy devir sözleşmesine istinaden dekont içeriğinden de anlaşılan ödemeyi yaptığını, davalı tarafça yapılmış olan sermaye artırım başvuru tarihinin 05/04/2021 olduğunu, davacının yaptığı ödemenin bu tarihten aylar sonrasına tekabül ettiğini, davacının dava dilekçesinde sözü edilen artırım başvurusuna ve dolayısıyla red kararına dahilinin mümkün olmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde sözünü ettiği red kararının ...'un pay devrini içermediğini, davacı tarafın kötü niyetli olarak dava dilekçesinde eksik hususlar bildirerek haklı olduklarını iddia ettiklerini, ancak davacının ödeme yaptığı tarih dikkate alındığında, talebi doğrultusundaki yatırım talebinin bir önceki sermaye artırım başvurusuna yetişmediğini, bu nedenle davalı şirketçe yapılacak bir sonraki sermaye artırım başvurusuna dahil edileceğinin aşikar olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede sermaye artırımın gerçekleştirilmesi için kesin vade niteliğinde bir tarihin öngörülmesinin mümkün olmadığını, davalı şirketin kendi sorumluluğuna düşen tüm işlemleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, .... düzenli olarak açıklamalar yaptığını, davacının reddettiğini iddia ettiği sermaye artırım başvurusunda ... ismi bulunmadığını, taraflar arasındaki yatırım ilişkisine yönelik sözleşmenin ve sermaye artırımı başvurusu yapılmasının bir sona erme tarihi olmaması nedeniyle halen ayakta olduğunu, taraflarca feshedilmediğini, davacının muaccel bir alacağı bulunmadığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi kararıyla; Davacının dava dışı ...A.Ş (...) ile 03.11.2021 tarihinde pay devir sözleşmesi imzaladığı, davalının, dava dışı MHY'nin alt iştiraki olduğu, davacının, davalı hesabına ''... sermaye arttırımı'' adı altında 03.11.2021 tarihinde 50.000 TL ödeme yaptığı,davalının defter kayıtları uyarınca davacının yatırdığı bu tutarın dava dışı ...'nin hesabına alacak olarak kaydedildiği, ancak sermaye artırımı için yapılan başvuruda yeni payların tahsis edileceği kişiler arasında davacının adının yer almadığı, dava dışı şirketin tahsisli sermaye arttırım başvurusunun SPK tarafından 02.12.2021 tarihinde reddine karar verildiği, böylece davalının sebepsiz zenginleştiğinin sabit olduğu ve davacı tarafça yatırılan paranın davacıya iadesinin gerektiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalının iyiniyetli olup olmamasına göre 2 ayrı alacak hesabı yapıldığı, tarafların alınan bu rapora bir itirazının bulunmaması nedeniyle mahkememizce araştırılacak başkaca bir husus kalmadığı ve davacının , davalı tarafça itiraz edilmeyen hesaplamalar bakımından usuli kazanılmış hakkının oluştuğu anlaşılmakla ,"
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
.... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 50.000 TL asıl alacak tutarı kadar alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Alacağın % 20'si oranındaki 10.000-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının sermaye artırımına katılmak suretiyle halka açık olarak borsada işlem gören müvekkili şirkete yatırım yaptığını, taraflar arasındaki yatırım ilişkisinde herhangi bir vade belirlenmediğini, davalı şirketin sermaye artırımı için gerekli başvuruları yaptığını, ancak Sermaye Piyasaları Kurulu tarafından sermaye artırımı onaylanmadığını, bu nedenle davacının ödemesinin iadesi yükümlülüğüne ilişkin hukuki sebebin bulunmadığını, muaccel olmayan bir borcun alacaklı tarafından talep ve dava edilemeyeceğini, davacının hem ödediği bedeli iadeye yönelik davayı açması hem de SPK nezdinde yürütülen tahsisli sermaye artırımına katılacağı yönünde beyanda bulunmasının kötü niyetli bir talep olduğunu belirterek, usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddini, İdare Mahkemesinde dava konusuna ilişkin yapılan yargılama sürecinin sonuçlanmasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; İİK 67 maddeye göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında,alacaklı tarafından borçlu aleyhine, sermaye artırım katılım bedeli açıklaması ile gönderilen 50.000,00 TL nin iadesi istemine ilişkin olarak işlemiş faizi ile birlikte toplam 52.404,11-TL alacağın tahsili amacı ile 17/05/2022 ilamsız icra takibi başlatılmıştır.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ..., ... ve... tarafından düzenlenen 28/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''..1-....İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında davacı / alacaklı ... tarafından , 18/05/2022 tarihli takip talebi ile davalı / borçlu...A.Ş aleyhine 50.000,00-TL asıl alacak (İstenen: Yıllık Adi Kanuni Faiz) , 2.404,11-TL İşlemiş Faiz olmak üzere 52.404,11-TL toplam alacak takip başlatıldığı, davalı /borçlunun takibe ilişkin ödeme emrine 23/05/2022 tarihinde itiraz ettiği,
2-Davacının alacak talebinin dayanağının .... A.Ş'ne ait hesaba 03/11/2021 tarihinde gönderdiği 50.000,00-TL olduğu,
3-Davacının borcun kaynağına dair iddiasının sebepsiz zenginleşme olduğu,
4-Davacının iddiasını dayandırdığı sözleşmenin dava dışı ...A.Ş (...) ile davacı arasında akdedildiği,
5-Davacının , talep ettiği ödemeyi dava dışı ...'ye değil, davalı .... A.Ş'nin banka hesabına yaptığı,
6-Huzurdaki davalı şirketin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPK) kapsamında halka açık bir şirket statüsünde olmadığı, bu sebeple doğrudan SPK kapsamında bir şirket olmadığı, ancak dava dışı ...'nin bağlı ortaklığı durumunda olması sebebiyle SPK'nun örtülü kazanç aktarımı yasağı ve kurumsal yönetim ilkeleri gibi düzenlemeleri sebebiyle dolaylı olarak SPK kapsamında bazı sınırlamalara tabi olduğu, dava dışı ...'nin , payları ... A.Ş Pay Piyasasında işlem görmesi dolayısıyla doğrudan SPK hükümlerine tabi olduğu,
7-SPK'nın dava dışı ...'nin tahsisli sermaye artırım başvurusu hakkında ret kararını 02/12/2021 tarihinde verdiği ve durumu aynı tarihte kamuoyuna duyurduğu,
8-Tahsisli sermaye artırımına katılmak için yatırdığı 50.000-TL'ye tekabül eden ... paylarının kendisine teslimini bekleyen huzurdaki davacının adının dava dışı ... yönetim kurulu tarafından tespit edilen ve SPK'ya bildirilen yeni payların tahsis edileceği kişiler arasında yer almadığı, davalının davacıdan aldığı parayı dava dışı ...'ye borç olarak kayıtlarında tutmasının SPK'ya yapılan sermaye attırım başvurusunda davacının adının yer almaması sebebiyle sermaye piyasası mevzuatı açısından hukuki ya da maddi bir sonucunun bulunmadığı,
9-Sayın Mahkemece hukuki sebebin gerçekleşmemesi türüne bağlı olarak sebepsiz zenginleşmenin bulunduğu kanaatine varılması ihtimalinde , hukuki sebebin / şartın gerçekleşmediğinin SPK'nın dava dışı ...'nin tahsisli sermaye arttırım başvurusu hakkında verdiği 02/12/2021 ret kararıyla birlikte anlaşıldığı kanaatine varıldığı takdirde ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade edilmesinin talep edilebileceği;
10-Mahkemece davacı lehine karar verilmesi halinde dikkate alınmak üzere,
a-Sebepsiz zenginleşen iyiniyetli ise ihtar olmaması sebebi ile ödeme emri ile temerrüde düşeceği, icra takibinde işlemiş faiz talep edilemeyeceği,
b-Sebepsiz zenginleşen iyi niyetli değilse;
b.1.Davacının davalının banka hesabına 50.000,00-TL ana parayı gönderdiği 03/11/2021 tarihinden icra takip tarihi 18/05/2022 gününe kadar geçen 196 günde kanunin faiz oranı yıllık yüzde 9 üzerinden hesaplanan 2.450,00-TL faiz ile birlikte davacının toplam alacağının, icra takip tarihi itibariyle 52.450,00-TL hesaplandığı,
b.2.SPK'nın dava dışı ...A.Ş.'nin tahsisli sermaye artırımı başvurusu ret kararını kamuoyuna açıkladığı 02/12/2021 tarihinden icra takip tarihi 18/05/2022 gününe kadar geçen 167 günde kanuni faiz oranı yıllık yüzde 9 üzerinden hesaplanan 2.087,50-TL faiz ile birlikte davacının toplam alacağının, icra takip tarihi itibariyle 52.087,50-TL hesaplandığı. "belirtilmiştir.
Pay hisse devir sözleşmesinin davacı ile dava dışı şirket arasından düzenlendiği sözleşmede, ... A.Ş çıkarılmış sermayesinin tahsisli olarak artırılması amacı ile SPK na başvurmuş olup sermaye artırımı izni alınmasına takiben ... A.Ş ilgili pazarında oluşacak fiyat üzerinden 50.000,00 TL.lik B grubu payını ...' un göstereceği hesaba virmanlayacağının belirtildiği, davacı tarafından şirketi takip edip yatırım yapmak istediğine ilişkin dilekçe verdiği anlaşılmıştır.
Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı ile dava dışı ...A.Ş (...) arasında 03.11.2021 tarihinde pay devir sözleşmesi imzalandığı, davalının, dava dışı MHY'nin alt iştiraki olduğu, davacının, davalı hesabına ''... sermaye arttırımı'' adı altında 03.11.2021 tarihinde davalıya 50.000 TL ödeme yaptığı,davalının defter kayıtları uyarınca davacının yatırdığı bu tutarın dava dışı ...'nin hesabına alacak olarak kaydedildiği, ancak sermaye artırımı için yapılan başvuruda yeni payların tahsis edileceği kişiler arasında davacının adının yer almadığı, dava dışı şirketin tahsisli sermaye arttırım başvurusunun Sermaye Piyasaları Kurulu tarafından onaylanmadığı 02.12.2021 tarihinde reddine karar verildiği neticede sermaye artırımı gerçekleşmediğinden sermaye artırımına ilişkin davacı tarafından ödenen paranın iadesi gerektiğinden mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.
Sermaye piyasası mevzuatı açısından, davacının talebini ...’ye yöneltmesine imkân bulunmadığı, zira davacının, davalı şirkete para gönderme amacı, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre, davacının gönderdiği para ile dava dışı ...’nin sermaye artırımı yaparak çıkaracağı yeni pay senetlerinden davalının davacı adına ve hesabına satın alması ve bu payları huzurdaki davacıya davalının devretmesidir. Ya da davalının söz konusu ... paylarının davalıya devrini sağlaması gerekmektedir.
Bu talebin Sermaye Piyasası Kanunu ve ikincil düzenlemeleri bakımından bir karşılığı yoktur. Zira yatırılan para dava dışı halka açık şirket olan ...A.Ş. (...) hesabına yatırılmadığı için bir sermaye avansı olarak değerlendirilemez. Davacının, davalının hesabına gönderdiği belli bir işin yapılması (...’nin
sermaye artırımı yaparak çıkaracağı yeni payların davalı tarafından davacıya kazandırılması) SPK’nin ...’nin sermaye artırım başvurusunu reddetmesi sebebiyle fiilen imkânsız hale gelmiştir. Davalının davacıdan aldığı parayı dava dışı ...’ye ödemek üzere kendi hesaplarından borç olarak kaydetmesinin SPK’ya yapılan sermaye artırım başvurusunda davacının adının da yer almaması sebebiyle sermaye piyasası mevzuatı bakımından hukukî veya maddî bir sonucu olmadığı anlaşılmıştır.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../03/2024 tarih ve 2022/... E., 2024/... K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.415,50 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 853,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,63 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/06/2026