İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/753 E. 2026/434 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/753
Karar No
2026/434
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2020/753 Esas KARAR NO:2026/434

DAVA TARİHİ :24/12/2020 DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

BİRLEŞEN DAVA ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2021/... ESAS, 2022/... KARAR SAYILI DOSYASI

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 28/01/2021 KARAR TARİHİ: 25/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin “...” adıyla akaryakıt dağıtım sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren kamuoyuna mal olmuş bir şirket olduğunu, müvekkil şirket ile davalı şirketin ... Şubesi arasında ....09.2018 tarihinde “... Mah. ... ... Bulvarı No:8/1 ... ...” adresinde yer alan akaryakıt istasyonunun bayiliği işinin davalı şirket tarafından 5 (beş) yıllık süre boyunca görülmesi amacıyla, her iki tarafın hak ve yükümlülüklerini düzenleyen akaryakıt bayilik sözleşmesi (''Sözleşme'') ve bu sözleşmenin ayrılmaz bir parçası niteliğindeki bayilik protokolünün imza altına alındığını, akabinde davalı şirketin BAY/...-82/... numaralı bayilik lisansıyla ....09.2018 tarihinde hizmete başladığını, davalı şirketin sözleşmeye konu yükümlülükleri yerine getireceği istasyonu ...ve Ticaret Anonim Şirketi ünvanlı üçüncü kişiye devretmesi sebebiyle davalı şirketin isteği doğrultusunda uhdesindeki BAY/...-82/... numaralı bayilik lisansının 13.01.2020 tarihinde EPDK tarafından verilen ... sayılı karar ile sonlandırıldığını, davalı şirketin sözleşmeye ve ticari örf-adetlere aykırı davranışının, müvekkil şirketin birçok kalemde zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, tüm bunlara ek olarak sözleşmenin sair maddelerinde mutabık kalınan cezai şartların, davalı şirketin ilgili maddelere aykırı davranışı sebebiyle müvekkil şirket tarafından talep edilmesi ihtiyacının hasıl olduğunu beyanla fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla Protokol'ün 4. maddesi uyarınca cezai şart olarak şimdilik 10.000,00-TL'nin davalıdan tahsiline, davalı şirketin bayilik lisansının sonlandırıldığı 13.01.2020 tarihi itibarıyla hesaplanmak üzere, Protokol'ün 3.1.6. maddesi uyarınca satın alınmayan beher m3 beyaz ürün için sözleşmede yer aları cezai şart bedeli olarak şimdilik 10.000,00-TL'nin davalıdan tahsiline, davalı şirketin bayilik lisansının sonlandırıldığı 13.01.2020 tarihi itibarıyla hesaplanmak üzere, Protokol'ün 3.1.6. maddesi uyarınca, müvekkili şirketin yoksun kalmış olduğu kara karşılık olarak şimdilik 10.000,00-TL'nin davalıdan tahsiline, dava konusu ettikleri alacak kalemlerinden kanunen ve sözleşme kapsamında mümkün olanlarına dava tarihi itibarıyla ticari faiz uygulanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin “...” adıyla akaryakıt dağıtım sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren kamuoyuna mal olmuş bir şirket olduğunu, müvekkil şirket ile davalı şirketin ... Şubesi arasında ....09.2018 tarihinde “... Mah. Şehit ... Bulvarı No:8/1 ... ...” adresinde yer alan akaryakıt istasyonunun bayiliği işinin davalı şirket tarafından 5 (beş) yıllık süre boyunca görülmesi amacıyla, her iki tarafın hak ve yükümlülüklerini düzenleyen akaryakıt bayilik sözleşmesi (''Sözleşme'') ve bu sözleşmenin ayrılmaz bir parçası niteliğindeki bayilik protokolünün imza altına alındığını, akabinde davalı şirketin BAY/...-82/... numaralı bayilik lisansıyla ....09.2018 tarihinde hizmete başladığını, davalı şirketin bayilik lisansını tesisi ...VE TİCARET A.Ş.unvanlı muhataba devri nedeni ile lisans sahibi davalı şirketin isteği üzerine 13.01.2020 tarihli kararla sonlandırıldığını, davalı şirketin ahde vefa ilkesine aykırı davranarak sözleşmesel edimlerini yerine getirmeyi fiilen imkansızlaştıracak bir taleple EPDK'ya başvurup lisansının sonlanmasına sebep verdiğini, müvekkili şirketi zarara uğrattığını, davalı şirketin hiçbir gerekçe göstermeksizin tek taraflı olarak feshetmesine olanak sağlayacak herhangi bir hakkı bulunmadığını, haksız sona ermeden doğan zararların telafisi için İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini ve uğranılan kar mahrumiyetinin tazmini ile sözleşmeden doğan cezai şart alacaklarının talep edildiğini, müvekkili şirketin haksız ve sözleşmeye aykırı bir biçimde sözleşmeyi fesheden davalı şirketten feriler hariç 24.797,07 TL cari hesap alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili amacıyla davalı şirkete taraflar arasındaki yetki anlaşmasına uygun olarak T.C. .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve ödeme emri gönderildiğini, ödeme emrine , borca, ferilerine ve yetkiye olmak üzere haksız yere ve kötü niyetle itiraz edildiğini beyanla fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak üzere davalı şirketin ....İcra Müdürlüğü 2020/... Esas sayılı dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itiraz ile takibin durmasına sebebiyet veren davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA /

Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın davacı şirket tarafından yetkisiz yer mahkemesinde açıldığını, bu sebeple yetki itirazlarının kabulü ile davanın yetkili yer mahkemesine gönderilmesini, davacı şirketin dava dilekçesinde talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, bu nedenle de davanın reddi gerektiğini, davacı şirket tarafından açılan işbu davanın kısmi dava olarak açıldığını, kısmi dava açılması halinde zamanaşımının dava dilekçesinde bildirilen kısım için duracağı ve dava edilmeyen kısım için işlemeye devam edeceği hususunun nazara alınmasını ve gerek bilirkişi gerekse de yüce mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiğini, dava şartı olan arabuluculuğun gerçekleştiğinden bahsetmenin imkansız olduğunu, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacı şirketin müvekkil şirket ile aralarında 5 yıllık sözleşleşme olmasına rağmen kendi mülkiyetinde bulunan ve işbu davaya konu olan ''... Mah. ... Bulvarı No:8/1 .../...'' adresinde bulunan ... Şubesini geri istediğini, davacı şirketin söz konusu istasyonu kendilerinin çalıştıracaklarını, şirketlerinin mali yönden zor durumda olduğunu, ...ve Ticaret A.Ş. adında yeni bir şirket kurduklarını, ... Şubesini ...ve Ticaret A.Ş.'ye devretmesi sonrasında diğer şubeleri de bırakmasını istediklerini belirttiklerini, müvekkil şirketin yetkilisinin davacı şirketin bu isteği ve baskısı üzerine ... Şubesini ...ve Ticaret A.Ş.'ye devrettiğini, davacı şirketin aralarında imzalanan akaryakıt bayilik sözleşmesine aykırı hareket ederek ... Şubesi akaryakıt istasyonu müvekkil şirketten geri aldığını, davacı şirketin müvekkil şirketin ... Şubesine yaptığı masrafı dahi müvekkil şirkete geri ödemediğini, davacı şirketin müvekkil şirket ile imzaladığı akaryakıt bayilik sözleşmesine ve bayilik sözleşmesine tek taraflı olarak cezai şart maddesi koyarak genel sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını ve müvekkil şirketin söz konusu sözleşmeleri baskı altında müvekkil şirkete imzalattığını, davacı şirketin 50 bin dolar gibi fahiş bir cezai şartı tek taraflı olarak lehine kullanmaya çalışmasının tamamen kötüniyetli olarak hareket ettiğinin bir göstergesi olduğunu, davacı şirketin müspet ve menfi zararını istemesinin imkansız olduğu ve davacı şirket ile müvekkil şirket arasında ... Şubesi için imzalanan sözleşmeden dolayı asıl zarara uğrayan müvekkil şirket olduğunu beyanla zararlarından dolayı davacı şirkete dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın davacı şirket tarafından yetkisiz yer mahkemesinde açıldığını, bu sebeple yetki itirazlarının kabulü ile davanın yetkili yer mahkemesine gönderilmesini, davacı şirketin dava dilekçesinde talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, bu nedenle de davanın reddi gerektiğini, davacı şirketin iddialarının aksine müvekkili şirketin davacı şirkete hiçbir borcu bulunmadığını, taraflar arasında ... ... İstasyonu (... Şubesi), ... İstasyonu (... Şubesi), ... İstasyonu ve ... İstasyonunun bayilikleri için 5'şer yıllık akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, davacı şirketin, müvekkili şirket ile aralarında 5 yıllık sözleşleşme olmasına rağmen kendi mülkiyetinde bulunan ve işbu davaya konu olan ... Mah. ... Bulvarı No:8/1 .../... adresinde bulunan ... Şubesini geri istediğini, müvekkili şirketin yetkilisi davacı şirketin genel merkezine giderek ... Holding Genel Başkanı ... ... ile ve ... Yönetim Kurulu Başkanı ... ... ile görüşme yaptığını ancak davacı şirketin söz konusu istasyonu kendilerinin çalıştıracaklarını, şirketlerinin mali yönden zor durumda olduğunu, ...ve Ticaret A.Ş. adında yeni bir şirket kurduklarını, ... Şubesini ...ve Ticaret A.Ş.'ye devretmesi sonrasında diğer şubeleri de bırakmasını istediklerini belirttiklerini, müvekkili şirketin yetkilisi davacı şirketin bu isteği ve baskısı üzerine ... Şubesini ...ve Ticaret A.Ş.'ye devrettiğini, müvekkil şirketin, ... Şubesi için akaryakıt istasyonu ruhsatı çıkardığını, kapalı bir istasyonu açarak sıfırdan müşteri kitlesi oluşturduğunu bunun için emek, mesai ve maddi kaynaklarını harcadığını ancak tüm bunlar gerçekleştikten sonra davacı şirketin aralarında imzalanan akaryakıt bayilik sözleşmesine aykırı hareket ederek ... Şubesi akaryakıt istasyonunu müvekkili şirketten geri aldığını, davacı şirketin müvekkili şirketin ... Şubesine yaptığı masrafı dahi müvekkili şirkete geri ödemediğini, sonrasında müvekkili şirketin davacı şirket ile diğer şubeler için imzalanan akaryakıt bayilik sözleşmelerini davacı şirketin sözleşmeye aykırı hareketleri ve ... Şubesinin davacı şirketin baskısı sebebiyle ...ve Ticaret A.Ş.'ye devri sonrası davacı şirketin diğer şubelerinde müvekkili şirket tarafından bırakılması yönündeki baskısı sebebiyle feshetmek durumunda kaldığını, müvekkili şirketin davacı şirkete farklı bankalardan 02.07.2019 tarihinde 19.000,00 TL, 39.700,00 TL ve 53.000,00 TL olmak üzere toplamda 111.700,00 TL ödeme yaptığını ancak bu ödemelerin karşılığında davacı şirket tarafından müvekkili şirkete herhangi bir akaryakıt gönderilmediğini beyanla müvekkil şirket hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, taraf şirketlerin ve dava dışı ...ve Ticaret A.Ş'nin ticaret sicil kayıtları celbedilmiş, davalı şirketin dava tarihi olan 24/12/2020 tarihinden geriye dönük son üç yıla ait Kurumlar Vergisi Beyannamesi ve bilanço örnekleri cep edilmiş ve tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemeleri yaptırılarak bilirkişi raporları alınmıştır. Mahkememizin 27/05/2021 duruşmasında; "Davalı vekilinin yetki itirazının HMK md.19/2 gereğince reddine" karar verilmiştir. ....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/... Talimat sayılı dosyasının 14/01/2022 tarihli duruşmasında dinlenilen davalı tanığı ...; "Ben halen davalı firmanın Kahramanmaraş ... Şubesinde pompacı olarak çalışmaktayım, daha önce dava konusu ... Şahinbey bayinde çalışıyor idim, bildiğim kadarı ile ... hem ruhsat hem benzinliğin mülk sahibi idi, daha sonra ... paraya sıkıştığını, burayı devredeceğini duydum. ... adına bu işleri ... takip ediyor idi ve ben orada sadece işçi olduğum için bildiklerim bundan ibarettir, tanıklığım karşılığında ücret talep etmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur. ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/... Talimat sayılı dosyasının 27/01/2022 tarihli duruşmasında dinlenilen davalı tanığı ... ...; "Ben ... Petrol İnş. San. Tic. Ltd'de 2018-2021 yılları arasında çalıştım. Davacı ile davalı arasında bir bayilik ilişkisi vardı. Ben muhasebeci olarak çalışırdım. Taraflar arasında önceleri sorunsuz bir ilişki vardı. Ben ...'teki ... ... petrol ofisinde çalışırdım. Bildiğim kadarıyla uyuşmazlık ... istasyon olan ve davalıya ait olan Araban ... petrol istasyonunun davacı tarafından bayilik sözleşmesi iptal edilerek kendilerinin işletme arzusundan kaynaklı doğdu. Davacı ... Petrol İnş. San. Tic. Ltd'de ... Bey davalının bir personeli olan ...'a vekaletname vererek şirket kurulması ve ruhsat alma gibi işlemlere yardımcı oldular. Şirket ... Bey adına kuruldu. Bildiğim kadarıyla ismi de ...Ticaret AŞ'dir. EPDK tarafından bayilik lisansının sona erdirilmesine dair bir bilgim yoktur. Aslında ...AŞ davacı ... şirketinin adına kurulmuştur. Sadece davalının bir personelinin yardımıyla kurulması gündemdedir. Bu zamana kadar taraflar arasında bildiğim kadarıyla sorunsuz bir ticari ilişki vardı. Ancak ...'teki petrol istasyonu olan ... Petrol üzerinde de baskı kurulmaya çalışılınca bu dava açıldı diye biliyorum. ...Tic. AŞ'nin kurulması esnasında harcanan tutarı bilmiyorum, bu durum ile Müslüm Bey ilgilenmiştir. ...'teki istasyonda baskı kurulduğu esnada işi adeta yıldırarak bırakmamız için dönem dönem davacı tarafından petrol miktarının istenilen ölçüde ve kalitede gönderilmemesi gibi durumlar yaşanıyordu. Davacının tutumları sebebiyle müşteri kaybı yaşadık, dönem dönem istasyonda hiç petrol olmazdı. Benzer bir müşteri kaybı Antep'teki istasyonda da yaşanmıştır. Davalı ... Petrol AŞ'nin gördüğü lüzum üzerine bir ihtar çekilerek sözleşme fesih edildi. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur. ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/124 Talimat sayılı dosyasının 21/09/2022 tarihli duruşmasında dinlenilen davalı tanığı ...;" Davacı şirketin ... ... Bulvarı üzerinde 2 akaryakıt istasyonu vardır. Bunların ... Büyükşehir Belediyesinden ruhsat işlemleri için beni yetkilendirmişlerdi. Bunlardan birinin adı ... ... Petrol idi. Ben önceden davalı şirkette çalışandım. Davacı şirketin bir başka petrol istasyonu daha vardı. Onun devir işlemi içinde bana yetki vermişlerdi. Tüm işlemlerini ben yapmıştım. ... Petrol ... Petrol'ün kiracısıydı. Her iki akaryakıt istasyonunda kiralamışlardı. 2018 yılında hatırladığım kadarıyla ruhsat devir işlemlerini ben yapmıştım. Ne kadar süreli olarak kiraladığını bilmiyorum. ...'ın demirbaşlarını devir teslimini ben yaptım. Ayrıca ... harcamış olduğu bir bedel de çıktı. Bunun dökümünü de tutanak altına almıştık. Sonradan ... sözleşme süresi dolmadan burayı kendilerinin çalıştıracaklarını belirterek ... ... Petrol'ün satışını yaptılar. Diğer istasyon olan ...halen devam ediyor. ... davalının buradaki kiracılığına da son verip onu çıkarttı dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 01/12/2022 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; "... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak; -Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA ÖN İNCELEME DURUŞMASINDA TESPİT EDİLEN UYUŞMAZLIKLARIN HALLİ İLE Taraflar arasındaki Bayilik Sözleşmeleri ve Protokol kapsamında hangi yıllara ait ceza-i şart alacağının talep edilebilir olduğu hususunda takdir mahkemeye ait olmak üzere; Taraflar arasındaki Bayilik Sözleşmeleri ve Protokol kapsamında; -Sözleşmenin başladığı tarihten itibaren davalı tarafından öngörülen satış taahhütlerinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin YIL BAZINDA değerlendirilmesi, -Sözleşme ve taahhüt kapsamında HER YIL İÇİN NE KADAR EKSİK SATIŞ YAPILDIĞININ tespit edilmesi, -Sözleşme ve taahhüt kapsamında YIL BAZINDA TESPİT EDİLEN EKSİK SATIŞ MİKTARLARINA GÖRE, her bir yıllık dönem için ceza-i şart alacağının ayrı ayrı hesaplanması, daha sonra toplam tutarın tespit edilmesi ve ceza-i şart alacağının tespit edilmesi durumunda bunun davalının ekonomik mahvına sebep olup olmayacağının tespiti için davalının 2018-2020 yıllarına ait Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bir akaryakıt alanında uzman sektör bilirkişisi ve bir SMMM'den oluşan bilirkişi heyeti vasıtasıyla inceleme yapılmasının istenilmesine..." dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024 /120 talimat sayılı dosyasında SMMM bilirkişisi... ve sektör bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 24/12/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Sözleşme ve taahhüt kapsamında yıl bazında tespit edilen eksik satış miktarlarına göre, her bir yıllık dönem için Cezai-i şart alacağının ayrı ayrı hesaplanması, daha sonra toplam tutarın tespit edilmesi ve ceza-i şart alacağının tespit edilmesi durumunda bunun davalının ekonomik mahvına sebep olup olmayacağının tespiti için 2018-2019 ve 2020 yıllarına ait Ticari defter ve belgeleri ve dosya içerisindeki belgeler-bilgiler doğrultusunda talep edilen bilirkişi raporu ile ilgili olarak aşağıdaki tespitlerin yapıldığı, -Davalı ... Petrol İnşaat Sanayi Tic. Ltd. Şti.'nin dava dosyasında mevcut bulunan 2018- 2019 yıllarına ait fiziki ticari defterleri ile davalı şirketin flaş içerisinde 2020 yılı e-defter kayıtlarının sunulduğu, TTK 64.maddesine göre Açılış ve Kapanış tasdiklerinin mevcut olduğu, ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, Ancak 2018-2019-2020 yıllarına ait Defteri Kebir ve Envanter defterlerinin mevcut olmadığı, 2020 yılına ait yevmiye ve defteri kebir defter beratlarının süresinde beyan edildiği, takdiri mahkemenize ait olduğu, davalının dosyadaki mevcut alış faturalarından, mevcut bulunan kanuni defterlerinden olan Yevmiye defteri ayrıntılı olarak yazılmadığından dosyadaki mevcut belgelerden Alış faturalarından faydalanılarak çıkartıldığı, Taraflar arasındaki Bayilik Sözleşmeleri ve protokol kapsamında; Tablo-1'de izah edilen davalı şirket ile davacı şirket arasında yapılan sözleşme gereği her bir sözleşme yılının değerlendirileceği bir sonraki yılının diğerine etki etmeyeceği gereği, davalı şirketin yerine getirmesi gereken yıllık alış taahhüttün yanlızca 1.yıl 1.258.826 litre alış yaparak gerçekleştiği, geri kalan 4 yıllık dönem için 4.000.000 Litre akaryakıt taahhüdünü yerine getiremediği tespit edildiği, 3.1.6 Madde sözleşme gereği Cezai Şart Hesaplanmasına göre; 4000 m3 Akaryakıt miktarı x 60 USD = 240.000,00-USD cezai şart olarak hesaplandığı, 4. Madde sözleşme gereği şartı ceza hesaplanması; bu maddede belirtildiği üzere Bayii tarafından haksız yere fesh edilmesi halinde 50.000,00-USD tutarına parayı nakten ve defaten ödemeyi taahhüt eder şartı gereği, 50.000,00-USD davalının taahhüdünün bulunduğu, Davalı şirket öz kaynağının dava dosyasında mevcut 2020 kurumlar vergisi beyannamesinden tespit edilmiş olup, 2020 yılı Öz kaynağının 1.246.420,93 TL olduğu, Dava tarihi itibarıyla 240.000,00-USD + 50.000,00-USD = 290.000,00-USD cezai durum tutarı TL olarak hesaplandığında, 24.12.2020 dava tarihine göre 7.643-TL kur ile çarpıldığında 2.216.470,00-TL Cezai durum oluştuğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 30/01/2025 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, taraf vekillerinin bilirkişi heyet raporuna karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ve beyan ve itirazlarını karşılayacak mahiyette, ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA ÖN İNCELEME DURUŞMASINDA TESPİT EDİLEN UYUŞMAZLIKLARIN HALLİ İLE Taraflar arasındaki Bayilik Sözleşmeleri ve Protokol kapsamında hangi yıllara ait ceza-i şart alacağının talep edilebilir olduğu hususunda takdir mahkemeye ait olmak üzere; Taraflar arasındaki Bayilik Sözleşmeleri ve Protokol kapsamında; -Sözleşmenin başladığı tarihten itibaren davalı tarafından öngörülen satış taahhütlerinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin YIL BAZINDA değerlendirilmesi, - Sözleşme ve taahhüt kapsamında HER YIL İÇİN NE KADAR EKSİK SATIŞ YAPILDIĞININ tespit edilmesi, -Sözleşme ve taahhüt kapsamında YIL BAZINDA TESPİT EDİLEN EKSİK SATIŞ MİKTARLARINA GÖRE, her bir yıllık dönem için ceza-i şart alacağının ayrı ayrı hesaplanması, daha sonra toplam tutarın tespit edilmesi ve ceza-i şart alacağının tespit edilmesi durumunda bunun davalının ekonomik mahvına sebep olup olmayacağının tespiti için DAVACININ 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde... bilirkişi incelemesi yaptırılmasına..." dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda akaryakıt alanında uzman bilirkişi ..., SMMM bilirkişisi ... ve Borçlar mevzuatından kaynaklanan nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 09/10/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; B. Sektörel inceleme neticesinde; 1. Davalı firmanın sözleşmeyi feshederek devrettiği istasyonun yeni işleticisi dava dışı ... Petrol'ün Davacı dağıtım şirketi ...'in bayiliğini yaparak devam etmesi, davalı firmanın Davacı firmanın yöneticisi ile mesajlarında fesih konusunda sorun yaşamayacağının belirtilmesi, şekil açısından karşılıklı mutabakatla feshedilmiş gibi gözükse de yazılı karşılıklı bir fesihname olmadığı için sözleşme açısından haksız fesih olarak yorumlandığı, takdir Sayın Mahkemede olmak üzere alternatifli hesaplamaların yapıldığı, 2. Davalı bayinin çalışmadığı süreye ait alım taahhüdü bulunan 4.000m3 (her yıl 1.000m3 olmak üzere toplamda 4.000m3) beyaz ürün için eksik alım kaynaklı cezai şartının incelendiği, davalı bayinin ilgili protokolde m3 başına 60 USD cezai şartı olduğu kararlaştırılmış olmasından hareketle eksik alım kaynaklı cezai şart tutarının 240.000,00-USD olduğu, 3. Davacı ... firmasının sözleşmesi Davalı tarafından feshedilen istasyonda yeni işletici dava dışı ...ile bayilik ilişkisine devam ettiği için kar mahrumiyeti hesaplaması yapmanın sektörel açıdan makul olmayacağı, Sayın Mahkemenin farklı karar verme ihtimaline karşılık ilgili hesaplamanın yapıldığı, C. Mali inceleme neticesinde: Dosya mevcudu, davacı şirketin 2018, 2019 ve 2020 yılı ticari defterleri, talimat raporu, bilirkişi raporlarına karşı itiraz ve beyanlar, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel yönden tetkiki sonucunda ve raporun içinde açıklanan nedenlerle incelenen davacı şirkete ait 2018, 2019 ve 2020 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2018, 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, D. ASIL DAVADA UYUŞMAZLIK NOKTASI: Sayın Mahkemece uyuşmazlık noktası “bayilik sözleşmesi ile bu sözleşmeye göre düzenlenen protokolün 4. ve 3.1.6 maddeleri uyarınca cezai şart koşullarının oluşup oluşmadığı; sözleşme ve protokol gereğince eksik alım yapıldığı iddia sözleşme süresinin sonuna kadar geçen edilen ürünler için kar mahrumiyeti, yani fesih tarihinden söz süre için kar mahrumiyeti alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise ne kadar olduğu” şeklinde olup 1. Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Taraflar arasında adi yazılı şekilde ....09.2018 tarihinde beş yıl süreli “Bayilik Sözleşmesi"nin ve sözleşmenin parçası niteliğinde “Bayilik Protokolü”nün akdedildiği; davalının bayi olarak faaliyete başladığı; davalı şirketin 2020 yılında lisansının sonlandırılması nedeniyle davacının dava dilekçesinde; a. Protokol'ün 4. maddesinden kaynaklı cezai şart olarak şimdilik 10.000TL.nin ödenmesini talep ettiği; protokolün 4. maddesinde sözleşmenin süresinden önce davalı bayi tarafından sona erdirilmesi, davalı bayinin sözleşme aykırı davranması halinde davacıya 50.000USD ödeneceğinin kararlaştırıldığı; sözleşmenin bu hükmünde TBK m. 179/1 hükmünce seçimlik ceza koşulunun (cezai şartın) kabul edildiği; eğer sektörel inceleme neticesinde de belirtildiği üzere davalının sözleşmeyi feshinin haklı nedene dayanmadığı kabul edilir ise bu halde davalı bayi, protokolün 4. Maddesinde kararlaştırılan ceza koşulunu ödeme borcu altında olacağı için (taleple bağlılık ilkesi nazara alındığında) davacının 10.000,00-TL'nin ödenmesini talep edebileceği kanaatine varıldığı; b. 13.10.2020 tarihi itibariyle Protokol'ün 3.1.6. maddesi uyarınca satın alınmayan her m3 beyaz ürün için cezai şart olarak şimdilik 10.000,00-TL'nin ödenmesini talep ettiği; protokolün 3.1.6. maddesinde davalı bayi tarafından satın alınmayan beher m3 beyaz ürün için davacıya 60USD ödeneceğinin kararlaştırıldığı; sözleşmenin bu hükmünde TBK m. 179/II hükmünce ifaya eklenen ceza koşulunun (cezai şartın) kabul edildiği (uzmanlık alanının dışında olduğu için tarafınca böyle bir hesaplamanın yapılması mümkün olmamakla birlikte) eğer sektörel yönden davalı bayinin eksik alım yaptığı tespit edilir ise (yukarıda sektörel incelemede bu yönde tespit yapıldığından) bu halde davalı bayi, protokolün 3.1.6. maddesinde kararlaştırılan ceza koşulunu ödeme borcu altında olacağı için (taleple bağlılık ilkesi nazara alındığında) davacının 10.000,00-TL'nin ödenmesini talep edebileceği kanaatine varıldığı, c. 13.10.2020 tarihi itibariyle Protokol'ün 3.1.6. maddesi uyarınca davacının yoksun kaldığı karın tahsili olarak şimdilik 10.000TL.nin ödenmesini talep ettiği; protokolün 3.1.6. maddesinde davalı bayi tarafından sözleşmenin süresinden evvel sonlandırılması halinde fesih tarihinden sözleşme süresinin sonuna kadar davacının uğradığı kar mahrumiyetini ödeyeceğinin kabul edildiği; (uzmanlık alanının dışında olduğu için tarafınca böyle bir hesaplamanın yapılması mümkün olmamakla birlikte) eğer sektörel yönden davalı bayinin sözleşmeye aykırılığı nedeniyle davacının kar mahrumiyeti oluştuğu tespit edilir ise bu halde davalı bayi, protokolün 3.1.6. maddesi gereğince davacının uğradığı kar mahrumiyeti ödeme borcu altında olacağı için (taleple bağlılık ilkesi nazara alındığında) davacının 10.000TL.nin ödenmesini talep edebileceği kanaatine varıldığı; ancak yukarıda sektörel yönden kar mahrumiyetine yönelik hesaplamanın yapılamadığının beyan edildiği, d. Takdirin elbette TMK m. 4 ve HMK hükümleri gereğince Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, E. BİRLEŞEN DAVADA UYUŞMAZLIK NOKTASI: Davacı tarafından icra takibinde toplamda 32.401,77TL.nin ödenmesinin talep edildiği ve “borcun sebebi” olarak da cari hesap ilişkisinin gösterildiği, BIRLEŞEN .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... E. sayılı dosyası ile cari hesap alacağının tahsiline istinaden başlatılan ....İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasına vaki itirazın iptalinin talep edildiği; mali inceleme neticesinde: Davacı şirketin 21.04.2020 tarihi itibariyle davalı yandan 24.797,07 TL cari hesap alacağının bulunduğu, Davacı şirketin icra takip tarihi itibariyle davalı yandan 24.797,07TL cari hesap alacağının bulunduğu, F. Taleple bağlılık uyarınca davacının davalı bayiden protokolün 4. maddesi uyarınca 10.000TL., protokolün 3.1.6. maddesi uyarınca 10.000TL. ödenmesini isteyebileceği, kar mahrumiyetinin ise hesaplanamadığı, “ceza-i şart alacağının tespit edilmesi durumunda bunun davalının ekonomik mahvına sebep olup olmayacağı” hususunda ise mali inceleme neticesinde; a.Davalı Şirketin 2018 yılı Özkaynakları 1.026.529,38 TL, sermayesi 1.000.000,00 TL olduğu, Şirketin 2019 yılı Özkaynakları 1.114.753,81 TL, Sermayesi 1.000.000,00 TL olduğu, Her iki yılda da sermayenin 3/2'si (=%66,67'si) korunduğu, b. Davalı ... Petrol İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.'nin, TTK 376 kapsamında sermaye kaybı veya borca batıklık durumunun bulunmadığı, dolayısıyla davacının ceza koşulunu ödeyecek olması durumunun, davacının ekonomik mahvına sebep olmayacağı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 07/11/2025 tarihli ara kararının (2) numaralı ara kararı ile; "...taraf vekillerinin bilirkişi heyet raporuna karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ve beyan ve itirazlarını karşılayacak mahiyette ek rapor tanzimi için dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdiine" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda akaryakıt alanında uzman bilirkişi ..., SMMM bilirkişisi ... ve Borçlar mevzuatından kaynaklanan nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen .../01/2026 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; Kök rapordaki görüşlerinde değişik olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi raporları dosya kapsamına uygun, bilimsel verilere dayalı, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınmıştır. Davacı vekili 30/03/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile; ıslah taleplerinin kabul olunarak; 188.880,00-TL cezai şart, 906.624,00-TL eksik satış nedeniyle cezai şart, 10.000,00-TL kâr mahrumiyeti ve bu tutarlara dava tarihinden itibaren taraflar arasındaki sözleşme şartları (Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi m. 42) uyarınca hesap edilen avans faizine 20 puan eklenmek sureti ile tespit edilecek faiz oranında faiz işletilerek, talepleri kabul edilmez ise dava tarihinden geçerli olmak üzere avans faizi oranında faiz işletilerek davalıdan tahsiline, birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/71E. sayılı dosyası yönünden takibin devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE / Asıl dava, sözleşmeye dayalı alacak davasıdır. Birleşen dava, alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.Maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili davasıdır. Asıl davada HMK'nun 320/2.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi ve bu sözleşmeye istinaden düzenlenen protokolün 4. Ve 3.1.6 maddeleri kapsamında cezai şart koşullarının oluşup oluşmadığı, yine taraflar arasında akdedilen sözleşme ve protokol kapsamında eksik alım yapıldığı idda olunan ürünler için kar mahrumiyeti başka bir deyişle fesih tarihinden sözleşme süresinden sonuna kadar geçen süre için kar mahrumiyeti alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise ne kadar olduğu noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. ....İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı/borçlu hakkında toplam 32.401,77-TL alacağın ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalı/borçlu tarafından yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İİK'nun 62.maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67. maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur. Birleşen davada HMK'nun 320/2.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; ....İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı dosyasında takibin devam edip etmeyeceği, itirazın iptal edilip edilmeyeceği ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilip edilmeyeceği hususlarında toplandığı tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2.maddesi: ''Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.'' şeklindedir. Medeni Yasa'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Medeni Yasa'nın bu hükmü 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası'nın 190. maddesi 1. fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" denilmiştir. Bu bağlamda kural olarak davanın taraflarından her biri iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. İddia, savunma, dosya içeriği deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; eldeki asıl davada davacı taraf, taraflar arasında 5 yıl süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve bu sözleşmenin ayrılmaz bir parçası niteliğindeki Bayilik Protokolünün akdedildiğini, davalı şirketin, hiçbir gerekçe göstermeksizin ... 3.Noterliğinin 09/07/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiğini kendilerine bildirdiğini, davalı tarafın sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesi halinde, sözleşme ve eklerinde düzenlenen cezai şart uygulamalarının (protokolün 4., 3.1.6 ve 3.1.10. Maddeleri) devreye gireceğini, ayrıca protokolün 3.2.2 maddesi kapsamında kendileri tarafından uhdesindeki yükümlülükler paralelinde ''4*4 Hariç Kurumsal Kimlik'' giydirme işleminin gerçekleştiğini iddia etmiş, davalı taraf ise, taraflar arasında akdedilen Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin ve bu sözleşmenin koşullarını ihlal eden tarafın davacı taraf olduğunu, zira davacı tarafın, kendileri ile aralarında 5 yıllık sözleşme olmasına rağmen kendi mülkiyetinde bulunan ... Şubesini geri istediğini, şirketlerinin mali yönden zor durumda olduğunu, ...ve Tic. A.Ş. Adında yeni bir şirket kurduklarını, işbu şubenin devrinden sonra diğer şubeleri de bırakmasını istediklerini, kendilerinin de davacı şirketin bu isteği üzerine ... Şubesini ...ve Tic. A.Ş.'ye devrettiklerini başka bir deyişle kendilerinin, ... Şubesinin sözleşmesini keyfi bir şekilde sonlandırmadıklarını, davacı tarafın söz konusu sözleşmeyi davacı tarafın sözleşmeye aykırı hareketleri ve ... Şubesinin davacı şirketin baskısı sebebiyle ...ve Tic. A.Ş.'ye devri sonrası davacı tarafın diğer şubelerinin de kendileri tarafından bırakılması yönündeki baskısı sebebiyle sözleşmeyi feshetmek durumunda kaldığını iddia etmiştir. Birleşen davada ise davacı taraf, taraflar arasında akdedilen 5 yıl süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve bu sözleşmenin ayrılmaz bir parçası niteliğindeki Bayilik Protokolü kapsamındaki cari hesap alacağının olduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise, asıl davadaki iddialarının yanında davacı şirkete farklı bankalardan 02.07.2019 tarihinde 19.000,00 TL, 39.700,00 TL ve 53.000,00 TL olmak üzere toplamda 111.700,00 TL ödeme yaptığını ancak bu ödemelerin karşılığında davacı şirket tarafından kendilerine herhangi bir akaryakıt gönderilmediğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini iddia etmiştir. Öncelikle taraflar arasında, 5 yıl süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve bu sözleşmenin ayrılmaz bir parçası niteliğindeki Bayilik Protokolünün akdedildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasında ihtilaf bulunmayan bir diğer husus ise, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından feshedildiğidir. Birleşen dava yönünden, sadece cari alacak talep edildiğinden Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki denetime açık hesaplamalara itibar edilmiş ve davacının davalıdan 24.797,07-TL alacaklı olduğu, işbu tutarın faturalara dayalı yani likit olması ve davalının itirazında haksız olduğu kanaatine varıldığından hükmolunan 24.797,07-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatının ise, davacının takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden başka bir deyişle yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Asıl dava yönünden ise, taraflar arasındaki ihtilaflardan çözümlenmesi gereken ilk husus, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi ve bu sözleşmeye istinaden düzenlenen protokolün davalı tarafından feshinin haklı olup olmadığıdır. Bu noktada değinilmesi gereken ilk husus, EPDK'nin 08/03/2021 tarih ve E-...-130.01.01-39048 sayılı cevabi yazısıdır. Bu cevabi yazı ise şu şekildedir: ''...... Mah. ... Bulvarı No:8/1 .../... adresinde kurulu bulunan tesis için ... Petrol İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ne .../09/2018 tarih ve BAY/...-82/... sayılı lisans verilmiştir. Söz konusu tesisin ...ve Tic. A.Ş. Unvanlı muhataba devri nedeni ile, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin ....maddesinin 1.fıkrasının (ç) bendi uyarınca lisans sahibinin isteği üzerine 13/01/2020 tarihli ... sayılı kararla sonlandırılmıştır. BAY/...-82/... sayılı lisansın dosyasında yer alan 11/09/2018 tarihli bayilik sözleşmesi ve talep edilen diğer belgeler Ek'te tarafınıza gönderilmektedir....'' şeklindedir. Bir diğer değinilmesi gereken nokta ise, ... Ticaret Odası'nın 04/06/2021 tarih ve ...-50.40-... sayılı cevabi yazısı ve ekleridir. İşbu cevabi yazının ekinde yer alan belgede ...ve Tic. A.Ş.'nin kuruluş tarihinin 05/09/2019, ...ve Tic. A.Ş.'nin ''Adres Bilgileri'' başlıklı kısmın altında yer alan TSM Tescil Adresinin ''... Mah. ... Bulvarı ... Sit. No:8/1 .../...'' ve yetkililerinin ... ... olduğu tespit edilmiştir. Bu noktada değinilmesi gereken bir diğer husus ise yukarıda detaylı olarak yazılan tanıklar ... ... ve ...'ın beyanlarıdır. Tanıklardan özellikle ... ..., taraflar arasında önceleri sorunsuz bir ilişki olduğunu, sorunun istasyonların devredilerek davacının kendileri tarafından işletilmelerini istemeleri üzerinde doğduğunu belirtmiş, yine aynı tanığın beyanında geçen ... bey'in dosyaya celbedilen tüm deliller birlikte ele alındığında dava dışı ...ve Tic. A.Ş.'nin yetkilisi olan ... Sakarya isimli kişi olduğunun anlaşılmıştır. Tanıklardan ...'ta beyanında açıkça ''... Sonradan ... sözleşme süresi dolmadan burayı kendilerinin çalıştıracaklarını belirterek ... ... Petrol'ün satışını yaptılar....'' belirtmiştir. Son olarak değinilmesi gereken husus ise, davalı tarafından dosyaya sunulan Whatsapp yazışmalarıdır. İşbu yazışmalar incelendiğinde işbu yazışmalarda açıkça istasyonlarının devrinin konuşulduğu, işbu konuşmalarda davacı tarafın isteği doğrultusunda devrin olduğu, ayrıca baskın ve üstün tarafın da davacı taraf olduğu (Bknz. ''Abi merhaba. Senin sözüne güvenerek istasyonun devrini yapıyorum. Oğluma bir sıkıntı olmasın yeter. Ben senin her zaman emrindeyim. Allah'ın izini ile tekrar işleri yoluna koyacam inşallah. Ben senin her zaman emrindeyim. Benden desteğini esirgeme abi Cevap(... ...-Sunulan ekran görüntüsünde yer alan isim): Rahat ol. Allah'ın izniyle sorun yaratmam sana rahat ol. Karşı cevap: Size güveniyorum saygı ve sevgi duyuyorum. Allah sizi korusun...) kanaatine varılmıştır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; davalı tarafın asıl davada ileri sürdüğü iddiaların EPDK'nın cevabi yazısı, ... Ticaret Odasının cevabi yazısı, özellikle tanıklar ... ... ve ...'ın beyanları, taraflar arasındaki Whatsapp yazışmaları ve dosyaya celbedilen deliller birlikte ele alındığında ispatlandığı başka bir deyişle davalı tarafın iddialarında/savunmalarında haklı olduğu davacının da iyi niyetli olmadığı kanaatine varıldığından taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi ve bu sözleşmeye istinaden düzenlenen protokolün davalı tarafından feshedilmediği davalı tarafın bu feshe zorlandığı hatta davacı tarafın da isteği/talebi ve hatta baskısı neticesinde oluştuğu kanaatine varıldığından Mahkememizce asıl davanın reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / ASIL DAVADA 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta peşin alınan 512,33-TL harç ve 18.400,00-TL ıslah harcının toplamı olan 18.912,33-TL'den mahsubu ile artan 18.180,33-TL'nin hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan ....825,60-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 200,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK.nun 333.maddesi gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan miktarın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, BİRLEŞEN DAVADA 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalının ....İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı takibine yaptığı itirazın 24.797,07-TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin 24.797,07-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda işletilecek ticari avans faizi yürütülmek suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hükmolunan 24.797,07-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 1.693,88-TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 391,34-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.302,54-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 24.797,07-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 7.604,70-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvuru harcı, 391,34-TL peşin harç, 26,25-TL posta masrafları olmak üzere toplam 476,89-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre (%76) 362,43-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı tarafından yapılan 200,00-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre (%24) 48,00-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, taraf vekillerinin huzurunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/06/2026

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/753, K. 2026/434, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-753-e-2026-434-k-5661aac2cf7a