Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/239 E. 2026/1048 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/239
- Karar No
- 2026/1048
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/239 Esas 2026/1048 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/239 KARAR NO : 2026/1048
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/11/2023 NUMARASI : 2023/395 Esas 2023/874 Karar
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 20/02/2018 KARAR TARİHİ : 17/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/07/2026
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın şubesi ile davalı şirket arasında imzalanan 26/04/2011 tarihli 50.000.000 TL limitli 24/07/2012 tarihli 10.500.000 TL limitli, 07/02/2014 tarihli 18.750.000 TL limitli sözleşmelere istinaden şirkete krediler kullandırıldığını, diğer davalıların bu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, tüm borçlulara gönderilen 20/12/2017 tarihli ihtarla borcun ödenmesi talep edilmesine rağmen ödenmediğini, borçlu ...'ın şirket ortağı olduğunu, kefalet için eş muvafakatnamesinin bulunduğunu, ...'ın sorumluluğunun 26/04/2011 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, bu tarih itibariyle de kefalet için eş muvafakatnamesinin alınmasına gerek olmadığını, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalı itirazlarının haksız olduğunu belirterek davalıların itirazlarının iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmelerini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinde varlığı iddia edilen nakdi ve gayrinakdi alacakların detaylarının ödeme emrinde olmadığını, deposu istenen teminat mektuplarının açıklanmadığını, teminat altına alındığı düşünülen risklerin gerçekleşme ihtimalinin olup olmadığının bilinemediğini, takip talebinde borçluların asıl borçlu mu kefil mi olduklarının açıklanmadığını, kefil olduklarını gösteren sözleşmelerin görülemediğini, talep edilen %36 akdi faiz ile %72 temerrüt faizinin fahiş olduğu gibi hesaplanan faizlerin de fazla olduğunu, bu nedenle haklı olarak borca itiraz edildiğini belirterek haksız davanın reddi ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; bozma öncesi bilirkişiden alınan rapor ve ek rapor, mahkemenin önceki kararı, Bölge Adliye Mahkemesinin kararı göz önünde bulundurulduğunda; davalı ... Limited Şirketi'nin 350.083,04 TL asıl alacak, 49.097,07 TL işlemiş faiz, 2.615,52 TL BSMV, 288,37 TL masraf olmak üzere toplam 402.084,00 TL'ye yapmış olduğu itirazın iptali, davalı ... ... Sanayi Limited Şirketi'nin meri teminat mektupları yönünden 966.884,00 TL ile çek sorumluluk tutarı olan 9.150,00 TL'ye yapmış olduğu itirazın iptali, davalı ...'ın nakde çevrilen teminat mektubundan kaynaklı 350.083,04 TL asıl alacak, 31.650,37 TL faiz, 2.072,52 TL BSMV, 288,37 TL masraf olmak üzere toplam 384.094,29 TL'ye yapmış olduğu itirazın iptali, davalı ...'ın teminat mektubundan kaynaklı 83,04 TL asıl alacak, 150,37 TL işlemiş faiz, 7,52 TL BSMV, 288,37 TL masraf olmak üzere 529,29 TL 'ye yapılan itirazın iptali gerekir, alacak likit olduğundan nakdi alacak toplamı olan 402.084,00 TL üzerinden hesaplanacak inkar tazminatının, davalılar ... ... ve Limited Şirketi, ... ve ...'dan sorumlu oldukları tutarlara göre tahsili ile davacıya ödenmesine, tüm davalılar yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının red edilen kısmının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili bankanın ... Şubesinden kredili müşterilerden ... San. A.Ş.'ne 26/04/2011 tarihli 50.000.000,00 TL,24/07/2012 tarihli 10.500.000,00 TL, 07/02/2014 tarihli 18.750.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmelerine/ Taahhütnamelerine istinaden ticari krediler kullandırıldığını, diğer davalılar ... ve ...'ın da sözü edilen genel kredi sözleşmelerini/ taahhütnamelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olduklarını, imzaladıkları meblağ kadar asıl alacak ve asıl alacağın ferilerinden müvekkili bankaya karşı hukuken sorumlu olduklarını, mahkemece her ne kadar kefil ...'ın 24/07/2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'nde imzası olmaması nedeniyle nakden tazmin edilen 350.000,00 TL miktarlı teminat mektubundan sorumlu olmadığı kanaatine varılmış ise de ...'ın imzasının bulunduğu 26/04/2011 tarihli 50.000.000,00 TL bedelli genel kredi taahhütnamesi'nin "Kefalet ve Kefillerin Sorumluluğu" başlıklı 17.maddesinin sondan bir önceki paragrafında açıkça bu taahhütnamenin daha önce açılmış tüm hesapları kapsadığı gibi bundan böyle açılacak bütün kredi hesaplarını da kapsadığı kayıt altına alındığını, tarafların serbest iradesiyle imzaladığı sözleşme/taahhütname hükümleri gereği kefil ...'ın taahhütnameden sonra verilen teminat mektubunun tazmininden sorumlu olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kefil ... yönünden davanın kısmen reddine yönelik kısmının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dava konusu Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2018/1569 E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacı Banka tarafından, asıl borçlu ... San. A.Ş.ve müteselsil kefiller ... ve ... aleyhinde 407.047,27 | TL nakdi alacak toplamı, 1.348.950,00 | TL gayrinakdi alacak toplamı olmak üzere toplam 1.755.997,27 | TL alacağın tahsili/deposu talebiyle icra takibi başlatıldığı, Toplam alacak 1.755.997,27 TL ile her bir nakdi asıl alacağa takip tarihinden tamamen tahsiline kadar işleyecek olan her bir kredi için belirtilen oranlarda temerrüt faizi, %5 BSMV icra harç ve masrafları ile avukatlık ücretinin ödenmesini, gayrinakdi Teminat Mektubu Bedelleri ile gayrinakdi Çek Bedeli Kredisinin ... T.A.Ş. ... Şubesinde faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesini teminen borçlulardan icra harç ve masrafları ve vekalet ücreti ile ödemesini, gayrinakdi teminat mektuplarının ve çek bedellerinin takip tarihinden sonra nakde tahvil edilmesi halinde nakde tahvil tarihinden tamamen tahsil edilinceye kadar işleyecek %72 temerrüt faizleri, temerrüt faizlerinin %5 BSMV'si icra, harç ve masrafları ve vekalet ücreti ile ödenmesinin talep edildiği, borçlulardan ... San. A.Ş. aleyhinde 1.000.000,00 TL ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip bedeli düşüldükten sonra harca esas değerden kalan 755.997,27 TL'den sorumlu olduğunun belirtildiği, ödeme emrine davalıların süresinde itiraz üzerine işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı banka ile asıl borçlu ... İnşaat Taahhüt Tic. ve San. Ltd. Şti arasında 26/04/2011 tarihli 50.000.000,00 TL limitli, 24/07/2012 tarihli 10.500.000,00 TL limitli, 07/02/2014 tarihli 18.750.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri tanzim edildiği, davalı ...'ın her üç genel kredi sözleşmesine, davalı ...'ın ise sadece 26/04/2011 tarihli sözleşmeye aynı limitle kefil olduğu görülmüştür. Yargılama aşamasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda; takip tarihi itibariyle davacının davalı ... Limited Şirketi'nden 350.083,04 TL asıl alacak, 49.097,07 TL işlemiş faiz, 2.615,52 TL BSMV, 288,37 TL masraf olmak üzere toplam 402.084,00 TL, davalı ... ... Sanayi Limited Şirketi'nin meri teminat mektupları yönünden 966.884,00 TL ile çek sorumluluk tutarı olan 9.150,00 TL deposundan, davalı ...'ın nakde çevrilen teminat mektubundan kaynaklı 350.083,04 TL asıl alacak, 31.650,37 TL faiz, 2.072,52 TL BSMV, 288,37 TL masraf olmak üzere toplam 384.094,29 TL'den , davalı ...'ın teminat mektubundan kaynaklı 83,04 TL asıl alacak, 150,37 TL işlemiş faiz, 7,52 TL BSMV, 288,37 TL masraf olmak üzere toplam 529,29 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda açıklandığı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacı banka ile asıl borçlu davalı şirket arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, diğer davalıların müşterek ve müteselsil kefil olduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı tarafından davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan icra takip dayanağı genel kredi sözleşmeleri nedeniyle talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı, var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı vekilinin istinafında davalı kefil ... nakden tazmin edilen 350.000,00 TL miktarlı teminat mektubundan sorumlu olduğunu ileri sürerek istinafa gelmiştir. Davacı yanın istinaf itirazları doğrultusunda somut olay irdelendiğinde; davacı bankanın itirazına konu 350.000,00 TL bedelli ... San. Ltd. Şti.'nin lehtarı olduğu, Seri No: ... Kesin Teminat Mektubunun 23/06/2015 tarihinde düzenlendiği, davalı ...'ın kefaletinin sadece 26/04/2011 tarihli GKS 'de olup, asıl borçlu şirket ile davacı banka arasında bu tarihten sonra imzalanan 24/07/2012 ve 07/02/2014 tarihli GKS'lerde kefaleti bulunmadığı , hal böyle olunca 23/06/2015 tarihinde düzenlenen , 12/10/2017 tarihinde (dosya kapsamında yer alan dekont ile sabit olduğu üzere) davacı banka tarafından tazmin edilerek nakde dönüşen 350.000,00 TL bedelli teminat mektubu kredi borcundan sorumlu olmadığı , davacı yanca her ne kadar davalı ... kefil olduğu 26/04/2011 tarihli GKS'de "Kefalet ve Kefillerin Sorumluluğu" başlıklı 17.maddesi uyarınca davacının kefaletinin bundan böyle açılacak bütün kredi hesaplarını da kapsadığı ileri sürülmüş ise de , kefilin bu sorumluluğunun ancak kefil olduğu sözleşme (26/04/2011 tarihli genel kredi sözleşmesi) kapsamında doğmuş ve doğacak borçları kapsayacağı , istinafa konu edilen alacağın da iş bu 26/04/2011 tarihli genel kredi sözleşmesinden doğmadığı, bu bağlamda davalı kefilin 350.000,00 TL bedelli teminat mektubu kredi borcundan sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece yukarıda yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/07/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-