Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1162 E. 2026/1220 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1162
- Karar No
- 2026/1220
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1162 - 2026/1220 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1162 KARAR NO : 2026/1220 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/03/2024 NUMARASI : 2023/216 E. - 2024/108 K.
DAVANIN KONUSU : Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Giderilmesi ile Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/03/2024 Tarih ve 2023/216 Esas - 2024/108 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili ... ...’in, 2002 yılından bu yana eğitim sektöründe kurduğu “... Koleji Eğitim Anonim Şirketi” ile faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin sahibi olduğu “... Koleji”nin halihazırda 4 yerleşkede yaklaşık 2.600 öğrencisi, yüzlerce öğretmeni ve diğer personelleri ile 20 yılı aşkın süredir eğitim hizmeti sunduğunu, davalı şirketin ise 22.07.2013 tarihinde kurulduğunu, 17.09.2020 tarihinde unvan değişikliği yaparak “... ... Yayıncılık Basım Dağıtım Eğitim Ticaret Limited Şirketi” unvanını kullanmaya başladığını, müvekkiline gelen şikayetler doğrultusunda yapılan incelemede ise davalı şirketin “https://...” adresinden kitap ve çocuklara yönelik oyun kutuları satışı yaptığı ve ayrıca Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2017/26526 tescil numaralı "... ... Çocuk Akademesi Yayınevi", 2018/04410 tescil numaralı "... ...", 2018/74828 tescil numaralı "... ...", 2021/055018 tescil numaralı "... ... Mutluluk Dağıtır", 2022/106561 tescil numaralı "... ... 90 yaş altı tüm çocuklar için 80 yaş altı tüm çocuklar için" ve 2022/169673 tescil numaralı "... ... Yayınları" markasını ve logosunu 41.sınıfta tescil ettirdiğinin tespit edildiğini, davalı şirketin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini, davalı şirketin "... ..." markasını kullanarak müvekkilinin "..." markasını açıkça haksız ve dayanaksız bir şekilde kullandığını, uyuşmazlık konusu markaların benzerlik ve iltibas yönünden hükümsüzlüğünün gerektiğini, davalı şirkete ait markanın müvekkilinin markaları ile tamamen aynı olduğunu, müvekkili de "..." markası ile dergi ve kitap basımı gibi faaliyetler gerçekleştirdiğinden davalı şirketin "... ..." markası ile karıştığını ileri sürerek, davalı şirkete ait 2017/26526, 2018/04410, 2018/74828, 2021/055018, 2022/106561 ve 2022/169673 tescil numaralı markaların hükümsüzlüğüne, sicilden terkini ile davalı şirketin "..." markasını içeren iş evrakı, reklam, mal ve ambalajlarından ve internet sitesinden bu ibareyi kaldırması ile tanıtıcı tabelaları dahil markanın kullanıldığı tüm araç-gereç ve unsurların davalı şirketin işletmelerinden toplatılmasına, imhasına ve logonun kullanıldığı reklamlarının durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin 2017/26526 sayılı markasının 23.03.2017 tarihinden itibaren koruma altında ve tescilli olduğunu, bu markaya karşı hükümsüzlük davası açılacak sürenin dolduğunu, markanın çekişmesiz şekilde kullanıldığını, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, somut olayda iltibas tehlikesinin gerçekleşmediğini, markaların işitsel, görsel ve kavramsal olarak birbirinden farklı nitelik taşıdığını, müvekkilinin, davacıya göre çok daha yüksek bir tanınırlığa ve şöhrete sahip olduğunu, müvekkilinin markalarının 16., 25., 38. ve. 41. sınıflarda tescilli olduğunu, davalının yayın alanında, davacının eğitim-öğretim alanında faaliyet gösterdiğini, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, taraf markalarının birbirlerinden yeterince farklılaştığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu 2017 26526, 2018 04410, 2018 74828, 2021 055018 ve 2022 106561 sayılı davalı şirket markaları ile davacı yanın hükümsüzlük talebine dayanak markaları arasında 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davaya konu 2017 26526 sayılı markanın tescil tarihinden 5 yıllık sürenin geçtiği, davacı yanın SMK’nun 25/6. maddesi kapsamında davaya konu markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kaldığı, davaya konu 2018 04410, 2018 74828, 2021 055018 ve 2022 106561 sayılı davalı şirket markaları açısından, davalı lehine müktesep hakkın oluştuğu, bu nedenle hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığı, davalı yana ait 2022/169673 sayılı marka tescil edilmemiş olmakla, söz konusu marka açısından hükümsüzlük talep edilemeyeceği, davalı yanın eylemli kullanımlarının, davacı yanın markalarında yer alan hizmetler ile aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olduğu, davalı şirketin eylemli kullanımları ile davacı yanın talebine dayanak markaları arasında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davalı şirketin eylemli kullanımının davacının marka haklarını ihlal etmediği ve 6769 sayılı SMK m. 7 ve 29 uyarınca davacının markasından doğan haklara tecavüz teşkil etmediği, aksi kabul edilse dahi, davacının 5,5 yıl süre ile bu kullanıma sessiz kaldığı ve bu nedenle marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı dava açma ve talepte bulunma hakkını kaybettiği gerekçesiyle, tecavüz ve hükümsüzlük yönünden açılan davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin 41.sınıfta tescilli "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının "... ..." markalarını 41.sınıfta kullanmasının müvekkilinin markalarına tecavüz teşkil ettiğini, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, 2002 yılından bu yana eğitim sektöründe "..." ibaresini kullanan müvekkilinin marka tescilinin davalıdan çok öncelere dayandığını, davacının markanın gerçek hak sahibi olduğunu, davalının, müvekkilinin bilinir hale getirdiği markaların popülerliğinden kötüniyetle faydalanmayı amaçladığını, davalının müvekkilinin markaları tanındıktan sonra unvan değişikliği ile "... ..." markasını tescil ettirmesinin kötüniyetini ortaya koyduğunu, bu nedenle marka tecavüzü ve hükümsüzlük taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı fiillerinin marka tecavüzünün yanı sıra haksız rekabet de teşkil ettiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : 1- Dava, markaya tecavüzün önlenmesi ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14.06.2012 tarih, 2010/8788 Esas, 2012/10516 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, marka hakkı sahibinin, hareket tarzı ile hakkın ihlaline zımnen müsaade ettiği hallerde, markayı uzunca bir süre izinsiz kullanan kişinin bu kullanımına artık karşı çıkamayacağı, hukuka aykırı davranışın önlenmesine veya hukuka aykırı duruma son verilmesine ilişkin talebin kullanılmasını çok geciktiren kimsenin MK'nun 2. maddesinde anlamını bulan dürüstlüğe aykırı davranıp davranmadığının değerlendirilmesi gerektiği, zira, haklı başka bir gerekçe olmadığı sürece, uzun süre tecavüze sessiz kalarak üçüncü kişiler nezdinde güven yaratan kişilere dava açma hakkının tanınmaması gerektiği, somut olayda da davalı ile aynı sektörde ve aynı şehirde faaliyet gösteren davacının, dava tarihinden önce davalının "... ..." asli unsurlu markasal kullanımından haberdar olmadığını ileri sürmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davacının 2017/26526 sayılı markanın tescil edildiği 27/07/2017 tarihinin üzerinden dava tarihi olan 27/04/2023 itibariyle hükümsüzlük davası açmak için aranan beş yıllık sürenin geçtiği, davalının 2017/26526 sayılı marka tescilinde ve dava konusu kullanımlarında kötü niyetli olduğunun da ispatlanamadığı, açıklanan nedenlerle mahkemece davacının sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradığı gerekçesiyle 2017/26526 sayılı marka hükümsüzlüğü ve marka hakkı ihlaline dayalı taleplerin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, öte yandan davalının 28.sınıfta tescilli 2022/106561 sayılı markasının başvuru tarihinin 28/07/2022 olduğu, davalının 27/07/2017 tarihinde tescil edilen 28.sınıfta tescilli 2017/26526 sayılı "... ..." asli unsurlu markasının, 2022/106561 sayılı "... ..." asli unsurlu marka açısından müktesep hak koşullarını sağladığı, 2022/106561 sayılı marka yönünden davalının müktesep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin de yerinde olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2010/10029 E. 2012/1928 K., 2013/18711 E.2014/13375 K., 2007/12056 E.2009/8227 K., 2009/9215 E.2011/2047 K., 2019/447 E. 2020/2675 K ve 2020/1735 E. 2022/573 K. sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere, dava tarihi itibariyle tescilli olmayan bir markanın hükümsüzlüğü için dava açılması mümkün olmayıp, dava tarihinde henüz tescilli olmayan davalı yana ait 2022/169673 sayılı marka açısından da bu gerekçeyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece davacının "..." asli unsurlu markaları ile davalının "... ..." ibareli markaları arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığı, ayrıca davalının 2017/26526 sayılı markasının sonraki tarihli markalar yönünden müktesep hak sağladığı gerekçesiyle 2018/04410, 2018/74828, 2021/055018 sayılı markalar yönünden hükümsüzlük davasının reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408-409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.
Yapılan açıklamalar doğrultusunda tarafların marka işaretleri karşılaştırıldığında, davacının mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, davalının dava konusu 2018/04410 numaralı "... ...", 2018/74828 numaralı "... ...", 2021/055018 numaralı "... ... Mutluluk Dağıtır" ibareli markalarında da aynen asli unsur olarak kullanıldığı, dava konusu markalardaki sair kelime ve şekil unsurlarının davacı markalarına nazaran yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, bu hali ile taraf markaları arasında, asli unsurlarının ortaklığı nedeniyle, SMK'nın 6/1. maddesi anlamında işaret benzerliği şartının gerçekleştiği kanaatine varılmış, mahkemenin aksi yöndeki kanaati isabetli bulunmamıştır. Taraf markaları kapsamlarındaki emtialar bakımından karşılaştırıldığında, dava konusu 2018/04410 sayılı markanın kapsamındaki 28. sınıf “Oyunlar ve oyuncaklar….” malları, 2018/74828 sayılı markanın kapsamındaki 16. sınıf “…Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları….”, 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” ve 41. sınıf “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri.”, 2021/055018 sayılı markanın kapsamındaki 16. sınıf “…Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları….” malları ile davacı yanın mesnet markalarının kapsamlarında yer alan malların/ hizmetlerin aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olduğu, anılan mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliği şartı da gerçekleştiğinden karşılaştırılan markalar arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu anlaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine gerek görülmemiş ve teknik yönlerden mevcut rapordan faydalanılmıştır. Bu noktada davalının 2017/26526 sayılı markasının, 2018/04410, 2018/74828, 2021/055018 sayılı markaları yönünden müktesep hak sağlayıp sağlamadığının tartışılması gerekir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19.09.2008 tarih ve 2007/7547 E.-2008/10251 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere kazanılmış hakkın varlığının kabulü için kazanılmış hakka dayanak teşkil eden tescilli marka ile yeni markadaki ibarelerde, asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunması, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması şartlarının bir arada bulunması gerekmektedir. Davalının 2017/26526 sayılı markası 27/07/2017 tarihinde tescil edilmiş olup, 2018/04410, 2018/74828, 2021/055018 sayılı markaların hükümsüzlük davası açılabilecek kadarlık sürede çekişmesiz şekilde kullanılmadığı anlaşıldığından 2017/26526 sayılı markanın anılan markalar yönünden müktesep hak sağlamayacağı anlaşılmıştır. Öte yandan davacı tarafından tanınmışlık iddiasında bulunulmuştur. 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesi uyarınca ise tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. Bu husus, aynı zamanda SMK'nın 25/1 maddesi kapsamında bir hükümsüzlük nedenidir. Tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlamaktan kast edilen; tanınmış markanın tüketiciler nezdinde sahip olduğu olumlu imajın hukuka aykırı bir şekilde diğer markaya aktarılmasıdır. Bu yolla tanınmış markanın reklâm değeri ve şöhreti sömürülmekte, tescilli markanın itibarından dolayı haksız avantaj elde edilmektedir. Tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi hali ise, doktrinde lekeleme (tarnishment) olarak adlandırılmaktadır. Bu durumda, marka itibarı zarar görecek şekilde küçültücü, imaj zedeleyici bir mal veya hizmet için kullanılmaktadır Ayrıca 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesinde sayılan tanınmış markadan haksız yararlanma halleri, her somut olayın özelliklerine, markanın ne kadar tanınmış olduğuna, tanınmış markanın ayırt edicilik derecesinin ne derecede yüksek olduğuna, her iki tarafa ait markanın birebir aynı olup olmamasına, farklı sınıftaki mal veya hizmetin tanınmış markanın asıl olarak kullanıldığı sektör veya sektörlerden mal ve/veya hizmetlerden ne derece uzak ya da yakın, ne derece farklı olduğuna göre değerlendirilmelidir (Yargıtay 11.HD'nin 22.03.2017 tarih, 2015/14059 E., 2017/1721 K. Sayılı ilamı). Somut olayda, SMK'nın 6/1.maddesi anlamında benzer bulunan emtia dışındaki mal ve hizmetler yönünden, davacı şirketin "..." ibareli markalarının tanınmışlığı nedeniyle SMK'nın 6/5.maddesindeki koşulların ortaya çıkacağının dosya kapsamındaki delillerle ispat edilemediği kanaatine varılmıştır. Son olarak, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığı ileri sürülmüş ise de sırf benzer marka başvurusunda bulunulmasının kötü niyetin kabulü için yeterli olmadığı, bunun dışında da davalının marka başvurusunu kötü niyetli yaptığına dair bir delil ve emarenin bulunmadığı anlaşıldığından, davacının kötü niyete dayalı iddiası yerinde görülmemiştir. İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 14/03/2024 gün ve 2023/216 Esas - 2024/108 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3- Marka hakkına tecavüz davasının REDDİNE, 4- Marka hükümsüzlüğü davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, 5-Dava konusu 2018/04410 sayılı markanın kapsamındaki 28. sınıf “Oyunlar ve oyuncaklar….” malları, 2018/74828 sayılı markanın kapsamındaki 16. sınıf “…Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları….”, 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” ve 41. sınıf “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri.”, 2021/055018 sayılı markanın kapsamındaki 16. sınıf “…Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları….” malları yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, 6-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 7-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve marka hükümsüzlüğü davası kısmen kabul edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve marka hükümsüzlüğü davası kısmen reddedildiğinden A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve markaya tecavüz davası reddedildiğinden A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 120,00-TL tebligat ve posta masrafı, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti ile istinaf aşamasında yapılan 278,00-TL tebligat ve posta masrafı ve 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 7.067,40-TL yargılama giderinin, davanın kabul/ ret oranı takdiren 1/3 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 2.355,80-TL'ye 179,90-TL peşin harç ve 179,90-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 2.715,60-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 12-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 13-Davacı tarafından istinaf aşamasında yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 14-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 15-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/06/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/06/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.