Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1782 E. 2026/878 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1782
- Karar No
- 2026/878
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1782 Esas 2026/878 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1782 KARAR NO : 2026/878
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/05/2023 NUMARASI : 2022/766 Esas 2023/324 Karar
KARAR TARİHİ : 03/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/07/2026
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin asıl ve birleşen davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle asıl dava ve birleşen Ankara 14. ATM'nin 2018/962 Esas sayılı dosyası yönünden davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, birleşen Ankara 3. ATM'nin 2016/699 Esas sayılı dosyası yönünden davanın reddine yönelik verilen hükme karşı, asıl davada davacı birleşen davada davalı ... Hiz. Ltd. Şti. ve asıl dava ve birleşen davada davacı .... tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Asıl davada davacı ... ... A.Ş. dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş'nin diz protezleri imalatçısı ve ithalatçısı olarak faaliyet gösterdiğini, davalı yanın ise ...Hastanesinin işletmecisi olduğunu, taraflar arasında 15/12/2013 yürürlük tarihli sözleşme bulunduğunu, davalının, sözleşme gereğince kliniğin işletmesini sözleşmenin 4.maddesinde belirtilen ödeme şartlarıyla kendisine devrettiğini, davalı yanın sözleşmeden kaynaklanan edimlerini tam ve eksiksiz yerine getirmemesi üzerine Ankara 34. Noterliği'nin 09/10/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile gecikmelerin düzeltilmesi ve hesaplanan alacak kaleminin, ödenmesi aksi halde sözleşmenin haklı nedenle feshedileceğini ihtar ettiğini,verilen cevabi ihtarnamede, Haziran 2015, Temmuz 2015, Ağustos 2015, aylarına ait fatura incelemelerinin henüz tamamlanmamış olup sözleşmede 1.980.000,00-TL yıllık ciro taahhüdünde bulunulup bu taahhüdün yerine getirilememesi sebebiyle cezai şart olarak toplamda 332.489,61-TL alacağı bulunduğunun, buna SGK kesintisi eklendiğinde davalı yanın toplam 376.201,01-TL alacaklı olduğunu, kayıtlarında bu tutarın 369.337,57-TL yazılması ile davacı yandan 6.863,44-TL alacaklı olduğunun ileri sürüldüğünü ve davalı yanca ödeme yapmadığını, kliniğe ait ciro bilgisinin kendisiyle sağlıklı olarak paylaşmadığını, alacaklarının üzerinden 6 aydan fazla zaman geçtiğini, fazlaya ve temerrüt faizine ilişkin tüm hakları saklı kalması kaydıyla sözleşmenin haklı nedenle tarafından feshedildiğini, sözleşmenin feshine kendi kusuru ile neden olan davalı yanın, ceza-i şart ile ödenmeyen alacaklarını ödemesi gerektiğini ileri sürerek haklı nedenle fesih tarih olan 21/10/2015 tarihine kadar hesaplanacak şimdilik 10.000,00-TL asıl alacağının, sözleşmede kararlaştırılan %10 oranında ceza-i şart alacağının işleyecek faizi ile davalı ... Şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/699 Esas 2016/519 Karar sayılı dosyasında davacı ..... Ltd. Şti. dava dilekçesinde özetle; tarafına ait ...Hastanesinin ortopedi ve travmatoloji servisinin, işletme hakkının davalı ... Şirketine verilmesine ilişkin taraflar arasında 26/11/2013 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği taahhüt edilen cironun altında kalınması nedeniyle sözleşme uyarınca 420.406,00-TL hesaplanan tutarın 3 iş günü içinde ödenmesinin istendiğini, davalı ... Şirketinin sözleşme sona ermeden önce sözleşmeyi haksız feshettiğini, haksız fesih nedeniyle 21/10/2015 -18/11/2015 tarihleri arasında kazanç kaybına uğradığını, sözleşmeye göre taahhüt edilmiş aylık ciro karşılığının maddi zarar olarak tahsili gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL’nin temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile ayrıca haksız fesih nedeniyle hastane itibar kaybına uğradığından 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı yandan tahsiline ve bağlantı sebebiyle davaların birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/962 esas 2019/14 Karar sayılı dosyasında davacı ..... A.Ş. dava dilekçesinde özetle; Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/65 esas sırasında sözleşmeye dayalı alacak ve cezai şart istemiyle açtıkları davanın yargılaması sırasında alınan 06/02/2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda davalı hastaneden 342.935,43-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek; 172.996,58-TL asıl alacağın, muacceliyet tarihi olan 07/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş bağlantı nedeniyle Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/65 esas sayılı dosyası ile işbu davanın birleştirilmesini istemiştir. CEVAP Asıl dava ile Birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/962 esas sayılı ek davasına ilişkin davalı ... Şirketi tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; davacı ... Şirketinin ihtarname tarihi itibarıyla tahakkuk etmiş bu miktarda bir alacağı bulunmadığını, davacı şirketin başka bir hastane ile anlaşarak sözleşmenin feshi için bahane yaratma gayretine girdiğini ve sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, sözleşmedeki ciro taahhüdü nedeniyle ... Şirketinden alacağı bulunduğunu, alacağın mahsubu sonrası davacı ... Şirketinin dava tarihi itibarıyla 245.244,59-TL bakiye alacağı kaldığını, davacı şirketin işbu kısmi davalarında 10.000,00 TL alacağı bulunduğunu kabul ettiklerini bildirerek cari hesap uyarınca yapılan mahsuplaşmadan sonra bakiye kalan alacaktan talep edilen 10.000,00 TL'nin kabulüne karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davadan sonra taraflar arasında protokol yapılması, önceki davada verilen karar uyarınca borcun ödenmiş olması, icra müdürlüğüne haricen tahsil bilgisi verilerek konulan hacizlerin kaldırılmış olması, protokol uyarınca tarafların alacaklarını ibra etmiş olmaları nedeniyle açılan dava konusuz kaldığından, esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı, taraflarca icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı vekalet ücreti ve yargılama gideri talep edilmediğinden taraflar lehine icra inkar ve kötüniyet tazminatına, vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçesiyle; "davanın asıl dava ve Ankara 14. ATM'nin 2018/962 Esas sayılı dosyaları yönünde davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, Ankara 3. ATM'nin 2016/699 Esas sayılı dosyası yönünden davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir. Taraflarca karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl dava ve birleşen ek davada (Ankara 14. ATM 2018/962 Esas) davacı .... istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu protokolün, mahkemenin istinaf incelemesi sonucu kaldırılan önceki 2016/65 Esas sayılı ilk kararına ilişkin olduğunu, bu protokol kapsamında mahkemenin bu ilk kararının istinaf yada temyiz incelemesi ile kaldırılması/düzeltilmesi/değişmesi hallerine yönelik haklarının saklı tutulduğunu, mahkemece davalı tarafın duruşmada alınan beyanına istinaden taraflarca ilk kararın infazına ilişkin düzenlenen söz konusu protokol getirtilip incelenmeden icra dosyasına göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, kaldırma kararından sonra verilecek yeni karar nedeniyle hüküm altına alınabilecek bakiye tutar ve fer'ileri yönünden, protokol kapsamına göre takip yapma haklarının saklı tutulduğunu, istinaf incelemesi sonucunda mahkemece verilen ilk kararın sadece gerekçe yönünden kaldırılarak esasının incelenmediğini, verilen kararın bu haliyle hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Birleşen Ankara 3. ATM'nin 2016/699 Esas sayılı davasında davacı ...... Ltd. Şti. katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece maddi ve manevi tazminat talepleri reddedildiği halde yine ilk kararda olduğu gibi mahkemece hiçbir gerekçe yazılmadığını, asıl davada reddedilen cezai şart talebi yönünden davacı şirkete harç yatırtılmayarak buna göre lehine vekalet ücreti hesaplanmadığını, konusuz kalan davalarda ise protokol gereğince borçların ödendiğini, aksinin kabulü halinde mükerrer ödeme olacağını, davacının başka bir alacağı olduğuna dair istinaf sebebi de bulunmadığını ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Asıl ve birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/962 Esas sayılı ek davası; ...Hastanesi ortopedi ve travmatoloji servisinin boş olan bir adet ortopedi hekimi kadrosunun yanı sıra tüm istihdam masrafları işletmeci tarafından karşılanacak olan 3 adet servis hemşiresi, 1 adet ameliyathane hemşiresi, 1 adet teknisyen, 1 adet sekreter ile birlikte işletme hakkının verilmesine konu olan sözleşmeden kaynaklanan alacak ve cezai şart alacağı, birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/699 Esas sayılı davası ise anılan sözleşmeden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 27/02/2020 tarihli 2016/65 Esas 2020/154 Karar sayılı ilamla; "asıl davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL'nin 21/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/962 Esas yönünden davanın kısmen kabulüne, 159.938,85-TL'nin 21/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/699 Esas sayılı dosyası yönünden davanın reddine" yönelik karar verilmiş, bu kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Dairemizin, 12/10/2022 tarihli 2020/1475 Esas 2022/1198 Karar sayılı ilamıyla; "....Mahkemece, davacı yanın asıl dava dilekçesinde yer alan cezai şart alacağına ilişkin anılan kalem alacağın değerinin davacı yana açıklatılarak cezai şart alacağına yönelik harç eksikliği giderilmediği gibi, gerekçede TBK'da cezai şarta ilişkin hüküm yazılıp cezai şarta ilişkin genel açıklamalar yapılmış ise de, cezai şart alacağının neden reddedildiğine yönelik herhangi bir gerekçeye de yer verilmemiştir. Öte yandan, bilirkişi raporu ile davacının fesih tarihi ve dava tarihi itibarıyla davacının davalıdan sözleşme nedeniyle talep edebileceği alacak miktarı tespit edilmiş, mahkemece de bilirkişi raporunun hükme esas alındığı belirtilmesine rağmen asıl davanın 10.000,00 TL üzerinden, birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/962 Esas sayılı dava dosyasının da 159.938,85 TL üzerinden kabul edilmesine yönelik herhangi bir gerekçe yazılmamıştır. Birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/699 Esas sayılı dava dosyasında davacı yan davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, itibar kaybı olduğunu, sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi nedeniyle taahhüt edilen ciroya ilişkin kar kaybı bulunduğunu iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Mahkemece karar gerekçesinde bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek raporda birleşen davada davacı lehine hesaplanabilecek herhangi bir tazminat alacağı bulunmadığı, manevi tazminatın takdirinin mahkemeye ait olduğunun belirtildiği özetlendikten sonra raporun hükme esas alındığı belirtilmekle yetinilmiştir. Karar gerekçesinde anılan birleşen davada davacının maddi ve manevi tazminat talebinin neden reddedildiğine ilişkin gerekçe bulunmamaktadır. Bu durum ise adil yargılanma hakkının ihlali olup, aynı zamanda HMK'nun 297/2 maddesine de aykırılık teşkil etmektedir.Tüm bu nedenlerle kararın gerekçesiz olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 355. maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık gözetilerek, diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nun 353/1-a.6. maddesi gereğince kaldırılmasına " dair karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine iade edildiği, mahkemece yargılamaya mahkemenin işbu 2022/766 Esas sırasında devam edildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki mahkemece, Dairemiz kaldırma kararı gerekleri yerine getirilmeksizin taraflar arasında protokol düzenlendiği ve bu protokol uyarınca icra dosyasının infaz edildiği gerekçesiyle yeniden bir karar verildiği anlaşılmaktadır. Hükmün kapsamı başlıklı HMK'nın 297/2 maddesi; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmünü içermektedir.
Davacı ... Şirketi asıl davada, sözleşmeye aykırılık nedeniyle işletme hakkı devir sözleşmesine dayalı fesih tarihi olan 21/10/2015 tarihine kadar hesaplanacak alacağından şimdilik 10.000,00 TL alacak ile sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacağının tahsilini davalı ... Şirketinden (...Hastanesi) talep etmiş, yargılama aşamasında alacağını, bilirkişi raporu kapsamında toplam 169.938,85-TL olarak ıslah etmiştir. Cezai şart alacağının miktarına yönelik herhangi bir harca esas değer bildirilmediği gibi anılan kalem alacak yönünden herhangi bir harçta yatırılmadığı anlaşılmaktadır. Davacı yan, asıl davada yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök ve ek raporunda fesih tarihi itibarıyla davacı alacağının 169.938,85 TL, dava tarihi itibarıyla ise 342.935,43 TL olduğunun tespit edilmesi üzerine, fesih tarihinden sonra dava tarihine kadar olan bakiye 172.996,58 TL alacağın tahsili talebi ile bu kez birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/962 Esas sayılı davasını açmıştır. Mahkemece, davacı yanın asıl dava dilekçesinde yer alan, cezai şart alacağına ilişkin olarak anılan kalem alacağın değerinin davacı yana açıklatılarak cezai şart alacağına yönelik harç eksikliği giderilmediği gibi, gerekçede TBK'da cezai şarta ilişkin hüküm yazılıp cezai şarta ilişkin genel açıklamalar yapılmış ise de cezai şart alacağının neden reddedildiğine yönelik herhangi bir gerekçeye de yer verilmemiştir. Birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/699 Esas sayılı dava dosyasında davacı yan davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, itibar kaybı olduğunu, sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi nedeniyle taahhüt edilen ciroya ilişkin kar kaybı bulunduğunu iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Mahkemece, karar gerekçesinde anılan birleşen davada davacının maddi ve manevi tazminat talebinin neden reddedildiğine ilişkin gerekçe bulunmamaktadır. Bu durum ise adil yargılanma hakkının ihlali olup, aynı zamanda HMK'nun 297/2 maddesine de aykırılık teşkil etmektedir. İlk derece mahkemesince verilen ve Dairemizce yukarıda belirtildiği şekilde kaldırılmasına karar verilen ve mahkemenin 27/02/2020 tarihli 2016/65 Esas 2020/154 Karar sayılı ilamının, Dairemiz istinaf incelemesi aşamasında bulunduğu sırada asıl ve birleşen ek davada davacı ... Şirketi tarafından Ankara 3.İcra Müdürlüğü'nün 2020/7488 Esas sırasında ilamlı icra takibine konu edildiği, bu nedenle tarafların biraraya gelerek 26/08/2021 tarihinde, anılan takip yönünden bir protokol düzenledikleri, bu protokol nedeniyle davalı ... Şirketinin takibe konu tutarları ödeyerek icra dosyasının haricen tahsil ile kapatıldığı dosya kapsamındaki delillerden anlaşılmaktadır. Asıl ve birleşen ek davada davacı ... Şirketi vekili tarafından, verilen ilk karar sonrası bu kararın icraya konu edilmesi üzerine düzenlenen bu protokolde tarafların "istinaf ve temyiz kanun yolları aşamalarında verilecek olan yeni karar ile her iki tarafın haklarının saklı kalacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiklerini" ileri sürmekte olup sözü edilen protokolün ve hükümlerinin mahkemece, Dairemiz önceki kaldırma kararı kapsamı da göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, sözü edilen işbu protokol getirtilip incelenmeden yazılı olduğu üzere davacı ... Şirketi tarafından açılan asıl dava ile birleşen ek davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesi, yine hiçbir gerekçeye yer verilmeksizin davacı ... şirketi tarafından açılan birleşen davadaki maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi yönünden yazılı olduğu üzere karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Sözü edilen protokolün dosyaya ibrazı sağlanarak protokol hükümleri değerlendirilip Dairemizin 12/10/2022 tarihli ilk kaldırma kararında değinilen hususlarda göz önünde bulundurularak hukuki dinlenilme hakkı ve HMK 297 maddesi kapsamında gerekçeleri de açıklanmak üzere tarafların her bir talebinin karşılanması suretiyle hasıl olacak sonucuna göre mahkemece bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yetersiz gerekçe ile karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararında isabet görülmediğinden taraflarınistinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma gerekçesine göre tarafların sair istinaf istemlerinin incelenmesine yer olmadığına, dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1- Tarafların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, 2- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/05/2023 tarih 2022/766 Esas 2023/324 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1.a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma gerekçesine göre tarafların sair istinaf istemlerinin incelenmesine yer olmadığına, 4-Asıl ve birleşen ek davada davalı/ birleşen davada davacı ... Hiz. Ltd. Şti tarafında yatırılan 269,85-TL istinaf karar harcının talep halinde yatıran davalı ... Hiz. Ltd. Şti'ne iadesine, 5-Asıl ve birleşen ek davada davacı ..../ birleşen davada davalı tarafından yatırılan 809,55-TL istinaf karar harcının talep halinde davacı ....'ye iadesine, 6-Taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 7-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından taraflar yararına yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/07/2026
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...