Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1157 E. 2026/1452 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1157
Karar No
2026/1452
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1157 - 2026/1452 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1157 KARAR NO : 2026/1452 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/03/2024 NUMARASI : 2023/411 E. - 2024/130 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/03/2024 Tarih ve 2023/411 Esas - 2024/130 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin "..." ibareli birçok marka tesciline sahip olduğunu, başta 41. Sınıf (eğitim öğretim hizmetleri) olmak üzere markanın ilk ve gerçek hak sahibi olduğunun kesinleşmiş mahkeme kararıyla hüküm altına alındığını, müvekkili şirketin 2021/075414 sayılı "... dijital eğitim paketi kültürlü olmak isteyen her öğrenci için..." ibareli markanın 09/16/35/38/41. Sınıflarda tescili için başvuruda bulunduğunu, davalı şirketlerin itirazı neticesinde marka başvurusunun büyük ölçüde reddedildiğini, itiraz edenlerle müvekkili şirket arasında "..." ibareli markanın gerçek hak sahipliği konusunda görülen davaların tamamında ibarenin gerçek hak sahibinin müvekkili şirket olduğu ve itiraz edenlerin ibareyi kullanmasının kötüniyet ve haksız rekabet oluşturduğuna dair kesinleşmiş kararların bulunduğunu, dava konusu markanın seri marka konumunda olması nedeniyle tescilinin hukuki zorunluluk olduğunu, ret sebebi yapılan tüm markaların hükümsüz kılındığını ileri sürerek YİDK'nın 2023/M-8263 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, dava konusu marka ile diğer davalılara ait markalarda asli unsur olarak "..." ibaresinin yer aldığını, dava konusu markada yer alan tali unsurların itiraza konu mal/hizmetler açısından tanımlayıcı ve tasvir eden nitelikte olduğunu, taraf markalarının SMK 6/1 maddesi anlamında reddedilen mal ve hizmetler bakımından ilişkilendirilme ihtimali bulunduğunu, davacı şirketin önceki tarihli tescilli markaları olduğu ve gerçek hak sahipliği bulunduğu iddiasının dinlenebilir olmadığını, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Eğitim Kurumları A.Ş. vekili, müvekkili şirketin "..." ve "..." esas unsurlu markalarını uzun yıllardan bu yana tescil ettirerek, kullanarak ayırt edicilik kazandırdığını, taraf markalarının farklı markalar olduğunu, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Radyo ve Televizyon Yayıncılığı A.Ş. vekili, dava konusu markanın müvekkili markalarına iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, dava konusu markanın esas unsurunun "..." ibaresi olduğunu, "dijital eğitim paketi kültürlü olmak isteyen her öğrenci için" ibaresinin genel bir ibare olduğunu ve markaya ayırt edicilik katmayacağını, dava konusu markanın müvekkili markası ile birebir aynı/aynı tür hizmetler üzerinde tescil edilmek istendiğini, müvekkili şirket markalarının tanınmış markalar olduğunu, davacı şirketin marka başvurusunda kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, YİDK kararında redde mesnet kabul edilen markaların; ... Eğitim Kurumları A.Ş.’ye ait 2015/36233, 2015/36235, 2015/36239, 2015/36241, 2015/60024, 2015/74065, 2015/99081, 2015/99087, 2017/25296 sayılı, ... Radyo ve Televizyon Yayıncılığı A.Ş.’ye ait 2017/107799 sayılı markalar olduğu, iş bu markaların tescil tarihi ile dava konusu markanın başvuru tarihi arasında henüz 5 yıllık sürenin dolmadığı, dolayısıyla, ... Eğitim Kurumları A.Ş.’ye ait 2015/36233, 2015/36235, 2015/36239, 2015/36241, 2015/60024, 2015/74065, 2015/99081, 2015/99087, 2017/25296 sayılı, ... Radyo ve Televizyon Yayıncılığı A.Ş.’ye ait 2017/107799 sayılı markaların, kullanım ispatına tabi olmadığı, ayrıca, işbu markaların, davacı yanın "kullanım ispatı" talep ettiği markalar arasında da yer almadığı, davalılardan ... Eğitim Kurumları A.Ş.’ye ait 2017/25296, 2015/36239, 2015/36235 sayılı markalar hakkında hükümsüzlük kararı verildiği ve ilgili markaların sicilden terkin edildiği, 2017/25296, 2015/36239, 2015/36235 sayılı markaların, YİDK kararının verildiği tarihte sicilde tescilli olmakla birlikte, markalar hakkında verilen hükümsüzlük kararlarının geçmişe etkili olduğu, davalılara ait 2015/36233, 2015/36241, 2015/60024, 2015/74065, 2015/99081, 2015/99087, 2017/107799 sayılı markalar hakkında da devam eden davalar bulunmakla birlikte, iş bu markaların, henüz sicilde geçerliliği devam eden markalar olduğu, dava konusu marka kapsamında yer alan ve iş bu davanın konusunun, 16, 35, 38 ve 41. Sınıf mal ve hizmetlerin oluşturduğu, 16, 38 ve 41. Sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin, davalı şirketlere ait 2015/36233, 2015/36241, 2015/60024, 2015/74065, 2015/99081, 2015/99087, 2017/107799 sayılı markalar kapsamında, hali hazırda yer aldığı, 16, 38 ve 41. Sınıflar yönünden taraf markaları arasında ayniyet oluşturduğu, dava konusu marka kapsamında yer alan (16. Sınıf emtia satışına yönelik) 35/05 sınıf hizmetler ise, davalı ... Eğitim Kurumları A.Ş.’ne ait markalar kapsamında yer alan 16. Sınıf emtia ile benzer olduğu, hükümsüz kılınan 2017/25296, 2015/36239, 2015/36235 sayılı markaların, YİDK karar tarihinde geçerli olduğu ve sınıfsal benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiği, taraf markaları arasında, redde konu tüm mal ve hizmetler bakımından, sınıfsal ayniyet bulunduğu; zira 35/1-4 alt sınıfı kapsamında yer alan hizmetler, davalı şirkete ait 2017/25296 sayılı marka kapsamında hali hazırda yer aldığı, dava konusu marka başvurusu, kelime ve şekil unsurlarının birlikte yer aldığı karma nitelikte bir marka olduğu, markanın kelime unsurunu "... DİJİTAL EĞİTİM PAKETİ" ibaresinin oluşturduğu, kelimelerin üstünde bir el ile bir çember şekli yer aldığı, dava konusu markada, kelime kadar şekil unsurunun da ön planda bulunduğu, dava konusu markada hem "..." ibaresinin hem de "şekil" unsurunun, esas unsur konumunda olduğu, "..." ibaresinin, Türk Dil Kurumu çevrimiçi sözlüğünde "Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü; hars, ekin. Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü. Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi; irfan. Bireyin kazandığı bilgi. Tarım." olarak tanımlandığı, "..." ibaresinin, anlamlı bir kelime olmakla birlikte, dava konusunu oluşturan mal ve hizmetleri doğrudan tanımlamadığı, dava konusu davacı şirkete ait 2021/075414 sayılı ve "... DİJİTAL EĞİTİM PAKETİ kültürlü olmak isteyen her öğrenci için" ibareli başvuru markası ile diğer davalılara ait 2015/36233, 2015/36235, 2015/36239, 2015/36241, 2015/60024, 2015/74065, 2015/99081, 2015/99087, 2017/25296, 2017/107799 sayılı "... yayıncılık tüm sınavlara girenler için yorumluyorum", "... yayıncılık bir ben bir sen şekil", "... yayıncılık özel ders defterim", "... yayıncılık çöz bitir çöz getir testleri", "yazar çizer defter bu defter senin için yazar", "senin için çizer! ... yayıncılık", "... koleji şekil", "... eğitim kurumları", "... okulları", "... yayıncılık", "krt ..." ibareli markalar olduğu, dava konusu markalarda asli unsur olarak "..." ibaresinin ortak olarak yer aldığı, dava konusu başvuru markası ile diğer davalı şirketlere ait kısmi ret gerekçesi markalar arasında, 6769 sayılı SMK 6/1. maddesi anlamında reddedilen mal ve hizmetler bakımından ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimali bulunduğu, tescilsiz marka sahibine itiraz hakkı tanınmış olup, tescil hakkı tanınmadığı, dosya kapsamından, davacı yanın, dava konusu edilen markasını önceden beri tescilsiz olarak kullandığına dair bir delil bulunmamakla birlikte, delil bulunsa dahi, bu kullanıma dayanarak tescil talebinde bulunulamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kararın marka hukukuna ve taraflar arasında görülen davalarda verilen kesinleşmiş mahkeme kararlarına bariz aykırılıklar oluşturduğunu, marka başvurusunda yer alan sınıflardan hangisinin, hangi davalının hangi markasına benzer bulunarak reddedildiğinin anlaşılamadığını, ret sebebi yapılan 2015 ve 2017 tarihli “...” ibareli davalı markalardan çok daha önce müvekkili adına tescil edilen “...” ibareli markaların dikkate alınmamasının, seri marka ve kazanılmış hak açısından hukuka uygun bir yorum olmadığını, ayırt edicilik niteliğinin 16/38/41. Sınıflar açısından tek tek irdelenmediğini, “...” ibaresinin esas unsur olarak kabul edilmesinin yerinde olmadığını, markalar arasında iltibas bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre, davacı şirketin "... dijital eğitim paketi kültürlü olmak isteyen her öğrenci için..." ibareli markanın 9, 16, 35, 38, 41 ve 42. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için marka başvurusunda bulunduğu, davalılarca "..." ibareli markalarına dayalı olarak başvuruya itiraz edildiği, YİDK aşamasında markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunduğu gerekçesi ile başvurunun kısmen reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408-409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Öte yandan, markaların ayırt edicilik güçlerinin de iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Zira, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimali daha düşük olacaktır. Diğer bir deyişle, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanı daha dar bulunmaktadır. Böyle durumlarda, küçük farklılıklar dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabilecektir. Bu açıklamalardan sonra, taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklananlar çerçevesinde somut uyuşmazlık değerlendiriliğinde; dava konusu başvuru kapsamında yer alan ve iş bu davanın konusunun, 16, 35, 38 ve 41. Sınıf mal ve hizmetlerin oluşturduğu, 16, 38 ve 41. Sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin, davalı şirketlere ait 2015/36233, 2015/36241, 2015/60024, 2015/74065, 2015/99081, 2015/99087, 2017/107799 sayılı markalar kapsamında, hali hazırda yer aldığı, 16, 38 ve 41. Sınıflar yönünden taraf markaları arasında ayniyet oluşturduğu, dava konusu marka kapsamında yer alan (16. Sınıf emtia satışına yönelik) 35/05 sınıf hizmetlerin ise, davalı ... Eğitim Kurumları A.Ş.’ne ait markalar kapsamında yer alan 16. Sınıf emtia ile benzer olduğu; hükümsüz kılınan 2017/25296, 2015/36239, 2015/36235 sayılı markaların, YİDK karar tarihinde geçerli olduğu ve sınıfsal benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiği, taraf markaları arasında, redde konu tüm mal ve hizmetler bakımından, sınıfsal ayniyet bulunduğu; zira 35/1-4 alt sınıfı kapsamında yer alan hizmetler, davalı şirkete ait 2017/25296 sayılı marka kapsamında hali hazırda yer aldığı anlaşılmaktadır. Marka işaretlerinin karşılatırılmasına gelince, davalıların markalarının asli unsuru "..." ibaresinden oluşmaktadır. "..." ibaresi, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü anlamına gelmektedir. Bu haliyle söz konusu kelimenin, tescili istenilen 41. sınıf hizmetler yönünden doğrudan tanımlayıcı bir niteliği bulunmamakla birlikte, ayırt edici gücünün zayıf olduğunun da kabulü gerekmektedir. Başvuru konusu marka ise "... dijital eğitim paketi kültürlü olmak isteyen her öğrenci için..." ibareli olup başvuruda, davacı markalarında da yer alan "..." kelimesinin yanı sıra başka unsurlar da bulunmaktadır. 41. Sınıf kapsamında yer alan hizmetlerin ortalama tüketicisinin hizmeti alım ve değerlendirme süresi, anlık bir algıdan oluşacak kadar kısa süreli değildir. Dolayısıyla, bu ibarenin sık şekilde tüketicilerin karşısına çıkması bütüncül izlenimde dava konusu markanın davacıya ait markaların devamı niteliğinde algılanmasının önüne de geçebilecek bir etkendir. Tüm bu nedenlerle ve 11. Hukuk Dairesi'nin 25/05/2016 tarih, 2015/10945 E., 2016/5739 K. sayılı ilamında da kabul edildiği üzere 41. sınıf hizmetlerin kullanıcılarının dikkatli ve seçici kişilerden oluştuğu da gözetildiğinde, aralarında bütünsel olarak görsel ve işitsel benzerlik bulunmayan başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 41. Sınıf hizmetler yönünden iltibas tehlikesinin bulunmadığı, aksinin kabulü halinde 41. sınıf hizmetler yönünden ayırt ediciliği düşük "..." ibaresinin davacının tekeline bırakılması gibi bir sonucun doğacağı kanaatine varılmıştır. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de "... Haritası", "Kültürlü Çocuk Atölyesi", "... Bağlacı", "Kanada ... Fen Lisesi" "Orijin ... Kurs" gibi marka başvurularının, davalıya ait markalarla 41. sınıfta iltibasa yol açmayacağını kabul etmiştir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesinin uyuşmazlık konusu 41. sınıf hizmetler yönünden tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğu yönündeki kabulü yerinde bulunmamıştır. Ancak, uyuşmazlık konusu diğer sınıfların tüketicilerinin ortalama bilinç düzeyinde olduğu nazara alındığında, yukarıdaki 41. sınıf hizmetler için yapılan açıklamaların, bu sınıflar için geçerli olmayacağı, diğer bir deyişle "..." ibaresinin bu mal ve hizmetler yönünden zayıf kabul edilemeyeceği, sonuçta davalının marka tescil başvurusunda, anılan mal ve hizmetler yönünden asıl unsurlardan birisi olan "..." ibaresinin yer almasının, taraf markaları arasında iltibas ihtimaline yol açacağı anlaşılmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal uygulaması da bu yöndedir (Yargıtay 11. H.D.'nin 25.06.2019 gün ve 2018/3154 E.- 2019/4816 K., 16.12.2019 gün ve 2019/1607 E.- 2019/8217 K., 2022/3887 E- 2024/298 K). Sonuç olarak, ilk derece mahkmesince, yukarıda açıklanan nedenlerle, dava konusu başvuru ile davacının markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 41. sınıf hizmetler yönünden iltibas koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf itirazlarının açıklanan nedenle kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/03/2024 gün ve 2023/411 Esas - 2024/130 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 2023-M-8263 sayılı YİDK kararının 41. Sınıf hizmetler yönünden İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduklarından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 390,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 330,00 TL posta ve tebligat masrafı, yatırılan 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 7.889,90-TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek 3.944,95-TL'ye, 269,85-TL peşin harç ile 269,85-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 4.484,65-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacıdan peşin olarak alınan 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/07/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1157, K. 2026/1452, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1157-e-2026-1452-k-f8bae65fdf7e