Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1158 E. 2026/1454 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1158
Karar No
2026/1454
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1158 - 2026/1454 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1158 KARAR NO : 2026/1454 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/01/2024 NUMARASI : 2023/34 E. - 2024/19 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/01/2024 tarih ve 2023/34 E. - 2024/19 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava konusu edilen 2021/075618 başvuru sayılı “... 880” ibareli markanın tesciline davacının 2015 18416 sayı ile tescilli “...” ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itirazların nihai olarak reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın benzer olduğunu ve “...” ibaresini aynen ihtiva ettiklerini, yedi harften oluşan bir markanın altı harfinin bir başka marka ile sıralı bir şekilde çakışmasının iltibas yol açacağının kabulünün gerektiğini, her iki tıbbi ürünün de vücudun asit baz dengesine ve potasyum yüksekliğinin etkilerine müdahale amaçlı kullanıldığını, bu durumun taraf markalarının karıştırılma ihtimalini daha da arttırdığını, taraf markalarının kapsamına giren/alınmak istenilen emtianın da aynı/aynı tür emtia olduğunu, davacı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalının davacının “...” markasından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2022-M-15473 sayılı kararının iptaline ve 2021/075618 başvuru sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, dava konusu markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal açılardan farklılık bulunduğunu, ortalama tüketici nezdinde çekişme konusu emtia açısından markalar arasında bir iltibas tehlikesinin bulunmadığını, ayrıca taraf markalarının kapsamındaki emtianın hitap ettiği ortalama tüketici kesiminin dikkat ve özen seviyesinin yüksek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, taraf markalarının çok farklı tüketicilere hitap eden farklı ürünlerde kullanılacağını, “...” ya da sağlık sektöründe “...” ifadesi için kullanılan “...” ibaresinin, uyuşmazlık konusu emtia yönünden markasal hüviyette ayırt ediciliğinin bulunmadığını, uyuşmazlık konusu ilacın ruhsatlanması için Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’ndan “..........l” ismi ile imal ruhsatı talep ettiğini, ancak ilgili Kurumun ruhsatlandırma işlemlerinin devam edebilmesi için ürün isminin “... ..........” şeklinde düzenlenmesi gerektiğinin bildirdiğini, yani dava konusu edilen markanın Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun talimatı ile seçilmiş olduğunu, taraf markalarının hitap ettiği tüketici kesiminin bilinç ve dikkat düzeyinin yüksek olduğunu, dolayısıyla taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının kapsamına giren/dava konusu edilen emtia karşılaştığında, davalının markasının kapsamında yer alan emtianın tamamının, davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markasının kapsamında birebir yer aldığı, ancak taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik bulunmadığından, somut uyuşmazlıkta taraf markaların karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davalı tarafın “... 880” işaretini kendisine marka olarak seçerken spekülasyon, yedekleme, şantaj vs. gibi amaçlarla veya davacının markaları ve faaliyetleriyle haksız rekabet doğuracak eylemlere giriştiği hususlarında dava/itiraz dosyalarına herhangi bir delil sunulmamış olduğundan, dava konusu edilen marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığının ispat olunamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markaların halk tarafından ilişkilendirilme ve karıştırılma ihtimallerinin yüksek olduğunu, markaların ve kapsamlarının açık bulunduğunu, bahse konu marka başvurusunun davalı şirket tarafından kötüniyetle gerçekleştirildiğini, ilk başvurusunun reddedilmesine rağmen kötüniyetli olarak tekrar marka tescil başvurusunda bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... 880" ibareli marka başvurusu ile itiraza mesnet "..." esas unsurlu marka arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira, taraf markalarında ortak olarak bulunan “...” ibaresinin birçok dilde “karşı, zıt, aksi, ters, karşıt” anlamlarını haiz olduğunun tespit edildiği, bir sıfat/tanımlayıcı bir kelime olduğu, bu durumda da “...” ibaresinin karşılaştırılan markaları benzer kılmaya yetmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/07/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1158, K. 2026/1454, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1158-e-2026-1454-k-2d134baa11fc