Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3388 E. 2026/4228 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3388
- Karar No
- 2026/4228
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/680 E., 2025/210 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/147 E., 2024/24 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kadastro sonucu; Sivas ili, ... ilçesi, ... ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 4 35... ve 4 37... parsel sayılı taşınmazlar hali arazi vasfı ile Hazine adına kayıtlanmıştır. Davacı irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemi ile dava açmıştır. Davalı Hazine temsilcisi, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup zilyetlikle iktisap edilebilecek yerlerden olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; ziraat bilirkişi raporuna göre; 4 35... parselin en az 40 yıl önce imar ihyasının yapıldığı, üzerinde teraslama yapılarak taşınmazın tarım arazi vasfına getirilmiş olduğu, toprak yapısı itibariyle de özel şahıs kullanımında olan yerlerden olduğu gerekçesi ile 4 35... parseldeki (A) harfi ile gösterilen yerin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, 4 37... parsel üzerindeki (B) harfi ile gösterilen alanın ise her ne kadar ziraat bilirkişi raporunda 40 yıldır bahçe olarak kullanıldığı, üzerinde 40 yıllık ağaçlar olduğu, imar-ihyasının ve teraslamasının yapıldığı belirtilse de ... mühendisinin 19 85... yıllarına ait hava fotoğraflarını inceleyerek hazırladığı 29.04.2021 tarihli ek raporunda; (B) harfi ile gösterilen yerin davacıya ait 4 37... parsel sayılı taşınmaz ile bütünlük arz etmediği, üzerinde birkaç adet ağacın bulunduğu, bunların seyrek ve belli düzende dikilmiş ağaçlar olmadığından kendiliğinden yetişen ağaçlar olduğu, üzerinde teraslama, sürme, işleme olmadığı hususlarının belirtildiği, keşif mahallinde çekilen fotoğraflar da incelendiğinde (B) ile gösterilen alanın bahçe vasfında olmadığı, taşınmazın hali arazi vasfına daha uygun olduğu gerekçesi ile ... mühendisinin raporuna üstünlük tanınarak dava konusu 4 37... parseldeki (B) harfi ile gösterilen yer yönünden davacının talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı ve davalı Hazine tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; Mahkemece her ne kadar yazılı şekilde karar verilmiş ise de; ... bilirkişi raporlarının kendi aralarında çelişkili olduğu gibi, hükme esas alınan ve çelişkinin giderildiği bildirilen ek ... raporu ile ziraat bilirkişi raporları arasında da çelişki bulunduğu, (A) harfi ile işaretli kısımda mera bitkiler bulunduğu tespit edilmesine rağmen usulüne uygun mera araştırması yapılmadığı, yine mahalli bilirkişi ve tanıklar maddi olayları benzer şekilde anlatmış ise de taşınmazların kullanımına ilişkin tarihler arasında da çelişkiler bulunduğu ve Mahkemece anılan çelişkiler giderilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmiş olduğu açıklanarak eksik araştırma nedeni ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış, dosya Mahkemesine gönderilmiş, Mahkemece; davacının iddia ettiği 4 35... parsel içindeki (A) harfi ile gösterilen alan ile 4 37... parselin (B) harfi ile gösterilen alanların ziraat bilirkişi heyeti ve ... mühendisi tarafından hazırlanan raporları incelendiğinde; 4 35... parselin ziraat bilirkişi raporunda en az 40 yıl önce taşınmazın imar ihyasının yapıldığı,üzerinde teraslama yapılarak taşınmazın tarım arazi vasfına getirilmiş olduğu, toprak yapısı itibariyle de özel şahıs kullanımında olan yerlerden olduğu, ... mühendisinin en son hazırladığı 21.04.2021 tarihli ek raporda da 4 35... parseldeki (A) harfi ile gösterilen kısmın 19 85... yıllarında imar-ihyasının yapılmış, teraslanmış ve toprak yapısı itibariyle de kültür arazilerine benzediğinin belirtildiği, 4 35... parseldeki taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmın hali arazi vasfında olmadığı, 4 37... parsel üzerinde ki (B) harfi ile gösterilen alanın ise her ne kadar ziraat bilirkişi raporunda 4 37... parsel sayılı taşınmaz ile birlikte bahçe olarak kullanıldığı, bu parsel ile bir bütünlük oluşturduğu üzerinde 20-25 yıllık ağaçların olduğu, imar-ihyasının ve teraslamasının yapıldığı belirtilse de ... mühendisinin 19 85... yıllarına ait hava fotoğraflarını inceleyerek hazırladığı 21.04.2021 tarihli ek raporunda (B) harfi ile gösterilen yerin davacıya ait 4 37... parsel sayılı taşınmaz ile bütünlük arz etmediği, üzerinde birkaç adet ağacın bulunduğu, bunların seyrek ve belli düzende dikilmiş ağaçlar olmadığından kendiliğinden yetişen ağaçlar olduğu,üzerinde teraslama, sürme, işleme olmadığının tespit edildiği, keşif mahallinde çekilen fotoğraflar da incelendiğinde (B) harfi ile gösterilen alanın bahçe vasfında olmadığı, üzerinde bulunan 3 adet ceviz ağacı, 2 adet söğüt ağacı ve 1 adet kayısı ağacının ... mühendisinin raporunda belirttiği üzere kendiliğinden yetişebilecek ağaç türlerinden olduğu, mahalli bilirkişiler söz konusu yerde 1980'e kadar üzüm bağlarının olduğunu, sonrasında da kayısı ağaçları dikildiğini iddia etseler de; arazi üzerinde üzüm bağlarının köklerine rastlanılmadığı, kayısı ağaçlarının olduğu hava fotoğraflarının incelemesinde de bunu ilişkin gözlemin bulunmadığı, kayısı ağacının ise 1 tane olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 4 35... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin raporuna ekli krokide (A) harfi ile kırmızı renkli gösterilen 5.675,52 metre karelik kısmın ifrazı ile davalı Hazine adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile bu kısmın davacı adına tesciline, iptal edilen kısım çıktıktan sonra kalan kısmın aynı vasıf ve mahiyette davalı üzerine bırakılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karar davacı ve davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; verilen kararın dosya kapsamında toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve yapılan inceleme ile ulaşılan sonuca uygun olduğu gerekçesi ile davacı ve davalı Hazinenin yerinde olmayan istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ve tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiş ise de; yetersiz ve çelişik bilirkişi raporları hükme esas alınmış, taşınmaz bölümleri üzerinde sürdürülen zilyetliğin süre ve niteliği ile çekişmeli taşınmazlar üzerinde zilyetlikle edinim koşullarının oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
Hâl böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle ...Müdürlüğü ... sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek dava konusu taşınmazların bulunduğu köyü kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve denetimin sağlanması bakımından ilgili sayfanın çıktıları dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle ...Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ile önceki keşiflere katılmamış ... ve fotogrametri mühendisi bilirkişi , 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konu taşınmazların öncesinin ne olduğu, kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren hangi hukuki nedene dayalı olarak ne şekilde kullanıldığı, kullanıma ara verilip verilmediği, taşınmazların evvelinin mera gibi zilyetlikle edinilemeyecek alanlardan olup olmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanıkların sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; ... ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye dosya arasında mevcut ve dosya arasına alınacak hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak dava konusu taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, arazilerin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını, kullanımın hangi tarihten itibaren olduğunu, taşınmazlarda kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, taşınmazların mera niteliğinde olup olmadığını ve üzerlerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirtir şekilde rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazların konumunu hava fotoğrafları üzerinde göstermeleri istenmeli; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların eğimini, niteliğini, toprak yapısını, üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmazların öncesinin mera olup olmadığını, taşınmazlar üzerinde ekonomik amaçlı zilyetliğe ne zaman başlanıldığını ve taşınmazın kullanım durumunu kesin olarak belirleyen, bilimsel verilere dayalı, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazların her yönünden çekilmiş ve sınırları kabaca işaretlenmiş renkli fotoğraflarını içerir, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; teknik bilirkişiden keşfi takibe elverişli rapor alınmalı; davacı ve murisi adına aynı kadastro çalışma bölgesi içerisinde senetsizden zilyetliğe dayalı olarak tescil edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı Adliye Yazı İşleri Müdürlüğü, Kadastro ve Tapu Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak varsa bu şekilde tespit edilen taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleşme durumlarını da gösterir biçimde tespit tutanaklarının onaylı örnekleri, kesinleşmiş olanların kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları getirtilerek dosyasına konulmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek taşınmaz bölümleri üzerinde zilyetlikle edinim koşullarının davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Davacının ve davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.