Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1951 E. 2026/1055 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1951
Karar No
2026/1055
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1951 Esas 2026/1055 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/1951 KARAR NO : 2026/1055

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/10/2023 NUMARASI : 2022/307 Esas 2023/742 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/05/2022 KARAR TARİHİ : 17/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/07/2026

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekiline ait davalı sigorta şirketince kasko sigorta poliçesi tanzim edilmiş ...plakalı araç 29/08/2021 tarihinde kaza yatığını ve hasara uğradığını, yaşanan kaza nedeni ile müvekkilinin aracındaki hasar nedeniyle onarımı gereken parçalar ve işçilik ücreti atanan eksper tarafından tespit edildiğini, eksper raporunda müvekkilinin toplam zararı KDV dahil 353.485,74 TL olduğunu, mevcut zararın aracın güncel değerini aştığını, bu nedenle aracın tamirinin uygun olmadığını hasarlı hali ile değerlendirilmesi gerektiğini davalı sigorta şirketinin sorumluluğu gerçek zarar olan 308.000,00 TL üzerinden devam ettiğini, müvekkilinin kaza sonrası yapılan alkol testinde 0,88 promil alkollü çıktığını, kazanın oluş biçimi göz önüne alındığında kaza ile müvekkilinin alkollü araç kullanımı arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, söz konusu kazanın meydana gelmesinde kusurlu olan ... plakalı araç sürücüsü ... istikametinden Antalya istikametine seyir halindeyken ... geldiği esnada aracının sol ön kısmı ile aynı istikamette seyir halinde olan müvekkilin aracının sol arka kısmından çarptığını, kaza tespit tutanağından da açıkça görüleceği ... plakalı araç sürücüsü ... söz konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkilin herhangi bir kusur ve kabahatinin olmadığını beyan ettiğini, dolayısıyla söz konusu kazanın oluşmasına müvekkilin alkollü davranışı sebep olmadığından kusurlu davranıştan söz edilemeyeceğini, müvekkilinin aracında yaşanan zararın tespitine yönelik olarak KDV dâhil 1.176,00 TL ekspertiz ücretinin ödendiğini, taraflarca 24/02/2022 tarihinde davalı sigorta şirketine müvekkilin aracında oluşan hasar tazminatına ilişkin talepte bulunulmasına rağmen , davalı sigorta şirketi bu talep karşısında sessiz kaldığını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne, hasar tazminatı için şimdilik 100,00 TL'nin olay tarihinden işleyen avans faiziyle tahsiline, 1.176,00 TL ekspertiz ücretinin yargılama gideri kapsamında davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 297.500,00 TL'ye artırmıştır. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 29/08/2021 tarihinde gerçekleşen dava konusu trafik kazasına karışan ... plaka sayılı araca istinaden 08/07/2021 başlangıç tarihli, 202189/0 sayılı kasko poliçesi akdedildiğini, müvekkili şirkete karşı açılan haksız ve mesnetsiz olduğunu, yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacı şirkete ait ...plakalı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketince kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığı, kasko sigortası genel şartlarının A5 teminat dışında kalan zararlar bölümünün "5.5 maddesinde "Taşıtın, uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafık Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar," şeklindeki zararların teminat dışında olduğunun belirtildiği, ...plakalı otomobil sürücüsünün kaza sonrası alkolmetre ile yapılan alkol ölçümünde 0.88 promil oranında alkollü olduğu evraklardan anlaşılmaktadır. Kaza saat ile alkol ölçümü arasında 26 dakika süre olduğu, alkol alındıktan sonra saatte ortalama 0.15 promil hızla vücuttan atıldığı, kaza saatinde sürücünün alkol seviyesini hesaplamak için ... formülü uygulandığında, 0.88+(26x0.15/60) = 0.945 promil oranında alkollü olduğu bilirkişi tarafından hesaplanmıştır. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın 3 Şubat 1997 gün ve 5. İhtisas Kurulu 200 numaralı Karar metninin “4” numaralı paragrafında özetle; “alkol düzeyinin 0,50 Promil değerinin altındaki sürücülerde trafik güvenliği bakımından olumsuz etkilenmenin pratik anlamda kabul edilmediği, 0,50 – 1,00 Promil arasında bütün kişilerin bu bakımdan etkilendiği, bu etkilenmede bireysel derece farkları olmakla birlikte, hatta bazı sürücülerin daha yavaş ve dikkatli araç kullanarak bu etkilenmeyi büyük ölçüde telafi edebildikleri görülmekle birlikte, bu kişilerde bile, bir kaza anından önce gelen acil durumlarda aracı güvenli sevk edebilmek için gerekli dikkat düzeyinde, refleks aktivite hızında ve doğru karar verme yeteneğinde azalma oluştuğundan, bu kişilerde alkolün kazada kusurlu davranışa yol açmasının bekleneceği, konu alkol düzeyinin 1,00 Promilin üzerindeki sürücülerde araç sürmenin açıkça bozulacak derecede etkilendiği”, kabul edilmiştir. Sürücünün alkolün etkisiyle münhasıran kaza yapması için yukarıda alıntılanan Yargıtay Kararında da belirtildiği üzere kazanın tek başına sürücünün alkollü olmasının etkisiyle oluşması ve sürücünün de bunda tamamen kusurlu olması gerekmektedir. ... plaka sayılı aracın sürücüsü ... sayın kusur bilirkişi tarafından davaya konu olan kazada tam kusurlu olarak değerlendirilmiştir. ...’ in ise davaya konu olan kazada kazanın oluşumunda kusurunun olmadığı kanaati bildirilmiştir. Tüm bu değerlendirmeler ışığında kazaya karışan alkollü diğer sürücünün kazada tam kusurunun olduğu dikkate alındığında; sürücü ...plakalı otomobil sürücüsü ...’ in, almış olduğu alkolün, kazanın meydana gelmesinde münhasıran etkili olmadığı görüş ve kanaatine yönelik bilirkişi raporundaki görüşün dosya kapsamına uygun olduğunun kabulü gerekmiştir. Davalı ... A.Ş. tarafından davacı ...Ltd. Şti. adına 08.07.2021-08.07.2022 tarihlerini kapsayan ...plakalı araç için ... numaralı aracım güvende genişletilmiş kasko katılım sigorta poliçesi tanzim edildiği görülmüştür. Sigorta poliçesinin kaza tarihi olan 29.08.2021 tarihini kapsadığı ve hasar tarihi itibariyle yürürlükte olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce hasara ilişkin makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmış raporda aracın onarım bedelinin aracın hasarsız bedelinin 080,79'u olmakla Pert-Total durumundaki araç hasar tutarı; aracın kaza öncesi hasarsız değeri:437.500,00 TL- aracın hasarlı haldeki sovtaj değeri :140.000 00 TL =297.500,00 TL olarak hesaplanmıştır. Rapordaki hesaplama uygun olmakla hükme esas alınmıştır. Kara araçları kasko sigortası genel şartlarında; “A-sigortanın kapsamı A.1. sigortanın konusu bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirat tarım makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır. A) aracın karayolunda veya demıryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması, ...Kasko sigortası uygulamasında aşağıdaki ürün isimleri altında ve içeriklerinde teminat verilir.” şeklinde belirtilmiş olunmakla, meydana gelen hasarın da meydana gelen kazada oluşabilecek hasar giderimi olmakla, davalı kasko sigorta şirketinin davacıya ait araç hasar tutarının tamamından sorumlu olacağı kanaatiyle davanın kabulüne, 297.500,00 TL'nin 19/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece araç kaydı üzerinde yer alan dain-i mürtehin muvafakati hususunun araştırılmadığını, davacının kaza sırasında alkollü olup hasarın teminat dışı olduğunu, davalı yanca hazırlanan eksper raporunun bilirkişi tarafından dikkate alınmadığını, eksper ücreti yansıma zarar olup , davalının bu zarardan sorumlu olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; kasko sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamında yer alan Aracım Güvende Genişletilmiş Kasko Katılım Sigorta poliçesi incelendiğinde; davacıya ait ... plaka sayılı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde 08/07/2021-08/07/2022 tarihleri arasında davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi düzenlenmek suretiyle kasko sigortasının yapıldığı, sigorta şirketince davacıya herhangi bir ödemenin yapılmadığının sigorta şirketince Mahkemeye bir örneği sunulan hasar dosyası ile sabit olduğu anlaşılmıştır. 24/08/2022 tarihli maddi hasarlı trafik kaza tespit tutanağı incelendiğinde; " Sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile, kemer istikametinden Antalya istikametine seyir halinde iken, ... km. 15’ e geldiği esnada, aracının sol ön kısmı ile önünde giden ...plakalı otomobilin, sol arka kısmına çarpması sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. " şeklinde tespitlere yer verildiği görülmüştür. Dosya kapsamında yer alan adli trafik bilirkişisi ..., Nöroloji Uzmanı ... ve sigorta uzmanı ... tarafından tanzim olunan 13/03/2023 tarihli raporda özetle; sigortalı araca arkadan çarpan ... plakalı araç sürücüsü ...’ ün %100 oranında asli kusurlu olup, ...plakalı aracın sürücüsü ...’ in kusursuz olduğunu, kaza saat ile sigortalının alkol ölçümü arasında 26 dakika süre olduğu, alkol alındıktan sonra saatte ortalama 0.15 promil hızla vücuttan atıldığı, kaza saatinde sürücünün alkol seviyesini hesaplamak için ... formülü uygulandığında, sigortalı araç sürücüsünün 0.945 promil oranında alkollü olduğu , sigortalı ...plakalı otomobil sürücüsü ...’ in almış olduğu alkolün kazanın meydana gelmesinde münhasıran etkili olmadığı, dava konusu hasarın davalı şirketce tanzim edilen sigorta poliçesi kapsamında olduğunun bildirildiği görülmüştür. Dosya kapsamındaki trafik polis ekibince cihazla yapılan alkol ölçümüne göre; ...plakalı araç sürücüsü ...’ in 0,88 promil alkollü olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...’ ün 1,93 promil alkollü olduğu görülmüştür. Yargılama aşamasında alınan makine mühendisi bilirkişisi ... tarafından tanzim olunan 07/07/2023 tarihli raporda özetle, ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...'ün meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 52/b-c., ve 84/d. maddeleri kural ihlallerini işlemekle %100 oranında kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketine kasko sigortalı ...plakalı araç sürücüsü ...'in meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali görülmemekle kusursuz olduğu, 13/03/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporuna binaen davacıya kasko sigortalı ...plakalı araç sürücüsü ... 'in kazaya karışmasında münhasıran alkolün etkili olmadığı, davacıya ait ...plakalı aracın pert-total durumunda olup, aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değerinin 437.500,00 TL, aracın hasarlı haldeki sovtaj değerinin 140.000,00 TL ve hasar tutarının da 297.500,00 TL olacağının tespit edildiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409. maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir. Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5.maddesinde "Teminat dışı kalan zararlar" kenar başlığı altında; taşıtın Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların, kasko poliçe teminatı dışında olduğunun belirtiltiği, ancak hasarın teminat dışı kalabilmesi için sürücünün sadece alkollü olması yetmeyip kazanın münhasıran alkolün etkisinde oluşması gerekmektedir. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nın 1281.maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkol oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması gerektiği benimsenmektedir. O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için sürücünün sadece alkollü olması yetmeyip kazanın münhasıran alkolün etkisinde oluşması gerekmektedir. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK.'nun 1281.maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın reddine aksi halinde kabulüne karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları) Somut olayda, davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan davacıya ait ... plakalı aracın 29/08/2021 tarihinde trafik kazası sonucu uğramış olduğu hasar nedeniyle davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, davalı sigorta şirketince hasar bedelinin ödenmemesi üzerine davacı tarafça hasar bedelinin tazmini amacıyla eldeki davanın açıldığı , mahkemece davacının davasının kabulüne karar verildiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, trafik kazasının salt alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği, dolayısıyla hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalıp kalmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde; olay tarihi olan 29/08/2021 günü saat 05.40 sıralarında sürücü ...' ün sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Kemer istikametinden Antalya istikametine seyir halinde iken, ... km. 15' e geldiği esnada, aracının sol ön kısmı ile önünde giden ...plakalı otomobilin, sol arka kısmına çarpması sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmaktadır. Yargılama aşamasında alınan oluşa uygun ve denetlemeye elverişli bilirkişi raporunda , bahsi geçen çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde davacı sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığı tespit edilmiştir. Hal böyle olunca, dava konusu olayda , kasko sigortalı araç sürücüsü 0,945 promil alkollü olmakla birlikte kazanın oluşumuna kendi kusuru ile sebebiyet vermediği , kazanın oluşumuna katkısı olmadığı, kazaya karışan dava dışı ... plakalı aracın sürücüsünün kazanın oluşumunda asli ve tamamen kusurlu olduğu anlaşılmakla, bu durumda, davacıya ait araç sürücüsünün kazanın oluşumuna aldığı alkolün etkisi ile sebebiyet verdiğinin kabulü mümkün bulunmadığı, hasarın poliçe teminat kapsamında kaldığı anlaşılmakla , davalı sigorta şirketinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı vekilinin, '' hasarın miktarına yönelik'' istinaf itirazları değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK beşinci bölümünde "bilirkişi incelemesi" ismi altında ve 266-287.maddeleri arasında düzenlenen maddelere uygun olarak uzman bilirkişiden olayı aydınlatacak rapor alınması amacı ile mahkemece kaza nedeniyle meydana gelen gerçek hasar miktarının tespiti için dosyanın konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdi edildiği, hükme esas alınan raporda araçta meydana onarım gideri ile ilgili olarak parça bedeli + işçilik + KDV gösterilmek suretiyle ayrıntılı değerlendirme ve hesaplama yapıldığı, aracın tamir masrafları raporda ayrıntılı bir şekilde gösterildiği, davalı yanca her ne kadar sigorta eksper raporu bilirkişi tarafından dikkate alınmadığı ileri sürülmüş ise de , bilirkişi tarafından sigorta eksperi ... tarafından düzenlenmiş olan 04.10.2021 / 23.09.2021 tarihli kasko kesin rapor ekspertiz raporunda belirlenen araç değerinin aracın kaza tarihindeki gerçek piyasa rayiç değerini yansıtmadığı gibi, onarım için gerekli tüm parçaların raporda yer almadığı gibi parça bedellerinin de çok yüksek indirimlerle piyasa rayiç değerlerinin altında belirlendiği kanaatine varıldığını belirttiği ,a aracın onarım bedelinin aracın hasarsız bedelinin %80,79'u olmakla birlikte aracın pert-total sayılması gerektiğinin ve davacının davalıdan talep edebileceği gerçek zarara ilişkin ayrıntılı, gerekçeli, denetime ve ve hüküm vermeye elverişli rapor sunulduğu dikkate alındığında , davalı tarafın hasar miktarının belirlenmesi noktasında eksik inceleme ile karar verildiğine yönelik istinaf itirazının dinlenme olanağının bulunmadığı anlaşılmıştır. Yine her ne kadar kadar davalı vekilince davacı tarafça yaptırılan ekspertiz ücretinin mahkemece hüküm altına alınması hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de, davacı yanca yaptırılan ekspertiz incelemesine ilişkin fatura sunulmuş olup, söz konusu faturalı bedelin davacının gerçek zararı kapsamında olduğu ve yargılama gideri kapsamında davalıdan talep edilebileceği, mahkemece de yargılama giderleri kapsamında davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmakla, davalı sigorta şirketinin bu yöndeki istinaf itirazlarının da dinlenemeyeceği anlaşılmıştır. Öte yandan davalı yanca yerel mahkemece araç kaydı üzerinde yer alan dain-i mürtehin muvafakati hususunun araştırılmadığı ileri sürülmüş ise de, davacı yanca dosya kapsamına sunulan ... Bankasınca tanzim olunan evraka göre ... plakalı aracın alımı için kullandırılan kredi ödemelerinin yapılıp rehinin kaldırıldığının anlaşıldığı ve bahsi geçen aracın davacı yanca yargılama sırasında rehinsiz bir şekilde üçüncü bir kişiye satıldığının Antalya 11 Noterliği'nin 10/05/2023 tarihli araç sözleşmesi ile sabit olması karşısında , mahkemece bu yönde inceleme yapılmamış olması sonuca etkili değildir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 20.322,22 TL harçtan peşin alınan 5.090,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.232,22TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/07/2026

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1951, K. 2026/1055, T. 17.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1951-e-2026-1055-k-e3645e621a7f