Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/505 E. 2026/834 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/505
Karar No
2026/834
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/505 Esas 2026/834 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/505 KARAR NO : 2026/834

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 23/01/2024 NUMARASI : 2023/654 Esas 2024/44 Karar

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 03/03/2020 KARAR TARİHİ : 25/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2026

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kasko sigorta poliçesi ile teminat altına aldığı davalıya ait çekici ve dorsenin tek taraflı trafik kazasına karıştığını, araç üzerinde ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, aracın hasarlı halinin tamir bedelinin yüksek çıkması sebebiyle pert işlemine tabi tutulduğunu, davalı sigortalıyla verilen mutabakat sonucu aracın hasarlı hali ile müvekkilinde kalacağı, davalı sigortalı tarafından aracın müvekkiline devredileceğinin kabul edildiğini, davalıyla aracın hasarlı hali ile değerinin 30.000,00 TL olarak anlaşıldığını, varılan mutabakat çerçevesinde 72.500,00 TL'nin davalıya ödendiğini, hasarlı aracın devrinin sağlanması için davalının gerekli evrakları müvekkiline ulaştırmadığını, hasarlı aracın müvekkiline devrinin sağlanmadığını, davalının müvekkilini zarara uğrattığını, aracın hasarlı bedelinin tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek davalının icra takibine itirazının iptaline ve %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermediği ancak davalı vekili tarafından sunulan 21/12/2020 havale tarihli bilirkişi raporuna ve davanın esasına yönelik beyan dilekçesinde özetle; huzurdaki uyuşmazlıkta davalının davacı şirkete hiçbir borcu bulunmayıp, aslında alacaklı olan tarafın davalı olduğunu, davalı ...'in maliki olduğu ve davacı ... Şirketi nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı ... çekiçi - ... dorse plakalı aracın 03/01/2019 tarihinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasına karışması sonucu aracın kullanılamaz hale geldiğini, davacı sigorta şirketi tarafından pert işlemi uygulandığını, davacı sigorta şirketi tarafından aracın rayiç değerinin neredeyse yarısı ödendiğinden, aracın sovtajlı halinin davacıya teslim edilmediğini, şöyle ki; dava konusu aracın rayiç değeri 130.000,00 TL'nin üzerinde olmasına rağmen davacı sigorta şirketi tarafından aracın rayiç değerinin 72.500,00 TL olduğu iddiasıyla davalıya 72.500,00 TL ödeme yapıldığını, bilirkişi raporunda aracın rayiç bedelin 130.000,00 TL olduğu belirtildiğini, bu durumda aracın hasarlı hali devredilmese veya 30.000,00 TL bedel ödenmemiş olsa dahi davalının 27.500,00 TL alacağı bulunduğunu , uyuşmazlıkta asıl alacaklı olanın davalı olup, ayrıca mutabakatnamede rayiç değere ilişkin fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu için davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalının da mutabakatın yapıldığı tarihten iki yıl içinde dosyaya sunduğu beyan ile mutabakatın geçersiz olduğunu, fazlaya ilişkin haklarını mutabakatta saklı tuttuğunu beyan ettiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 130.000,00 TL olduğu, rayiç değerden sovtaj bedeli olan 30.000,00 TL düşüldüğünde ( davalının beyan dilekçesinden hasarlı aracın kendisinde kalması yönünde iradesi olduğu anlaşılmakla) davacı sigorta şirketinin davalıya 100.000,00 TL ödeme yapması gerektiği, ancak davacı sigorta şirketince 72.500,00 TL ödeme yapıldığı, davacının icra takip tarihi itibari ile davalıdan alacaklı olmadığı, aksine eksik ödeme yaptığının kabulü gerekmekle, haksız davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyaya gelen Ankara Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 30/12/2020 tarihli yazı cevabında ... plakalı ... model çekicinin 12/03/2019 tarihli mutabakata rağmen davalı tarafından 28/12/2020 tarihinde dava dışı ... .. Ltd.Şti.'ne devredildiğinin anlaşılmasına rağmen mahkemece bu satışın yani aracın hasarlı haldeki satışının değerinin ilgili noterlikten ve alan/satanın kayıtlarından hiç araştırılmadığını, Mahkemece gerek aracın rayiç bedelinin (pert işlemine tabi tutulduğu için) gerekse aracın hasarlı haldeki hurda bedelinin ayrı ayrı tespiti gerekirken ,sadece araç rayiç bedelinin tespiti için bilirkişi raporu aldırılması ,üstelik bu raporun görevsiz mahkemece alınması ve denetime elverişli olmaktan uzak ,bilimsel verilere dayanmayan rapor olması da dikkate alındığında Mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı verildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; kasko sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamında yer alan Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi incelendiğinde; dava dışı ... plaka sayılı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde 19/09/2018 ila 19/09/2019 tarihleri arasında ... Şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi düzenlenmek suretiyle kasko sigortasının yapıldığı, Mahkemeye sunulan hasar dosyası ile sabit olduğu anlaşılmıştır. 04/01/2019 tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde; " Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... (çekici) ... (Dorse) plakalı aracı ile Sakarya ili istikametinden Düzce ili istikametine seyri sırasında belirtilen KM'ye geldiğinde kendi beyanına göre aniden önüne çıkan tır araçlarından kaçmak isterken direksiyon hakimiyetini kaybederek gidişe göre solda bulunan demir bariyerlere çekicinin ön kısımları ile çarpıp gidişe göre ters kalması ve dorse kısmını da sol ve orta şeridi kapatacak şekilde kalması ve dorse kısmını hasarlı tek araçlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazanın oluşumunda sürücü ...'nun 2918 sayılı KTK'da yer alan 56/1-a (Şerit izleme ve değiştirme kuralına uymamak) kuralını ihlal ettiği olay yerinde yapılan tespit ve incelemelerden anlaşılmıştır. " şeklinde tespitlere yer verildiği görülmüştür. Davalının maliki olduğu çekici-dorsenin davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, dava konusu rizikonun kasko sigorta poliçesi teminat süresi içerisinde gerçekleştiği, davacı tarafından kasko sigortalı çekici ve dorsenin tam hasara uğraması nedeniyle 72.500,00 TL hasar bedeline ilişkin taraflar arasında mutabakat sağlandığı dosya içeriği ile sabittir. Taraflar arasında düzenlenen 12/03/2019 tarihli “Mutabakatname ve Taahhütname” uyarınca; tarafların ... plakalı aracın pert total işlemine tabi tutulması konusunda ve 72.500,00TL rayiç değerde mutabık kaldıkları, aracın sovtajının alacak kişiye noterlikçe kesin satışının sigortalı tarafından yapılacağı, yapmadığı taktirde sorumluluğun sigortalıya ait olacağı, araç satışı sırasında satışa engel bir durum oluşur ise (ihtiyati tedbir vs.); sovtaj bedelinin sigortalı tarafından sigorta şirketine iade edileceği, davalı sigortalının ''Aracın rayiç bedeline ilişkin olarak fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla'' mutabakatı imzaladığını şerh düştüğü tespit edilmiştir. Söz konusu Mutabakatnameye istinaden davalı sigortalı tarafından davacı sigorta şirketi aleyhine Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3502 E sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiği, sigorta şirketince icra dosyasına 20/03/2019 tarihinde 83.752,69TL ödeme yapıldığı dosyaya Uyap sisteminden sunulan ... Eft ödeme dekontu ile sabittir. Davacı sigorta şirketi tarafından davalı sigortalısı aleyhine 25/10/2019 tarihinde Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2019/14166E sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiği, icra takibi ile 30.000,00TL asıl alacak/toplam alacak talep edildiği, davalının borca itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. İşbu dava konusu icra takibi ile tahsili talep edilen alacak, davalının taraflar arasındaki mutabakata aykırı davrandığı, sovtajın devrinin sağlanması için gerekli evrakların davalı tarafından teslim edilmediği iddiasına dayalı olarak sovtaj bedelinden kaynaklanmaktadır. Davacı yanca açılan eldeki dava ilk olarak Ankara 2 Tüketici Mahkemesine tevzi olmuş, Ankara 2 Tüketici Mahkemesi'nin 25/02/2021 tarih, 2020/101 E, 2021/65 K sayılı ilamı ile davanın kabulüne, davalının Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2019/14166 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmiş, ilgili kararın davalı yanca istinafı üzerine Dairemizin 22/06/2023 tarih, 2021/1460 E, 2023/992 K sayılı kararı ile, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu gözetilerek dosyanın görevli Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilmesi üzerine dosyanın yukarıda belirtilen esasa kaydedildiği görülmüştür. Ankara 2 Tüketici Mahkemesi yargılaması kapsamında alınan bilirkişi raporu ile , davaya konu ...(çekici) ... (dorse) Plakalı ... marka, ... model otomobil araçta kaza nedeni ile oluşan hasar toplamının 166.179,74 TL olduğu, 20/10/2020 tarihinde , markası, tipi, ve modeli dikkate alındığında aracın rayiç fiyatının 196.000 TL olup, kaza tarihi 03/01/2019 tarihinde 130.000 TL olduğu, pert total işlemine göre (Hasar Toplamı: Aracın kaza tarihindeki değeri:130.000,00 TL - Hurda/sovtaj değeri: 30.000,00 TL=) hasar miktarının100.000,00 TL olarak tespit edildiği görülmüştür. Davacı yanın istinafı bilirkişi tarafından belirlenen hasar miktarına yöneliktir. Davacı yan her ne kadar görevsiz mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını ileri sürmüş ise de , görevsiz mahkemece yapılan usul işlemlerinin geçerli olduğu dikkate alındığında davacı vekilinin istinaf itirazlarının dinlenme olanağı olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin, '' hasarın miktarına yönelik'' istinaf itirazları değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK beşinci bölümünde "bilirkişi incelemesi" ismi altında ve 266-287.maddeleri arasında düzenlenen maddelere uygun olarak uzman bilirkişiden olayı aydınlatacak rapor alınması amacı ile mahkemece kaza nedeniyle meydana gelen gerçek hasar miktarının tespiti için dosyanın konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdi edildiği, hükme esas alınan raporda araçta meydana onarım giderinin ayrıntılı tespit edildiği ve yine aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değerinin emsal satışlar esas alınarak belirlendiği , davacı yanca dava dilekçesinde dava konusu aracın sovtajının 30.000,00 TL olduğunu kabul etmesi ve mahkemece bu bedelin hükme esas alınması karşısında , sovtaj bedelinin araştırılmasının sonuca etkisi olmayacağı, dava konusu kaza nedeniyle sigortalı araçta oluşan hasar miktarı ile davacının davalıdan talep edebileceği hasar miktarına ilişkin ayrıntılı, gerekçeli, denetime ve ve hüküm vermeye elverişli rapor sunulduğu dikkate alındığında , davalı tarafın hasar miktarının belirlenmesi noktasında eksik inceleme ile karar verildiğine yönelik istinaf itirazının dinlenme olanağının bulunmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 25/06/2026

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/505, K. 2026/834, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-505-e-2026-834-k-290570b35e9c