Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/50 E. 2026/1135 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/50
Karar No
2026/1135
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/50 - 2026/1135 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/50 KARAR NO : 2026/1135

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/10/2024 NUMARASI : 2020/286 Esas 2024/659 Karar

ASIL DAVADA; DAVACI : VEKİLİ :

DAVALILAR : 1- VEKİLİ :

: VEKİLİ :

KARŞI DAVADA; DAVACI : VEKİLİ :

DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat KARAR TARİHİ : 19.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 08.07.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili ve davalı-karşı davacı ... vekili ile davacı-karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 01.11.2019 tarihinde, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir hâlinde iken dava dışı bir aracın çarpması sonucu sol şeritte dörtlü ikaz ışıklarını yakmak suretiyle durduğu esnada, davalı ... Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sol şeritten aşırı hızla gelerek davacının aracına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını ve sağ köprücük kemiği, kaburga kemikleri ve kalça kemiğinde kırıklar oluştuğunu, davacının doktor kliğinde aylık 3.400,00 TL net ücretle çalışmakta iken, uzun bir süre yatağa bağımlı hâle geldiğinden çalışamadığını ve bakıcı yardımına muhtaç kaldığını, düzenlenen kaza tespit tutanağında davalı sürücünün arkadan çarpmak suretiyle kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacı lehine manevi tazminat koşullarının da oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, sürücü ... yönünden de kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini istemiş, 20.05.2024 tarihli ıslah dilekçesinde geçici iş göremezlik tazminatı talebini 3.819,91 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini de 203.471,41 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı ... vekili, davadan önce davacı vekili davalı sigorta şirketine müracaat ederek %3 maluliyeti kapsamında 4.720,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında, sigortalı araç sürücü ...'un tali, davacının ise asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla geçici iş göremezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, davacının karıştığı kaza neticesinde hiç bir önlem almaksızın sol şeritte durduğunu, kaza günü ve saatinde havanın sisli ve yoğun yağışlı olması nedeniyle asfaltın ıslak ve kaygan olduğunu, kazaya karışan araçların iki şeridi kapatmasından dolayı şerit değiştirme imkânı bulunmayan davalı sürücünün ani fren yapmaktan başka bir seçeneğinin kalmadığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücüye atfedilecek bir kusur bulunmadığından davacının maddi ve manevi tazminat talep hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Karşı davada davacı ..., 01.11.2019 tarihinde, davalı ... sevk ve idaresindeki aracı ile sol şeritte kontrolsüz şekilde durması neticesinde meydana gelen kaza nedeniyle, davalının adına kayıtlı ... model ... markalı aracının pert olduğunu, aracının değer kaybettiğini, aracından mahrum kaldığını ve davalı-karşı davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli, 1.000,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi, 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir. Karşı davada ... vekili, kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını ve değerlendirilmeye alınmaması gerektiğini belirterek karşı davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; tarafların kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 23.11.2023 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde davalı-karşı davacı sürücü ...'un gece vakti, aydınlatmalı yolda sol şeritte seyriyle geldiği olay yerinde dikkatli olmayarak önünde kaza nedeni ile duran araca çarpması nedeniyle %60, diğer kazaya karışan araç sürücüleri davacı-karşı davalı ...'ın %20, dava dışı sürücü ...'ın %20 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, Makine Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 22.04.2024 tarihli raporda da, sigortalı araç sürücü ...'un %60, davacı-karşı davalı sürücü ...'ın %20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davacı-karşı davalı ...'ın maluliyetinin tespiti için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 19.03.2021 tarihli rapora göre, davacının 01.11.2019 tarihli kazaya bağlı çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %58 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceğinin, bakıcı ihtiyaç süresinin 4 ay olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 26.05.2022 tarihli raporda da, davacının tüm vücut engellilik oranının %14 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceğinin, bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğunun belirtildiği, TRH 2010 ve progresif rant yöntemi kullanılarak yapılan aktüer hesaplamasının hüküm kurmaya elverişli olduğu, karşı dava yönünden davalı-karşı davacının aracının pert total olarak kabulünün gerekeceği ve değer kaybının bulunmadığı, araç mahrumiyet bedelinin de 2.025,00 TL olduğunun, kusur oranına göre 405,00 TL tazminat talep edilebileceğinin tespit edildiği belirtilerek asıl davada; davanın kısmen kabulüne, 3.819,91 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 203.471,41 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 207.291,32 TL tazminatın kaza tarihi olan 01.11.2019 tarihinden (davalı sigorta şirketi açısından ise temerrüt tarihi olan 19.02.2020 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 22.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, karşı dava bakımından; davanın kısmen kabulüne, 405,00 TL araç yoksunluk kaybı zararının kaza tarihi olan 01.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı asıl davada davalı ... vekili ve asıl davada davalı-karşı davacı ... vekili ile asıl davada davacı-karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı-karşı davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu kaza nedeniyle davacının %14 maluliyeti oluşmasına rağmen mahkemece hükmedilen manevi tazminatın çok düşük belirlendiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı-karşı davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; asıl davada davacı kaza tarihinde 64 yaşında olduğunu, kaza öncesi hastalık durumlarının hükme esas alınan maluliyet raporunda değerlendirilmediğini, değer kaybı tazminatının reddinin de hatalı olduğunu, kusur raporunun da eksik inceleme ile düzenlendiğini, ceza dosyasında alınan bilirkişi heyetindeki bir üyenin eldeki dosyada da bilirkişi heyetinde yer almasının hukuka aykırı olduğunu, davacının doğuştan kalça çıkıklığının mevcut olduğundan, dava konusu kaza nedeniyle sadece %3 oranında engelinin olduğu belirtildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece alınan kusur bilirkişi raporunun kaza tespit tutanağı ile çelişkili olduğunu, davacının kazanın meydana gelmesinde müterafik kusurlu olduğunu, dosya içerisindeki maluliyet raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm tesis edildiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderlerinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Asıl dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkin, karşı davanın, araç mahrumiyet zararı, değer kaybı tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Asıl davada davacı vekili, davacının sevk ve idaresindeki aracı ile seyir hâlinde iken dava dışı bir aracın çarpması sonucu sol şeritte dörtlü ikaz ışıklarını yakmak suretiyle durduğu esnada, davalı ... Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... sevk ve idaresindeki aracın sol şeritten aşırı hızla gelerek davacının aracına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat isteminde bulunmuş, karşı davada da, davacı vekili, kazanın meydana gelmesinde ...'ın kusurunun bulunduğunu, meydana gelen kaza neticesinde aracında değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının oluştuğunu belirterek değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı ile manevi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece, Makine Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 22.04.2024 tarihli raporda, sigortalı araç sürücüsü ...'un %60, davacı-karşı davalı sürücü ...'ın %20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, ...'ın maluliyetinin tespiti için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 19.03.2021 tarihli rapora göre, davacının 01.11.2019 tarihli kazaya bağlı çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %58 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceğinin, bakıcı ihtiyaç süresinin 4 ay olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 26.05.2022 tarihli raporda da, davacının tüm vücut engellilik oranının %14 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceğinin, bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğunun belirtildiği, TRH 2010 ve progresif rant yöntemi kullanılarak yapılan aktüer hesaplamasının hüküm kurmaya elverişli olduğu, karşı dava yönünden davalı-karşı davacının aracının pert total olarak kabulünün gerekeceği ve değer kaybının bulunmadığı, araç mahrumiyet bedelinin de 2.025,00 TL olduğunun, kusur oranına göre 405,00 TL tazminat talep edilebileceğinin tespit edildiği belirtilerek hüküm kurulmuş, hükme karşı hükme karşı asıl davada davalı ... vekili ve asıl davada davalı-karşı davacı ... vekili ile asıl davada davacı-karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. 1-Kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında, sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracı ile Bulvarı üzeri ... istikametine seyri sırasında sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazası yaptıkları ve araçlarından inerek fotoğraf çektikleri esnada arka gerilerinden sol şeritten düz ... istikametine seyir hâlinde olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımları ile önce yol üzerinde yaya olarak duran ...'a çarptığı, seyrine devam ederek ... plakalı araca çarptığı ve aracın da savrularak yaya vaziyetteki ...'a çarptığı ve yolun sağ tarafında bulunan bariyerlere çarparak duruşa geçtiği kazanın meydana gelmesinde, ... plakalı araç sürücüsü ...'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-a maddesini ihlâl ettiğinin, ... plakalı araç ile ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 135.maddesine aykırılığının bulunduğunun belirtildiği, Ankara 29.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/465E.sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 08.07.2021 tarihli raporda, ...'un sevk ve idaresindeki otomobili ile gece vakti meskun mahal içinde aydınlatması olan bölünmüş yolda sol şeritte seyrederken geldiği olay mahallinde yola gereken dikkatini vermesi gerekirken bu hususa riayet etmeyerek aksine hareketle ön ilerisinde kaza nedeniyle duran otomobile tehlikeli biçimde yaklaşarak arka kısımlarına tedbirde yetersiz kalıp çarpması neticesinde dahil olduğu kazada asli kusurlu, ...'ın, sevk ve idaresindeki otomobili ile gece vakti meskun mahal içi aydınlatması olan bölünmüş yolda sol şeritte seyrederken dahil olduğu kaza sonrası arkasından gelen sürücüleri uyarmak bakımından önlem almamakla ve kaplama içinde bulunarak kendi can güvenliğini tehlikeye atarak dahil olduğu kazada tali, ...'ın, sevk ve idaresindeki otomobili ile gece vakti meskun mahal içi aydınlatması olan bölünmüş yolda orta şeritte seyrederken dahil olduğu kaza sonrası arkasından gelen sürücüleri uyarmak bakımından önlem almamakla ve kaplama içinde bulunarak kendi can güvenliğini tehlikeye atarak dahil olayda tali kusurlu olduğunun tespit edildiği ve yapılan yargılama neticesinde, 30.09.2021 tarihli, 2020/465E.-2021/814K.sayılı karar ile, ...'un taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyet kararı verilerek ertelendiği, bahse konu kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara BAM 12.CD'nin 23.03.2022 tarihli, 2021/1841E.-2022/695K.sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 23.11.2023 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde ...'un gece vakti, aydınlatmalı yolda sol şeritte seyriyle geldiği olay yerinde dikkatli olmayarak önünde kaza nedeni ile duran araca çarpması nedeniyle %60, diğer kazaya karışan araç sürücüleri ...'ın %20, dava dışı sürücü ...'ın %20 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, Makine Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 22.04.2024 tarihli raporda da, sigortalı araç sürücü ...'un %60, davacı-karşı davalı sürücü ...'ın %20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği ve bahse konu rapordaki kusur oranları esas alınarak karar verildiği ancak asıl davanın davacının yaralanması nedeniyle bedensel zararı nedeniyle maddi tazminat birleşen davanın ise araç hasarı nedeniyle açılan maddi tazminat davası olfuğu, asıl ve birleşen davada davacı ve davalıya verilen kusur oranları belirlenirken davacı ve davalı araç sürücülerinin kazanın oluşuna etkilerinin değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, mahkemece hükme esas alınan raporlarda davalı araç sürücüsüne %60 kusur verilmişken davalıya ait aracın çarptığı iki yayaya ayrı ayrı %20 %20 oranında kusur verilmiş olması doğru olmadığından davacı sürücü ve davalı sürücünün kazaya etki eden kural ihlallerinin belirlenmesi raporlar arasında kusur oranları yönünden farklılıklar bulunduğu, mahkemece raporlar arasındaki farklılığın nedeninin açıklığa kavuşturulması ve kusur durumuna ilişkin çelişkinin giderilmesi için mahkemece karayolları fen heyetinden emekli makine mühendisi bilirkişilerden seçilecek 3 bilirkişiden oluşturulacak heyetten rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davalılar vekillerinin bu yöne ilişkin istinaf sebebinin kabulü gerekmiştir. 2-Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, davacı-karşı davalı ...'ın maluliyetinin tespiti için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 19.03.2021 tarihli rapora göre, davacının 01.11.2019 tarihli kazaya bağlı çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %58 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceğinin, bakıcı ihtiyaç süresinin 4 ay olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 26.05.2022 tarihli raporda, davacının tüm tedavi evrakları incelenerek, L2-3-4 sağ transvers proçes kırıkları, sağ iliak kanatta kırık, sol kalçada doğuştan kalça kırığı sekeli ve artroz, toraks BT de sağ skapula korpusunda kırık, sağda multipl kot kırıkları, hemopnömotoraks, solda 9,10,11 kot kırıklarının tespit edildiği belirtilerek davacının tüm vücut engellilik oranının %14 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceğinin, bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğunun tüm vücut engellilik oranının %14 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, rapora davalılar tarafından itiraz edildiği ve davalı sigorta şirketi davacının maluliyeti için alınan raporda maluliyet oranının %3 olduğunu belirtmekle dosyada bulunan raporlar arasında çelişki bulunduğu ve çelişki giderilmeden eksik inceleme ile hüküm verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, davalı sigorta şirketi ve davalı-karşı davacı ... vekilinin maluliyet raporuna itirazları da değerlendirilerek davacının maluliyet oranının tespiti için davacının dava konusu kaza sonucu yaralanması nedeniyle tüm tedavi evraklarının ilgili kurumlardan getirilerek Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan davacının yaralanmasına göre davacının tüm tedavi evrakları incelenerek son durumunun değerlendirilmesi yapılarak ve muayene edilerek olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun biçimde, davacının kazada yaralanması nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı, varsa oranı ve süresi, tedavi ile iyileşip iyileşemeyeceği, kalıcı hâle gelip gelmediğinin, kaza öncesi hastalık durumlarının da değerlendirilmek suretiyle belirlenmesi için ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olmasında hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı-karşı davacı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... vekili ve davalı-karşı davacı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; HMK’nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, Kaldırma sebeplerine göre davacı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep hâlinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Ankara 4. Genel İcra Dairesinin 2024/83305 sayılı dosyasına yatırılan 600.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, 5-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/50, K. 2026/1135, T. 19.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-50-e-2026-1135-k-3c692dac077b