Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/60 E. 2026/1074 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/60
Karar No
2026/1074
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/60 - 2026/1074 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/60 KARAR NO : 2026/1074

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26.11.2024 NUMARASI : 2023/802 Esas 2024/779 Karar

DAVACI : VEKİLİ :

DAVALI : VEKİLİ :

İHBAR OLUNANLAR : 1- VEKİLİ : Av. : 2 - VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 15.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.06.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 14.12.2022 tarihinde, davacı ...'nın içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın lastiğinin patlaması üzerine, sağ şeritte aracın önünde yardım bekledikleri sırada, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki... plakalı kamyonetin davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak geçici bakıcı gideri olarak 10,00 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 100.000,00 TL olmak üzere toplam 100.010,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, yargılama sırasında, geçici bakıcı gideri talebini 18.247,50 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 1.000.000,00 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili, davacı tarafından davadan önce 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesi gereğince usûlüne uygun olarak başvuru yapılmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin davalı sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine tevdi edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderlerinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 02.07.2024 tarihli rapora göre, sigortalı araç sürücüsü ...'nın %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının maluliyetinin tespiti için Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 02.08.2024 tarihli rapora göre, davacının tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %25, geçici iş göremezlik süresinin 180 gün ve 60 gün süreyle bakıcı ihtiyacının olduğunun belirtildiği, TRH 2010 ve progresif rant yöntemi kullanılarak hazırlanan aktüer raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek davanın kabulü ile, 1.000.000,00TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 18.247,50 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.018.247,50TL tazminatın 13.03.2023 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının maluliyet oranının daha yüksek olduğunu, davacının gelirinin eksik hesaplandığını, mahkemece yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasına göre, davacının 2023 yılında 30.000,00 TL aylık gelir elde ettiği ve ev dekorasyon işi yaptığı belirlenmesine rağmen gelirinin asgari ücret olarak hesaplanmasının hatalı olduğunu, ayrıca hükme esas alınan raporda, geçici işgöremezlik döneminin de bilinen döneme eklenmesi gerekirken eklenmeyerek bilinen dönem zararının eksik hesaplandığını, hükmedilen tazminata kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacının lomber vertebra transvers proçes kırığının varlığı ortaya konulamamakla birlikte stabil ve kalıcı olduğuna ve son 12 ayda değişiklik olmadığına dair radyolojik tetkik olmadığını, davacının ihmalkar davranışları nedeniyle yaralandığını, kusur raporunda davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmediğini, aktüer hesaplamasının da 1.8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, bakıcı giderlerinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece poliçe limitini aşar şekilde hüküm verildiğini, davacı tarafından davadan önce 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesi gereğince usûlüne uygun olarak başvuru yapılmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, davanın usûlden reddine karar verilmesi gerektiğini, usûlüne uygun bir başvuru bulunmadığından davalı sigorta şirketinin temerrüdünün de söz konusu olamayacağından mahkemece 13.03.2023 tarihinden işleyecek avans faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacı ...'nın içerisinde yolcu olarak bulunduğu aracın lastiğinin patlaması üzerine, sağ şeritte aracın önünde yardım bekledikleri sırada, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki kamyonetin davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri isteminde bulunmuş, mahkemece, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...'nın %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının maluliyetinin tespiti için Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 02.08.2024 tarihli rapora göre, davacının tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %25, geçici iş göremezlik süresinin 180 gün ve 60 gün süreyle bakıcı ihtiyacının olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek davanın kabulü ile, 1.000.000,00TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 18.247,50 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.018.247,50TL tazminatın 13.03.2023 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, kaza tarihi itibariyle Yargıtay uygulamalarına göre maluliyetin tespiti için uygulanan yönetmeliğin Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik olduğu, davacı hakkında, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 02.08.2024 tarihli raporda, davacının tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %25, geçici iş göremezlik süresinin 180 gün, 60 gün süreyle bakıcı ihtiyacının olduğunun belirtildiği, ancak tedavi süreci ve gördüğü tedavilere ilişkin açıklama bulunmadığı gibi, kaza ile illiyetin de tartışılmadığı anlaşılmakla rapor hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görülmemiştir. Bu durumda mahkemece, davacının kaza sonrası gördüğü tedavilere ilişkin ilgili hastanelerden tüm tedavi evrakları getirtilerek, tedavi süreci ve davacının son durumu da değerlendirilerek kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı, kaza ile maluliyeti arasındaki illiyet bağı, kazaya bağlı maluliyet oluşmuş ise oranı ve iyileşme sürelerinin Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre tespiti yönünden Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin tıp fakültesi adli tıp anabilim dalı bölümlerinden rapor alınması ve sonucuna göre gerektiğinde aktüer bilirkişiden rapor alınması sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep hâlinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-İİK'nın 36. maddesi gereğince Ankara 20. İcra Hukuk Mahkemesi 2024/176 D.İş 2024/173 karar sayılı icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/77737 Esas sayılı dosyasına depo edilen 2.400.000,00 TL teminat mektubunun yatırana iadesine, 5-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/60, K. 2026/1074, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-60-e-2026-1074-k-fd827a5028dc