Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/7208 E. 2026/4136 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7208
- Karar No
- 2026/4136
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2131 Esas, 2025/1558 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/2581 E., 2021/387 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı temlik alan vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.06.2026 günü hazır bulunan davacı temlik alan ... vekili Avukat ... ile Avukat ..............ve davalı vekili Avukat ............. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında arasında 1978 yılında davacı tarafın yapısının adi ortaklık olduğu dönemde başlayan ve 2010 yılından itibaren şirket olarak tescili ile aralarındaki sözleşmenin sona erdiği 01.07.2015 tarihine kadar yaklaşık 40 yıl süren bayilik ilişkisi bulunduğunu, bu ilişki 01.07.2013 tarihli bayilik sözleşmesi kapsamında devam etmekteyken davalı tarafından sözleşmedeki 2 yıllık sürenin sona erdiği 30.06.2015 tarihi itibariyle sözleşmenin uzatılmayacağının bildirildiğini, müvekkili ile davalı arasındaki sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesine yakın bir sözleşme olduğunu, müşteri çevresine önemli katkı sağlayan tek satıcının portföy tazminatı talep edebileceğini ileri sürerek müvekkili şirketin yıllar içerisinde oluşturduğu müşteri portföyü, ticaret hacmi ve potansiyeli nedeniyle denkleştirme (portföy) tazminatı ile sözleşmenin feshedilmesinden sonra davalının iki ayı aşkın süre teminat mektubunu iade etmemesi nedeniyle bankaya ödenen teminat mektubu komisyon giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı bayinin sözlü ve yazılı olarak uyarılmasına rağmen ödeme esasları, teminat, çalışma usul ve esasları ile satış noktalarının denetlenmesi, gerekli raporlamanın yapılması ve satış noktalarının şikayetleriyle ilgilenilmesi gibi sözleşme kapsamındaki diğer yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmenin bu sebeplerle yenilenmeyeceğinin davacıya ihbar edildiğini, davacının son 5 yıldaki ve 2 yıldaki satış performansına göre davacının portföy tazminatı talep etmesinin maddi dayanağının olmadığını, belirli süreli sözleşme sebebiyle portföy tazminatı talep edilmesinin hukuki dayanağının bulunmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını savunarak reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 01.07.2013 tarihinde bayilik/distrübütörlük sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeninin belirli süreli olarak düzenlendiği, 2 yıllık süresi sonunda yenilenmediği, taraflar arasındaki süregelen ticari ilişki değerlendirildiğinde, bayilik sözleşmesinin yenilenmemesini gerektirecek haklı sebebin varlığının bulunmadığı, fakat sözleşmenin yenilenmemesinin davacının portföy tazminatı talep etmesine engel olmayacağı, portföy tazminatı isteme şartlarının oluştuğu, denkleştirme tazminatının hakkaniyete uygun olması gerektiği, davaya konu markanın tanınmışlığı, davacının bazı işleri eksik yapması nedeniyle kusuru dikkate alınarak hükme esas alınan 28.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden %50 oranında indirim yapılarak 71.867,43 TL portföy tazminatı ve davacının teminat mektupları için ödemiş olduğu 4.725,60 TL komisyon gideri yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 71.867,43 TL portföy tazminatının 04.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak temlik alan ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4.725,60 TL komisyon bedelinin 04.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak temlik alan ...'ya verilmesine karar verilmiş, hüküm, temlik alan davacı vekili ile davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceği, hak düşürücü süre içinde davanın açıldığı, taraflar arasında davacı tarafın adi ortaklık yapısında olduğu dönemlerde olmak üzere 1978 yılında başlayıp 2010 yılında davacı şirketin tescili ile devam eden ve en son 01.07.2013 tarihli 2 yıl süreli bayilik/ distribütörlük sözleşmesi ile sürdürülen tek satıcılık mahiyetinde akdi ilişkinin bulunduğu, davalının Adana 7. Noterliği'nden 30.04.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacının ödeme esasları, teminatlar, çalışma usul ve esasları ile sözleşme kapsamındaki diğer yükümlülüklerini yerine getirmediği sebeplerine dayanılarak sözleşme süresinin sona ereceği 30.06.2015 tarihinden itibaren sözleşmenin uzatılmayacağının ve buna bağlı olarak davacının tüm faaliyetlerinin de bu tarih itibariyle haklı nedenle sonlandırılacağının ihtar edildiği, taraflarca bildirilen deliller toplanmak ve bilirkişi raporu alınmak suretiyle yapılan değerlendirmede, davacının işletme ve faaliyetinde bir kısım eksiklikler bulunmuş olsa da, bu eksikliklerin uzun süredir devam eden tek satıcılık ilişkisini sona erdirmeyi haklı kılacak ölçüde önemli sebepler olmadığı, kaldı ki davalının haklı sebebe dayanarak sözleşmeyi sona erdirmesi için sözleşme süresinin sona ermesini beklemesinin gerekmediği, bu itibarla uzun süredir devam eden sözleşme ilişkisinin davalı tarafından feshini ya da uzatılmamasını gerektiren haklı bir sebebin bulunmadığı, taraflar arasındaki tek satıcılık ilişkisinin süresi ve davacıya ait işletmenin faaliyet konusu itibariyle davalıya yeni alt bayiler ve müşteri çevresi kazandırdığı ve var olan müşterilerle ticari ilişkileri geliştirdiğinin kabulü gerektiği, buna göre davacının ticari defterleri üzerinde bilirkişi marifetiyle yapılan inceleme neticesinde yapılan hesaplamada üst sınırı 143.734,87 TL olarak belirlenen denkleştirme tazminatının, belirlenen bu tutardan %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle 71.867,43 TL olarak hüküm altına alınmasında ve ayrıca davacıya ait teminat mektubunun davalı tarafından geç iade edilmesi sebebiyle davacının ödemek zorunda kaldığı 4.725,60 TL komisyon bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, bu sebeple davacı ve davalı vekillerinin bu yönlere ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davacı tarafından davalıya gönderilen 04.11.2015 tarihli ihtarnameyle portföy tazminatı ve teminat mektubu komisyon bedelinin en geç 3 gün içerisinde ödenmesinin istenildiği, ihtarnamenin davalıya 06.11.2015 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre davalıya verilen 3 günlük ödeme süresinin 09.11.2015 tarihinde sona erdiği, davalının temerrüdünün 10.11.2015 tarihinde gerçekleştiği gözetilerek hükmedilen tazminata bu tarihten itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 04.11.2015 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin doğru olmadığı, davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf başvurusunun yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 71.867,43 TL portföy tazminatının 04.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak temlik alan ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4.725,60 TL komisyon bedelinin 10.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak temlik alan ...'ya verilmesine karar verilmiş, hüküm, temlik alan davacı vekili ile davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, denkleştirme (portföy) tazminatı ile teminat mektubu komisyon giderleri istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Taraflar arasında akdedilen sözleşme, borçlar hukukuna tabi bir sözleşme olup haklı nedenle sona erdirilmesi veya devam ettirilmemesi, buna bağlı olarak davacının portföy tazminatı talep edememesi, hukuki ilişkinin devamını gerektirmeyecek şekilde çekilmez hâle geldiğinin saptanmasına bağlıdır. Somut olayda Mahkemece davacıya müterafik kusur verilmiş ise de, bilirkişi raporunda yapılan açıklamalara ve dosya kapsamına göre davacının eylemlerinin sözleşmenin devam ettirilememesini gerektirecek yani, akdi ilişkiyi çekilmez hâle getirecek nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır.
Davalı, somut uyuşmazlıkta davacının gönderdiği ihtarnamede tazminatın miktarını belirtmiş olması karşısında; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açılamayacağını savunmuşsa da, ihtarnamede talep edilen portföy tazminatına ilişkin miktarın afaki olduğu bilirkişi raporu ile anlaşılmıştır. Bu durumda, portföy tazminatı miktarını tam ve kesin olarak belirlemenin davacıdan beklenemeyeceği anlaşılmakla somut olayda portföy tazminatına ilişkin talep, belirsiz alacak davası olarak ileri sürülebilir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve özellikle yukarıda açıklanan hususlara göre temlik alan davacı ile davalının temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli karar içeriğinde, davacı tarafından davalıya gönderilen 04.11.2015 tarihli ihtarnameyle portföy tazminatı ve teminat mektubu komisyon bedelinin en geç 3 gün içerisinde ödenmesinin istenildiği, ihtarnamenin davalıya 06.11.2015 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre davalıya verilen 3 günlük ödeme süresinin 09.11.2015 tarihinde sona erdiği, davalının temerrüdünün 10.11.2015 tarihinde gerçekleştiği gözetilerek hükmedilen tazminata bu tarihten itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 04.11.2015 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin doğru olmadığı, o nedenle davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf başvurusunun yerinde olduğu belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında bu açıklamaya aykırı şekilde 71.867,43 TL portföy tazminatının 04.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak temlik alan ...'ya verilmesine karar verilmiş olması re'sen bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temlik alan davacı ile davalının tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca re'sen Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinin (a) alt bendinde yer alan "04.11.2015" ibaresinin çıkartılarak yerine “10.11.2015” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temlik alan davacıdan alınarak davalıya verilmesine, keza 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak temlik alan davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 02.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.