Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/86 E. 2026/1076 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/86
Karar No
2026/1076
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/86 - 2026/1076 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/86 KARAR NO : 2026/1076

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14.11.2024 NUMARASI : 2020/773 Esas 2024/861 Karar

DAVACI : VEKİLİ :

DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av.

: 2- VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 15.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.06.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 11.09.2019 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı ...sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı elektrikli bisiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının ağır şekilde yaralandığını ve malul kaldığını, davacı lehine manevi tazminat koşullarının da oluştuğunu belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 200,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 300,00 TL tedavi giderleri olmak üzere toplam 500,00TL maddi tazminatın davalı ...yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsilen, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalı...'tan tahsilini istemiş, yargılama sırasında, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 404.588,89 TL, tedavi giderlerine ilişkin talebini de 776,05 TL olarak artırmıştır. Davalı ...vekili, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü...'ın kusurunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı... vekili, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü...'ın kusurunun bulunmadığını, geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı hususunun da araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; tarafların kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden alınan 04.03.2021 tarihli raporda, davacı sürücü...'ın %15, davalı sürücü...'ın %85 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece keşif icrası sonucu makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 27.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda da, davacı sürücü...'ın %15, davalı sürücü...'ın %85 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesinden alınan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 25.03.2022 tarihli rapora göre, davacının tüm vücut engellilik oranının %8 olduğunun, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, bahse konu rapora itiraz edilmesi üzerine Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 15.12.2022 tarihi raporda da, davacının davacının tüm vücut engellilik soranının %8 olduğunun, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, aktüer ve doktor bilirkişi heyetinden alınan rapora göre, davacının sürekli iş göremezlik zararının 404.588,89 TL, tedavi giderinin de 776,05 TL olduğunun tespit edildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının yaralanmasının kürek kemiği bölgesine ilişkin olduğu, kafa kısmında bir yaralanmasının bulunmadığı, kask takmış olsa dahi bu yaralanmayı engelleyemeyeceği ve bu nedenle davacının müterafik kusurunun bulunmadığı, davacı lehine manevi tazminat koşullarının da oluştuğu belirtilerek davanın kısmen kabulü ile, maddi tazminat yönünden 404.398,89 TL sürekli iş göremezlik zararının... yönünden temerrüt tarihi olan 13.12.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle, davalı ...yönünden 11.09.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, (Sigorta şirketinin bu zararın 390.000-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla), 776,05 TL tedavi gideri zararının... yönünden temerrüt tarihi olan 13.12.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle, davalı ...yönünden 11.09.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.09.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalı...'tan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükmedilen maddi tazminata davalı sigorta şirketi yönünden ticari temerrüt faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın da çok düşük olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat ile bakıcı gideri istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ...sevk ve idaresindeki aracın, davacının sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının ağır şekilde yaralandığını ve malul kaldığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat ile bakıcı gideri isteminde bulunmuş, mahkemece, alınan bilirkişi raporlarına göre, kazanın meydana gelmesinde davacı sürücü...'ın %15, davalı sürücü...'ın %85 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davacının maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesinden ve Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporlarda, davacının davacının tüm vücut engellilik oranının %8 olduğunun, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, aktüer ve doktor bilirkişiler tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek davanın kısmen kabulü ile, maddi tazminat yönünden 404.398,89 TL sürekli iş göremezlik zararının... yönünden temerrüt tarihi olan 13.12.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle, davalı ...yönünden 11.09.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, (Sigorta şirketinin bu zararın 390.000-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla), 776,05 TL tedavi gideri zararının... yönünden temerrüt tarihi olan 13.12.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle, davalı ...yönünden 11.09.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.09.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalı...'tan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. 1-6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi hükmüne göre, hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hâkim; Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözeterek, hukuk ve adalete uygun hak ve nesafet kurallarına göre uygun miktarda tazminat takdir etmesi gerekmektedir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hâl ve şartların değerlendirilmesi gerekir. Hâkim manevi tazminata hükmederken; tarafların kusur durumu, kusur derecesi, ekonomik ve sosyal durumları, zarar ile olay arasındaki illiyet bağı, yaralanma hâlinde yaralanmanın kaza sonucu meydana gelmiş olması, maluliyet varsa oranı, iyileşme süresi, tedavi süresi ve tedavi süresince yapılan işlemler, varsa ameliyatlar, ölüm hâlinde kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunması, olayın tarihi, olayın ağırlığı, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davacı sayısı gibi hususlar dikkate alınarak davacı için zenginleşme, davalı için yoksulluğa neden olmayacak şekilde belirlenmelidir. Somut olay, yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 11.09.2019 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ...sevk ve idaresindeki aracın, davacının sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, kazaya ilişkin olarak davacı sürücü...'ın %15, davalı sürücü...'ın %85 oranında kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporlarda, davacının davacının tüm vücut engellilik oranının %8 olduğunun belirlenmiş olması, kazanın meydana geliş şekli, tespit edilen kusur durumu, olayın meydana geliş şeklinin davacı üzerinde etkisi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2019) paranın alım gücü yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. 2-Davacı vekili, hükmedilen maddi tazminata davalı sigorta şirketi yönünden ticari temerrüt faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiş ise de, sigortalı aracın hususi araç olduğu gibi, davacı vekili dava ve talep artırım dilekçesinde hükmedilecek tazminata yasal faiz işletilmesini talep ettiği anlaşıldığından mahkemece hükmedilen tazminata yasal faiz işletilmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile kalan 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 15.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/86, K. 2026/1076, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-86-e-2026-1076-k-4772fc708573