Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/93 E. 2026/1111 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/93
- Karar No
- 2026/1111
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/93 - 2026/1111 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/93 KARAR NO : 2026/1111
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25.09.2024 NUMARASI : 2023/1067 Esas 2024/957 Karar
DAVACILAR : 1- 2- VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1 - VEKİLİ : Av. Av.
: 2 - VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 18.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 18.06.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; 11.09.2021 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarpması ile meydana gelen trafik kazasında...'ın vefat ettiğini, müteveffanın davacıların eşi ve babası olduğunu, vefatı ile desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacıların uğramış oldukları maddi ve manevi zararların tespiti ile ileride arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminat ve 500.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 501.000,00-TL'nin kaza tarihi olan 11.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile sigorta şirketi yönünden yasal ve poliçe ile gösterilen miktar ve tazminatlarla sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesi... için destekten yoksun kalma tazminatı talebini 580.285,89-TL, ... için destekten yoksun kalma tazminatını ise 115.564,95-TL olacak şekilde artırmıştır. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Eksik evrak ile başvuru yapıldığını, başvuru şartı yerine getirilmediğini, mahkemenin yetkili olmadığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı araç sürücünün kusuru bulunmadığını, kusur raporu alınmak üzere dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiği, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması ve müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kaza neticesinde davalı üzerine atfedilen kusura ve kusur raporuna itiraz ettiklerini, davaya konu kaza sebebiyle illiyet bağı kesildiğinden davalının sorumluluğuna gidilemeyeceğini, aksi bir kanaat oluşması halinde müteveffanın müterafik kusurlu olduğu gözetilerek hükmedilecek tazminattan %20 den aşağı olmayacak şekilde indirim yapılması gerektiğini, araç sürücüsü müteveffa...'ın kaza esnasında emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, cenaze ve defin gideri amacıyla yapıldığı iddia edilen harcamalar ispatlanmadığından işbu taleplerin reddi gerektiğini, destekten yoksun kaldığını iddia eden davacıların müteveffadan destek aldıklarını ispatlaması gerektiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesin talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ ; Mahkemece yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, seyrine göre sağdaki tali yoldan gelerek seyir yoluna çıkan sürücü... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sol yan kısmına aracının ön kısmıyla çarpması sonucu, ... plakalı otomobilin takla atarak orta refüj su kanalına düşüp ters vaziyette duruşa geçmesi sonucu ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, trafik kazası tespit tutanağında ... plakalı aracın sürücüsü...'ın 2918 Sayılı KTK'nın madde 57/1-a maddesini tali yoldan anayola çıkan sürücülerin anayoldan gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermemesi ihlalinden dolayı kusurlu olduğu, ... plakalı otonun sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki aracı ile seyir halindeyken bahse konu kaza mahalli olan kavşağa yaklaştığı sırada 2918 Sayılı K.T.K.'nın 52/1-a maddesini araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmak ihlalinden dolayı kusurlu olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığınca Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığına 26.10.2021 tarihinde sunduğu kusur raporunda sürücü ...'in tali derecede kusurlu, müteveffa sürücü...'ın ise asli derecede kusurlu bulunduğu, mahkemece üç kişilik karayolları fen heyeti ile birlikte yapılan keşif neticesinde düzenlenen kök ve ek kusur raporu ile ... plakalı hususi araç sürücüsü müteveffa... 'ın %75, ... plakalı araç sürücüsü ...'in %25 oranında kusurlu bulunduğu, davalı ... adına kayıtlı bulunan ... plakalı aracın 26.02.2021-26.02.2022 tarihleri arasında ... i tarafından Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalandığı ve poliçede ölüm ve sakatlık limitinin kişi başı 430.000,00 TL, kaza başı 2.150.000,00 TL olduğu dosya içerisindeki sigorta poliçesinden anlaşıldığı, Ankara SGK İl Müdürlüğü Sıhhiye SGM'nin 07.02.2023 tarih ve E.63554215 sayılı yazısında...'ın vefatı nedeniyle geride kalan hak sahiplerine rücuya tabi ödeme yapılmadığının bildirildiği, akuterya hesap bilirkişi kök ve ek raporlara göre davacı eş...'ın destekten yoksun kalma zararı tazminat tutarının 580.685,89-TL olduğu ZMSS poliçesi kapsamında garamaten paylaşım ile davalı sigorta şirketinin sorumluluk tutarının 296.057,50-TL olduğu, kalan tazminat tutarından diğer davalının sorumluluğunun devam ettiği), davacı çocuk ...'ın destekten yoksun kalma zararı karşılığında talep edebileceği tazminat tutarının 115.964,95-TL olduğu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında garamaten paylaşım ile davalı sigorta şirketinin sorumluluk tutarının 9.123,69-TL olduğu, kalan tazminat tutarından diğer davalının sorumluluğunun devam ettiği, davacının başvurunun geçerli olduğu kabul edilmesi halinde sigorta şirketine başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası (başvuru/ihbar tebliğ tarihi dosyada mevcut olmadığından) temerrüde düşme tarihinden ibaren (sigorta şirketine başvuru yapılmadıysa dava açılma tarihinden itibaren) yasal faiz yürütülerek, diğer davalıdan kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek tazminat talebinde bulunabileceği, davacıların meydana gelen kaza ile birlikte duydukları acı ve üzüntü nedeniyle manevi olarak zarara uğradığı belirtilerek, davacının maddi tazminat davasının kabulü ile, davacı... için 580.685,89-TL, davacı ... için 115.964,95-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara ödenmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sorumlu tutulmasına, faizin başlangıç tarihinin davalı sigorta şirketi için dava tarihi, diğer davalı için kaza tarihi olan 11.09.2021 tarihi olarak belirlenmesine, davacıların açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacı... için 100.000,00-TL, davacı ... için 80.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'ten kaza tarihi olan 11.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak bu davacılara ödenmesine, karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili ile ... vekili tarafından tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece 2023/16 Esas sayılı dosyada 31.05.2023 tarihli karar ile birlikte yine aynı mahkemenin 2022/476 Esas sayılı dosyası ile birleştirildiğini, birleştirme öncesi esas dosyada kusur raporu alınmamışken birleştirilen 2022/476 Esas sayılı dosyasında ise kusur raporu alınmış olup ilgili rapora itiraz edilmişse de ilgili raporun hükme esas alındığını, davalı şirketin söz konusu kaza nedeniyle sorumluluğu bulunmadığını, müteveffa...'ın gerçekleşen kazada asli kusurlu olduğunu, alkol etkisi altında bilinçsiz bir şekilde kazaya sebebiyet verdiğini, müteveffanın, kazadan sonra araçtan dışında olduğunu, bu hususun başvurucunun emniyet kemeri takmadığını gösterdiğini, emniyet kemerinin takılı olmaması sebebiyle % 20 müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, faiz başlangıç tarihi hatalı hesaplandığını artırılan tutar yönünden ıslah tarihi esas alınması gerekirken dava tarihi esas alınması gerektiğini, cenaze gideri yönünden yerel mahkemece hüküm kurulmadığını, belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; arabuluculuk görüşmelerine davalı davet edilmediğinden arabuluculuk başvuru şartı yerine getirilmediğini, dava konusu alacak zamanaşımına uğradığını, davanın ... plaka sayılı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini tanzim eden ... 'ye ihbar edilmeksizin hüküm kurulduğunu, ... plakalı aracın ...nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda eksik inceleme yapıldığını, birleşen dosyada kusur raporu alınmış olması nedeniyle işbu dosya kapsamında tekrar kusur raporu alınmadığını, 2022/476 Esas sayılı dosyasında verilen tefrik kararı doğrultusunda huzurdaki yeni esasını almış ve dosya aktüer inceleme yapılması için bilirkişiye tevdi edildiğini, aktüer bilirkişisi tarafından tanzim edilen raporda her ne kadar huzurdaki dosyaya ilişkin kusur raporu temin edilmemişse de birleşen 2022/476 Esas sayılı dosyasındaki kusur raporu esas alınmak suretiyle hesaplama yapıldığını, meydana gelen ölümlü - yaralanmalı trafik kazası nedeniyle davalının meydana gelen kaza nedeniyle herhangi bir kusurunun bulunmadığını, mahkemece Karayolları Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılsa idi kaza mahallinde tespit edilen levhaların ne zaman konulduğu, kaza mahallinde kazadan önce veya sonra yeni bir levhalama yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgi sahibi olunacak, usuli eksiklikler giderilecek ve davalıya atfedilen kusura ilişkin doğru kusur tespiti yapılabileceğini, davaya konu kazada illiyet bağı kesilmiş olmasına karşın yerel mahkemece davalı aleyhine tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu, aksini kesinlikle kabul etmemekle birlikte bir an için davalının davaya konu kazada kusurunun olduğu düşünülse dahi, müteveffa alkollü araç kullandığından müterafik kusurlu olduğu gözetilerek hükmedilecek tazminattan % 20'den aşağı olmayacak şekilde indirim yapılması gerekirken yerel mahkemece işbu husus dikkate alınmadan hüküm kurulması yerleşik yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu müteveffa destek...'ın meydana gelen kaza nedeniyle ağır kusurlu olduğundan illiyet bağı kesildiğini, araç sürücüsü müteveffa... davaya konu kaza esnasında emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda yetiştirme gideri hesaplanan tazminattan mahsup edilmediğini, SGK tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin hesaplanan tazminat tutarından mahsup edilmesi gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususun göz ardı edilmiş olması hatalı olduğunu, hak sahibi eşi... ile hak sahibi kızı ...'a ölüm aylığı bağlandığı ve aylıklarının muntazaman ödendiğini, hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda destekten yoksun kalmaya ilişkin yapılan hesaplamada desteğin yakınlarının pay oranları Yargıtay içtihatlarında belirtilen oranlardan fazla olacak şekilde hatalı tespit edildiğini, ikinci çocuk için yeniden pay durumlarının tespit edilmesi ve devamında tespiti yapılan pay oranları üzerinden destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın ölümlü trafik kazası nedeniyle işleten ve sürücünün hukuki sorumluluğu ile zorunlu mali sorumluluk sigorta (ZMMS) poliçeleri kapsamında destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince davacıların davasının destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden kabulüne, davacıların manevi tazminat davasının ise kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. I-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Trafik kazalarında irdelenmesi gereken husus ise trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların olaya etkileri ve dolayısıyla sürüş kusurlarıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Bu kapsamında davalıların sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, dosyaya kazandırılan açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli, kaza tespit tutanağı ve ceza dava dosyası kapsamında düzenlenen raporlar ile örtüşen, kusur bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle kusur değerlendirilmesi yapılarak, meydana gelen kazanın oluşumunda ... plakalı hususi otonun sürücüsü müteveffa... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken aracını yüksek limitlerin üzerinde yüksek riskli alkollü araç kullanması ve trafik kurallarına aykırı davranışından dolayı çıkış rampalı tali yoldan gelişin de durmadan ana yol üzerine doğru seyrederek solundan gelen araç trafiğine dikkat etmediği, kendisine yaklaşmakta olan ... plakalı aracı dikkate almadığı, gece yol aydınlatmasının olmadığı alandayken kavşak başına geldiği anda solunu kontrol ederek gelen araca yol verdikten sonra yolun ve trafiğin müşahitlik geçiş durumuna göre hareket etmediği, trafiğin ve araç içinde bulunan yolcu ile birlikte kendisinin can güvenliğini tehlikeye düşürecek, kazanın meydana gelmesine % 75 asli, ... plakalı araç sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki otosu ile seyir halindeyken kaza mahalli olan alana yaklaştığı sırada aracının ön tarafı ile yola kavşağa girmiş bulunan ... plakalı otonun sol yan tarafından çarpması sonucu meydana gelen kaza ile ilgili olarak, seyri esnasında yol üzerinde bulunan uyarıcı trafik işaret levhalarına dikkat etmediği, yolda aydınlatmanın olmadığı meskün mahal dışı yolda aşırı hızla ilerlerken yola girmiş bulunan aracı görmesine rağmen fren tedbirine başvurmadan veya manevra yaparak araca çarpmayı önlemede geç kalmasında % 25 oranında tali kusurlu olduğunun kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan hesap bilirkişi raporu ile belirlenen kusur oranı dikkate alınarak, müteveffa...'ın kaza tarihinde evli ve bir çocuklu olup, anne ve babasının da hayatta olduğu dikkate alınıp destek oranları belirlenirken davacı kız çocuğun 22 yaş hitamına davacı eş ile dava dışı anne ve babanın ise bakiye ömürlerini sonuna kadar kadar destekten faydalanacağı varsayımı ile TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant formülü esas alınarak, bilinen/bilinmeyen dönem ayrımı yapılıp, asgari ücreti üzerinden ZMMS limiti üstünde belirlenenn tazminatın poliçe limitini aşması nedeniyle garameten dağıtılarak yapılan hesaplama doğrultusunda belirlenen tazminatın hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile toplanan tüm deliller karşısında; hükme esas alınan kusur ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesiyle sigortalı diğer davalının sürücünün kusurlu davranışı neticesinde müteveffanın ölümü nedeniyle desteğini kaybeden davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminata hak kazanmasına, müteveffanın gelirinin sosyal ve ekonomik durumuna uygun düşecek şekilde belirlenmesine, destekten yoksun kalma tazminatının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak pay dağılımına ilişkin uygulamada benimsen ilkelere uygun düşecek ve yerleşik ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı bakımından davalı sürcü ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin sorumluluğunun söz konusu olmasına, davalı sigorta şirketi yönünden garameten yapılan hesaplama doğrultusunda tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, poliçe limiti aşan miktar yönünden ise davalı sürücünün sorumlu tutulmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, maddi olaya uygun düşecek şekilde manevi tazminatın takdirine, davalıların sıfatına göre belirlenen temerrüt tarihinden faiz yürütülmesine,tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. II-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. Müterafik kusurun varlığı halinde 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesi gereğince belirlenen tazminattan indirim yapılması gerekir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. Yolcunun istiap haddi aşılarak seyahat etmesi sürüş ve trafik akışı kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilecek hususlardandır. Her ne kadar soruşturma dosyasında mevcut jandarma görevlileri tarafından düzenlenen 10.09.2021 tarihi saat 22:00'de düzenlenen tutanakta müteveffa sürücü...'ın olay yerinde vefat ettiği ve sağlık görevlilerince araç içinden çıkartıldığı belirtilmiş ise de müteveffaya ait otopsi raporu içeriği ile kaza tespit tutanağında tutanağında müteveffa sürücü...'ın emniyet kemerinin takılı olmadığı şeklinde işaretlemeye yer verilmiş olması, tanık ...'ın kolluktaki beyanında müteveffanın araçtan 5 m ilerde yerde yatar vaziyete bulunduğunun ifade edilmesi ve kaza tespit tutanağına ekli krokide müteveffanın konumun tanık beyanını doğrular şekilde gösterilmiş olması karşısında ölüm ile emniyet kemerinin takılmamış olması arasında uygun illiyet bağı bulunduğu değerlendirilerek müterafik kusur nedeniyle yerleşik uygulaması doğrultusunda belirlenen maddi tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi gerekirken aksi yönde karar verilmiş olması yerine değildir. Yine somut olayda müterafik kusurun varlığı kabul edilmiş olması karşısında takdir edilecek manevi tazminattan da müterafik kusur nedeniyle bir miktar indirim yapılarak manevi tazminatın belirlenmesi gerekir. O halde, kaza tarihindeki paranın alım gücü, tarafların kusuru, sosyal ve ekonomik durumu, davacıların maruz kaldığı acı ile hakkaniyet ilkesi gözetilerek, manevi zararın karşılığı olarak takdiren davaci... için 85.000,00TL, davacı ... için 70.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'ten kaza tarihi olan 11/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak bu davacılara ödenmesine, karar verilmesi, 14.03.2025 tarihli 32841 Sayılı RG'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'nın 2024/29 E - 2024/226 K sayılı 25.12.2024 tarihli kararı ile manevi tazminat davalı yönünden 6100 Sayılı HMK'nın 326/2.maddesinin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline, kararın RG'de yayınlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, eldeki dosyanın incelenme tarihi itibariyle iptal kararının yürürlüğe girdiği, iptal kararı doğrultusunda 08.01.2026 tarihli RG'de yayımlanan AAÜT yapılan değişiklik ile AAÜT'nin 10/2. maddesinin yürürlükten kaldırıldığı da gözetilerek red manevi tazminat istemi yönünden davalı ... lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran Davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, I-Davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; A-)1-Davacının açmış olduğu maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile davacı... için 464.548,72-TL, davacı ... için 92.771,96-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davalı sigorta şirketinin 430.000,00-TL poliçe limitiyle sorumlu tutulmasına, Faizin başlangıç tarihinin davalı sigorta şirketi için dava tarihi, diğer davalı için kaza tarihi olan 11/09/2021 tarihi olarak belirlenmesine, 2-Davacıların açmış olduğu manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, davacı... için 85.000,00-TL, davacı ... için 70.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'ten kaza tarihi olan 11/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak bu davacılara ödenmesine, Yukarıda hüküm altına alınan istem yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Maddi tazminat davası yönünden; a)Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 38.070,58-TL karar ve ilam harcının davalı ... yönünden 29.373,30-TL ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, b)Davacıların kendilerini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davanın kabul oranına göre hesap ve takdir olunan davacı... için 74.327-80-TL ve davacı ... için 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... yönünden... için 43.344,00-TL, ... yönünden 25.456,00-TL için olmak üzere toplam 68.800,00-TL ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, 4-Manevi tazminat davası yönünden; a) Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 10.588,05-TL karar ve ilam harcının davalı ...'ten tahsili ile hazineye irat kaydına, b) Davacıların kendilerini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davanın kabul oranına göre hesap ve takdir olunan davacı... için 45.0000,00-TL, ve davacı ... için 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacılara ödenmesine, 5-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.000,00-TL Davacılar tarafından sarf edilen 110,00-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 3.110,00-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.810,54-TL'sinin davalı ... yönünden 1.122,54-TL ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, artan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN 1-Davalı ... ve davalı...tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek hâlinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan 394,00 TL yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsil edilerek davalı ...'e verilmesine, -İstinaf başvurusu nedeniyle davalı...tarafından yapılan 394,00 TL yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsil edilerek davalı ...'ye verilmesine, 3-Başvuran tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK.nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 18.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.