Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/550 E. 2026/1409 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/550
- Karar No
- 2026/1409
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/550 - 2026/1409 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/550 KARAR NO : 2026/1409
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27.11.2024 NUMARASI : 2023/728 Esas 2024/870 Karar
DAVACILAR : 1- VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av.
: 2- VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 17.09.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 18.09.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.08.2023 tarihinde sürücü ...sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile ... sevk ve idaresinde bulunan tescilsiz motosikletin çarpışması sonucu çift taraflı ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada tescilsiz motosiklette yolcu konumunda olan ...’ın vefat ettiğini, davacı anne ... ve baba ...'ın oğullarının desteğinden yoksun kaldıklarını, müteveffa ...'ın vefatına sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı ... Anonim Şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı olduğunu, kazaya sebebiyet veren ve müteveffanın yolcu olduğu tescilsiz motosikletin trafik sigortası bulunmaması sebebi ile ... kanundan kaynaklı sorumluluğunun bulunduğunu, davalılara yapılan başvuru üzerine davalı ... tarafından ödeme yapılmadığını, davalı ... Anonim şirketi tarafından davacı anne ... için 119.289,00-TL, baba ... için 116.521,00-TL olmak üzere toplamda 235.810,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapılmış ise de yapılan ödemenin zararın tamamını karşılamadığını belirterek, belirsiz alacak mahiyetinde olmak üzere şimdilik davacı ... için 10,00-TL ... AŞ'den 10,00-TL ...'ndan, ... için 10,00-TL ... AŞ'den, 10,00-TL ...dan olmak üzere toplamda 40,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte kusurları oranında kazaya sebebiyet veren davalı araçların sigorta şirketlerinden ayrı ayrı tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 22.10.2024 tarihli dilekçesi ile ...'ndan talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı talebini ... için 644.119,04-TL, davacı ... için 555.880,96-TL olmak üzere toplamda 1.200.000,00-TL olacak şekilde artırmıştır. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyaya konu ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri olduğunu, dava öncesi davalı şirkete yapılan başvuru ile birlikte gerekli bilgi ve belgelerin sunulmadığını, kaza tarihi itibari ile şirketin sorumlu olduğu teminat limitinin 1.200.000,00-TL olduğunu, davacılara 22.08.2023 tarihinde 235.810,00-TL tazminat ödemesi yapıldığını, şirketin sorumluluğunun son bulduğunu, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın ATK'na gönderilmesi gerektiğini, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması ve davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: kazaya sebebiyet veren motosikletin tescilsiz olup davalının herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren motosikletin ZMMS yaptırma zorunluluğu olan araçlar kapsamı dışında kaldığını, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, savcılık dosyasında mevcut bulunan kusur raporunda tarafların kusur oranı belirtilmemiş olup öncelikle kusur oranının tespit edilmesi ve tescilsiz motosiklet sürücüsünün kesin olarak tespit edilmesi gerektiğini, tescilsiz araç sürücüsünün ... olarak tespit edilmesi halinde müterafik kusur ve hatır taşıması indirimlerinin uygulanması gerektiğini, yapılacak olan hesaplamada TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,65 teknik faiz uygulanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Ankara Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 07.05.2024 tarihli raporda sürücü ...'in % 15 müteveffa sürücü ...'nın % 85 oranında kusurlu bulunduğu, aktüer bilirkişiden alınan 23.09.2024 tarihli raporda müteveffa ...’ın dava konusu olay sonucu ölmesi nedeniyle davalı ... şirketi tarafından dava açılmadan önce 22.08.2023 tarihinde, anne ... için 119.289,00-TL baba ... için 116.521,00-TL ve dava devam ederken 23.01.2024 tarihinde anne ... için 40.459,00-TL ve baba ... için 127.457,00-TL ödeme yapıldığını, dosyaya ibraz edilen 17.01.2024 tarihli ibraname ve davalı ... şirketinin 01.07.2024 tarihli dilekçesinden davacı taraf ile davalı ... şirketinin sulh olduklarının anlaşıldığını, davacı ... lehine 1.157.360,29-TL ve davadışı ... lehine 1.108.479,20-TL destekten yoksun kalma maddi zararı hesaplandığını, davalı ... tarafından yapılan ödemelerin mahsubu sonrasında oluşan bakiye zarar toplamının 1.200.000,00-TL poliçe limitini aştığını, hesaplanan zararın poliçe limitine garameten dağıtılması sonrasında, davalı ...dan davacı ...’ın 644.119,04-TL ve davacı ...’ın 555.880,96-TL olmak üzere toplam 1.200.000,00-TL destekten yoksun kalma maddi tazminatı talep edebileceklerinin hesaplandığını, davacı tarafça, davalı ... yapılan başvurunun 17.08.2023 tarihinde tebliğ edildiğinin tespit edildiğini, temerrüd koşullarının gerçekleştiğinin kabulü halinde, öğrenme tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasına gelen 31.08.2023 tarihinde davalı ... temerrüde düşeceğinin hesaplandığını, davacının motosiklette koruyucu ekipman kullanıp kullanmadığın kaza tespit tutanağında belirlenemediğini, soruşturma evraklarının incelenmesinde davacının kask takmadığı manasına gelebilecek bir tespit yapılamadığından ve dava dışı sürücünün alkollü olduğuna dair bir tespite de rastlanılmadığından müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması koşullarının oluşmadığını, davalı ... yönünden açılan davada tarafların mahkeme dışı sulh olduklarını ve birbirlerinden yargılama gideri talep etmediklerini ve sulh olduklarını beyan ettikleri belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile davalı ... yönünden açılan davada sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden davalı ... için 644.119,04-TL, davacı ... için 555.880,96-TL destekten yoksun kalma tazminatının 31.08.2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...dan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle dava konusu olayın meydana gelmesine neden olan ...'ın yolcu olarak bulunduğu ve ... sevk ve idaresinde bulunan motosiklet tescilsiz olup, trafik tescile tescil edilmeyen araçların sebebiyet verdiği kazalardan davalı ... sorumluluğunun bulunmadığını, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimleri yapılmadığını, kazanın oluşumuna sebebiyet veren tescilsiz motosikletin sürücüsünün ehliyetsiz ve alkollü olması, ... ve ...'ın koruyucu ekipman ve kask kullanmadan trafiğe çıkması ve desteğinden yoksun kalınan ...'ın yolcu konumunda bulunması nedeni ile müterafik kusur ve hatır taşıması indirimlerinin uygulanması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte yapılacak olan hesaplamada TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,65 teknik faiz uygulanması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle ... Yönetmeliği ile zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS) poliçesi kapsamında yakınlarını kaybeden davacıların destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince davalı ...AŞ hakkındaki davanın sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir. Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan maddi zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla ... oluşturulmuştur. ...'nın hangi hallerde sorumlu tutulduğu ve hesaba hangi şartların gerçekleşmesi halinde dava yöneltilebileceği 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi ve ... Yönetmeliği'nin 9. maddesinde belirtilmiştir. Hak sahipleri karşısında, trafik kazası sonucunda meydana gelen zararlardan, ... ile diğer zarar sorumluları (işleten, teşebbüs sahibi, sürücü ve diğer yardımcı kimseler vs.) müştereken ve müteselsilen sorumludur (BK m.51). Yani ... sorumluluğunun doğmasıyla diğer zarar sorumlularının sorumlulukları ortadan kalkmaz. Hesapla birlikte devam eder.( Yargıtay 17. HD'nın 1909/2019 tarih ve 2016/17270 E. - 2019/8281 K. ) Bu itibarla, ZMMS poliçesi bulunmayan aracın neden olduğu zarardan, davalı ... araç sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağı amirdir. Davalı ...'nın sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerle birlikte ...'na başvuru yapıldığı tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır.( Yargıtay 4. HD'nin 16.06.2022 tarih ve 2021/13625 E. - 2022/8912 K. ) 6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. Maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde; dosyaya kazandırılan açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli, soruşturma dava dosyası kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporuyla uyumlu kusur bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle kusur değerlendirilmesi yapılarak, tescilsiz motosiklet sürücüsü müteveffa ...'nın % 85 oranında asli davalı ... AŞ tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı araç sürücüsü...'in % 15 oranında kusurlu olduğu tespit edilip, tespit edilen bu kusur oranı dikkate alınarak, müteveffanın kaza tarihinde bekar ve çocuksuz olup, anne ve babasının hayatta olduğu gözetilerek, destek oranları belirlenirken müteveffanın evlenip en az iki çocuk sahibi olacağı davacı anne ve babanın bakiye ömür sürelerinin sonuna kadar destekten faydalanacağı varsayımı ile TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant formülü ile asgari ücret üzerinden hak sahibi anne babanın destek alacağı süre, kusur oranları gözetilerek, anne ve babanın destekten çıktığı tarihine kadar hesaplama neticesinde davalı ... sorumluluk limitinin üstünde belirlenen tazminatın, sorumluluk limitini aşması nedeniyle garameten dağıtılarak yapılan hesaplama doğrultusunda hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı ... tarafından süresinde ileri sürülen hatır taşıması defi ile davalılar desteğinin araçta hatır yolcusu olarak bulunduğu iddia edilmiştir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hâkim tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Ayrıca hâkim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi, indirim yapacak ise de yerleşik uygulamalarına göre % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapması gerekmektedir.(Yargıtay 4. HD'nin 21.12.2022 tarih ve 2021/19623 E. 2022/17427 K.) Bu açıklamalar muvacehesinde somut olaya dönüldüğünde; soruşturma dosyası kapsamında davacı ...'ın beyanında müteveffa oğlu ...'ın sanayiye gittiği sırada denk geldiği müteveffa motosiklet sürücüsü ... ile karşılaşması üzerine köye gitmek üzere müteveffaların birlikte yolla çıktıklarını beyan etmiş olup, dosya kapsamında müteveffalar arasındaki tanışıklığa ilişkin başkaca bir bilgi ve belgede söz konusu değildir. UYAP üzerinden alınan nüfus kayıt örnekleri ile müteveffalar arasındaki büyük yaş farkı da dikkate alındığında hayatın olağan akışı karşısında müteveffalar arasında hatır taşımana konu olacak bir arkadaşlık ve akrabalık ilişkisinin de söz konusu olmadığının anlaşılması karşısında her ne kadar mahkeme karar gerekçesinde bu yönde bir tartışma ve değerlendirme yapılmamış olsa da sonuç itibariyle olayda hatır taşımamasının varlığı ispat edilmediğinden, hatır taşımasını nedeniyle hesap edilen tazminattan indirim yapılmamış olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir. Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile toplanan tüm deliller karşısında; hükme esas alınan kusur ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, müteveffanın ölümü nedeniyle davacıların destekten yoksun kalma tazminatına destekten yoksun kalma tazminatının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak pay dağılımına ilişkin uygulamada benimsen ilkelere uygun düşecek ve yerleşik ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, kaza tarihinde geçerli bir ZMMS poliçesi bulunmayan ve niteliği itibariyle 125 cc olup trafik sigortası yaptırılması zorunlu olan aracın neden olduğu trafik kazasından kaynaklı destek yoksun kalma zararı bakımından davalı ... sorumluluğunun bulunmasına, hesap edilen destekten yoksun kalma tazminatının davalının sorumluluk limitini aşıyor olması nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. Maddesi kapsamında tüm hak sahipleri arasında garameten paylaştırma yapılması suretiyle davalının sorumluluğu cihetine gidilmiş olması nedeniyle, müteveffanın gerçekleşen ölüm nedeni ile kask takmamış olması arasında illiyet bağı bulunması halinde dahi söz konusu tazminattan müterafik kusur oranında indirim yapılmasının hesap edilen destekten yoksun kalma tazminatının davalının sorumluluk limitinin üzerinde olması nedeniyle sonuca etkisinin bulunmamasına, tazminatın davalı ...'nın sorumluluk limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, tazminata davalının sıfatına göre belirlenen temerrüt tarihinden faiz yürütülmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 81.972,00 TL istinaf harcından peşin alınan 20.493,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 61.479,00 TL harcın davalı ...'ndan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 17.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.