İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/2430 E. 2026/177 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/2430
Karar No
2026/177
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 23.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2026/2430 Esas KARAR NO :2026/177 Karar

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:21/08/2026 KARAR TARİHİ:05/10/2026

Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketi tarafından ... plaka sayılı araç ... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik) poliçesi kapsamında 16.07.2025 - 16.07.2026 tarihleri arası dönem için sigortalandığını, 24.12.2025 tarihinde ... ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak No:33/1 karşına akşam saatlerinde park ettiği ... plaka sayılı aracının sol ön far, çamurluk ve sol ön lastiğinin hasarlı olduğu tespit edilmiş olup kamera kayıtlarında yapılan tespitlerde ilk başta plakası tespit edilemeyen ... plaka sayılı beton pompasının geri manevra yaparak ... plaka sayılı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği kaza yeri incelemesi ve kamera kaydının incelemesinden anlaşıldığını, bu kazanın gerçekleşmesinde ... plaka sayılı beton pompasının firari sürücüsü 2918 sayılı KTK'nin 67/1-a maddesini ihlal ederek %100 kusuru bulunmakla beraber araç sürücüsü tarafından olay yeri de terk edildiğini, meydana gelen trafik kazası sonucu ... plaka sayılı araçta maddi hasar tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar için 16.01.2026 tarihinde 90.850,00-TL hasar tazminat ödemesi gerçekleştirildiğini, kaza tutanağında sabit olduğu üzere meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracı kullanan araç sürücüsü kazanın oluşumuna sebebiyet vermiş olup, ayrıca olay yerini terk ettiğini belirterek netice olarak özetle davanın kabulüne, davalının .... İcra Dairesi 2026/... Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve sair giderlerin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça, kazaya karışan müvekkili şirkete ait ... plaka sayılı beton pompası sürücüsünün "firari" olduğu ve olay yerini terk ettiği ileri sürüldüğünü, bu iddia gerçeği yansıtmadığını, kazaya konu olayda karşı taraf aracı (... plaka sayılı araç) sokak üzerinde park halindedir ve kaza anında başında herhangi bir sürücü bulunmadığını, müvekkili şirkete ait ... plaka sayılı araç ise devasa hacme ve özel teknik donanıma sahip bir beton pompası olduğunu, dar sokak koşullarında bu nitelikteki bir iş makinesinin yolu kapatarak sürücüsüz park halindeki aracın başında beklemesi fiilen, teknik olarak ve trafik güvenliği bakımından imkansız olduğunu, bu doğrultuda müvekkili araç sürücüsü ...'ün, asla bir gizlenme veya kaçma kastı taşımaksızın, iyi niyetinin ve dürüstlüğünün açık bir tezahürü olarak iletişim ve telefon numarasını hasar gören park halindeki aracın üzerine bıraktığını, sürücünün araca iletişim bilgilerini bırakıp trafiğin tıkanmasını önlemek amacıyla intikal etmesinin hemen akabinde, olaya uzaktan tanık olan çevre sakinlerinin durumu polise bildirmesi üzerine kaza mahalline intikal eden kolluk ekipleri, sürücünün numara bıraktığından habersiz şekilde gıyapta resmi bir tespit tutanağı düzenlemiş ve tutanağa farazi olarak "firari beton pompası" şeklinde şerh düştüğünü, dolayısıyla kolluk tutanağındaki "olay yerini terk" ve "firari sürücü" nitelemeleri, olayın arka planı bilinmeksizin tek taraflı ve gıyapta yapılan maddi bir yanılgıdan ibaret olduğunu belirterek özetle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Davacı şirketin hasar dosyası kapsamında ibraz ettiği ve kolluk görevlileri tarafından tutulan kaza tespit tutanağı aşağıdaki gibidir: "müracaatçı ...'ın(tc:...)beyanına göre ... ilçesi,...,... sokak,no:33/1 karşısına dün akşam saatlerinde park ettiği ... plakasayılı aracının tekrar öğlen saatlerinde başına geldiğinde sol ön far,çamurluk ve sol önlastiğinin hasarlı olduğunu görmüş,no:33/1' in iş yeri kamera görüntüsüne bakıldığındasaat 09.43 sıralarında plakası tespit edilemeyen bir beton pompasının geri manevra yaparak ... plaka sayılı araca çarptığı tespit edilerek bu maddi hasarlı trafik kazası raporu tanzim edilmiş olup; bu kazanın oluşumunda plakası tespit edilemeyen beton pompası'nın plakası tespit edilmesi halinde 2918 sayılı ktk'nın 67/1-a maddesinden kusurlu olduğu görüş ve kanaatimizdir. not:kamera görüntüsünde beton pompasının plakası tespit edilememiştir." Yine davacı tarafın 10/09/2026 tarihli delil dilekçesi ekinde sunduğu ve yine davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu kaza tespit tutanağı aşağıdaki gibidir: HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, davacının zorunlu trafik sigortacısı ve davalının maliki olduğu ... plakalı araç ile dava dışı şahsa ait ... plakalı aracın karıştığı 24/12/2025 tarihli trafik kazası nedeniyle zarar görene 16/01/2026 tarihinde 90.850,00 TL sigorta tazminatı ödeyen davacının bu bedeli sigortalı araç sürücüsü ...'ün olay yerini terk etmesi nedenine dayalı olarak davalıdan rücuuna dair başlattığı .... İcra Dairesi'nin 2026/... Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptali davasıdır. .... İcra Dairesi'nin 2026/... Esas sayılı takibi incelendiğinde davacının davalı aleyhine 14/04/2026 tarihinde "maliki olduğunuz şirketimiz nezdinde sigortalı bulunan ... plakalı aracın karıştığı 24.12.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç için ödenen hasarın , olay yerini terk sebebiyle rücuen tazmini talebidir. 99.556,67 TL" alacak sebebine dayalı olarak 90.850,00 TL asıl alacak ve 8.706,67 TL işlemiş alacağının takip tarihinden sonra asıl alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. Somut olaya emsal teşkil edebilecek nitelikteki Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/5264 Esas ve 2019/1876 Karar sayılı ilamı aşağıdaki gibidir: Somut olayda rücu hakkının dayanağı olarak zararı oluşturan olay tamamen sigortalının kusuru nedeniyle oluşmuştur. Davacı sigorta şirketi, sigortalının olay yerini terk etmesi nedeniyle, sigortalının yükümlülüğünü ihlal ettiğini ileri sürmüş ise de, dosya içeriğine göre davalının olay sonrasında kolluk güçlerine ifade verdiği ve kaza tutanağına uyan beyanı ile de kusurun tamamının kendisinde olduğunu belirtmiştir. Salt olay yerinde bulunmamak sigortacının kendi sigortalısına rücu hakkını vermez. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacının zorunlu trafik sigortacısı ve davalının maliki olduğu ... plakalı araç ile dava dışı şahsa ait ... plakalı aracın karıştığı 24/12/2025 tarihli trafik kazası nedeniyle zarar görene 16/01/2026 tarihinde 90.850,00 TL sigorta tazminatı ödeyen davacının bu bedeli sigortalı araç sürücüsü ...'ün olay yerini terk etmesi nedenine dayalı olarak davalıdan rücuuna dair başlattığı .... İcra Dairesi'nin 2026/... Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptali davası olduğu, olayın davacının sigortalısı olan davalıya ait araç sürücüsünün dava dışı şahsa ait ... plakalı park halindeki araca sürterek zarar vermesi suretiyle gerçekleştiği hususunun çekişmesiz olduğu, bu sebeple sigortalı araç sürücüsünün olayın gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olduğunun sabit olduğu, deliller kısmında ortaya konulduğu üzere kolluk görevlileri tarafından tutulan ilk tutanakta zarara sebep olan davacıya sigortalı aracın plakasının kamera görüntülerinde dahi tespit edilemediği, ancak zarar görenin imzasının da bulunduğu ikinci tutanakta sigortalı araç sürücüsü ...'ün de ilk tutanaktaki kamera görüntülerine dayalı olarak tutulan tutanakla uyumlu şekilde imzalı beyanı ile tutanak tutulmasını sağladığı hususunun anlaşıldığı, bu sebeple sigortalıya ait araç sürücüsünün olay yerini terk iradesinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, zira aksi takdirde kazaya davacının sigortalısının sebep olduğunun dahi bilinemeyeceği, sigortalı araç sürücüsünün tutanak tutulmasını sağlaması ve yukarıda belirtilen imzalı tutanağın tutulması sayesinde zarar gören yönünden muhatabın (davacı ve davalı) belirlenebildiği, davacının da bu tutanağa dayanarak muhatabın kendisi olduğunu kabul ederek zarar görene ödeme yaptığı, atıf yapılan yargı içtihadı da dikkate alındığında, salt olay anında olay yerinde bulunmamanın sigortacının kendi sigortalısına rücu hakkı vermediği, bu nedenle davacının sigortalısına rücu hakkı bulunmadığı kanaatine varılmış, davanın reddine ve alacağın likit olmaması ve davacının takip yapmakta kötüniyetli olduğunu gösterir delil bulunmaması nedeniyle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 1.202,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 470,40 TL’nin hükmün kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 104,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 7-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (99.556,67 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/10/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/2430, K. 2026/177, T. 05.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-2430-e-2026-177-k-f8c70ebef6f1