Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/415 E. 2026/1463 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/415
- Karar No
- 2026/1463
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/415 KARAR NO : 2026/1463
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/12/2023 NUMARASI : 2023/18 Esas - 2023/1057 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ : 25/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/09/2026
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/12/2023 tarih 2023/18 Esas 2023/1057 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı... Şirketi vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.05.2022 tarihinde davalı ...'nın sevk ve idaresindeki aracın davacıya ait araca çarpması sonucu hasar meydana geldiğini, İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/91 D.İş sayılı dosyasında yaptırılan delil tespitiyle onarım bedelinin KDV dahil 95.683,59 TL, değer kaybının yaklaşık 109.000,00 TL ve ikame araç bedelinin 8.000,00 TL olarak belirlendiğini, zarar kalemleri ve ferilerinin tahsili için İzmir 27. İcra Müdürlüğünün 2022/9585 Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalıların haksız olarak itiraz ettiğini, takipten sonra ... A.Ş. tarafından yapılan 50.000,00 TL ödemenin onarım bedelinden düşüldüğünü ileri sürerek itirazların iptali ile takibin 162.683,59 TL üzerinden devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, kusur ve zarar miktarı yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, ileri sürülen hasarın kazayla illiyetinin ve parça değişimlerinin gerekliliğinin araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; görev ve yetki itirazlarının bulunduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, kusur oranlarının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, icra inkâr tazminatı koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın ZMMS sigortacısına da yöneltilmesi nedeniyle ticari dava niteliğinde olduğu, mahkemenin görevli ve yetkili bulunduğu, zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalı sürücünün takip mesafesine riayet etmeyerek önündeki araca çarptıktan sonra orta refüjü aşıp davacı aracına çarptığı, kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu, davacı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, bilirkişi raporuyla onarım bedelinin iskontosuz, orijinal parça, işçilik ve KDV dahil 100.781,96 TL olarak belirlendiği, yapılan 50.000,00 TL ödeme düşüldüğünde bakiye onarım bedelinin 50.781,96 TL olduğu, değer kaybının 50.000,00 TL, makul onarım süresine göre ikame araç zararının 8.750,00 TL olduğu, takipteki talep gereğince ikame araç bedelinin 8.000,00 TL ile sınırlı tutulması gerektiği, sürücü ve işletenin toplam 108.781,96 TL zarardan sorumlu olduğu, ... A.Ş.'nin 50.000,00 TL teminat limitini dava öncesinde ödediği ve ödemenin ferilerden mahsubuna yönelik talep bulunmadığından sorumluluğunun sona erdiği, alacağın likit olmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, İzmir 27. İcra Müdürlüğünün 2022/9585 Esas sayılı dosyasında davalılar ... ve .... A.Ş. tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 108.781,96 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle devamına, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ile davalı .... A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporun objektif ve denetlenebilir verilere dayanmadığını, dava öncesi delil tespiti raporuyla arasındaki çelişkinin giderilmediğini, kaza tarihine yakın zamanda yapılan tespitte 109.000,00 TL değer kaybı belirlendiğini, aracın ....model, üst segment, düşük kilometreli ve kazadan önce hasarsız olduğunu, 50.000,00 TL değer kaybının gerçek zararı karşılamadığını, sigorta şirketinin kısmi ödemesinin TBK'nın 100. maddesi gereğince öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi gerektiğini, bu hususun resen gözetilmesi gerektiğinden sigortacının sorumluluğunun sona ermediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı .... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ... A.Ş.'nin dava öncesinde azami teminat tutarını ödediğini, sorumluluğu kalmayan sigortacı davalı gösterilerek görevli mahkemenin değiştirilemeyeceğini, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, kusurun uzman bir kurum veya heyetten rapor alınarak belirlenmesi gerekirken yeterli inceleme yapılmadığını, hasarlı parçaların kabul edildiği yönündeki mahkeme tespitinin doğru olmadığını, hasarın kazayla illiyeti, parça değişiminin zorunluluğu ve onarım giderleri yönünden itirazlarının karşılanmadığını, diğer raporlardan farklı tespitlerin nedenlerinin açıklanmadığını, raporun gerekçeli ve denetime elverişli olmadığını, İMMS sigortacısı .... A.Ş. tarafından 30.12.2022 tarihinde yapılan 165,73 TL ödemenin ve hasar dosyasının değerlendirilmediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Dava, trafik kazasından kaynaklanan onarım bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) Mahkemece bilirkişi incelemesine başvurulduğunda; raporun, olayın özelliklerine ve uyuşmazlığın çeşidine göre yapılması gerekli olan inceleme ve değerlendirmeleri içermesi, raporda hâkimin uyuşmazlığı çözmesi için gerekli olan tüm özel ve teknik bilgilere ve açıklamalara usulünce yer vermesi, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını gerekçeleriyle ve olayın teknik özellikleriyle tartışması, bu tartışmanın da denetime elverişli olması gerekmektedir. Bilirkişi raporunun teknik özellikleri taşımaması, denetime elverişli olmaması, mevcut bilirkişi raporları ile çelişki oluşturması ya da verilen bilgilere göre somut olayın özellikleri ve var olan teknik verilere göre kendi içinde çelişki oluşturur tarzda olması hâlinde söz konusu rapor hükme esas alınamayacaktır. Hakim bu durumda, davayı aydınlatma yükümlülüğünün de bir gereği olarak, eksiklik veya belirsizliğin ya da çelişkilerin giderilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için bilirkişiden ek rapor almalı ya da yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmalıdır. Somut olayda, 24.05.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıya ait ....plakalı araçta oluşan zararın belirlenmesi amacıyla dava öncesinde İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/91 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırıldığı, alınan raporda onarım bedelinin KDV dahil 95.683,59 TL, değer kaybının 109.000,00 TL, ikame araç bedelinin 8 günlük onarım süresi üzerinden 8.000,00 TL olarak belirlendiği, mahkemece alınan 03.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda ise onarım bedelinin ödeme düşülmeden önce 100.781,96 TL, değer kaybının 50.000,00 TL ve ikame araç bedelinin 7 günlük onarım süresi üzerinden 8.750,00 TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır. Mahkemece alınan raporda onarım faturası ve hasarlanan parçalar yönünden değerlendirme yapıldığı, değer kaybı bakımından sağ ön çamurluk dışında karoser parçalarında değişim ve boya işlemi bulunmadığı belirtilerek delil tespiti raporuna iştirak edilmediği açıklanmış ise de, özellikle değer kaybı tespitleri arasında bulunan iki kat ölçüsündeki önemli farklılığın, her iki raporun dayandığı teknik veriler ve kaza tarihi itibariyle piyasa koşulları karşılaştırılmak suretiyle giderilmediği, kaza öncesi hasarsız ve onarım sonrası rayiç değerlerin denetlenebilir dayanaklarının ortaya konulmadığı, onarım bedeli ve makul onarım süresi yönünden farklı tespitlerin de tarafların itirazlarını karşılayacak şekilde açıklanmadığı görülmüştür. Bu haliyle raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu durumda mahkemece, delil tespiti dosyası, hasar dosyaları, fotoğraflar, onarım faturaları ve aracın geçmiş hasar kayıtları birlikte değerlendirilerek, tarafların raporlara yönelik itirazlarını karşılayacak, hasarın kazayla illiyetini, gerekli onarım işlemlerini, kaza tarihi itibariyle gerçek onarım bedelini, aracın özellikleri ve hasar durumu dikkate alınarak kaza öncesi hasarsız değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farkı ve makul onarım süresini denetlenebilir dayanaklarıyla açıklayacak şekilde konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak mevcut raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği halde eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Kabule göre de; Gerekçeli kararda davalı .... A.Ş.'nin dava öncesinde yaptığı ödeme nedeniyle sorumluluğunun sona erdiği yönünde değerlendirme yapılmış olmasına rağmen hüküm fıkrasında bu davalı hakkında açılan dava yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği, mahkemece tarafların tüm talepleri hakkında, gerekçeyle uyumlu, açık ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken davalı .... A.Ş. yönünden yalnızca gerekçede değerlendirme yapılmakla yetinilmesi ve hüküm fıkrasında bu davalı hakkındaki dava yönünden karar verilmemiş olması da doğru görülmemiştir. Yine kabule göre, davalı işleten şirket vekilince İMMS sigortacısı ... A.Ş. tarafından dava öncesinde hasar bedeline ilişkin ödeme yapıldığı ileri sürülmüş olmasına ve 165,73-TL ödeme yapıldığı tespit edilmesine rağmen bu ödemenin hangi zarar kalemine ilişkin olduğu tespit edilmediği ve hesaplamada değerlendirilmediği görülmüş olup, hasar dosyasının temin edilmesi ve elde edilecek sonuca göre aynı zarar kalemine ilişkin ödemeler gözetilerek bakiye zararın belirlenmesi gerekirken bu husus araştırılmaksızın karar verilmesi eksiklik oluşturmuştur. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekili ve davalı ... . A.Ş.'nin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/12/2023 tarih 2023/18 Esas 2023/1057 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, 5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.25/09/2026