İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/747 E. 2026/681 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/747
- Karar No
- 2026/681
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/747 Esas KARAR NO : 2026/681
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 26/11/2025 KARAR TARİHİ : 10/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... Dış Ticaret Ltd. Şti. 'nin 22.08.2019 tarihinde kurulduğunu, şirketin tek pay sahibi ve müdürü olan ...'ın şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğunu, şirketin 2021 yılından itibaren Amasya ve İstanbul Çatalca'daki tesislerinde su üretimi ve pazarlaması faaliyetlerini yürüttüğünü, COVID-19 pandemisi ve ardından gelen ekonomik konjonktür, enflasyonist baskı, girdi maliyetlerindeki artışlar ve finansmana erişim zorlukları nedeniyle 2024 yılında faaliyetlerin durma noktasına geldiğini, şirketin borca batık olmadığını ancak vadesinde ödeme güçlüğü çektiğini, şirket ortağı ...'ın da şirketin borçlarına aval ve ciranta sıfatıyla kefil olması nedeniyle aynı ekonomik risk altında bulunduğunu, hazırlanan konkordato ön projesi kapsamında borçların konkordatonun tasdikini takip eden aydan itibaren 36 ay vadeyle ve %26 ilave faizle ödenmesinin planlandığını, şirket varlıklarının korunması ve ticari faaliyetlerin devamlılığı için İcra ve İflas Kanunu'nun 285 ve devamı maddeleri uyarınca 3 ay süreli geçici mühlet kararı verilmesini, geçici komiser tayin edilmesini, tüm icra takip işlemlerinin, hacizlerin, muhafaza işlemlerinin ve ihtiyati tedbirlerin durdurulmasını, banka hesapları üzerindeki blokelerin kaldırılmasını, şirket faaliyetlerinin sürdürülebilmesi için gerekli yetkilerin verilmesini, geçici mühletin gerekirse uzatılmasını ve nihayetinde kesin mühlet verilerek konkordatonun tasdikini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : İİK 288 maddesi kapsamında itiraz dilekçesi ibraz eden alacaklılar ilişkili kişi olarak UYAP sisteminden dosyaya eklenmiştir. Talep, 2004 sayılı İİK'nun 285 vd. maddesine dayalı konkordato talebine ilişkindir. İİK 285 maddesinde "Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya tenzilat yapılmak sureti ile borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir." hükmü yer almaktadır. 2004 sayılı İİK'nun dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 286 maddesi gereğince konkordato talebine; "a)Borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren konkordato ön projesi. b) Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler; borçlu defter tutmaya mecbur kişilerden ise Türk Ticaret Kanununa göre hazırlanan son bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu, hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanan ara bilançolar, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile elektronik ortamda oluşturulan defterlere ilişkin e-defter berat bilgileri, borçlunun malî durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler, maddi ve maddi olmayan duran varlıklara ait olup defter değerlerini içeren listeler, tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler. c) Alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste. d) Konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tablo. e) (Değişik:6/12/2012-7155/13 md.) Kamu gözetimi, muhasebe ve denetim standartları kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından Türkiye Denetim Standartlarına göre yapılacak denetim kapsamında hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporu ile dayanakları..." eklenmelidir. Sayılan belgelerin ibrazı konkordato talebi için ön koşuldur. Somut olayda İİK 286 maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak dilekçe ekinde sunulduğu tespit edilmekle 02/12/2025 tarihinden itibaren başlamak üzere konkordato talep edenlere 3 aylık geçici mühlet verilmesine, İİK 288/1 maddesi uyarınca geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından İİK 294, 295, 296, 297 maddelerinin uygulanmasına ve İİK 287 maddesi uyarınca geçici mühlet içerisinde davacıların mal varlığını muhafazası için gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilerek ön projede yer alan konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının, yani konkordato talebinde bulunan borçlunun mâli durumunun düzelmesinin mümkün olup olmadığının ve konkordato teklifinin tasdiki şartlarının yerine gelip gelmeyeceğinin yakından incelenmesi amacı ile geçici konkordato komiser heyeti görevlendirilmiştir. Geçici komiser heyeti tarafından düzenlenen rapor ve dosya kapsamına göre 23/02/2026 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile kesin mühlet verilmesine karar verilmiştir. Konkordato komiser heyeti 06/09/2026 tarihli nihai raporunun sonuç kısmında; "a-Davacı borçlu konkordato talep eden gerçek şahıs ...'ın temel borçlanma sebebinin ortağı ve yöneticisi olduğu asıl borçlu ... Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin çek ve senetlerini aval vermiş olmasından kaynaklandığı, b-Haziran 2026 döneminde şirket bünyesinde 23 adet personelin çalıştığı, şirketin personel ücretlerini kısmi olarak ödeyebildiği, Mali Raporlara göre personel borçlarının kısmi ödenmesinden kaynaklı sürekli artış gösterdiği, c-Davacı borçlu şirketin Kamuya ait olan borçların ( Vergit SGK * Diğer) ödenmediği, kamuya ait olan borçların artarak devam ettiği, d-Şirketin Ön Projede belirtilen ve Proforma Gelir Tablosu ve Nakit Akım tablosunda öngörülen / hedeflenen, Geçici Mühlet tarihinden Haziran 2026 dönemi mali verilerine kadar olan sürede ; SATIŞ HEDEFLERİNİ TUTTURAMADIĞI, BRÜT KARLILIK, FAALİYET KARLILIĞI, NET KARLILIĞI YAKALAYAMADIKLARI, SATIŞLAR VE KARLILIK AÇISINDAN HEDEFLERİNİ GERÇEKLEŞTİREMEDİKLERİ, e-Geçici Mühlet tarihinden Kesin Mühlet tarihine ve iş bu rapora kadar ön projedeki hedeflerinin raporlama döneminde şirket mali durumunda hedeflendiği gibi iyileşme olmadığı/ sağlanamadığı, hedeflerinin çok gerisinde kaldıkları, hedeflerini tutturamadıkları, f-Davacı borçlu şirketin borç yükünün geçici mühlet tarihinden sonra sürekli artış gösterdiği, g-Davacı borçlu şirketin mevcut projesinin uygulanabilir olmadığı, yapılan toplantılarda tavsiye niteliğinde Ön projenin revize edilmesi gerektiğinin hatırlatıldığı, h- Davacı borçlu şirketin Ön proje revizasyonu dışında, şirkete fon yaratabilecek veya dışarıdan fon getirebilecek yeni bir ortak alınması, Nakit Sermaye girdisinin sağlanmasının tavsiye niteliğinde hatırlatıldığı, Mevcut Ön Proje kapsamında; i-Davacı borçlu şirket ve davacı borçlu şahıs açısından Konkordato ön projesinin uygulanabilir olmadığı, Konkordato Ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşmesinin KUVVETLE MUHTEMEL OLMADIĞI, kanaatine varılmıştır." yönünde görüş belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İİK 288/1 uyarınca geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından İİK 294, 295, 296, 297 maddelerinin uygulanmasına ve İİK 287 maddesi uyarınca geçici mühlet içerisinde davacıların malvarlığını muhafazası için gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilerek ön projede yer alan konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının ve konkordato teklifinin tasdiki şartlarının yerine gelip gelmeyeceğinin yakından incelenmesi amacı ile geçici konkordato komiser heyeti görevlendirilmiştir. Öncelikle belirtilmelidir ki, konkordato, kanunda bir dava olarak belirtilmediği gibi, bir geçici hukuki koruma kurumu da değildir. Konkordato, medeni usul hukuku kuralları çerçevesinde gerçek anlamda bir "dava" olmayıp, kural olarak, HMK 382/2-7. maddesinde düzenlenen çekişmesiz yargı işlemidir. HMK 385/2'ye göre, çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça re’sen araştırma ilkesinin geçerlidir. Konkordatonun tasdiki talebinin re'sen araştırma ilkesine göre yürütülmesi şarttır. Re'sen araştırma ilkesinin geçerli olması, kurumun özelliğinden gelmektedir. Nitekim konkordatoda, konkordatoya olumlu oy vermeyen alacaklıların haklarının korunması da mecburi olduğundan, hâkim, gerekli olan vakıaları ve delilleri re’sen araştırıp toplayacaktır. İİK 285/1'e göre; borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir. Konkordato talep eden ... Dış Ticaret Limited Şirketi ile şirketin tek ortağı olan ... tarafından, mevcut ekonomik koşullar ve finansman maliyetlerindeki artış nedeniyle ödeme güçlüğüne düşüldüğü, şirket faaliyetlerinin devam ettirilmesi ve borçların yeniden yapılandırılması suretiyle alacaklıların alacaklarına kavuşmasının amaçlandığı ileri sürülerek konkordato talebinde bulunulmuştur. Dosya kapsamında borçlular hakkında 02.12.2025 tarihinde geçici mühlet, 23.02.2026 tarihinden itibaren ise bir yıl süreyle kesin mühlet kararı verilmiş, konkordato komiseri görevlendirilerek borçluların mali durumlarının ve konkordato ön projesinin uygulanabilirliğinin denetlenmesi sağlanmıştır. İcra ve İflas Kanunu’nun 285 ve devamı maddelerinde düzenlenen konkordato kurumu, borçlunun mali durumunun iyileştirilmesi ve alacaklıların mümkün olan en yüksek oranda tatmin edilmesi amacıyla öngörülmüş bir hukuki koruma mekanizmasıdır. Bununla birlikte, konkordato mühleti, borçlunun ödeme yükümlülüklerinden süresiz şekilde korunmasını sağlayan bir kurum olmayıp, somut ve gerçekleştirilebilir bir iyileştirme projesinin hayata geçirilmesi amacıyla tanınmaktadır. İİK’nın 289. maddesi uyarınca kesin mühlet verilmesinin temel şartı, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılmasıdır. Bu şartın yalnızca kesin mühletin verildiği tarihte değil, mühletin devamı boyunca da mevcut bulunması gerekir. Nitekim İİK’nın 292. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması, kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren sebepler arasında açıkça düzenlenmiştir. Bu bağlamda konkordato projesinin başarı ihtimalinin değerlendirilmesinde, borçlunun yalnızca muhasebe kayıtlarında kâr elde etmiş olması veya bilançosunun borca batıklık göstermemesi yeterli değildir. Borçlunun faaliyetlerinden sürdürülebilir nakit akışı sağlayıp sağlayamadığı, ön projede öngörülen gelir ve finansman kaynaklarının gerçekleşip gerçekleşmediği, mühlet süresince mevcut borçlarını yönetebilme kabiliyeti ve teklif edilen ödeme takvimine uygun kaynak yaratma olanağı birlikte değerlendirilmelidir. Konkordato talep eden şirketin 21.11.2025 tarihli ön projesinde, mevcut borçların tenzilat uygulanmaksızın, adi alacaklılara %26 oranında ilave ödeme yapılması suretiyle, 2027, 2028 ve 2029 yıllarında toplam 12 eşit taksitte ödenmesi öngörülmüştür. Projede bu ödemelerin esas itibarıyla şirketin faaliyetlerinden elde edilecek gelirler, beklenen kârlılık artışı ve sağlanacağı belirtilen sermaye ve finansman kaynaklarıyla karşılanması planlanmıştır. Ancak kesin mühlet döneminde sunulan konkordato komiseri raporları, projede öngörülen hedefler ile fiilen gerçekleşen mali veriler arasında önemli farklılıklar bulunduğunu ortaya koymuştur. Nitekim 19.07.2026 tarihli Mayıs 2026 dönemi komiser raporunda, şirketin 2026 yılının ilk beş aylık dönemi için öngördüğü 19.000.000,00 TL tutarındaki satış hedefine karşılık yalnızca 11.170.019,55 TL satış gerçekleştirebildiği tespit edilmiştir. 06.09.2026 tarihli Haziran 2026 dönemi komiser raporunda ise 2026 yılının ilk altı aylık dönemi için hedeflenen 26.500.000,00 TL net satış tutarına karşılık gerçekleşen net satışların 13.716.474,57 TL düzeyinde kaldığı görülmüştür. Bu veriler, şirketin satış hacmini ön projede öngörülen seviyeye çıkaramadığını ve konkordato borçlarının ödenmesi için esas alınan gelir projeksiyonunun önemli ölçüde gerisinde kaldığını göstermektedir. Üstelik şirketin faaliyet giderlerinin de ön projedeki tahminleri aştığı anlaşılmıştır. İlk altı aylık dönem bakımından 747.300,00 TL olarak öngörülen faaliyet giderlerinin 2.234.155,75 TL olarak gerçekleştiği, bu durumun hedeflenen faaliyet kârlılığını olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. Her ne kadar şirketin gerçekleşen brüt kâr marjı, ön projede öngörülen oranın altında kalmamış ve muhasebe kayıtlarında dönem kârı oluşmuş ise de, yalnızca bu olgular konkordatonun başarıya ulaşacağını göstermemektedir. Zira 2026 yılının ilk altı ayında 9.852.700,00 TL olarak hedeflenen dönem kârının 3.948.742,47 TL düzeyinde kaldığı, ayrıca komiser raporunda bu kârın 513.449,44 TL’lik kısmının olağandışı gelir niteliğinde olduğunun belirtildiği görülmüştür. Dolayısıyla şirketin mevcut kârlılık düzeyinin, ön projede öngörülen borç ödeme takvimini karşılayacak sürdürülebilir nakit akışına dönüşeceği yeterli somutlukta ortaya konulamamıştır. Diğer taraftan, konkordato mühleti boyunca şirketin mevcut yükümlülüklerinde meydana gelen artış da ayrıca önem taşımaktadır. 02.12.2025 tarihinde 1.177.813,55 TL olan personele ilişkin borçların 30.06.2026 tarihi itibarıyla 3.628.744,82 TL’ye yükseldiği, işçi ücretlerinin tam olarak ödenemeyip kısmi ödemeler yapılabildiği, kamuya ilişkin vergi ve sosyal güvenlik borçlarının da artmaya devam ettiği komiser raporlarıyla tespit edilmiştir. Konkordato koruması altında faaliyetlerine devam eden bir işletmenin, olağan faaliyetlerini sürdürebilmek için gerekli cari yükümlülüklerini dahi düzenli biçimde karşılayamaması, projenin finansman kaynaklarının yeterliliğinin ve işletmenin ödeme kabiliyetinin değerlendirilmesinde olumsuz bir durum olarak değerlendirilmiştir. Somut olayda şirketin satış ve kârlılık hedeflerinin önemli ölçüde gerisinde kalmasının yanında, personele ve kamuya yönelik borçlarının artması, mali durumun ön projede öngörülen şekilde iyileştirilmesinin sağlanamadığını ortaya koymaktadır. Konkordato komiseri tarafından önceki dönemlerden itibaren ön projenin revize edilmesi, şirkete dışarıdan kaynak sağlanması veya nakit sermaye girişi gerçekleştirilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, 06.09.2026 tarihli rapor itibarıyla konkordato teklifinin gerçekleştirilmesini sağlayacak yeterli ve denetlenebilir mali kaynak ortaya konulamamıştır. Konkordato talep eden vekilince son duruşmada, şirketin faaliyetlerinin mevsimsel özellik gösterdiği ve sonraki aylarda satışların artacağı, ayrıca 45.000.000,00 TL bedelli hisse devrine ilişkin anlaşma yapıldığı ileri sürülmüştür. Ancak konkordatonun başarı ihtimali, gelecekte gerçekleşebileceği ifade edilen işlemlerden ziyade, bunların hukuken ve fiilen gerçekleştirilme durumuna, sağlayacağı nakit tutarına, söz konusu kaynağın borçlu şirketin kullanımına geçip geçmeyeceğine ve alacaklılara teklif edilen ödeme planını karşılama yeterliliğine göre değerlendirilmelidir. Özellikle şirket paylarının devri karşılığında pay sahibinin elde edeceği bedelin, ayrıca şirkete aktarılacağı ortaya konulmadıkça, doğrudan şirketin konkordato finansman kaynağı olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, gerçekleşeceği ileri sürülen yeni finansman işlemlerinin ön projede tespit edilen gelir ve nakit açığını giderecek düzeyde somutlaşmamış olması karşısında, konkordatonun başarıya ulaşabileceği sonucuna varılamamıştır. Öte yandan, 31.05.2026 tarihli kaydi ve rayiç bilançolar üzerinden düzenlenen komiser raporunda, konkordato talep eden şirketin kaydi öz kaynaklarının 58.223.319,91 TL, rayiç öz kaynaklarının ise 2.423.347,66 TL olduğu ve bu tarih itibarıyla borca batıklık bulunmadığı bildirilmiştir. Bu nedenle şirketin borca batık olmaması nedeniyle iflasa yönelik değerlendirme yapılmamıştır. Ancak borca batıklık ile ödeme güçlüğü birbirinden farklı kavramlar olup, şirketin aktiflerinin borçlarını karşılayabilecek düzeyde bulunması, vadesi gelen borçların veya konkordato kapsamında taahhüt edilen ödemelerin gerekli zamanda ve miktarda yerine getirilebileceğini tek başına göstermemektedir. Dolayısıyla şirketin 31.05.2026 tarihli bilançosunda borca batıklık bulunmaması, konkordato ön projesinin uygulanabilirliğine ilişkin diğer olumsuz mali göstergeleri ortadan kaldırmamaktadır. Gerçek kişi konkordato talep eden ... yönünden yapılan değerlendirmede ise kendisinin konkordato talebinin esas olarak tek ortağı olduğu şirketin ticari faaliyetleri kapsamında düzenlenen çek ve senetlerden kaynaklanan şahsi sorumluluklarına dayandığı, konkordato teklifinin şirketin teklif ve ödeme planıyla bağlantılı şekilde düzenlendiği görülmüştür. Bu nedenle gerçek kişi borçlunun konkordato projesinin uygulanabilirliği ayrıca incelenmiş; şirket projesinden bağımsız biçimde taahhüt edilen ödemeleri karşılayabilecek yeterli ve somut finansman kaynağının ortaya konulamaması, gerçek kişinin teklifinin de şirketin beklenen mali iyileşmesine bağlı olması karşısında, bu borçlu yönünden de konkordatonun başarıya ulaşma olasılığının mevcut olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Dosya kapsamındaki komiser raporlarının birbiriyle uyumlu olduğu, Mayıs ve Haziran 2026 dönemlerine ilişkin gerçekleşen mali verilerin ön projede öngörülen hedeflerden belirgin biçimde saptığı, şirketin faaliyetlerinden yeterli ve sürdürülebilir nakit yaratamadığı, personel ve kamu borçlarının arttığı, ödeme planının yerine getirilebilmesini sağlayacak finansman kaynaklarının yeterli biçimde somutlaştırılamadığı anlaşılmıştır. Konkordato kurumunun amacı ve alacaklıların korunması gerekliliği birlikte gözetildiğinde, beklenen mali iyileşmenin somut olarak gerçekleşmediği ve konkordato teklifinin uygulanabilirliğinin ortaya konulamadığı bir durumda koruma tedbirlerinin devam ettirilmesinin, mühlet kurumunun amacıyla bağdaşmayacağı değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, konkordato komiserinin 06.09.2026 tarihli raporunda ulaştığı konkordato ön projesinin her iki borçlu bakımından uygulanabilir olmadığı yönündeki kanaatin, şirketin gerçekleşen mali verileriyle de desteklendiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, konkordato komiseri raporları, borçluların mali tabloları, taraf beyanları ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; konkordato talep eden şirket ile gerçek kişi borçlu yönünden projelerin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı ve kesin mühletin devamının konkordato kurumundan beklenen amaca hizmet etmeyeceği sonucuna ulaşılmakla, İİK’nın 285 ve devamı maddeleri ile 292. maddesi çerçevesinde konkordato taleplerinin reddine, verilen kesin mühlete bağlı tedbirlerin kaldırılmasına, konkordato komiserinin görevinin sonlandırılmasına ve kararın ilgili kurumlara bildirilerek ilanına ilişkin hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, kesin mühlet tedbirlerinin 10/09/2026 günü saat 15:15 itibariyle kaldırılmasına, komiser heyetinin görevinin sonlandırılmasına, 2-Konkordato davasının reddedildiğinin ve tedbirlerin kaldırıldığının ilanına, ilgili kurumlara bildirilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732-₺ maktu karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin yatırılan 732,00-₺ harcın mahsubuna, 4-Konkordato talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine, Dair; hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı talep eden vekiline tebliğinden, alacaklılar yönünden ilan tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/09/2026
Başkan ... (e-imza) Üye ... (e-imza) Üye ... (e-imza) Katip ... (e-imza)