İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/301 E. 2026/660 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/301
Karar No
2026/660
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/301 Esas KARAR NO : 2026/660

DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 13/06/2023 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin kripto para hizmeti veren davalı ... A.Ş. nezdindeki hesabında işlemler yaptığını, 09.05.2023 tarihinde müvekkilin bilgisi ve rızası dışında hesabında adres değişikliği yapıldığını, davalı şirketin güvenlik zafiyeti nedeniyle müvekkilin hesabında bulunan 215.000 TL tutarındaki paranın bilinmeyen kişi veya kişilere havale edildiğini, davalı şirketin basiretli bir tacir olarak dijital korsan saldırılarına karşı gerekli güvenlik önlemlerini almakla yükümlü olduğunu, müvekkilin hesabından para çekilmeden önce davalı tarafından gönderilen uyarı mesajı ile para çekme işlemi arasında sadece 2-3 dakikalık çok kısa bir süre geçtiğini, bu sürenin müvekkilin herhangi bir önlem almasına imkan tanımadığını, davalı şirket hakkında savcılığa şikayet başvurusunda bulunulduğunu, müvekkilin uğradığı zararın tazmini amacıyla ... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, taraflar arasında yürütülen zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, davalının itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, icra takibini uzatma amacı taşıdığını, bu nedenle davalı borçlunun itirazının iptaline karar verilmesi gerektiğini, takibin devamının sağlanmasını, ayrıca davalının haksız itirazı nedeniyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile davacının internet ortamında sahte bir linke tıklayarak hesap bilgilerini ve onay kodlarını üçüncü şahıslarla paylaşması sonucu maddi zarara uğradığını, müvekkil şirketin bir banka olmadığını ve herhangi bir hizmet kusurunun bulunmadığını, davacının kendi ağır kusuru ile dolandırıcılık eylemine sebebiyet verdiğini, müvekkil şirketin basiretli bir tacir olarak gerekli tüm güvenlik önlemlerini aldığını ve kullanıcılarını düzenli olarak uyardığını, davacının 08.03.2021 tarihinden bu yana profesyonel bir yatırımcı gibi platformu kullandığını,... A.Ş. bünyesindeki ...platformunun uluslararası standartlarda denetlendiğini ve ... yükümlüsü olduğunu, hesap açılışında ve işlem süreçlerinde çok aşamalı güvenlik doğrulama sistemlerinin uygulandığını, kripto para alım satım işlemlerinde şirketin sadece aracılık faaliyetinde bulunduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, uyuşmazlığın ticari nitelikte olması sebebiyle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davada husumet itirazlarının bulunduğunu ve müvekkil şirketin dolandırıcılık olayının tarafı olmadığını, log kayıtlarının davacının hesabına facebook üzerinden giriş yapıldığını ve tüm şifrelerin doğru girildiğini gösterdiğini, cihaz değişikliği sonrası 12 saatlik kripto çekim blokesi gibi ek güvenlik önlemlerinin uygulandığını, davacının haksız ve kötü niyetli olarak başlattığı icra takibinin reddi gerektiğini, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, görev ve yetki itirazlarının kabulü ile davanın usulden veya esastan reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kripto varlık alım satım platformunda bulunan hesaptan üçüncü kişilerce yapılan izinsiz çekim nedeniyle uğranılan zararın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalının hesap güvenliğine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, zararın doğumunda tarafların kusurunun bulunup bulunmadığı ve zarar miktarı noktalarında toplanmaktadır. 01/07/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda ve dosyaya sunulan log kayıtlarında; 08/05/2023 tarihi saat 21:26'da yurt dışı kaynaklı IP adresinden ve ... tarayıcısı üzerinden davacı hesabına doğru kullanıcı adı, şifre ve SMS kodu girilerek erişildiği, cihaz doğrulama kodunun e-posta ile gönderilip girildiği, kullanıcı onay yönteminin ...olarak değiştirildiği, kayıtlı ... cihazın silindiği, piyasa satış emri onay mekanizmasının kapatıldığı, 09/05/2023 tarihi saat 12:12:51 ile 12:14:09 arasında hesaptaki varlıkların satılarak TRX alındığı, yeni tanımlanan cüzdan adresinin e-posta onayı ile doğrulandığı ve saat 12:16'da 78.411,16 TRX'in bu adrese çekildiği, davacıya yeni adres eklendiğine ilişkin bilgilendirme SMS'inin 12:13 ve 12:14'te, çekimin gerçekleştiğine ilişkin SMS'in ise 12:16'da gönderildiği, davacının bu işlemlerle bağlantısını gösteren bir bulguya rastlanmadığı, zararın olay tarihindeki 1,4274 TL birim fiyat üzerinden 111.924,09 TL olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu olayın oluşuna ve zarar miktarına ilişkin tespitleri açısından log kayıtları ve işlem dökümleriyle uyumlu, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bulunmuştur. Taraflar arasındaki kullanıcı sözleşmesi, davalıya davacı adına kripto varlık alım satımına aracılık etme ve hesaptaki varlıkları muhafaza etme yükümlülüğü yükleyen, vekâlet sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı bir sözleşmedir. Davalı, bu faaliyeti meslek edinen ve gelir elde eden tacir olarak TTK m.18/2 uyarınca basiretli bir tacir gibi hareket etmek, TBK m.506 uyarınca işi özenle yürütmek ve müşteri hesaplarının güvenliği için teknolojinin elverdiği her türlü tedbiri almakla yükümlüdür. TBK m.112 uyarınca borçlu, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe borca aykırılıktan doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Kullanım sözleşmesinde yer alan ve siber güvenlik ihlalleri ile dolandırıcılık hallerinde davalının sorumlu olmayacağını öngören hüküm, lafzı itibarıyla kripto varlığın ait olduğu platform ve ağda meydana gelebilecek risklere ilişkin olup davalının kendi hesap güvenliği sistemindeki zafiyetten doğan sorumluluğunu kapsamamaktadır. Kaldı ki davalı tarafından önceden hazırlanan bu hüküm genel işlem koşulu niteliğinde olup TBK m.23 uyarınca düzenleyen aleyhine yorumlanacağı gibi, borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşmalar TBK m.115/1 uyarınca kesin olarak hükümsüzdür. Bu nedenle davalının söz konusu hükme dayanarak sorumluluktan kurtulamayacağı anlaşılmıştır. Somut olayda; davacı hesabına yurt dışı kaynaklı IP adresinden ve sosyal medya tarayıcısı üzerinden erişildiği, kayıtlı cihazın silindiği, kimlik doğrulama yönteminin değiştirildiği, emir onay mekanizmasının kapatıldığı ve hesaptaki tüm varlıkların birkaç dakika içinde satılarak yeni tanımlanan bir cüzdan adresine aktarıldığı, bu olağan dışı işlem örüntüsüne rağmen davalı sisteminin işlemi şüpheli olarak tespit etmediği, yeni cüzdan adresinin tanımlanması ve çekim onayının yalnızca e-posta yoluyla doğrulandığı, SMS ile yalnızca bilgilendirme yapıldığı, adres ekleme bildirimi ile çekim arasında geçen 2-3 dakikalık sürede davacının müdahale imkânının fiilen bulunmadığı anlaşılmakla, zararın doğumunda belirleyici olan çekim işleminin davalının güvenlik sistemindeki zafiyet nedeniyle gerçekleştiği ve davalının sözleşmeden doğan özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan davacının hesap bilgilerini ve SMS doğrulama kodunu üçüncü kişilerin erişimine açık hale getirdiği, yeni cihazdan giriş yapıldığına ilişkin 08/05/2023 tarihli bildirime rağmen yaklaşık 15 saat boyunca davalıya bildirimde bulunmayarak 12 saatlik bloke süresi içinde zararı önleme imkânını kullanmadığı, bu davranışın illiyet bağını kesecek ağırlıkta olmamakla birlikte zararın doğmasına katkı sağladığı değerlendirilmiştir. Tarafların özen yükümlülüklerinin derecesi, davalının riski kontrol etme imkânına sahip tek taraf olması ve kusurlarının zararın doğumundaki etkisi birlikte gözetilerek davalının %70, davacının %30 oranında kusurlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiş, TBK m.52 uyarınca tazminattan %30 oranında indirim yapılarak bilirkişi raporu doğrultusunda hesaplanan 111.924,09 TL zararın %70'ine karşılık gelen 78.346,86 TL üzerinden itirazın iptaline, takip talebi doğrultusunda asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirecek şekilde kusur takdiri ve bilirkişi incelemesi sonucunda belirlendiğinden alacak likit nitelikte olmayıp davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının ... İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın 78.346,86 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA, 2-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Alacak likit olmadığından davacının icra inkâr tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 5.351,87 TL karar ve ilam harcının Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 10.500,00 TL bilirkişi ödemeleri, 1.122,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 11.622,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%36,44) dikkate alınarak; 4.235,10 TLnin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/09/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/301, K. 2026/660, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-301-e-2026-660-k-d6e15ccfdd68