İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/242 E. 2026/624 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/242
- Karar No
- 2026/624
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/242 Esas KARAR NO : 2026/624
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 18/04/2024 KARAR TARİHİ : 09/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından ...tarihli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davalı ... Tic. Ltd. Şti.’ye ticari kredi kullandırıldığını, Sait Arslan Genel Kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığını, Kredi borcu vadesinde ödenmediği için borçlu firma... Şti. ve kefillerine ... 6. Noterliğinin.... tarih ve ... yevmiye numarası ile keşide edilen muacceliyet ihtarnamesi gönderildiğini, hesap 04.10.2022 tarihinde 94.431,24-TL olarak kat edildiğini, ancak ihtarname keşide edildiğini ve borçlular tarafından ödeme yapılmadığını, borçlu firma tarafından konkordato başvurusu yapıldığını, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında mahkemece 23.09.2022 tarihinden itibaren borçlular.... Şti, ...Tic. Ltd. Şti ve ... hakkında 3 ay süre ile geçici mühlet verilmiştir. Geçici mühlet 20.12.2022 tarihinden itibaren 2 ay süre ile uzatılmasına karar verildiğini, a ncak 24.01.2024 tarihli duruşmada davalılar hakkında mahkemece 17/02/2023 tarihinden itibaren verilen 1 yıllık konkordato kesin mühletinin kaldırılmasına karar verildiğini, bu sebeple 12.02.2024 tarihinde borçlular hakkında ... 6. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve 04.11.2021 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'ne dayalı olarak ... İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyasından 104.801,13 TL nakit alacağın ödenmesi ve 55.620 TL gayrinakit mer'i riskin tazmini talebi ile genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, Davalılar vekili, ... İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı icra dosyasına sunduğu 26.02.2024 tarihli itiraz dilekçesi ile asıl alacağa, faize, faizin türü ve oranına ve ferilerine itiraz edildiğini, müteakiben İcra Müdürlüğünün 28.02.2024 tarihli tensip kararı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini ve takibin durdurulduğunu, takibin devamını sağlamak için yasal süresi içerisinde arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve 16.04.2024 tarihinde düzenlenen arabuluculuk son tutanağı ile anlaşamama durumu tutanak altına alınmış olup yasal süresi içerisinde de işbu dava açıldığını açıklanan bu nedenlerle davalı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka davada (icra takibinde) talep edilen tutarda ve türde borcu bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davacının iddia ettiği tutarda alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacının icra takibindeki alacaklarının içeriğini ve kaynağını kalem kalem açıklaması ve alacakların varlığını ispatlaması gerektiğini kesinlikle borcun varlığını kabul etmemekle beraber davacının talep ettiği faiz oranları da fahiş ve hukuka aykırı olduğundan geçersiz olduğunu istenen faizin hem türü hem oranı, tamamıyla dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu, icra takibinde yer alan faiz, kamu düzenine ilişkin olarak düzenlenen yasal koşullara açıkça aykırı olduğunu icra takibine itirazımız son derece yerinde ve haklı olduğunu davacı yan temerrüt faizi ve oranının genel kredi sözleşmesinde düzenlendiğini ve akdi faiz olduğunu ifade ettiğini, ancak belirlenen bu faiz türü ve oranının yasal koşullara aykırı olduğunu son derece açık olup sözleşmede müvekkilin durumunu fazlasıyla ağırlaştıran bu düzenlemelere yer verilmesi ve müvekkilin bu konuda yeterli ve açık bir şekilde bilgilendirilmemiş olması düzenlemeyi hükümsüz kılmakta olduğunu, dolayısıyla yasal sınırlara uyulmaksızın son derece fazla olarak belirlenen faiz oranı ve türü hukuka aykırı olup kabulü mümkün olmadığını, davalı müvekkil ile davacı banka arasında akdedilen "Genel Kredi Sozleşmesi" Türk Borçlar Kanunu anlamında genel işlem koşulları içeren bir sözleşme olduğunu, Genel Kredi Sözleşmeleri, diğer sözleşmeler gibi, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla kurulduğunu, en önemli ödevlerinden biri olarak sıkça kredi kullandıran bankaların, genel kredi sözleşmeleri önceden, tek tarafli ve kredi mūşterisinin kişiliğinden bağımsız olarak düzenlemeleri uygulamada karşılaşılan yöntem olduğunu, genel kredi sözleşmesinin bankalarca tek taraflı olarak önceden düzenlenmiş olması irade özerkliği kuralıyla arasında çelişkiler barındırmaktadır. kredi müşterisinin irade beyanı, sözleşmenin imzalanma anında ortaya konulduğunu, taraflar sözleşme yaparken yaptıkları sözleşmenin içeriğini özgürce belirleyememekte, banka önceden hazırladığı matbu sözleşmeyi adeta alelacele müşteriye imzalatıldığını, TBK'da yer alan Genel İşlem Koşulları hükümleri, Genel işlem Koşullarını önceden öneren tarafın, genellikle bu öneriyi kabul eden taraftan daha güçlü konumda bulunmasi nedeniyle, öneriyi kabul edeni koruyacak şekilde düzenlendiğini, kanun koyucunun zayıf olan tarafı koruyan diğer düzenlemelerinde olduğu gibi bu düzenlemeler de emredici nitelikte olup aksine düzenlemeler taraflarca ortaklaşa olarak dahi kararlaştırılamayacağını dolayısıyla TBK md.20 gereği banka tarafindan kredi kullanıcısı aleyhine düzenlenen ve genel kredi sözleşmesinde yer alan hükümler, banka tarafından kredi müşterisine açıkça belirtilmediğini, içeriğınin öğrenilmesine imkan verilmediği ve kredi müşterisi tarafından kabul edilmediğı sürece yok hükmünde olduğunu, genel kredi sözleşmesinde yer alan ancak söz konusu sozleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan koşulların da yazılmamış sayılacağı aynı maddeyle hükme bağlandığını, bankanın önceden ve tek taraflı düzenleme imkanına sahip olmasi ve TBK md.23 dolayısıyla Genel Kredi Sözleşmeleri yorumlanırken, zayıf olanın korunması prensibine bağlı olarak açık veya anlaşılir olmayan ifadeler kredi kullanıldığından müvekkil lehine yorumlanması gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce yargılaması yapılan davanın 01/07/2026 tarihli duruşmasında taraflarca takip edilmeyen dosyanın HMK 150/1 maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı yasal 3 aylık süre içinde de davanın yenilenmediği anlaşılmakla, HMK'nın 150/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK'nın 150/5.maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, esas kaydının bu nedenle kapatılmasına, 2-Alınması gereken 732 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 1.057,75 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi gereğince takdir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 3.800 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davacının yatırdığı gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize gönderilecek veya sunulacak dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.09/10/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.