Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/844 E. 2026/947 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/844
- Karar No
- 2026/947
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/844 Esas 2026/947 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/844 KARAR NO : 2026/947
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/02/2026 NUMARASI : 2025/933 Esas 2026/95 Karar
DAVA : İpoteğin Kaldırılması DAVA TARİHİ : 27/11/2022
KARAR TARİHİ : 13/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/07/2026
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle karar verilmesine yer olmadığına yönelik verilen hükme karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 250 m2 bir yapı için Beylikova Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/94 Esas sayılı dosyası üzerinden "Temliken Tescil ve İpoteğin Fekki" davası açtığını, taşınmaz sahibi dava dışı 3.şahıs ...'in, arsa üzerindeki ev yapımı tamamlanıncaya kadar ipotek bilgisini davacıdan sakladığını, temliken tescil konusu yapının kendisine ait olduğunu, ipotek borçlusu dava dışı ...'in, taşınmaz üzerindeki yapı üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi olmadığından temliken tescil talebine konu yapının bulunduğu alandaki ipoteğin yolsuz tescil edildiğini ve mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek ... parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmaz üzerindeki ... lehine konulan ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapı için Beylikova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/94 E sayılı dosyası üzerinden temliken tescil ve ipoteğin fekki davası açtığı, anılan dosyanın 13/10/2022 tarihli duruşmasının 6 numaralı ara kararı ile, dava konusu taşınmazdaki ipoteğin fekki istemini ipotek lehtarına karşı açacağı birleştirme talepli yeni bir davada ileri sürmek üzere davacı tarafa mehil verildiği, bu mehil kapsamında işbu davanın açıldığı, davalı bankanın 16/12/2022 tarihli yazısında, ipotek borçlusu ...'in, 18/02/2020 tarihinde kredi borcunu kapatarak ipoteğin kaldırılması için talepte bulunmadığını ve bankanın, 21/12/2022 tarihli yazısıyla ipoteğin terkin edilmesi için ilgili tapu müdürlüğüne talepte bulunulduğunun bildirildiği, işbu davanın açılmasından sonra ipotek lehtarı banka tarafından taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin sonlandırıldığı ve bu haliyle davanın konusuz kaldığının anlaşıldığı gerekçeleriyle "konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava açılmasına sebebiyet veren davalı bankanın yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı istinaf dilekçesinde özetle; davanın açılmasına sebebiyet vermediğini bu nedenle aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; ipoteğin fekki istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Taraflar arasında dava açıldıktan sonra davalı bankanın talebi üzerine dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırıldığı ve iş bu davanın konusuz kaldığı hususlarında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalının, dava açılmasına sebebiyet verip vermediği, aleyhine vekalet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceği hususlarına ilişkindir. Davalı banka tarafından sunulan 19/12/2022 tarihli dilekçede kapsamında özetle; ipotek/kredi borçlusu ...'in 18/02/2020 tarihinde bankaya olan kredi borcunu kapattığı, ... tarafından kredinin teminatı olan söz konusu ipoteğin kaldırılması için talepte bulunulmadığı gibi davacı tarafından da huzurdaki davanın açılması öncesinde ipoteğin kaldırılması yönünde bir talebin bankaya yöneltilmediği, bu nedenle davalı bankanın davanın açılmasına sebebiyet vermediği hususunun savunulduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda; davacının, 27/11/2022 tarihinde ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapısı için Beylikova Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/94 Esas sayılı dosyası üzerinden temliken tescil ve ipoteğin fekki talepli dava açtığı, bu davada davalı bankanın taraf olarak yer almaması üzerine dava konusu taşınmazdaki ipoteğin fekki istemini ipotek lehtarına karşı açacağı birleştirme talepli yeni bir davada ileri sürmesi için davacı tarafa, Beylikova Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/94 Esas sayılı dosyası üzerinden mehil verildiği ve bu mehil kapsamında işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı bankanın 16/12/2022 tarihli yazısı kapsamında, ipotek borçlusu ...'in, 18/02/2020 tarihinde kredi borcunu kapattığını bildirmesine göre, ipoteğin kaldırılması koşullarının 18/02/2020 tarihi itibariyle oluştuğu, ancak davalı bankaca, 18/02/2020 tarihi ve sonrasında işbu davanın açıldığı tarihe kadar ipoteğin kaldırılması yönünde herhangi bir talepte bulunulmadığı somut dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; davalı bankanın, borçlu tarafından, kredi borcunun kapatıldığı 18/02/2020 tarihi itibariyle iş bu davanın açıldığı 27/11/2022 tarihine kadar ipoteğin kaldırılması yönünde TapuMüdürlüğü nezdinde bir işleminin bulunmadığı, davanın açılmasından sonra ise 21/12/2022 tarihinde ipoteğin kaldırılmasına ilişkin talepte bulunması ile dava konusu ipoteğin kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiğinin tespiti ile yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinden davalı bankanın sorumlu tutulması gerektiğine yönelik mahkeme kabulünde, Dairemizce de bir isabetsizlik görülmemiş, davalı yanın, karşı yan vekalet ücretine ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin konusuz kalan davada dava açılmasına sebebiyet veren davalı tarafın, vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına yönelik kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Davalıdan alınması gerekli olan 732,00-TL harç peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/07/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -