Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/822 E. 2026/866 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/822
Karar No
2026/866
Karar Tarihi
Konu
Alacak

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/822 Esas 2026/866 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/822 KARAR NO : 2026/866

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 05/02/2026 (Ek Karar) NUMARASI : 2025/599 D.İş-2025/597 Karar

TALEP :İhtiyati Haciz (Finans) TALEP TARİHİ : 08/12/2025 KARAR TARİHİ : 29/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2026

Taraflar arasındaki alacak davasında ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin itirazının kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde; 27.897.759,01 TL alacağın alınabilmesi için borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 06/11/2025 tarih , 2025/599 D.İş 2025/597 sayılı karar ile;borcun vadesinde ödenmediği, alacağın rehinle temin olunmadığı anlaşıldığından, talebin kabulü ile 27.897.759,01 TL tutarındaki alacağın temini için yukarıda adı geçen borçlunun menkul, gayrimenkul mal varlığı ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından haczi kabil ve borca yeter miktardaki kesiminin İİK nun 257/1 maddesi uyarınca ihtiyaten haczine, 6741 Sayılı Kanunun 8/2 maddesi uyarınca teminat alınmasına yer olmadığına; karardan bir suretin yerine getirilmesi için yetkili İcra Müdürlüğü’ne gönderilmek üzere alacaklıya tevdiine, İlgili ara kararın davalılar vekilince itirazı üzerine Mahkemece 05/02/2026 tarihli ek karar ile; alacaklı bankanın talebinde, asıl borçludan, kredi sözleşmesine dayalı olarak 27.897.759,01 TL nakdi alacaklarının olduğu iddiası ile ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, talebin dayanağı olan ihtarnamede de banka nakdi alacağının bu miktarda olduğu anlaşılmış ve bu miktar üzerinden talep kabul edilmiştir. Alacaklı bankanın, talep dilekçesinde, kredi kapsamında alınan ipotek alındığı belirtilmemiştir. Borçlunun itirazı üzerine bankadan kredi sözleşmesi kapsamında alınan rehin/ipotek belgeleri istenilmiş, gelen kayıtlara göre, asıl borçlu ......Ltd.Şti.'nin borcunun teminatı olarak alacaklı banka lehine düzenlenmiş (1.) derece, toplam 49.200.000 TL bedelli ipotek bulunduğu, bu ipoteğin, alacaklı bankanın nakdi ve gayrinakdi alacağını karşılar miktarda olduğu, buna göre alacaklının ispatlanan alacağının rehinle teminat altına alınmış olduğu anlaşılmakla, borçlu tarafından yapılan itirazın kabulüne ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz kararı talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; 27/02/2026 tarihli istinaf dilekçesindeki itirazları gözetilerek, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/599-597 sayılı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına yönelik 05/02/2026 tarihli ek kararının kaldırılarak, öncelikle süresinde olmayan itirazın süre yönünden reddine, hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte bir an için itiraz edenlerin süresinde itiraz ettikleri değerlendirilecek olsa dahi 67.316.501,08 TL takip tarihindeki alacaktan ipotek limiti olan 49.200.000 TL düşüldükten sonra kalan 18.116.501,08 TL alacağı üzerinden ihtiyati haczin devamına karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep, İİK 265. maddesine göre ihtiyati haciz kararına itirazın kabulüne ilişkin ek kararın kaldırılması istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nun 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre ihtiyati haciz kararı verilmesinde mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmadığı, yaklaşık ispat ölçülerinde ispatın yeterli olacağı belirtilmiştir (26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı emsal içtihadı). Dosya kapsamından ihtiyati haciz talep eden banka ile asıl borçlu ......Ltd.Şti. Arasında 13/11/2019, 11/12/2020, 14/09/2022, 15/04/2020, 24/01/2022 tarihli genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, Kredi Çerçeve Sözleşmelerine istinaden borçlu firmaya kredi kullandırdığı, toplam 27.024.295,82 TL nakit, 6.979.414,93 TL gayrinakit borcun ödenmesi için düzenlenen borçlulara tebliğ edilen Ankara 62. Noterliğinin 27.09.2024 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesine rağmen borçlularca herhangi bir ödeme yapılmadığından bahisle davacı yanca 27.897.759,01 TL alacağın alınabilmesi için borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ettiği , mahkemece 06/11/2025 tarih , 2025/599 D.İş 2025/597 sayılı karar ile talebin kabulüne karar verildiği, davalı yanca alacağın rehinle temin edildiğinden bahisle verilen karara itirazı neticesinde de , mahkemenin 05/02/2026 tarihli ek kararı ile verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verildiği , ilgili karara karşı talep eden bankanın istinafa geldiği görülmüştür. Alacaklı banka tarafından asıl borçluya ilişkin olarak kredilerin teminatını teşkil etmek üzere asıl borçlu taşınmazları üzerine toplam 49.200.000 TL bedelle ipotek tesis edildiği taraflar arasında ihtilaf konusu değildir. Talep eden alacaklı bankaca, asıl borçlu hakkında başlatılan Ankara İcra Dairesi'nin 2025/174105 E sayılı dosyası kapsamında asıl borçlu tarafından dosyaya sunulan 14/11/2025 tarihli borca itiraz dilekçesinde borçlunun ihtiyati haciz kararından haber olduğu açık olmasına rağmen , dosya kapsamında (7) günlük itiraz süresi geçtikten sonra 08/12/2026 tarihinde yapılan itirazın süresinde olmadığı ileri sürülmüştür. Ankara İcra Dairesi'nin 2025/174105 E sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; talep eden banka tarafından davalı borçlu aleyhine 28.909.634,70 TL asıl alacak ve fer'ileri olmak üzere toplam 60.232.306 TL'nin tahsili talebi ile 05/11/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ilgili takibin dayanağının Ankara 7 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/580 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararı olduğu görülmüştür. İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nun 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı içtihadı emsal niteliktedir). İİK'nun 265. maddesinde, ihtiyati haciz kararına karşı itiraz usulü düzenlenmiş olup, düzenlemeye göre borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye itiraz edebilecektir. Somut olayda, ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu dinlenmeden mahkemece 06/11/2025 tarih , 2025/599 D.İş 2025/597 sayılı karar ile ihtiyati haciz kararı verilmiştir. İtiraz eden borçluların henüz huzuri ile yapılan haciz ve/veya yokluklarında yapılan haciz tutanağının kendilerine tebliği söz konusu olmadığı ve yine alacaklı banka tarafından Ankara İcra Dairesi'nin 2025/174105 E sayılı icra takip dosyasının dayanağının davamıza konu 2025/599 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararı olmayıp başkaca mahkemece verilen ihtiyati haciz kararı olduğu dikkate alındığında ihtiyati haciz kararına itiraz edenin itirazının süresinde olduğu kabul edilmiştir. 2004 sayılı İİK.'nun 45. maddesi uyarınca; Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir. Hal böyle olunca, mahkemece ihtiyati haciz talep edenin talebe konu alacağının 27.897.759,01 TL olup, bu miktarın toplam 49.200.000 TL ipotek bedelinden az olup, ipoteği aşan kısım da bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması isabetlidir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin itirazın kabulüne ilişkin 05/02/2026 tarihli ek kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden banka vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/06/2026

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/822, K. 2026/866, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-822-e-2026-866-k-ea78519e4115