Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/955 E. 2026/865 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/955
- Karar No
- 2026/865
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/955 Esas 2026/865 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/955 KARAR NO : 2026/865
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 17/04/2026 NUMARASI : 2026/115 Esas (Ara Karar) İHTİYATİ HACİZ KARARI TALEP EDEN
TALEP : İhtiyati haciz TALEP TARİHİ : 10/02/2026 KARAR TARİHİ : 29/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2026
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında ihtiyati haczin kısmen kabulüne yönelik olarak verilen ara karara karşı ihtiyati haciz kararına itiraz eden yargılamada ... hakkında ihtiyati haczin kaldırılması kararına karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP Davalılar vekili mahkemece 12/02/2026 tarihinde verilen ihtiyati haciz kararına itirazlarını içerir 23/02/2026 tarihli dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz tedbirinin İcra ve İflas Kanununun 257 vd. hükümleri ile düzenlendiğini, ihtiyati haczin yalnızca borçlu aleyhine uygulanabilecek bir tedbir olduğunu, müvekkilleri ... ve ...'in borçlu olduğunu ortaya koyan herhangi bir delil, belge, ikrar vb. mevcut olmadığını, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde 23/02/2026 tarihli dilekçe ekinde sunulan delillerin incelenmesinde davalı müvekkileri ... ve ...'in imzasına havi herhangi bir kefalet sözleşmesi bulunmadığını, İİK M.258 gereği davacı tarafından gösterilmesi gereken delillerin gösterilmediğini, müvekkileri ... ve ... yönünden itirazlarının reddine karar verilmesi halinde dahi, davaya konu iki ayrı icra takibi ve iki ayrı alacak iddiası olduğunu gözetilerek ihtiyati haciz kararında sorumlu olunan dosyasının ve sorumluluk miktarının açıkça belirtilmesi gerektiğini belirterek, mahkemece 12/02/2026 tarihinde verilmiş olan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, aksi kanaat halinde, her iki takip dosyasının taraflarının ve alacak miktarlarının farklı olması sebebiyle davalıların sorumlu olduğu miktarların açıkça belirtilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 12/02/2026 tarihli ara karar ile; alacaklının alacağı ve haciz sebepleri hakkında yaklaşık ispat koşulları oluşmakla davacının ihtiyati haciz talebinin ihtarnamede talep edilen muaccel olan 899.479,54 TL üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine; bu miktarın % 15'i olan 134.921,93 TL teminat karşılığında davalı hakkında ihtiyati hacze İİK 257 ve devamı maddeleri uyarınca karar verilmiştir. İlgili ara kararın davalılar vekilince itirazı üzerine Mahkemece 17/04/2026 tarihli ara karar ile; yapılan itirazların İİK'nun 265. maddesi kapsamında bulunmadığı, taraflar arasındaki kredi sözleşmeleri ve buna ilişkin hesap kat ihtarı uyarınca alacaklı bankanın nakdi kredi alacağının varlığına kanaat oluşturacak belgeleri ibraz ettiği, bu nedenle yaklaşık ispat şartlarının mevcut olduğu anlaşılmakla davalılar ... ve ...Limited Şirketi yönünden ihtiyati haciz kararına itirazın reddine ve fakat asıl borçlu şirkete gönderilen ihtarnamenin 13/06/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı borçlu ...'e gönderilen ihtarnamenin 11/06/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olması nedeniyle ve buna göre asıl borçludan önce kefile tebliğ nedeniyle TBK'nun 586 maddesindeki koşulların bu borçlu hakkında oluşmadığı kanaatine varılarak davalılar vekilinin ihtiyati hacze itirazının davalı borçlu ... yönünden kabulü ile bu borçlu hakkında verilen ihtiyati haczin kaldırılmasına dair karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı borçlu ... yönünden ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına itiraz eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin 17/04/2026 tarihli ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati haciz bakımından yaklaşık ispatın yeterli olup , alacağın muaccel olduğunun dosya kapsamı ile sabit olduğunu, ihtiyati haczin kaldırılmasının telafisi güç zarar doğuracağını bildirerek, borçlu ...'in menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi ile mahkemece daha önce verilmiş olan ihtiyati haciz kararının devamına karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; İİK’nun 257 vd. maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nun 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre ihtiyati haciz kararı verilmesinde mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmadığı, yaklaşık ispat ölçülerinde ispatın yeterli olacağı belirtilmiştir (26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı emsal içtihadı). Dosya kapsamından ihtiyati haciz talep eden banka ile dava dışı asıl borçlu ...Limited Şirketi arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, ...'in iş bu sözleşmeyi aynı limit ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı görülmüştür. İhtiyati haciz talep eden banka tarafından kredi borcunun ödenmediğinden bahisle kredi hesabı Beyoğlu 48. Noterliği'nin 03/06/2025 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kat edilerek asıl borçlu ve kefile toplam 370.060,21 TL alacağın ödenmesinin talep edildiği, borçlulara (1) gün atıfet süresinin verildiği, hesap kat ihtarnamesinin asıl borçlu şirketin adresine 13/06/2025 tarihinde, kefil ...'e 11/06/2025 tarihinde tebliğ edildiği dosya içeriğiyle sabittir. TBK'nun 586. maddesi uyarınca kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehinini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Buna göre, borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Bu bağlamda somut olay irdelendiğinde; İhtiyati haciz talep eden banka tarafından tanzim olunan Beyoğlu 48. Noterliği'nin 03/06/2025 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamenin asıl borçluya 13/06/2025 tarihinde tebliğ edilip, borcun tebliğden itibaren (1) gün süre içerisinde borcun ödenmesinin talep edildiği, yine aynı ihtarnamenin kefile ise 11/06/2025 tarihinde, yani borçlu yönünden borç muaccel olmadan tebliğ edildiği, bu durumda TBK'nun 586/1 maddesi uyarınca kefile başvurulabilmesi için karşı taraf kefile başvuru koşullarının oluşmadığı, bu durumda ihtiyati haciz talebinin reddinin usul ve yasaya uygun görülmüştür. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin kefil ... yönünden reddi yönündeki kararında, karar tarihi itibarıyla dosya içerisinde yer alan belgeler karşısında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı borçlu ... yönünden ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına itiraz eden ve borçlu ... yönünden ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden davacı banka vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/06/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -