Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1853 E. 2026/1957 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1853
- Karar No
- 2026/1957
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1853 - 2026/1957 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I"
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1853 KARAR NO : 2026/1957
BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 25.06.2026 NUMARASI : 2026/176 Esas
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : ... İNŞAAT HAFRİYAT VE PAZARLAMA TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - İ.... Başakşehir / İSTANBUL VEKİLİ : Av. ... - .... DAVALI : ... ELEKTRİK İNŞAAT SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... - .... DAVALI : ... GİRİŞİM HAFRİYAT NAKLİYAT ELEKTRİK TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... - .... DAVALI : ... (T.C. NO:...) - ...... Çerkezköy/ TEKİRDAĞ DAVACILAR : 1-... ŞİŞE VE CAM FABRİKALARI A.Ş 2-... ELYAF SANAYİİ A.Ş VEKİLLERİ : Av. ... - .... Av. ... - .... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) BAŞVURU TARİHİ : 14.07.2026 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 21.09.2026 KARAR TARİHİ : 01.20.2026 YAZIM TARİHİ : 02.10.2026 İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalılardan ... İnşaat'a ait olan ve bu firmanın çalışanı olan davalı ...'ın sevk ve idaresinde olan ... plakalı hafriyat kamyonu Kocaeli ili Gebze İlçesi Çayırova Mahallesi Burak Reis Caddesi üzerinde dorsesi açık bir şekilde ilerlemesi nedeniyle dava dışı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye ait Tuzla Trafo Merkezi'ne giden yüksek gerilim hatlarına çarptığını, çarpma sonucu ortaya çıkan kıvılcımların davacı şirketlerin ortak mülkiyetinde bulunan taşınmazlara sıçraması üzerine bu taşınmazlarda yangın çıktığını, saha içerisindeki elektrik kabloları başta olmak üzere taşınmazlar zarar gördüğünü, davalılardan ... İnşaat'a ait aracın diğer davalı ... Girişim tarafından kiralandığını; davalı ... Girişim'in ise diğer davalı ... Elektrik isimli firmanın taşeronu olduğunu; ... Elektrik'in dava dışı SEDAŞ'a ait Elektrik Dağıtım Şebekelerinin Yapımı işini üstlendiğini, davalıların dava konusu olaya ilişkin sorumluluk ve kusurlarının bulunduğunu beyan ederek öncelikle davalılara ait taşınır ve taşınmaz mallar ile sair hak ve alacaklar üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, 11.02.2025 tarihli ara karar ile davacının ihtiyati haciz talebinin, dava konusu edilen 759.600,00 TL alacak üzerinden %20'si teminat mukabilinde kabulüne karar verilmiş, davalı ... İnşaat Hafriyat Ve Pazarlama Ticaret Limited Şirketi vekilinin itirazı üzerine 28.02.2025 tarihli ara karar ile 11.02.2025 tarihli ihtiyati haciz kararının 759.600,00 TL nakit veya banka teminat mektubu mukabilinde kaldırılmasına karar verilmiş, 18.05.2026 tarihli ara karar ile davalı ... İnşaat Hafriyat Ve Pazarlama Ticaret Limited Şirketi vekilinin talebinin kabulü ile; 14.05.2026 tarihli ihtiyati haciz kararının 759.600,00 TL nakit veya banka teminat mektubu mukabilinde kaldırılmasına karar verilmiş, yine davalı ... İnşaat Hafriyat Ve Pazarlama Ticaret Limited Şirketi vekilinin itirazı üzerine 25.06.2026 tarihli ara karar ile davalı ... İnşaat Hafriyat Ve Pazarlama Ticaret Limited Şirketi vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince verilen 25.06.2026 tarihli ara kararına karşı davalı ... İnşaat Hafriyat Ve Pazarlama Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı ... İnşaat Hafriyat Ve Pazarlama Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ilk derece mahkemesince dava dilekçesindeki ihtiyati haciz talebinin kabul edildiğini, verilen bu ihtiyati haciz kararına itiraz edilerek istinaf talebinde bulunulduğunu, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi'nin 2025/1213 Esas, 2025/1537 Karar ve 11.09.2025 tarihli kararıyla; yaklaşık ispat şartının oluşmadığı, zararın miktarı ve işletenlik sıfatının çekişmeli olduğu, tüm bu hususların yargılamayı gerektirdiğinden bahisle ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine ilişkin ara kararını kaldırdığını, 17.05.2026 tarihinde sunulan bilirkişi raporu sonrasında ise davacılar bilirkişi raporuyla BAM gerekçesinin anlamsızlaştığını, bilirkişi raporunun yazımıyla yargılamanın son bulduğunu düşünerek 30.04.2026 tarihinde tekrar ihtiyati haciz talebinde bulunduklarını, ilk derece mahkemesince 14.05.2026 tarihinde tekrar ihtiyati haciz kararı verildiğini, bu karara da itiraz ettiklerini, itirazlarının reddedildiğini, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararının doğru olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesince verilen 25.06.2026 tarihli ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, trafik kazası neticesinde oluşan araç hasarı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesince 14.05.2026 tarihli ara kararı ile davacının ihtiyati haciz talebinin %20 teminat karşılığından kabulüne karar verilmiş, davalının itirazı duruşmalı olarak incelenmiş, 23.06.2026 tarihli ara karar ve bu kararın 25.06.2026 tarihli gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunan davalının, geçici hukuki koruma kararına karşı yaptığı itirazın reddine karar verilmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1 maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel, bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiştir. Yine İİK'nun 258/1. fıkrası gereğince “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez. Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Başka bir anlatımla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir. İhtiyati haciz geçici bir hukuki koruma tedbiri olup, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için esas hakkında kesin bir kanaat oluşmasına gerek bulunmadığı gibi tam bir ispat aranması da gerekmez. İhtiyati haciz, davacı alacağının tahsilini garanti altına almak için davalının mallarına geçici olarak el konulmasıdır. Hakim, ihtiyati haciz kararı verilip verilmeyeceği hususundaki takdir hakkını, sunulan delillere göre kullanacaktır. Öte yandan yargılama sırasında değişen durum ve şartlara göre her zaman talep üzerine mahkemesince bu hususta yeniden bir karar verilebilmesinin de mümkün olduğu bilinmektedir. Hemen belirtilmelidir ki ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir gibi geçici bir hukuki koruma tedbiridir. Bu nedenle ihtiyati haciz ile ilgili olarak hüküm bulunmayan hallerde niteliğine aykırı düşmedikçe 6100 sayılı HMK’nin 389. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bulunan ihtiyati tedbir kurumuna ilişkin yasa maddelerinin kıyasen uygulanması gerekir. Yargılama aşamasında yeniden ihtiyati haciz isteminde bulunulması 6100 sayılı HMK'nın 396. maddesi uyarınca durum ve koşulların değişmesi nedeniyle ihtiyati haciz kararının değiştirilmesi niteliğindedir.
HMK' nın 341. maddesi uyarınca ancak ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararlarına, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları ile karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Diğer taraftan, kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 396. maddesinde durum ve koşulların değişmesi sebebiyle ihtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması düzenlenmiş olup, maddenin ikinci fıkrasında, 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarının kıyasen uygulanacağı açıkça belirtilmiştir. Bu şekilde 394. maddenin üçüncü fıkrasına yapılan atıf ile ihtiyati tedbire üçüncü kişilerin de itiraz edebileceği, dördüncü fıkraya yapılan atıf ile de itirazın şekli ve incelenmesinin kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir. Kanun yoluna başvuru imkanını düzenleyen 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmayarak ihtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talepleri hakkında verilen kararlar için kanun yoluna gidilmesinin yolu kapatılmıştır. HMK'nın 396. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği gibi, ihtiyati tedbir kararı verildikten sonra, mevcut olan durum ve koşulların dava sırasında birden fazla değişmesi mümkün olabilir ve her seferinde itiraz edilebilir. Her itiraz üzerine verilen karara karşı kanun yoluna başvurulması, hakkın kötüye kullanılması anlamını taşır ve ihtiyati tedbir kararlarına karşı başvurulması öngörülen istinaf yolundan beklenen amacın tam tersine bir sonuç doğurur. Bu nedenle, ihtiyati hacze itiraz talebinin reddi kararının kesinleşmesinden sonra yeniden ihtiyati haciz talep edilmesi üzerine verilen ara kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmasına imkan veren bir yasal düzenleme bulunmadığından; davalı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 341/1 ve 352. maddeleri uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/71 esas sayılı dosyasından verilen 25.06.2026 tarihli ara kararı istinaf yoluna başvurulabilen kararlardan olmadığından davalı ... İnşaat Hafriyat Ve Pazarlama Ticaret Limited Şirketi vekilinin anılan ara kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 341/1 ve 352 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 3-İstinaf eden davalının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının iadesine, 4-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01.10.2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*