Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/772 E. 2026/1356 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/772
Karar No
2026/1356
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)

ESAS NO : 2026/772 KARAR NO : 2026/1356

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 02.04.2026 tarihli ara karar. ESAS-KARAR NUMARASI : 2010/757 E.

DAVA : Tapu iptali ve tescil KARAR TARİHİ : 18.06.2026 YAZIM TARİHİ : 18.06.2026 Davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacılar vekili özetle: Davalının, ..., 80 hektar yüz ölçümlü gayrimenkule ait tapu senedi onaylı örneğini dosyaya celbine, ....Ltd. Şti., ....İnş. Ltd. Şti., ... ..., ....A.Ş. ve ...'ndan taşınmaz satın alan 3. şahıslardan garantörlük sözleşme örneklerinin celbine, 25.06.1998 ve 02.07.1998 tarihli genel kurul toplantı tutanakları, defterler ve ana sözleşmenin celbine ilişkin olarak davalıya müzekkere yazılmasına, müteahhit firmanın, sözleşmeden doğan arsa sahibi gecekondu maliklerine arsa karşılığı hisselerine düşen daire ve villalar teslim edilmeksizin, taahhütlerini ihlal ederek temerrüde düşmesi nedeniyle gecekondu malikleri ile 3. şahısların zarara uğramamasını teminen müteahhit İlyas ..., ... ve aile bireyleri ile ... ..., ..., ...'in üzerinde kayıtlı malvarlıklarının tamamına, banka hesaplarına, 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Talep dilekçesi ile dosya kapsamı birlikte dikkate alındığında ise; ihtiyati tedbir istemine dayanak maddi ve hukuki olgular ile aynı olgulara dayalı olarak dosyamızda daha önce davacı vekilinin 09/10/2024 ve 08/10/2025 tarihli talep dilekçelerine istinaden ihtiyati tedbir talep edildiği, Mahkememizce verilen 18/10/2024 ve 21/10/2025 tarihli ara kararlar ile davacılar vekilinin yasal koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir isteminin reddine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildiği dikkate alınarak aynı içerikte ileri sürülen ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına..." karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davanın açıldığı 25.06.1998 tarihinden itibaren uyuşmazlık konusu taşınmazlar ve kooperatif işlemleri yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken, mahkemece sürekli olarak ihtiyati tedbir taleplerinin reddedildiği, mevcut durumda meydana gelen değişiklikler nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaştığı, gecikme sebebiyle ciddi zararlar doğduğu ve ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleştiği, davalının ... Mahallesi’nde bulunan 80.000 m² yüzölçümlü taşınmaz üzerinde hak sahiplerinin mülkiyet haklarını ihlal ettiği ve taşınmazlar üzerinde yetkisiz işlemler gerçekleştirdiği, davalının 25.06.1998 tarihli kuruluş olağanüstü genel kurul toplantısının toplantı nisabı sağlanmadan gerçekleştirildiği, hazirun cetveli ve dosya kapsamındaki belgelerden toplantıya 17 ortak yerine yalnızca 7 ortağın asaleten ve 2 ortağın vekâleten katıldığının anlaşıldığı, bu nedenle genel kurulun geçerli şekilde oluşmadığı, bu nedenle 25.06.1998 tarihli genel kurul ile sonrasında alınan tüm kararların yok hükmünde, mutlak butlanla batıl ve kesin hükümsüz olduğu, genel kurulun geçersiz olması nedeniyle bu toplantı sonrasında oluşturulan yönetim ve denetim kurullarının da yetkisiz hale geldiği, sonradan alınan tüm kararların hukuki dayanağının ortadan kalktığı, 02.07.1998 tarihinde kooperatif üyelerinin üyelikten çıkarılmasına karar verildiği, çıkarılan üyelerin yerine kooperatif ortağı olmayan kişilerin yönetim ve denetim organlarına seçildiği, davalı kooperatif yöneticilerinin kooperatifin taşınmazları ve hakları üzerinde yetkisiz tasarruflarda bulunduğu, bu işlemlerin hak sahiplerine ağır zarar verdiği, Kooperatifler Kanunu 83. maddeye aykırı şekilde tasfiye işlemleri yürütüldüğü, tasfiye kararı alınırken kooperatifin borçlarının ödenmesi, ortak haklarının korunması ve kanuni şartların sağlanması gerektiği halde bu koşulların gerçekleşmediği, davalının kat karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği, hak sahiplerine düşen bağımsız bölümlerin teslim edilmediği ve kooperatifin temerrüde düştüğü, davalı tarafından “garantörlük sözleşmesi” adı altında gerçekleştirilen işlemlerin hukuken geçersiz olduğu, tapu ve mülkiyet ilişkisiyle bağdaşmayan bu işlemler nedeniyle üçüncü kişilerin de zarar gördüğü nedenleriyle ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, tapu iptali ve tescil davasında verilen ihtiyati tedbir hakkındaki ara kararın istinafına ilişkindir. Geçici hukuki koruma tedbirleri yargılamanın devamı sırasında, dava kesin hükme bağlanıncaya kadarki süreçte ortaya çıkabilecek zararları önlemeyi, dava sonucunda hakkın elde edilebilmesini mümkün kılmayı amaçlar. Bir geçici hukuki koruma tedbiri olarak; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ihtiyati tedbir talep edilebilir (HMK 389). Tedbir konusunda mahkeme geniş bir takdir yetkisine sahip olup mal veya hakkın korunması, yediemine tevdi, bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi sakıncayı ortadan kaldıracak, zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir (HMK 391). Mahkeme tarafların sunduğu dellileri, olayın özelliklerini, dosya kapsamını gözeterek yaklaşık ispatı değerlendirirken ve yaklaşık ispatın gerçekleşmesi durumunda tedbiri belirlerken işin aciliyeti, menfaat dengesi, tarafların mülkiyet vb haklarının korunması, müdahalenin gerekli ölçüde tutulması, mağduriyet ve hak kaybına neden olmama gibi kriterleri gözetmeli, teminat gösterme zorunluluğunu dikkate alarak titizlikle karar vermelidir (Nihat Gürman, "İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz Kararlarında Mahkemelerin Takdir Yetkisi", İstanbul Hukuk Mecmuası, 2026, 84 (1), sayfa 139–166 - https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/6116793, erişim 16.07.2026, 14.00). Yargılamanın etkinliği ve adaletin sağlanması bakımından önemli bir hukuki araç olan ihtiyati tedbir henüz dava açılmadan talep edilebileceği gibi yargılamanın her aşamasında da istenebilir. HMK 396 maddenin durum ve koşulların değiştiği sabit olduğunda, talep üzerine tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verilebileceğine dair hükmü de göz önüne alındığında yargılamanın her aşamasında ihtiyati tedbir talebinde bulunulabileceğinin kabulü gerekir. İhtiyati tedbir talebi yukarıdaki ilkeler gereğince incelenerek karara bağlanmak gerekirken mahkemece, maddi ve hukuki aynı olgulara dayalı ihtiyati tedbir talebinin 18.10.2024 ve 21.10.2025 günlü arar kararlarıyla istinaf yolu açık olmak üzere karar verildiği gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.a.6 madde gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK353/1.a.6 madde gereğince kabulüne, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/757 E., sayılı 02.04.2026 tarihli ara kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.f ve 394/son gereğince KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 18.06.2026

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/772, K. 2026/1356, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-772-e-2026-1356-k-d703edaaf8b0