Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1246 E. 2026/981 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1246
- Karar No
- 2026/981
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1246 Esas
KARAR NO: 2026/981
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/03/2024
NUMARASI: 2018/975 E. - 2024/214 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı .... A.Ş. arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde .... Noterliği'nde 22.09.2008 tarihinde 31264 yevmiye numaralı... sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi, .... Noterliği'nde 01.08.2008 tarihinde 26084 yevmiye numaralı ... sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi ile .... Noterliği'nde 25.07.2008 tarihinde ... yevmiye numaralı ...sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, davalı ..., ... ve ...'ın sözleşmeleri müşterek borçlu, müteselsil borçlu sıfatı ile imzaladıklarını, Finansal Kiralama Sözleşmeleri uyarınca ödenmesi gereken kira bedellerinin ödenmemesi üzerine, Finansal Kiralama Kanunu hükümleri çerçevesinde kiracı ile müteselsil kefil, müşterek müteselsil borçlulara .... Noterliği'nden düzenlenen 03/04/2018 tarihli, ... ve ...yevmiye numaralı kira bedellerinin ve temerrüt faizlerinin ödenmesi içerikli ihtarnameler ile ödenmesi gereken kira bedelleri tutarları bildirilerek 60 gün içinde ödenmediği takdirde Finansal Kiralama Sözleşmelerinin fesih olunacağının ihtar edildiğini,
6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde verilen 60 günlük mehil sonunda kira borçlarının ödenmemesi sebebiyle sözleşmelerin feshedildiğini, bütün finansal kira borçlarının muaccel hale geldiğini, muaccel hale gelen bu borcun aynı zamanda sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davalıların da asli borcu olduğunu, davalıların kefaletinin sözleşme sonuna kadar devam ettiğini, 6361 Sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun 31., 32. ve 33. maddelerinde sözleşmenin feshinin düzenlendiğini, Finansal Kiralama sözleşmesinin feshi halinde kiralayana malın iadesi ile birlikte vadesi geçmiş ve vadesi gelecek kira bedellerinin de istenmesi imkanını verdiğini, sözleşmenin feshedilmesi ile davalıların davacı şirkete olan tüm borçlarının muaccel hale geldiğini, takip tarihi olan 25.07.2018 tarihi itibari ile davacının alacağının 1.250.598,12-TL olduğunu, Finansal Kiralama Kanunu'nun 31/1. maddesinde yer alan fesih nedeni olarak Kiracının Finansal Kiralama Bedelini Ödemede Temerrüdü söz konusu olduğunu, davalı tarafın, finansal kiralama bedelini ödemede temerrüte düştüğünü, temerrüte düşmesi nedeniyle davalıya gönderilen ihtarnemede gecikmiş borç ve işlemiş temerrüt faizini ödemeleri aksi taktirde sözleşmenin feshedilebileceğinin ihtar edildiğini, davalının ihtarnamede belirtilen süre içerisinde borçlarını ödememeleri nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini,
Finansal Kiralama Kanunu' nun 33/1 maddesine göre, sözleşmenin kiralayan tarafından feshi halinde, kiracının, malı kiralayana teslim etmek ve vadesi gelmemiş finansal kiralama bedellerini ödemek yükümlülüğü altında olduğunu, kiralayanın bunu aşan zararından da sorumlu olduğunu, aynı zamanda feshe kadar muaccel olup da ödemediği finansal kiralama bedellerini de kanuni faiziyle birlikte ödemekle yükümlü olduğunu, .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından ilamsız takibe geçildiğini, buna istinaden sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan ...'ın vefat ettiğini öğrendiklerini, .... Noterliği'nde düzenlenen 16.08.2018 tarihli ... yevmiye numaralı Mirasçılık Belgesi çıkarttırıldığını, akabinde borçlu merhum ...'ın mirasçıları olan ..., ..., ... ve ...'ın da ilamsız takibe itiraz ettiklerini, davalıların faize ve faiz oranına itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davaya konu olan Finansal Kiralama Sözleşmelerinde faiz oranlarının şüpheye yer bırakmayacak derecede açık olduğunu, faize ilişkin hükümlerin, Finansal Kiralama Sözleşmesinin 24. Maddesinde düzenlendiğini, temerrüt faizi, her bir münferit borç itibari ile kiracının temerrüte düştüğü tarihte vadeden itibaren bunları kiralayana ödeyeceği tarihe kadar geçecek günler için döviz borçlarında yıllık % 50 oranında TL borçlarında % 60 oranında temerrüt faizi ödemeyi kabul eder hükmünün mevcut olduğunu, borçluların da bu hükmü kabul ettiklerini, bu sebeple faize ilişkin yapılan itirazın icra takibini sürüncemede bırakmak amacı taşıdığını, davalı borçluların itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kötü niyetli olarak tamamen icra takibini sürüncemede bırakma amacı taşıdığını beyan ederek; .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptaline,
şimdilik 1.250.598,12-TL alacağın fazlaya ilişkin bütün talep hakları saklı kalmak kaydıyla %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, alacağın rehinle temin edilemediğinden ve davalı borçluların alacaklılarından mal kaçırma çabası içinde olduklarından, davalıların menkul ve gayrimenkulleri ile 3.şahıslardaki hak ve alacakları üzerine sözleşmenin 42/b maddesi gereğince teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, mahkemece teminatsız olarak ihtiyati haciz konulması uygun görülmezse mahkemenin taktir edeceği teminat miktarı üzerinden ihtiyati haciz konmasına, takibin devamına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar ..., ..., ... ve ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalılar arasında sözleşme konusu 3 adet makinenin ithali, kiralanması ve kira bedellerinin ödenmesi halinde mülkiyetin nakli konusunda anlaşarak .... Noterliği'nin 25.07.2008 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde finansal kiralama sözleşmesi (...) ve aynı noterliğin 01.08.2018 tarih ve 26084 yevmiye numaralı Düzenleme şeklinde finansal kiralama sözleşmesi (...) sözleşmeleri imzalandığını, davalı şirketin .... ...ve . ... gereğince tüm kira bedellerini gününde ve eksiksiz olarak davacıya ödendiğini, her iki sözleşme gereğince borçlarını gününde ödediğini, davacı tarafın, ilk olarak .... Noterliği'nin 02.12.2008 tarih ve ... yevmiye numaralı ihbarnamesi ile yeni bir ödeme cetveli düzenleyerek, davalının ödemesi gereken kira bedellerini sözleşmelere ve genel işlem şartlarına aykırı bir şekilde ve tek taraflı olarak arttırarak davalıyı borçlandırdığını, davacı tarafın, sözleşmenin eki olan ...sayılı ödeme cetvelini tek taraflı olarak ... şeklinde ayırarak farklı farklı ödeme cetvelleri düzenlediğini, bunun üzerine davalının işbu ihbarnameye ve ekindeki ödeme cetvellerine .... Noterliği'nin 04.12.2008 tarih ve ... yevmiye numaralı ihbarnamesi ile ödeme cetvellerine itiraz ettiğini, davacı tarafça tek taraflı hazırlanan ödeme cetvelindeki bedellerin fahiş olduğunu, taraflarca mutabık kalınan .....numaralı ödeme cetveli gereğince kira bedellerini ödeyeceklerini bildirdiklerini ve kira bedelleri bu sözleşmeye göre süresinde ve eksiksiz ödediklerini, akabinde davacı tarafından ödemeler parçalara ayrılarak talep edildiğini ve defalarca yeni ödeme cetvelleri çıkartıldığını,
bu ödeme cetvelleri ile tek taraflı ve genel işlem şartlarına aykırı olarak davalıdan farklı farklı kira bedelleri talep edildiğini, davacı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak davalıların defalarca sözleşme dışı fazladan borçlandırılmaya çalışıldığını, muaccel hale gelmiş tüm kira bedelleri davacıya tam ve eksiksiz ödenmiş olmasına karşılık davacı tarafın .... Noterliği'nin 09.12.2010 tarih ve ...,... ve ...yevmiye numaralı ihtarnameleri ile davalıları temerrüte düşürmek amacı ile ihtarname keşide edildiğini, davacı tarafın işbu ihtarnamelerde 60 gün içinde ödeme yapılmasını aksi halde temerrüt durumunun oluşacağını, sözleşme konusu makinelerin bu süre sonunda iadesini ve tüm bakiye kira bedellerinin muaccel hale gelecek olduğunun ihtar edildiğini, bunun üzerine davalı tarafından temerrüte düşmemek adına davacının talep ettiği ve davalılarca itiraz edilen yeni ödeme planına ait toplam bakiye borç ihtirazi kayıtlı davacı hesabına ödendiğini, ayrıca davalı şirket tarafından .... Noterliği'nin 09.12.2010 tarih ve ...,... ve ...yevmiye numaralı ihtarnamelerine açıkça itiraz edildiğini ve davacıya ihtarname keşide edildiğini, bu ihtarnameler üzerine davalı şirket eski vekili Av. ... ile davacı arasında görüşme sağlandığını; davacının "....com" adresinden elektronik postası ile yapılan yazışmalarda 35.900,00 Euro borcun ödenmesi halinde temerrütte borcun kalmayacağının açıkça beyan edildiğini, bu yazışma üzerine davalı şirket tarafından temerrüte düşmemek adına davacı leasing firmasının hesabına ihtirazi kayıt ile 35.900 Euro ödendiğini, akabinde İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/300 Esas 2017/649 Karar sayılı dosyası ile menfi tespit ve istirdat davası açıldığını, işbu dosyanın müvekkili aleyhine sonuçlandığını ve kararın istinaf edildiğini, henüz kararın kesinleşmediğini, mahkememiz dosyası açısından bu dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davacı tarafından usulüne uygun temerrüt işlemleri yapılmadan haksız ve hukuka aykırı olarak, fahiş bedellerde temerrüt faizi talep edildiğini, dava konusu alacağa ilişkin sözleşmenin incelenmesi ile açıkça kefiller ..., ... ve ...'ın kefalet imzalarında eş rızasının olmadığını, kefil olunan bedelin açıkça yazmadığını ve kefalet beyanın kefillerin el yazısı ile alınmadığını, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 584. maddesine göre, eşlerden birinin mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceğinin düzenlendiğini, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 7. maddesi ve kefilliğe ilişkin 584'ncü maddenin kamu düzenine ilişkin olduğu da dikkate alındığında bu düzenlemenin görülmekte olan talep ve davalarda da uygulanması gerektiğini,
açık yasa hükmü gereğince davalıların kefaletinin geçerli olmadığını, kefiller yönünden davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın davalıların mal kaçırmak amacı ile borca itiraz ettiğini iddia ederek davalıların mal varlığına ihtiyati haciz talep ettiğini, davalı şirketin İzmir'deki en büyük ambalaj firmalarının başında geldiğini, yıllık yaklaşık 100 milyon cirosu bulunduğunu, sözleşme asıl borçlusu şirket ile davalı asillerin TAKBİS sistemi üzerinden yapılacak sorgulama ile malvarlığı bulunduğu ve dava tarihi itibari ile de davacının temerrüt ihtarından sonrası da dahil olmak üzere davalıların aktifinde hiçbir azalma bulunmadığı, aksine aktif varlığı artıracak yatırımlar yaptığının tespit edileceğini, davalıların mal kaçırma gayesinde olabilecek durumda olmadıklarını, bu nedenle davacının ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava konusu yapmış olduğu sözleşme tarihi ile takip tarihine bakıldığında davacının davasının zamanaşımına uğramış olduğunu, beyan ederek; davacı tarafın açmış olduğu davasında haksız ve kötüniyetli olduğundan davacı yönünden %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/300 Esas 2017/649 Karar sayılı dosyası ile iş bu dosya alacak bedellerinin aynı sözleşmeden kaynaklı olması ve dosyalar arasında sıkı bağlantı olması nedeni ile dosyanın bekletici mesele yapılmasına, davanın zamanaşımı yönünden reddine, kefiller yönünden husumet yönünden reddine, davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olması nedeni ile davanın reddine, temerrüt faizinin hukuka aykırı ve fahiş olması nedeni ile temerrüt fazizinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davacının davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile;
.... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile;
1-11955 (9652) nolu Finansal Kiralama Sözleşmesi yönünden takibin
a) 3.335,43.-TL asıl alacak
2.053,66.-TL işlemiş akdi faiz
+___________________________
Toplam 5.389,09.-TL üzerinden devamına,
b)Asıl alacak 3.335,43.-TL'ye icra takip tarihinden itibaren yıllık %60 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider faizi yürütülmesine,
c)Asıl alacağın %20'si olan 667,08.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-...nolu Ana Sözleşme yönünden takibin
a) 45.806,73.-EURO asıl alacak
159.670,80.EURO işlemiş akdi faiz
+___________________________
Toplam 205.477,53.-EURO üzerinden devamına,
b)Asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren yıllık %50 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider faizi yürütülmesine,
c)Asıl alacağın %20'si olan 52.128,05.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-... nolu Ana Sözleşme yönünden takibin
a) 118,00.-EURO asıl alacak
9.661,53.EURO işlemiş akdi faiz
+___________________________
Toplam 9.779,53.-EURO üzerinden devamına,
b)Asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren yıllık %50 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider faizi yürütülmesine,
c)Asıl alacağın %20'si olan 134,28.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davalılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin, öncelikle davacının alacağını Türk Lirası olarak istemesine rağmen taleple bağlılık ilkesine aykırı davranıp yabancı para üzerinden hüküm kurduğunu, davacının dava dilekçesinde harca esas değeri açıkça Türk Lirası olarak belirttiğini ve seçimlik hakkını bu yönde kullandığını, bu yüzden Euro üzerinden bilirkişi incelemesi ve faiz hesabı yapılamayacağını, ayrıca esasa ilişkin olarak mahkemenin ödeme cetvellerinin tek taraflı değiştirilmesi ve genel işlem şartlarına aykırılık iddialarını incelemediğini, kefillerin sorumluluk sınırının dikkate alınmadığını, davacı banka ile yapılan ve 35.900 Euro ödenirse borcun kalmayacağına dair e-posta yazışmalarının mahkemece görmezden gelindiğini, bilirkişi raporlarının matematiksel ve bilimsel verilerden uzak olup yedi yıllık sürede ana paranın nasıl değiştiğini açıklayamadığını, temerrüt ihtarlarının usulsüz tebligatlarla yapıldığını ve personelin yetkisinin araştırılmadığını, belirlenen yıllık %50 temerrüt faiz oranının fahiş olduğunu ve aşırı ifa güçlüğü nedeniyle sözleşmenin değişen koşullara uyarlanması gerektiğini, kefillerin imzasında eş rızasının bulunmadığını ve el yazısı şartına uyulmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, alacağın likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, cevap dilekçesiyle sunduğu istinaf dilekçesinde özetle;
Davalı tarafların malvarlığı üzerine usulüne uygun şekilde konulan ihtiyati haciz kararının yasal tüm şartları sağladığını ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesi gerektiğini, müvekkil şirket ile ...arasında finansal kiralama sözleşmesi yapıldığını ancak borçlar ödenmediği için sözleşmenin feshedilip icra takibi başlatıldığını, mahkemenin İİK 257. maddesi uyarınca alacağın rehinle temin edilmediğini, vadesinin geldiği hususunda ikna olarak ihtiyati haciz kararı verdiğini, davalıların bu karara itiraz ettiğini fakat İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bu itirazları reddettiğini, borçluların mal kaçırma riski taşıdığını ve emsal bölge adliye mahkemesi kararlarının da bu tür durumlarda ihtiyati haczi haklı bulduğunu, yaklaşık ispat koşulunun başka bir mahkeme dosyasındaki bilirkişi raporuyla zaten sağlandığını ve usul ekonomisi gereği yeni bir rapora gerek olmadığını, davalı şirketin gerçek maliyetleri yansıtan yeni ödeme planlarına uymayıp eski planlar üzerinden eksik ödeme yaptığını, noter aracılığıyla gönderilen fesih ihtarnamelerine rağmen borcun ödenmediğini, davalıların haczin borç miktarından çok fazla olduğu yönündeki iddialarının aksine icra hukuk mahkemesince aşkın haciz incelemesi yapılıp bazı hacizlerin zaten kaldırıldığını, davalı şirketin vergi matrahının yüksek olmasının borcu ödemediği gerçeğini değiştirmediğini, tacir oldukları için sözleşmedeki yüksek faiz oranlarını bilerek kabul ettiklerini, davalıların kötü niyetli davrandıklarını belirterek davalıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
Dava, İİK 67.maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; .... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, üç ayrı finansal kiralama sözleşmesi yönünden bilirkişi raporları doğrultusunda belirlenen ...sayılı sözleşme yönünden 205.477,53 Euro, ... sayılı sözleşme yönünden 9.779,53 Euro ve... sayılı sözleşme yönünden 5.389,09 TL üzerinden takibin devamına , sözleşmelerde kararlaştırılan yıllık %50 ve %60 oranlarındaki temerrüt faizlerinin uygulanmasına ve davalılar aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekili ve davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
.... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı takip dosyasında: Davacı ...Ş. tarafından davalılar .... A.Ş., ..., ...ve ... aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, .... numaralı finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklı 3.335,43 TL asıl alacak ve 4.091,19 TL takip öncesi faiz, ..., ... ve .. numaralı sözleşmelerden kaynaklı 45.806,73 Euro asıl alacak ve 162.659,50 Euro takip öncesi faiz, ... numaralı sözleşmeden kaynaklı 118 Euro asıl alacak ve 9.661,53 Euro takip öncesi faiz talep edildiği, borçlular vekilince takibe itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre; davacı ...Ş. ile davalı .... A.Ş. arasında 25.07.2008 tarihli ...sayılı, 01.08.2008 tarihli ... sayılı ve 22.09.2008 tarihli... sayılı, toplam 119.560,00 TL ile 1.594.510,00 EURO limitli finansal kiralama sözleşmeleri akdedildiği, sözleşmeler kapsamında çeşitli makine ve ekipmanların finansal kiralama yoluyla davalı şirkete teslim edildiği, sözleşmeleri davalı kefillerden ...'ın her üç sözleşmede kefil olduğu 19.560,00 TL ile 1.594.510,00 Euro kefalet limiti bulunduğu , diğer davalı kefiller Erol ve ...' ın toplam ...ve ... sayılı sözleşmeleri 1.594.510,00 Euro kefalet limiti kapsamında müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kira bedellerinin ödenmemesi üzerine davacı tarafından .... Noterliği’nin 03.04.2018 tarihli ihtarnameleri ile 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu uyarınca davalılara 60 günlük süre verilerek borcun ödenmesinin ihtar edildiği, verilen süre içerisinde borcun ifa edilmemesi nedeniyle sözleşmelerin haklı olarak feshedildiği, ve kalan borcun muaccel hale gelmesi nedeniyle .... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası ile 26.07.2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı görülmektedir.
Davalı tarafça; ödeme planlarının tek taraflı düzenlendiği, davacı şirket yetkililerince gönderilen e-posta içeriklerinde 35.900 Euro ödenmesi halinde borcun sona ereceğinin bildirildiği, bu ödemenin yapıldığı, temerrüt faizlerinin fahiş olduğu, sözleşmelerin değişen ekonomik koşullar nedeniyle uyarlanması gerektiği, kefiller yönünden eş rızası ve el yazısı şartlarının bulunmadığı, alacağın zamanaşımına uğradığı ve icra inkâr tazminatı koşullarının oluşmadığı savunulmuştur.
Mahkemece hükme esas alınan 07.11.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda ; davacı ... şirketinin ticari defterlerinin usulüne uygun ve birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı kiracının finansal kiralama sözleşmeleri gereği ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle temerrüde düştüğü, ihtarnamelerin gönderildiği, 6361 sayılı Kanun kapsamında 60 günlük ödeme süresi tanındığı, bu sürede ödeme yapılmaması üzerine sözleşmelerin feshedildiği, ..., ... ve ...numaralı finansal kiralama sözleşmeleri kapsamında davalı şirkete çeşitli ithal menkul malların kiralandığı,
dosya kapsamına göre bu mallara ilişkin kira bedellerinin süresinde ödenmediği , davalı gerçek kişi kefiller bakımından kefalet limitlerinin 119.560,00 TL ile 1.594.510,00 Euro arasında belirlendiği, temerrüt tarihi itibarıyla hesaplanan asıl borç tutarlarının bu limitlerin altında kaldığı, bu nedenle davalı kefillerin kendi temerrütleri ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı hesaplanan borçtan müteselsilen sorumlu tutulabilecekleri, sözleşmelerin 6361 sayılı Kanun’un 31. maddesi uyarınca gönderilen fesih ihtarı ve tanınan 60+3 günlük süre sonunda temerrüdün oluştuğu, ... (..no’lu revize edilen sözleşme) yönünden:3.335,43 TL asıl alacak,2.053,66 TL işlemiş akdi faiz,toplam 5.389,09 TL alacak bulunduğu, takipte talep edilen 7.426,62 TL’ye göre 2.037,53 TL’nin fazla olduğu, ....(...-....-..-..-. no’lu revize edilen sözleşme) yönünden: 45.806,73 Euro asıl alacak,159.670,80 Euro işlemiş akdi faiz,toplam 205.477,53 Euro alacak bulunduğu, takipte talep edilen 208.466,23 Euro’ya göre 2.988,70 Euro’nun fazlaya ilişkin olduğu, ... (9522 no’lu revize edilen sözleşme) yönünden ise:118 Euro asıl alacak,9.661,53 Euro işlemiş akdi faiz, toplam 9.779,53 Euro alacak bulunduğu, taleple bağlılık ilkesi gereği talep edilen miktar kadar hüküm kurulabileceği belirtilmiştir.
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/300 Esas, 2017/649 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; aynı finansal kiralama sözleşmelerine dayanılarak davalılar tarafından açılan menfi tespit ve istirdat davasında, davacı ... şirketine borçlu olunmadığı ve temerrüde düşülmediği yönündeki iddiaların ve ödenen 35.900 Euro ile 610 TL’nin istirdadı talebinin reddedildiği, kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi denetiminden geçerek 06.10.2022 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. Bu durumda davalı tarafın aynı sözleşmeler ve aynı ödeme planları yönünden borç bulunmadığı, revize ödeme planlarının geçersiz olduğu ve yapılan ödemenin borcu sona erdirdiği ,yönündeki iddialarının yerinde olmadığı kesinleşmiştir.
Davalılar vekilinin, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında belirlenen alacak miktarı ile eldeki dosyada yapılan hesaplamalar arasında fark bulunduğu yönündeki istinaf sebebi bakımından sözleşmelerin tamamının bir veya birden fazla kez tadil edilip yapılandırma yapıldığı , her iki dosyanın açıldıkları tarihteki muaccel hale gelen borç miktarına göre hesaplama içerdiği, buna bağlı olarak sonuçların farklılık arzetmesi mümkün ve olağan olmakla yerinde değildir.
Sözleşmelerdeki yasal ikametgâh düzenlemesi gereği ; davalı kiracı ile kefillere yapılan tebligatların usulüne ve sözleşme hükümlerine uygun olduğu, ihtarnamelerde tanınan 60 günlük yasal süre sonunda temerrüt şartlarının gerçekleştiği, ödeme için verilen ek 3 günlük sürenin bitimini takip eden 08.06.2018 tarihi itibarıyla davalı kiracı şirket ile kefillerin temerrüde düştüklerinin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalılar vekilinin temerrüt ihtarlarının usulsüz olduğu yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Davalı tarafça ileri sürülen kefaletin geçersizliği yönündeki istinaf sebepleri bakımından ise, kefillerin sözleşmelerde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu,sözleşme ve ödeme planı ile ödenecek bedelin miktarı ve süresi belirlenmiş olduğundan kefalet sözleşmesinin BK 484.maddesine uygun düzenlenmiş ve geçerli olduğu, kefaletin müteselsil kefalet olduğunun açıkça belirtildiği sözleşmelerin düzenlenme tarihi itibarıyla,kefaletin geçerliliği için ayrıca el yazısı ile tevsik edilmesine ve eş rızası bulunmasına gerek bulunmadığı, kefillerin azami miktar ile sınırlı olarak takip konusu alacaklardan sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Diğer yandan, dava konusu finansal kiralama sözleşmelerinin 6098 sayılı TBK’nın yürürlüğünden önce düzenlendiği, ayrıca sözleşmenin düzenlendiği tarihe göre, 818 sayılı BK.125 maddesi gereğince alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, 6098 sayılı TBK 598/2 maddesine göre, gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefaletin, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağının düzenlendiği, bu düzenlemenin hak düşürücü süre niteliğinde olduğu bu nedenle sürenin ihtarname tebliği ile kesilmesi durması gibi bir durumun bulunmadığı dolayısıyla 10 yıllık kefalet süresinin 25.07.2008 tarihli ...sayılı sözleşme yönünden 25.07.2018 tarihinde dolduğu takibin ise 26.07.2018 tarihinde başlatıldığı, 6101 sayılı TBK'nın uygulama şekli hakkındaki kanunun 5/2 maddesindeki 1 yıllık ek süre koşullarının da , Kanun’un yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinde bu sürelerin dolmamış olması nedeniyle uygulanmasına imkân bulunmadığı, icra takip ve dava tarihi olan 27/12/2018 itibarıyla gerçek kişi kefiller yönünden hak düşürücü süre içinde talepte bulunulmadığı, söz konusu ...sayılı sözleşme yönünden kefalet için hak düşürücü sürelerin dolduğu anlaşılmıştır.
Bunun yanında davalı tarafın uyarlama talebi yönünden de; aynı hususun kesinleşmiş İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında değerlendirildiği, finansal kiralama sözleşmelerinin yabancı para üzerinden düzenlendiği, davalı şirketin tacir sıfatıyla ekonomik riskleri öngörme yükümlülüğü bulunduğu, aşırı ifa güçlüğü koşullarının somut olayda ispatlanamadığı, finansal kiralama sözleşmelerinin dövizle sözleşme yasağı kapsamındaki istisnalar arasında yer aldığı ve asıl sözleşme tarihinin de bu hususa ilişkin yasal düzenlemelerden önce olduğu, tarafların tacir olması, sözleşme serbestisi ve sözleşme hükümlerinin uzun süre uygulanmış olması karşısında, davalılar vekilinin, sözleşmelerde kararlaştırılan yıllık %50 oranındaki yabancı para temerrüt faizinin fahiş olduğu, döviz kurundaki artış nedeniyle aşırı ifa güçlüğü oluştuğu, TBK m.138 kapsamında sözleşmenin uyarlanması gerektiği, faiz şartının genel işlem şartı niteliğinde bulunduğu ve 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi kapsamında devlet bankalarınca uygulanan fiili faiz oranlarının esas alınması gerektiği yönündeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
İtirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu, Sözleşmede kira bedellerinin döviz üzerinden kararlaştırıldığı, sözleşme gereği taksitlerin USD cinsinden takibe konu edilebileceği , alacağın esasen yabancı para alacağı niteliğinde olduğu açık olup döviz cinsinden başlatılan icra takiplerinde, alacağın TL karşılığının takip talebinde gösterilmesinin İİK'nun m. 58/3 gereği zorunlu olduğu bu nedenle , mahkemece sözleşme ve takip içeriğine uygun şekilde yabancı para alacağı üzerinden hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, ileri sürülen taleple bağlılık ilkesinin ihlal edildiği yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
İcra inkâr tazminatı yönünden yapılan incelemede ise; takip konusu alacağın finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklı kira alacakları olduğu, bu nedenle alacağın likit olduğu anlaşılmakla davalılar aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesinde de isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davacı vekili istinaf sebebi olarak takip talebindeki miktarların aynen hüküm altına alınması gerektiğini ileri sürmüş ise de, itirazın iptali davalarında mahkeme takip talebiyle bağlı olmakla birlikte talep edilen miktarın gerçekten mevcut olup olmadığı yargılama sırasında toplanan deliller ile tespit edilir. Hükme esas alınan 08.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmeleri, ödeme kayıtları, takip tarihi ve sözleşmesel faiz hükümleri dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda ispatlanan miktarlar üzerinden karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Tüm bu açıklamalara göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun ise; ilk derece mahkemesince gerçek kişi kefiller yönünden yukarıda izah edildiği üzere ...sayılı sözleşme yönünden kefalet için hak düşürücü sürelerin dolduğu gözetilmeden karar verilmiş olması doğru görülmediğinden, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Davalılar vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,
3- İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../03/2024 tarih, 2018/... E., 2024/... K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
4-Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile;
.... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile;
1-....) nolu Finansal Kiralama Sözleşmesi yönünden takibin
a) 3.335,43.-TL asıl alacak
2.053,66.-TL işlemiş akdi faiz
+___________________________
Toplam 5.389,09.-TL üzerinden borçlu şirket ve kefil ... yönünden devamına,
b)Asıl alacak 3.335,43.-TL'ye icra takip tarihinden itibaren yıllık %60 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider faizi yürütülmesine,
c)Asıl alacağın %20'si olan 667,08.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-...nolu Ana Sözleşme yönünden takibin
a) 45.806,73.-EURO asıl alacak
159.670,80.EURO işlemiş akdi faiz
+___________________________
Toplam 205.477,53.-EURO üzerinden davalı borçlu şirket yönünden devamına, gerçek kişi kefiller yönünden itirazın iptali talebinin reddine ,
b)Asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren yıllık %50 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider faizi yürütülmesine,
c)Asıl alacağın %20'si olan 52.128,05.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-... nolu Ana Sözleşme yönünden takibin
a) 118,00.-EURO asıl alacak
9.661,53.EURO işlemiş akdi faiz
+___________________________
Toplam 9.779,53.-EURO üzerinden tüm borçlular yönünden devamına,
b)Asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren yıllık %50 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider faizi yürütülmesine,
c)Asıl alacağın %20'si olan 134,28.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesin
5- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 84.126,25 TL nispi karar harcından peşin alınan 15.104,10 TL'nin mahsubu ile 69.022,15 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, (davalı şirket .... A.Ş.'nin toplam 69.022,15 TL harcın tamamından ,bu miktar üzerinden ...'ın 46.010,16 TL, diğer davalıların 23.005,08 TL ile sınırlı olmak üzere sorumlu olacak şekilde )
5/b- Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan; 15.104,10 TL peşin harç, 35,90 TL başvurma harcı, 5,20 TL vekalet harcı, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti, 784,10 TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 27.929,30 TL'nin davanın kabul ve red oranına göre 27.504,77 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, (davalı şirket .... A.Ş.'nin toplam 27.504,77 TL nin tamamından , bu miktar üzerinden ...'ın 18.334,68 TL, diğer davalıların 9.167,33 TL ile sınırlı olmak üzere sorumlu olacak şekilde )
5/c- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 190.415,09 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı şirket .... A.Ş.'nin toplam 190.415,09 TL nin tamamından , bu miktar üzerinden ...'ın sorumluluğu 126.930,70 TL, diğer davalıların 63.465,35 TL ile sınırlı olmak üzere)
5/d-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 19.061,76 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
5/e- Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden hak düşürücü süre nedeniyle ...nolu sözleşme yönünden dava reddedilen gerçek kişi kefiller bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
6- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
6/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile 304,40 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
6/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalılar tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
6/c-İstinaf yargılaması için davalılar tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 205,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.374,40 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine,
6/d-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6/e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
7- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 04/06/2026