İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/762 E. 2026/736 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/762
- Karar No
- 2026/736
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/762 KARAR NO : 2026/736
DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Sözleşmenin Uyarlanması) DAVA TARİHİ : 06/12/2024 KARAR TARİHİ : 30/09/2026
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müteveffa ...arasında 21.06.2000 yılında Genel Nakdi Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi (GNGKS) düzenlendiğini, asıl alacağın 1,092,012,000,000 TL (Altı sıfır atıldıktan sonra günümüz karşılığı 1.092.000 TL) olduğunu, asıl alacağa 26/03/2002 tarihinden itibaren sözleşme kapsamına %395.06 faiz işletildiğini, iş bu alacağa ilişkin olarak..., ... İcra Dairesi 2011/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, söz konusu icra dosyası kapsamında takipte kesinleşen miktarın 1.580.959 TL olduğunu, toplam borcun 110 milyon TL'nin üzerinde olduğunu, bahse mevzu borcun müteveffa ...'dan mirasçıları ... ... ve ... ...'a intikal ettiğini, söz konusu fahiş faiz oranı sebebiyle 97.129.606,93 TL faiz işlediğini, her ne kadar %395.06 faiz oranı taraflar arasında kredi sözleşmesini akdedildiği tarihin ekonomik koşulları içerisinde normal kabul edilse de mevcut durumda söz konusu fahiş faiz oranının işlemesiyle doğan toplam borcun miktarı hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını, işbu sebeple sözleşmenin mevcut şartlara uyarlanması için 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun "Aşırı ifa güçlüğü" başlıklı 138. Maddesi ile kanunlaşmış olan "sözleşmenin değişen şartlara uyarlanması" hususunda hakimin müdahalesini isteme zaruretimiz hasıl olduğunu, dava konusu borcun müvekkillerinin babasına ait bir borç olduğunu, müvekkillerinin anneleri ile birlikte ilkokul çağında yurt dışına yerleşmiş olduklarından takip tarihinden itibaren bu borçtan haberdar olmadıklarını, borca faiz işletilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, takip konusu borç hakkında müvekkillerinin icra tehdidi altında olduklarını, adlarına kayıtlı gayrimenkullerinin satışı yapılacağını, müvekkillerinin gerçek olmayan bir borç hakkında mağduriyet yaşadıklarını, teminat yatırmak için gerekli ekonomik imkanları olmadığını, öncelikle icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasını, mahkemece uygun görülmemesi halinde makul bir teminat karşılığında durdurulmasını talep ettiklerini belirterek açıklanan nedenlerle; sözleşmede belirlenen fahiş faiz oranının hakimin müdahalesi ile hakkaniyet gereğince indirilerek sözleşmenin uyarlanmasına, öncelikle icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasını, mahkemece uygun görülmemesi halinde makul bir teminat karşılığında durdurulmasını, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılar vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; ... Arasında 21/06/2000 tarihli Genel Nakdi ve Gayrınakdi Kredi Sözleşmeleri imzalanmış, davacıların miras bırakanı ... sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olduğunu, Kredi borçlarının ödenmemesi üzerine, borçlu murise ....Noterliği'nin 14/02/2002 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilmiş olduğunu, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi sebebi ile borçlu aleyhine... .İcra Müdürlüğü'nün 2011/... E. (Eski Esas: ....İcra Müd. 2002/...) sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, borçlu muris 26/01/2007 tarihinde vefat etmiş olup; icra takibine davacı mirasçılar yönünden devam edilmiş olduğunu, davacı mirasçılar tarafından, icra takibine konu sözleşme hükümlerinin aşırı ifa güçlüğü oluşturduğunu, sözleşme ile kararlaştırılan faiz oranının fahiş olduğu ileri sürülerek işbu dava ikame edilmiş ise de; davacıların iddialarının hukuki mesnedi bulunmadığını, Görüleceği üzere; sözleşmenin uyarlanabilmesi için öncelikle taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenemeyen olağanüstü durumdan bahsedilmekte olup; ülkedeki ekonomik krizin, dövizdeki dalgalanmaların olağanüstü durum kabul edilmesi mümkün olmadığını, sözleşmenin uyarlanması şartları oluşmamış olduğunu, sözleşmelerin imzalanmasından ve davacıların icra takibine dahil edilmesinden yıllar sonra davacıların işbu davayı açması kötüniyetli olduğunu tüm bu nedenlerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava hukuki niteliği itibariyle 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Sözleşmenin Uyarlanması) talebine ilişkindir. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve toplanan deliller kapsamında dava sonuçlandırılmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; müteveffa ...arasında 21/06/2000 yılında genel nakdi, gayri nakdi sözleşmesinin bulunduğu, bankanın alacağını davalıya temlik ettiği, alacağa ilişkin olarak .... İcra Dairesinin 2011/816 sayılı dosyasında takibe başlandığı, uyuşmazlığın; Takibe dayanak faizin yüksek olup olmadığı, TBK. 138. Maddesine göre aşırı ifa güçlüğü şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada heyet raporu aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından ön rapor sunulmuş ön rapor kapsamında "Dosya kapsamında Banka takip alacağının dayanağını oluşturan hiçbir kayıt ve belge bulunmamakla birlikte, dava konusunun alacağın miktarına ve varlığına ilişkin olmaması gözetilmek suretiyle öncelikle dava dışı ... Bankası A.Ş.’den 26.03.2002 tarihinde yürürlükte bulunan yıllık %395,06 Temerrüt Faizi Kredi Faiz Genelgesi, borçluya ait Kredi Sözleşmelerine ulaşılamasa dahi o dönemde uygulanan temerrüt faizinin belirlenme usulü ve dayanağını oluşturan bir Genel Kredi Sözleşmesinin örneğinin temin edilmesi gerektiği, ancak bu şekilde bir Rapor hazırlanabileceğini " belirtmiştir. Mahkememizin 30/09/2026 tarihli celsesinde .... İcra Müdürlüğünün 2011/... E. Sayılı İcra dosyasından kesinleşip kesinleşmediği hususunun sorulduğu ancak dosyanın sekaya gönderildiğinin bildirildiği, belirtilen dosyanın bizim dosyamızla ilgili olmadığı anlaşılmıştır. Davacının alınan beyanında takibin kesinleştiği bildirilmiştir. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 648. maddesi gereğince 01 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 7. maddesinde, görülmekte olan davalara ilişkin olarak, "Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76' ncı, faize ilişkin 88'inci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'inci maddesi, görülmekte olan davalarda da uygulanır." şeklinde düzenleme getirilmiştir. İcra takibi de dava gibi düşünüleceğinden, 6098 sayılı TBK'nun anılan hükümlerinin henüz sonuçlanmamış icra takiplerinde de uygulanması gerekir (HGK'nun 12.09.2012 tarihli, 2012/19-314 E, 2012/557 K. sayılı kararı). 6098 sayılı TBK'nun faiz ve temerrüt faizine ilişkin 88. ve 120. maddeleri gereğince değişen oranlarda faiz oranlarının uygulanabilmesi için talep edilen faiz oranının takip tarihi itibariyle ticari veya yasal faiz oranına denk olması gerekir. Böyle bir durumda alacaklının ticari ya da yasal faiz istediğinin kabulü gerekeceğinden, faizin anılan faiz türlerine göre değişen oranlarda hesaplanması gerekmektedir Ancak, ödeme emrinde talep edilen faiz oranının yasal ve ticari faizin üzerinde olması durumunda itiraz edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle takip sonuna kadar anılan faizin uygulanması gerekecektir. Borçlunun yasal sürede ödeme emrinde talep edilen faiz oranına itiraz etmemesi üzerine kesinleşen bu oran üzerinden faiz hesaplanması gerekir. Bu nedenle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00-TL ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.800,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı. 30/09/2026
Katip .. e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır