Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2946 E. 2026/3636 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2946
Karar No
2026/3636
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/447 E., 2025/490 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/281 E., 2022/23 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davacı adına tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın evveliyatı itibarıyla orman sayılan yerlerden olduğu ve orman sınırları içinde kaldığı gerekçeleri ile davanın reddine, Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 10.12.2019 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 3.903,80 metrekare yüzölçümlü taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın 1975 yılında yapılan arazi kadastrosu çalışmalarında nedeni belirlenememekle birlikte tescil harici alanda kaldığı, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun'a) göre 2000 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2010 yılında 4999 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a (4999 sayılı Kanun) göre yapılan çalışmalarda taşınmazın OS. 642....646 hattına göre orman sınırları içinde kaldığı ve orman kadastrosunun kesinleştiği, yine Dairemizce iade ile istenen belgelerde zeminde kayma olup olmadığının bilinmediği ancak mevcut koordinatlara göre taşınmazın kısmen orman sınırları dışında kaldığından bahsedilmiş ise de bu durumun doğru olduğu dolayısıyla tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki olduğu sonucu kabul edilse dahi tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki bu çelişki, çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderileceği gözönüne alındığında taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı sonucunu değiştirmeyeceği, taşınmaz üzerinde 1978 yılına ait hava fotoğraflarında yer yer kızılçam kermes meşesi bulunduğu ve 1999 yılına ait hava fotoğraflarında ise taşınmazın güney kısmında tarım işlemesi olduğu ancak kuzey kısmınında kullanım olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın orman sınırları içinde kalan orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğine göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkili ve babası tarafından dava tarihinden önceki 40-45 yıl boyunca kullanıldığını, taşınmaz üzerindeki ağaçların yaş incelemesi yapıldığı takdirde müvekkilinin taşınmazı uzun yıllardır zilyetliğinde bulundurduğunun görüleceğini, dava konusu yerin tapusuz olup özel mülkiyete tabi olabilecek, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığını, orman, mera ve Hazine ile bir ilgisi bulunmayıp imar-ihya suretiyle ve kazandırıcı zamanaşımı ile özel mülkiyete konu edilebilen yerlerden olduğunu ve müvekkili lehine olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı yolu ile mülk edinebilme şartlarının gerçekleştiğini, orman için ağaçlandırma ve dikimin sonradan yapıldığını, bilirkişi raporlarının bu durumu doğruladığını ve 1956 tarihli memleket haritasında dava konusu taşınmazın açık alan olarak gösterildiğini belirterek,Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle mülk edinilebilecek alanlardan olup olmadığı ile davacı taraf lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2946, K. 2026/3636, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2946-e-2026-3636-k-ae72055b36d2