Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2444 E. 2026/3633 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2444
- Karar No
- 2026/3633
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/83 E., 2025/221 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/981 E., 2024/429 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, Tekirdağ ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 27... parsel sayılı 29.520 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, davalılar adına tarla vasfıyla tespit ve tescil edildikten sonra 2004 yılında 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında yapılan imar çalışması sonucunda ifraz edilerek, 13 24... ve 13 25... parsel numaralarıyla arsa vasfıyla davalılar adına tapuya tescil edilmiştir. Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 1965 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) gereğince yapılarak kesinleşen orman kadastrosu, 2001-2004 yılları arasında yapılan ve ilan edilerek 19.05.2008 tarihinde kesinleşen 6831 sayılı Kanun kapsamında evvelce sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu, aplikasyon ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B uygulaması bulunduğu anlaşılmıştır. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; Tekirdağ ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 27... parsel sayılı taşınmazın davacıların dedelerinden itibaren davacıların atası adına kayıtlı olduğunu, gerçekleştirilen imar ve kadastro çalışmaları esnasında bu parsel bölünerek 13 24... ve 13 25... parseller ve 13 24... parsel sayılı taşınmaza bitişik 27... parsel sayılı taşınmazların oluşturulduğunu, 13 24... ve 13 25... parsel sayılı taşınmazlarda kısmen orman şerhi konulduğunu, 27... parsel sayılı taşınmazın ise tamamen orman olarak tescil edildiğini, davacıların zilyetliği, kullanımı ve malikliğinde olup orman ile de ilgileri bulunmadığından ilgili parselden ayrılan diğer 3 parsel üzerinde bulunan her türlü orman şerhinin kaldırılmasını ve orman tescilinin de iptal edilerek davacılar adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; ormanların orman vasfı ile Hazine adına tescil edildiğini, dolayısıyla husumetin Hazineye yöneltilmesi gerektiğini, ormanların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ilgili maddesinde belirtilen Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, menfaati umuma, idare ve işletmesi Devlete ait olduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağı için zilyetlik, zamanaşımı ya da imar ve ihya yoluyla kazanılamayacağını, tapu kaydının hukuken geçerli sayılmadığını, yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre salt orman toprağının bile orman sayıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların orman vasfında olduğu, üzerinde orman örtüsü bulunmasa dahi orman toprağı olarak nitelendirilen yerler ile evveliyatı orman olan yerlerin zilyetlik ve zamanaşımı gibi nedenlerle özel mülkiyete konu olmasının ve iktisap edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 13 24... ve 13 25... parseller yönünden dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olması sebebiyle verilen davanın reddine ilişkin kararının dayandığı gerekçeye göre vakıa ve hukuki değerlendirmede usul ve kanuna aykırı bir durumuh bulunmadığı, Hazinenin 27... parsel yönünden davaya dahil edildiği, 27... parsel yönünden Mahkemece tefrik kararı verildiği, bu durumda dahili davalı Hazinenin dosyada taraf sıfatı bulunmadığı anlaşıldığından Mahkemece dosyada taraf olmayan Hazine yönünden verilen pasif husumetten ret kararının usul ve kanuna uygun olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, dosyada taraf sıfatı olmayan Hazinenin istinaf başvurusunun usulden reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine, dava konusu Tekirdağ ili ... ilçesi ... Mahallesi 13 24... ve 13 25... parseller yönünden açılan davanın reddine, Hazine yönünden dosyada taraf sıfatı olmadığından Hazine hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların uzun yıllardan bu zamana kadar davacıların ve atalarının mülkiyetinde ve kullanımında olması, müvekkiller adına tescilli taşınmazlar üzerine önceden yok iken sonradan orman şerhi işlenmesi ve orman tescilinin yapılmasının usul ve kanuna açıkça aykırı olduğunun tüm dosya kapsamı ile açıkça ortada olduğu halde İlk Derece Mahkemesince mesele-i maddiyenin takdirinde ve delillerin takdirinde hata edilerek, eksik inceleme ile davanın reddine karar verildiğini ve istinaf incelemesinde de söz konusu hususta hataya düşüldüğünü, gerekçe ile dosyada toplanan delillerin birbirine uygun düşmediğini, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu ve hükme esas alınamayacağını, dava konusu taşınmazların evveliyatının orman sayılan alanlardan olmadığını, Anayasa'ya aykırı olacak şekilde mülkiyet hakkını korumak yerine müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlal eden açıkça usul ve hukuka aykırı karar verildiğini, dilekçesinde yer alan ve resen dikkate alınacak diğer nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu kaydına dayalı olarak orman kadastrosuna itiraz ile orman şerhinin terkini istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.