Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2162 E. 2026/3641 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2162
- Karar No
- 2026/3641
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1351 E., 2025/193 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manyas Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/55 E., 2022/160 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, Balıkesir ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 82 parsel sayılı 2.700,00 metrekare yüzölçümlü taşınmaz mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmiştir. Aynı yörede, 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu ve aynı Kanun'un 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B maddesi uygulaması yapılmış ve 16.04.2003 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; 82 parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanunla değişik orman kadastrosu ve 2/B uygulaması kapsamında 130 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan orman kadastro çalışmaları sonucunda tamamının orman tahdit sınırları içinde kaldığını ve bu durumun kesinleştiğini, taşınmazın mera vasfında olmadığını, fiilen ve hukuken orman vasfında olduğunu, buna rağmen Komisyon Tahsis Kararı raporu ile taşınmazın mera olarak Manyas Belediye Başkanlığına tahsis edildiğini, bu tahsis işleminin iptali gerektiğini ileri sürerek, taşınmazın mera tahsis işleminin iptaline, özel sicildeki kaydının iptaline ve orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan keşif ve alınan teknik bilirkişi raporlarından; dava konusu taşınmazın 16.04.2003 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu çalışmalarında kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarından öncesinin orman sayılan alanlardan olduğu, taşınmazın sınırında yer alan Kocabayır Devlet Ormanı ile bütünlük oluşturduğu, halen üzerinde meşe, diğer orman ağaçları ve çalılık gruplarının bulunduğu, eylemli halinin mera niteliği taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 82 parsel sayılı taşınmazın tamamının mera olarak yapılan sınırlandırılmasının iptali ile özel sicilindeki mera kaydının silinmesine ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı, eski tarihli memleket haritaları ve hava fotoğrafları ile toprak yapısı ve bitki örtüsünden hem öncesinin hem de eylemli halinin Kocabayır Devlet Ormanı ile doğal bir bütünlük içinde olduğu, taşınmazın mera vasfıyla özel siciline kaydedilmiş olmasının orman tahdit çalışmaları ve ilgili Kanun hükümleri uyarınca hukuki nitelik kazanan orman vasfını ortadan kaldırmadığı, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın mera vasfında olup özel sicile kayıtlı olduğunu, ... Mahallesinin mera ihtiyacı bulunduğunu ve bunun dosyadaki evrak ile de sabit olduğunu, dava konusu yerin kadimden beri mera olup bütün olarak mera özelliği gösterdiğini, orman ile irtibatının bulunmadığını, bu durumun tespiti için yeterli ve detaylı bir mera incelemesi yapılmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1971 yılında yapılan kadastro çalışması uyarınca mera olarak tespit ve tescil edildiğini, taşınmazın önceden beridir mera olarak kullanıldığını, Manyas Belediye Başkanlığına tahsis edildiğini, dava konusu taşınmazın sınırlarındaki arazilerin de mera vasfında olduğunu ve dava konusu taşınmaz ile bütünlük arz ettiğini, taşınmazın bulunduğu kırsal mahallede önemli geçim kaynaklarından birinin de hayvancılık olması nedeniyle meraya ihtiyaç duyulduğunu ve davanın reddine karar vermesi gerekirken kabul edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 3402 sayılı Kadastro Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz eden davalı ... Başkanlığına iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.