Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/953 E. 2026/982 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/953
- Karar No
- 2026/982
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/953 Esas 2026/982 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/953 KARAR NO : 2026/982
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 27/04/2026 (ara karar) NUMARASI : 2026/236 Esas İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) TALEP : İhtiyati Tedbir DAVA TARİHİ : 17/03/2026 KARAR TARİHİ : 14/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2026
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında 27/04/2026 tarihli ara karar ile yürütmenin durdurulması talebinin reddine ilişkin verilen ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA İhtiyati tedbir talep eden dava dilekçesinde özetle; davalı şirkette 1/10 hisse ile azınlık pay sahip olduğunu, aynı zamanda şirketin 25/02/2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar ile 3 yıl süre ile yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, son dönemlerde diğer yönetim kurulu üyeleri tarafından, yönetim kurulu üyeliği sıfatı ve yetkilerinin, sistematik bir şekilde kısıtlandığını, 09/03/2026 tarihli genel kurulda alınan 3, 6 ve 8 numaralı kararların hukuken sakat olup iptali gerektiğini, hukuka aykırılığı mutlak butlan ve yokluk derecesinde açık olan kararlar hakkında, TTK madde 449 uyarınca yürütmenin geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğini, aksi takdirde, aleyhinde telafisi güç veya imkansız zararların doğmasının kaçınılmaz olacağını belirterek davalı şirketin 09/03/2026 tarihli olağan genel kurulunda alınan 3, 6 ve 8 numaralı kararlarının, TTK madde 449 uyarınca davanın sonuna kadar yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; TTK 449 maddesi kapsamında şirket yöneticilerine davetiye çıkarıldığı, ancak duruşmaya katılınmadığı, beyan sunulmadığı, davacı tarafından, iptali istenen genel kurulda alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılması yönünde tedbir talep edilmiş ise de; dosya kapsamına sunulan delillere göre bu aşamada tarafların haklılık durumunun değerlendirilemediği gerekçesiyle ve 27/04/2026 tarihli ara karar ile;" dava konusu kararların yürütülmesinin durdurulması talebinin reddine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacı istinaf dilekçesinde özetle; yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, iptali istenen kararlarda mutlak hukuka aykırılık bulunduğunu, davalının ikrarı bulunduğunu, mahkemenin talebi reddetmesinin yerinde olmadığını, telafisi imkansız zararlar doğacağını, mutlak butlan ve yokluk derecesinde sakat olan kararların yürütmesinin geri bırakılmasının kararı verilmesi gerektiğini, yönetim kurulu üyeliğinin haksız şekilde elinden alındığını ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; 09/03/2026 tarihli genel kurulda alınan 3, 6 ve 8 nolu kararların iptali istemiyle açılan davada, dava konusu kararların yürütmesinin geri bırakılması istemine ilişkindir. HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. 6102 sayılı TTK'nun Kararın Yürütülmesinin Geri Bırakılması başlıklı 449. maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği, bu hükme göre yapılacak değerlendirmede HMK'nun 389/1. maddesindeki; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır. İhtiyati tedbir talep eden davacı yan, davalı şirketin 09/03/2026 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali talebiyle açtığı işbu davada; anılan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların yok hükmünde olduğu/ iptali gerektiği savıyla belirtilen kararların yürütülmesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep etmiş, mahkemece, 27/04/2026 tarihli celsede, haklılık durumu bu aşamada değerlendirilemediğinden davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karar verilmiştir. Somut olayda ihtiyati tedbir talep eden davacı yan, davalı şirketin 09/03/2026 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararlarının yürütmesinin tedbiren durdurulmasını talep etmiş, ilk derece mahkemesince, yönetim kurulu üyelerinin TTK 449 maddesi kapsamında görüşleri alınmasına yönelik usulüne uygun daveti sonrası bu aşamada yaklaşık ispat bulunmadığı gerekçesiyle, davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin incelemeye konu 27/04/2026 tarihli ara karar verilmiş olmakla ilk derece mahkemesinin, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi gerekçesi gözetildiğinde dosya kapsamına göre ara karar usul ve yasaya uygundur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00-TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/07/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -