Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1193 E. 2026/1190 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1193
- Karar No
- 2026/1190
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1193
KARAR NO : 2026/1190
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 05/06/2024
NUMARASI: 2022/217 E. - 2024/156 K.
ASIL DAVA:Tasarım hakkına tecavüzün önlenmesi, durdurulması,kaldırılması, maddi tazminat
KARŞI DAVA : Tasarımın hükümsüzlüğü
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 02/07/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının haksız ve hukuka aykırı surette ürettiği ve pek çok mecrada satışa sunduğu ürünlerin birebir aynı olduğunu, davalının bu surette müvekkilin tescilli tasarım hakkına tecavüz ettiğinin sabit olduğunu, tasarım hakkına tecavüzün tespitini ve durdurulmasını, maddi ve manevi zararın tazminini, tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulmasını, elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde davacı lehine mülkiyet hakkının tanınmasını, tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınmasını, masraflar tecavüz edene ait olmak üzere elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, mümkün değilse imhasını, davacıya ait ... tescil numaralı tasarıma tecavüz teşkil eden ürünlere, bu ürünleri üretmeye yarayan kalıplara ve sair teçhizat, makine ve ekipmanlara masrafları davalıya ait olmak üzere elkonulmasına, ihlalin durdurulması ve önlenmesine, davalı tarafça üçüncü kişilere satışı gerçekleştirilmiş olan ve tasarım hakkı ihlali ihtiva eder tüm ürünlerin masrafları davalı'ya ait olmak üzere toplatılmak suretiyle tecavüzün giderilmesine,
İstanbul 2. FSHM 2022/87 D. İş dosyası ile tedbir konulan ürün ve kalıpların davacı yan mülkiyetine geçirilmek üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, belirsiz alacak davası olarak işbu davayı ikame etmek suretiyle ve fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davalının davaya konu ürünleri satmaya başladığı tarihten bu yana elde ettiği kazançlar ile davacı yanın, söz konusu tecavüzün tespiti sebebiyle yapmış olduğu masraflara ilişkin şimdilik 10.000,00-TL maddi zararın davalıdan tazmini ile dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP ve KARŞI DAVA DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın esas davaya dayanak gösterdiği tasarımlardan ... sayılı tasarımın hükümsüzlüğü için karşı dava açılmakla ... sayılı endüstriyel tasarım tescil belgelerinin olası devrinin önlenmesi için sicil kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasına, davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olan ... numaralı endüstriyel tasarımın yeni ve ayırt edici nitelikten yoksun olması nedeni ile hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, esas davaya dayanak teşkil eden ... sayılı tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığına ilişkin somut delillerin sunularak karşı dava açıldığı ve mevcut durumda meydana gelen değişiklikler dikkate alınarak İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2022/87 D.iş sayılı dosyasında verilen ve uygulanan 05/09/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına veyahut söz konusu 25.000 TL ya da mahkemenizce uygun görülecek teminatın taraflarınca yatırılması şeklinde değiştirilmesine, aleyhe açılan haksız ve hukuka aykırı esas davanın reddine,Karşı dava bakımından ise TR ... no.lu tasarımın yeni olmadığı ve ayırt edicilik niteliğine sahip olmadığı, bu nedenlerle hükümsüzlük koşullarının oluştuğundan bahisle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2022/217 esas, 2024/156 karar sayılı, 05/06/2024 tarihli kararı ile;
"1-Asıl davanın REDDİNE,
2-Karşı davanın KABULÜ ile, ... sayılı tasarımın yeni ve ayırt edici nitelikten yoksun olması nedeniyle HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE, Hükmün kesinleşmesi ile kararın bir örneğin TPMK'ya müzekkere ile bildirilmesine,
3-Karşı dava yönünden hükümsüzlüğe dayanak olan ... sayılı tasarım yönünden HMK 389.Madde gereğince hükmün etkinliğinin sağlanabilmesi amacıyla hüküm kesinleşinceye kadar üçüncü kişilere devrinin engellenmesi amacıyla sicil kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasına, Kararın TPMK'ya müzekkere ile bildirilmesine" karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davacı/karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... numaralı tescil ile Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 29.09.2016 tarihinde tescil ettirilen buz kovası tasarımının, davalı/karşı davacı tarafından birebir aynısının üretilip satışa sunulduğunu, davalı/karşı davacıya söz konusu hukuka aykırı fiilini durdurması için ihtarname keşide edildiğini, ancak sonuç alınamadığını, akabinde bilirkişi raporu ile davalı/karşı davacı'nın ürünleri ile müvekkili şirketin tasarımı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığını, bu nedenle benzer olarak algılandıklarını, karşı davada ise davalı/karşı davacının sunduğu arama motoru sonuçlarındaki görsellerin ispata elverişli delil niteliği taşımadığını, çünkü arama motorlarının bazı durumlarda ilgili web sitesinin tarihini belirtmekle beraber, web sitesindeki içeriğin tarih datasını tutmadığını, bu nedenle karşı davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, davalı/karşı davacının hükümsüzlük iddiasını ispatlayamadığını, istinaf talebinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, haklı davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davalı/ karşı davacı istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı adına tescil edilen tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı dosyada alınan iki raporla da sabit olduğunu, bu manada söz konusu tasarımın başvuru tarihinden çok öncesinde dava dışı firmalar tarafından piyasaya sürüldüğü sabit olmuş olduğundan yeni ve ayırt edici olmayan bir tasarımın 6769 sayılı kanun uyarınca tasarım korumasından yararlanması mümkün olmayıp söz konusu tasarım davası ile hükümsüz kılındığını, dolayısıyla hükümsüz kılınan bir tasarım geriye dönük olarak tasarım koruması ortadan kalkacağı, tasarım yok hükmünde olacağını, davacının esas davasındaki ihlal iddiaları da yerinde olmadığını, yerel mahkemenin esas davanın reddine dair verdiği kararında isabetli olduğunu ileri sürerek karşı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Asıl dava; tasarım hakkına tecavüzün önlenmesi, durdurulması, kaldırılması, maddi tazminat istemlerine ilişkindir.
Karşı dava; ... sayılı tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından tecavüz istemli asıl davanın reddine, hükümsüzlük istemli karşı davanın kabulüne karar verildiği, davacı/ karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Tasarımın hükümsüzlük hâlleri dava tarihi itibari ile yürürlükte olmakla uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 77. maddesinde düzenlenmiş olup öncelikle karşı dava kapsamında, davalı adına tescilli tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliğini hâiz olup olmadığının incelenmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Dosyanın tetkikinde; hükümsüzlüğü talep edilen ... sayılı tasarımın 29.09.2016 başvuru tarihli olup buz kovası tasarımı olduğu görülmüştür. Tescilli tasarımın geçerliliği mutlak yenilik şartının varlığına bağlı olup mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterli görülmektedir.
Dosyada mübrez iki farklı heyet tarafından hazırlanan bilirkişi raporları kapsamında gerekçeli ve denetime elverişli şekilde inceleme yapılarak sonuçların değerlendirildiği, kıyaslaması yapılan ürün tasarımlarında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, birbirleri ile benzer olarak algılandıkları, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda hükümsüzlüğü talep edilen tasarım tescili ile hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan geçmiş tarihli ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları yönünde kanaate ulaşıldığı, Blogspot yazılarının tarihlerinin otomatik sistem tarafından atanması, Web Arşiv platformunun ise kâr amacı gütmeyen, internet sitelerinin geçmişe ait kayıtlarını tutan bağımsız ve tarafsız bir kuruluş olması nedeniyle burada yer alan tarihlerin doğruluğunun kabul edildiği, zaman mührünün (tarihin) anılı sitelerce otomatik atıldığı platformlarda yer alan tarihlerin güvenilir olduğu kabul edilmekle incelenmeye değer görülmesinin yerinde olduğu, böylece davacı/ karşı davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinden yoksun olduğunun saptandığı, dosya kapsamında aksi yönde delilin bulunmadığı anlaşılmıştır. SMK'nın 79. maddesi gereğince tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin karar geçmişe etkili olup tasarıma bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılacağından dolayı asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile davacı/ karşı davalı adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir duruma rastlanılmamıştır.
Saptanan hukuksal durum kapsamında; istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davacı/karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin .../06/2024 tarih ve 2022/... E. 2024/... K. sayılı kararına karşı, davacı/karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacı/karşı davalı tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken karşı dava yönünden 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacı/karşı davalı tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı/karşı davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/07/2026