Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2710 E. 2026/3642 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2710
- Karar No
- 2026/3642
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1985 E., 2024/1705 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mustafakemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/105 E., 2021/603 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, Bursa ili .... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 12... ve 202 parsel sayılı taşınmazlar mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmiştir. Aynı yörede, 1944 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre yapılan orman tahdidinin, 2014 yılında ise 6831 sayılı Orman Kanunu gereğince yapılan orman kadastrosu, aplikasyon ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B uygulaması bulunduğu, 26.12.2014 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği anlaşılmıştır. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesinde 1944 yılında 3116 sayılı kanun hükümlerine göre orman tahdit çalışmalarının yapıldığını, 2014 yılında da 6831 sayılı Orman Kanunu ve 3302 sayılı kanunla değişik 2/B uygulama çalışmalarının yapıldığını, altı aylık askı ilanından sonra kesinleştiğini, 1 12... parsel ve 1 12... parsel sayılı taşınmazların mera olarak sınırlandırıldığını ve tescillendiğini, mevzuat gereği mera yaylak ve kışlak siciline işlendiğini, ... tarafından yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 19.02.2020 tarihli raporda söz konusu taşınmazların kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığını fiilen ve hukuken Devlet ormanı olduğunu, alınan mera kararının kaldırılması için İl Mera Komsiyonundan talepte bulunulduğunu ancak komisyon tarafından talebin uygun görülmediğini ve taşınmazların mera olarak kullanımının uygun olmadığını ileri sürerek, taşınmazların mera vasfının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların bir kısmının 1944 yılında 3116 sayılı Kanun kapsamında yapılan orman tahdidi sınırları içinde kaldığı, eylemli halinin orman niteliğinde olduğu, mera olarak kullanılmasının uygun olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 12... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 632,96 m²lik kısmının, 1 12... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 31.719,70 m²lik kısmı, (B) harfiyle gösterilen 2.272,40 m²lik kısmı ve (C) harfiyle gösterilen 18.501,51 m²lik kısmının mera vasfının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz kısımlarının uzman teknik bilirkişisi raporlarından kesinleşen orman tahdidi içinde kalan ve orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman sayılan kısmı ile orman sayılmayan kısmı bitki örtüsü, meyil durumu ve toprak yapısı mukayesesinin yapılmadığını ve özellikle Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında da ifade edilen taşınmazın orman bitki örtüsü yok edilse dahi salt toprağın orman sayılan yerlerden kabul edilmesine ilişkin kararlarının göz önünde bulundurulmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın eksik araştırma ve inceleme neticesinde verildiğini, dava konusu taşınmazların mera vasfında olduğunu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarının hükme esas alınmaya yeterli olmadığını, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmazın orman sayılan kısmı ile orman sayılmayan kısmı bitki örtüsü meyil durumu ve toprak yapısının mukayesesinin yapılmadığını ve husumete yönelik itirazlarını yeniden değerlendirilmesini talep ettiklerini ve müvekkil idare lehine vekalet ücreti takdir edilmediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalılar ... ve davalı ... Başkanlığından ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.