Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2511 E. 2026/3644 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2511
- Karar No
- 2026/3644
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2033 E., 2025/610 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Saray (Tekirdağ) Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/32 E., 2023/21 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Tekirdağ ili ... ilçesi ... Mahallesinde ilk tesis kadastrosu 1970 yılında yapılmış olup, eski 3143 parsel (yeni 6 37... parsel) sayılı 2.185 m² yüzölçümündeki taşınmaz T.evvel 1928 tarihli ve 200/255 sıra tapu kayıtları kapsamında kaldığından tarla vasfıyla ... oğlu ... adına tespit edilmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede, 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu ve aynı Kanun'un 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B maddesi uygulaması yapılmış ve 29.07.1996 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Aynı yörede 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun'la değişik 9. maddesi kapsamında yüzölçümü ve fenni hataların düzeltilmesi çalışması yapılarak 30.07.2021 tarihinde ilan edilmiş, bu çalışma eldeki dava nedeniyle kesinleşmemiştir. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; Tekirdağ ili ... ilçesi ... Mahallesi 6 37... parsel sayılı taşınmazın 59 numaralı Orman Kadastro Başmühendisliği'nin 30.07.2021 tarihli Kadastro tutanaklarına göre orman olarak tespit gördüğünü, taşınmazın müvekkilleri adlarına tarla olarak kayıtlı olduğunu, orman vasfında bulunmadığını, bu nedenle orman olarak yapılan tespitinin iptal edilerek tarla olarak tescil ve devamına; olmadığı takdirde en azından orman vasfını yitirmiş 2/B arazisi olarak devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talebinin 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun'la değişik 9. maddesine göre yapılan fenni hataların düzeltilmesine ilişkin olduğu, keşif sonucu alınan teknik bilirkişi raporlarından, dava konusu ... ilçesi ... Mahallesi 6 37... parsel sayılı 2.529,09 m² yüzölçümlü taşınmazın 4999 sayılı Kanun'la değişik 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca yapılan fenni hataların düzeltilmesine ilişkin çalışmaların kanun ve yönetmeliklere uygun olarak yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 4999 sayılı Kanun'la değişik hükmü gereğince yapılan fenni hataların düzeltilmesi çalışması ile belirlenen orman sınırları ile 29.07.1996 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu sınırlarının bire bir aynı olduğu ve bir fark bulunmadığının belirlendiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin reddine, 4999 sayılı Kanun'a göre açılacak davalarda ... ile Hazinenin taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf talebinin kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davacıların davalı ... ile Hazineye karşı açtığı davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davacının dava konusu Tekirdağ ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 6 37... numaralı parselde kayıtlı taşınmazın 59 numaralı Orman Kadastro Başmühendisliği tarafından 4999 sayılı Kanun'la değişik 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesine istinaden yapılan fenni hataların düzeltilmesi çalışmasının iptaline ilişkin açtığı davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, dosyaya sunulan 13.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda 6 37... parsel sayılı taşınmazın eylemli olarak üzerinde ağaçlar bulunmadığı ve tarımsal amaçla kullanılmakta olduğu, ormandan açılarak elde edilen bir alan olmadığı, 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre orman sayılmayan yerlerden olduğu, 4785 sayılı Devletleştirme ve 5658 sayılı İade Kanun'larına tabi olmadığı, 6831 sayılı Kanun'a göre orman sayılmayan yerlerden olduğu ve tarla vasfıyla tapulu taşınmaz olduğu, 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B vasfı taşıdığı, 1957 tarihli memleket haritasına göre sarı boyalı ağaçsız alanlar içerisinde kaldığı, ... Orman İşletme Şefliği amenajman planı meşcere haritasında ağaçsız sarı boyalı OT alanları içerisinde kaldığının tespit edildiğinin yer aldığı, bu bakımdan 4999 sayılı Kanun uygulamasının kanun ve yönetmeliklere uygun olmadığı ifade edildiğini, orman kadastro tespitinde, taşınmaz özel mülkiyette olmasına rağmen orman olarak tespiti yapılmış olup bu durumun esaslı hata teşkil ettiğini, bu nedenle herhangi bir hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi gözetilmeden tespite karşı dava yoluna gidilebileceğini, aynı zamanda ise özel mülkiyete konu olan (davacılara ait tapusu mevcut olan) dava konusu taşınmaz hakkında, orman tespiti yapılırken yalnızca ilan yoluyla bildirim yapılmasının da kanuna aykırı olduğunu, bu durum başta 1982 Anayasa'sı olmak üzere kanunlarımıza ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi madde 4'te yer alan mülkiyet hakkına aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun'la değişik 9. maddesine göre yapılan fenni hataları düzeltme çalışmasının usul ve kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.